bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı37
- benim bileğim yamuk mu10
- modacı erkeklerin top olması7
- ısparta da gece hayatı14
- sözlük erkeklerinin bicepsleri81
- bir tırcı sevmek6
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar7
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız10
- sevgili adayını önce traveler'a göstermek4
- erecto bey birader birader beydir4
- vücut geliştirme ve eşcinsellik6
- nişanlının gay çıkması3
- sudekiray3
- hiç uçağa binmemek7
- true nerede3
- akplisin yani27
- duanın bir şeye yaramaması28
- anın görüntüsü22
- nusret3
- bicepsiz fakir erkek6
- türkiye de israilli kadına saldıran yobazlar6
- reddedilince öldürmek2
- samsun gece hayatı2
- mr erecto hayratı2
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey6
- fon mağduru 500 bin insan napacak3
- berke özer2
- çok eşlilik büyük bir sapıklıktır7
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- kavala kurabiyesi2
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- fon vurgunu52
- hakkari de gece hayatı2
- ev içinde uludağ sözlüğe bakamamak6
- canım ıspartam5
- konya da gece hayatı2
- botoks yaptırmış sözlük üyeleri7
- 3 saat çalışan çamaşır makinesi9
- arkadaşların evlenip çocuk sahibi olması2
- aykirikadin13
- fatma betül sayan kaya22
- bicepsini çıkartıp sözlük kızlarına gösteren hain7
- dölüm geldi diyen erkek4
- biberiye turşusu5
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım6
- neden 50 tane arap devleti var12
- ayak fetişizminin neresi sapıklık9
- ne yapıyorsun8
apacilerden sonra ozlenen kisiliklerdendir.
Türk alfabesini 31 harfli sanarak q ve w karakterlerini bize kazandırmış(!) kişiler. Hay Allah razı olsun (!) Ne kadar zenginleşti Türkçe, sağ olun var olun.
toplumdaki gereksiz yerini apaçilere kaptırmış olan güruh.
-dursun bu hayasızca akın.
tek gözleri saçları yüzünden kapandığı için hayata tek göz ile bakan yazık "insansı" lar güruhu.
işte budur dediğim.
http://www.cokguzelhareke....com/Skec.asp?SkecId=1303
http://www.cokguzelhareke....com/Skec.asp?SkecId=1303
amaçlarını hiç anlayamadığım ergen gerilerinin asilik dünyalarında tasarladıkları ve bunun sonucu olarak acayip kılıklara büründükleri tiplemelerdir. acaba aynada kendilerine bakınca neler düşündüklerini hep merak etmişimdir.
burjuva hayatına özenti, genelde 17-18 yaş ortalamasına sahip gençlerin/çocukların giyim ve stilleriyle oluşturup, kendilerine verdikleri isim. bi sikime benzese bari.
gülse birsel in bir yazısını paylaşayım dedim;
"Hep söylüyorum, biz çocukken midemiz bulanınca ekmek yedirirlerdi, grip "Yatınca geçer"di, başın ağrıyorsa "Çocukların başı ağrımaz" denirdi, uykun kaçıyorsa "Oyuncaklarını düşün, güzel rüyalar görürsün" şeklinde konuhalledilirdi!
Okuma yazmayı öğrenemiyorsan ya, "Tembel"din ya "Yavaştan, sağlam sağlam öğreniyor"dun! Hüzünlü bir çocuksan "Yazar olacak herhalde" derlerdi, yerinde duramıyorsan, etrafa saldırıyorsan bir tane çakarlardı, susup otururdun.
Kanaatimce pedagojinin zirve yaptığı yıllardı o yıllar.
Çünkü sonra sonra, koşup oynadıktan sonra öksüren çocuk 'astım başlangıcı', okuma yazmayı zor söküyorsa 'disleksik', hüzünlüyse 'depresif', aşırı hareketliyse 'hiperaktif' diye nitelendirilmeye başlandı ve o sinameki yetiştirilen tipsizler şimdi büyüdüler!
O kadar ilgi alaka sonrası ola ola ne oldular?
Emo!
Emo ne?
Hani beş-altı yıldır etrafta saçlarını gözlerinin tekini kapatacak şekilde öne öne tarayan, miskin görünüşlü, asık suratlı, beti benzi atmış, sıska, dar pantolonlu, converse'li, siyah ojeli ergenler var ya...
Taksim'de kaldırımlarda filan oturuyorlar.
Aha onlar Emo!
Emo kelimesinin emotional'dan (hissi) geldiği, bu yavruların pek bunalımlı pek güvensiz ve duygusal olduğu, topluma uyum sağlayamadıkları için böyle takıldıkları söyleniyor. Bizim zamanımızda punk vardı ya, onun gibi bir akım, ama bir halta yaramayanı!
HERKESiN KEYFiNi KAÇIRDIM
Ay kıyamaam!
Zamanında, kendi ergen yıllarımda bu akım daha dünyada yokken 10 gün emo takılmışlığım vardır! Kafam neye bozuktu hatırlamıyorum ama o 10 gün, üstelik de yaz tatilinde, evin o köşesinden bu köşesine oflaya poflaya nemli gözlerle dolaştım.
Saçımı taramadım, denize gitmedim, sohbetlere katılmadım, tebessüm bile etmedim. Akşamları karabasan gibi yemek masasına çöküp herkesin keyfini kaçırdım. Bir akşamüstü, balkonda otururken annem "Ne bu surat her gün, senin derdin ne kızım aaa..." şeklinde pedagojik bir açılım yaptı.
"Sıkılıyorum... Hayat çok anlamsız" cevabımın üzerinden sanırım birkaç saniye geçmişti ki, acı ve can havliyle bir metre havaya sıçradım. Annem, her Türk annesinin uzmanı olduğu 'mıncırma' hamlesini oldukça sert ve uyarısız gerçekleştirmiş ti.
Mıncırma, malumunuz evlat artık poposuna terlikle vurulmayacak kadar büyüdüyse, ancak tekdir ile de uslanmıyor ve hakkı kötekse kullanılan, konu komşu, bitişik ev duyar ihtimaline karşı avaz avaz bağırmak yerine geçen bir terbiye şeklidir. Tercihen bel veya bacak bölgesinden bir alan seçilir, elle kavranır ve et, 180 derece çevrilir!Hemen ardından, daha acım ve şaşkınlığım hüküm sürerken, annem kısık sesle,yüzünü yüzüme yaklaştırarak
"Alırım ayağımın altına" diye başladı ve
"Karnın tok sırtın pek! Aklını başına topla! Sıkılıyorsanda git bakkala evin alışverişini yap, sonra da gel yemek kitabından bir kurabiye pişir, akşam misafir var, hadi yallah..." şeklinde bitirdi!
NE DERDiM KALDI NE DE TASAM
Malumunuz eti mıncırılan ergen olay yerinde fazla kalamaz, mıncırandan tırstığı için kendisine yalakalık yapar, arzu ettiği aktiviteleri gerçekleştirir.
Mıncıran mutlu, mıncırılansa artık efendi bir insandır! Aynen öyle oldu. Mıncırma sonrası ne derdim kaldı ne tasam! Emo'luğum o gün bitti, bu yaşa kadar da hep mutlu mesut, uyumlu, üretken biri olarak yaşadım. Şimdinin sokakta bira içen, gelen geçenden ihtiyacı var diye değil, hayat tarzı sandığı için para dilenen, dünyanın bütün derdi sırtındaymış gibi davranıp, bunalım takılıp bir işin ucundan tutmayan emo'larının başında, bizim zamanımızın anne babaları olacaktı ki. Ohoo...
Muma dönerdi hepsi! Bir kere her şeyden önce bütün o yüzü gözü saçla kaplı eşek herifler ibir eşek tıraşına götürürlerdi, kesin!
Ülkenin gençlerine bak.
Tarikat yurtlarında yetiştirilen çocuklar, polise atsın diye eline taş verilenler, bir de emo'lar!
Gelecekten çok umutluyum çok."
Gülse BiRSEL
"Hep söylüyorum, biz çocukken midemiz bulanınca ekmek yedirirlerdi, grip "Yatınca geçer"di, başın ağrıyorsa "Çocukların başı ağrımaz" denirdi, uykun kaçıyorsa "Oyuncaklarını düşün, güzel rüyalar görürsün" şeklinde konuhalledilirdi!
Okuma yazmayı öğrenemiyorsan ya, "Tembel"din ya "Yavaştan, sağlam sağlam öğreniyor"dun! Hüzünlü bir çocuksan "Yazar olacak herhalde" derlerdi, yerinde duramıyorsan, etrafa saldırıyorsan bir tane çakarlardı, susup otururdun.
Kanaatimce pedagojinin zirve yaptığı yıllardı o yıllar.
Çünkü sonra sonra, koşup oynadıktan sonra öksüren çocuk 'astım başlangıcı', okuma yazmayı zor söküyorsa 'disleksik', hüzünlüyse 'depresif', aşırı hareketliyse 'hiperaktif' diye nitelendirilmeye başlandı ve o sinameki yetiştirilen tipsizler şimdi büyüdüler!
O kadar ilgi alaka sonrası ola ola ne oldular?
Emo!
Emo ne?
Hani beş-altı yıldır etrafta saçlarını gözlerinin tekini kapatacak şekilde öne öne tarayan, miskin görünüşlü, asık suratlı, beti benzi atmış, sıska, dar pantolonlu, converse'li, siyah ojeli ergenler var ya...
Taksim'de kaldırımlarda filan oturuyorlar.
Aha onlar Emo!
Emo kelimesinin emotional'dan (hissi) geldiği, bu yavruların pek bunalımlı pek güvensiz ve duygusal olduğu, topluma uyum sağlayamadıkları için böyle takıldıkları söyleniyor. Bizim zamanımızda punk vardı ya, onun gibi bir akım, ama bir halta yaramayanı!
HERKESiN KEYFiNi KAÇIRDIM
Ay kıyamaam!
Zamanında, kendi ergen yıllarımda bu akım daha dünyada yokken 10 gün emo takılmışlığım vardır! Kafam neye bozuktu hatırlamıyorum ama o 10 gün, üstelik de yaz tatilinde, evin o köşesinden bu köşesine oflaya poflaya nemli gözlerle dolaştım.
Saçımı taramadım, denize gitmedim, sohbetlere katılmadım, tebessüm bile etmedim. Akşamları karabasan gibi yemek masasına çöküp herkesin keyfini kaçırdım. Bir akşamüstü, balkonda otururken annem "Ne bu surat her gün, senin derdin ne kızım aaa..." şeklinde pedagojik bir açılım yaptı.
"Sıkılıyorum... Hayat çok anlamsız" cevabımın üzerinden sanırım birkaç saniye geçmişti ki, acı ve can havliyle bir metre havaya sıçradım. Annem, her Türk annesinin uzmanı olduğu 'mıncırma' hamlesini oldukça sert ve uyarısız gerçekleştirmiş ti.
Mıncırma, malumunuz evlat artık poposuna terlikle vurulmayacak kadar büyüdüyse, ancak tekdir ile de uslanmıyor ve hakkı kötekse kullanılan, konu komşu, bitişik ev duyar ihtimaline karşı avaz avaz bağırmak yerine geçen bir terbiye şeklidir. Tercihen bel veya bacak bölgesinden bir alan seçilir, elle kavranır ve et, 180 derece çevrilir!Hemen ardından, daha acım ve şaşkınlığım hüküm sürerken, annem kısık sesle,yüzünü yüzüme yaklaştırarak
"Alırım ayağımın altına" diye başladı ve
"Karnın tok sırtın pek! Aklını başına topla! Sıkılıyorsanda git bakkala evin alışverişini yap, sonra da gel yemek kitabından bir kurabiye pişir, akşam misafir var, hadi yallah..." şeklinde bitirdi!
NE DERDiM KALDI NE DE TASAM
Malumunuz eti mıncırılan ergen olay yerinde fazla kalamaz, mıncırandan tırstığı için kendisine yalakalık yapar, arzu ettiği aktiviteleri gerçekleştirir.
Mıncıran mutlu, mıncırılansa artık efendi bir insandır! Aynen öyle oldu. Mıncırma sonrası ne derdim kaldı ne tasam! Emo'luğum o gün bitti, bu yaşa kadar da hep mutlu mesut, uyumlu, üretken biri olarak yaşadım. Şimdinin sokakta bira içen, gelen geçenden ihtiyacı var diye değil, hayat tarzı sandığı için para dilenen, dünyanın bütün derdi sırtındaymış gibi davranıp, bunalım takılıp bir işin ucundan tutmayan emo'larının başında, bizim zamanımızın anne babaları olacaktı ki. Ohoo...
Muma dönerdi hepsi! Bir kere her şeyden önce bütün o yüzü gözü saçla kaplı eşek herifler ibir eşek tıraşına götürürlerdi, kesin!
Ülkenin gençlerine bak.
Tarikat yurtlarında yetiştirilen çocuklar, polise atsın diye eline taş verilenler, bir de emo'lar!
Gelecekten çok umutluyum çok."
Gülse BiRSEL
ergenin düştüğü boşluktur. el atıp çıkarmak gerikir. aksi takdirde kalıcı olabilir.
(bkz: saçım gözüm üstüne)
(bkz: saçım gözüm üstüne)
(bkz: elektrik mühendisleri odası)
kullanılmış tuvalet fırçasıyla ağızlarına ağızlarına vurulup folofoş edilmeleri gereken yaratıklar topluluğu.
emoların sürekli üstten eğik kafa açısıyla foto çekmeleri hakkında bir yorum:
"Annelerimizin küçükken "Allah sana tependen baksın" bedduasının vuku bulmuş halleridir bu emogençler.. Ürpererek takip ediyoruz..."
"Annelerimizin küçükken "Allah sana tependen baksın" bedduasının vuku bulmuş halleridir bu emogençler.. Ürpererek takip ediyoruz..."
anlam veremediğim bir şey (bkz: jocuk chok tatlı yaa)
sadece embesil onlar.
ergen gençliğin insanlıktan çıkış evresi. sıyırıp geçebilenlere ne mutlu. kalan sağlar bizimdir.
aha da budur:
http://www.milyonlarinsev...lim-vol-2-avril-de-milano
http://www.milyonlarinsev...lim-vol-2-avril-de-milano
itirafta bulunmak gerekirse gerçekten bazılar çok çekici oluyor. emoları ezmemek lazım o kadar.
(bkz: üretim hatası)
güzel türkçemizi katletme çabalarıyla bilinen insana benzer canlı varlıklar topluluğu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar