bugün
- meme mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı15
- gece 23'ten sonra sözlüğe giren erkek10
- klimasız arabayla uzun yol gitmek7
- para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı16
- kadınlar neden aldatır17
- falıma bakmak isteyen var mı7
- erkek aldatabilir ama kadın aldatamaz14
- müşriklerin esasında putlara tapmaması3
- 23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı12
- manipülasyon nasil önlenir5
- eski uludağ sözlük ortamı7
- chp den akp'ye jet geçiş2
- erkek erkeğe açık oylaşmak7
- online yazarlar8
- sedat pekmez18
- lip balm kullanan erkek6
- devşirmelik makamı13
- dating app kültürü ve değişen cinsellik algısı6
- burç saçmalığı6
- ben abaza değilim testosteronum yüksek diyen erkek6
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti11
- aldım kabul ettim6
- tarot falına inanan salak8
- nofap6
- allah bu yahudilerin belası versin3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle27
- 23 haziran 2026 ingiltere gana maçı3
- 1 euro 52 93 tl2
- 0 0 75
- lionel messi11
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba9
- kadıköydeki tuhaf tipler4
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması19
- dont fuck with me tony4
- cut the crap4
- biz arap değiliz biz türk üz8
- instagram çökünce sözlüğe sarmak3
- geceye şarkı bırak3
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar20
- gratiste indirim kovalayan erkek3
- kabullenince huzur veren gerçekler9
- her türk kızını türbanlı zanneden gavur8
- diamond bosphoruss denen yazar7
- profiline kendi resmini koyan yazarın asıl amacı8
- ismet gurbuz 202418
- askerlik9
- kültür mantarı ve değişen mantar algısı3
- toplu taşıma aracı2
- 2026 dünya kupası15
- tekerlek kaşar4
apacilerden sonra ozlenen kisiliklerdendir.
Türk alfabesini 31 harfli sanarak q ve w karakterlerini bize kazandırmış(!) kişiler. Hay Allah razı olsun (!) Ne kadar zenginleşti Türkçe, sağ olun var olun.
toplumdaki gereksiz yerini apaçilere kaptırmış olan güruh.
-dursun bu hayasızca akın.
tek gözleri saçları yüzünden kapandığı için hayata tek göz ile bakan yazık "insansı" lar güruhu.
işte budur dediğim.
http://www.cokguzelhareke....com/Skec.asp?SkecId=1303
http://www.cokguzelhareke....com/Skec.asp?SkecId=1303
amaçlarını hiç anlayamadığım ergen gerilerinin asilik dünyalarında tasarladıkları ve bunun sonucu olarak acayip kılıklara büründükleri tiplemelerdir. acaba aynada kendilerine bakınca neler düşündüklerini hep merak etmişimdir.
burjuva hayatına özenti, genelde 17-18 yaş ortalamasına sahip gençlerin/çocukların giyim ve stilleriyle oluşturup, kendilerine verdikleri isim. bi sikime benzese bari.
gülse birsel in bir yazısını paylaşayım dedim;
"Hep söylüyorum, biz çocukken midemiz bulanınca ekmek yedirirlerdi, grip "Yatınca geçer"di, başın ağrıyorsa "Çocukların başı ağrımaz" denirdi, uykun kaçıyorsa "Oyuncaklarını düşün, güzel rüyalar görürsün" şeklinde konuhalledilirdi!
Okuma yazmayı öğrenemiyorsan ya, "Tembel"din ya "Yavaştan, sağlam sağlam öğreniyor"dun! Hüzünlü bir çocuksan "Yazar olacak herhalde" derlerdi, yerinde duramıyorsan, etrafa saldırıyorsan bir tane çakarlardı, susup otururdun.
Kanaatimce pedagojinin zirve yaptığı yıllardı o yıllar.
Çünkü sonra sonra, koşup oynadıktan sonra öksüren çocuk 'astım başlangıcı', okuma yazmayı zor söküyorsa 'disleksik', hüzünlüyse 'depresif', aşırı hareketliyse 'hiperaktif' diye nitelendirilmeye başlandı ve o sinameki yetiştirilen tipsizler şimdi büyüdüler!
O kadar ilgi alaka sonrası ola ola ne oldular?
Emo!
Emo ne?
Hani beş-altı yıldır etrafta saçlarını gözlerinin tekini kapatacak şekilde öne öne tarayan, miskin görünüşlü, asık suratlı, beti benzi atmış, sıska, dar pantolonlu, converse'li, siyah ojeli ergenler var ya...
Taksim'de kaldırımlarda filan oturuyorlar.
Aha onlar Emo!
Emo kelimesinin emotional'dan (hissi) geldiği, bu yavruların pek bunalımlı pek güvensiz ve duygusal olduğu, topluma uyum sağlayamadıkları için böyle takıldıkları söyleniyor. Bizim zamanımızda punk vardı ya, onun gibi bir akım, ama bir halta yaramayanı!
HERKESiN KEYFiNi KAÇIRDIM
Ay kıyamaam!
Zamanında, kendi ergen yıllarımda bu akım daha dünyada yokken 10 gün emo takılmışlığım vardır! Kafam neye bozuktu hatırlamıyorum ama o 10 gün, üstelik de yaz tatilinde, evin o köşesinden bu köşesine oflaya poflaya nemli gözlerle dolaştım.
Saçımı taramadım, denize gitmedim, sohbetlere katılmadım, tebessüm bile etmedim. Akşamları karabasan gibi yemek masasına çöküp herkesin keyfini kaçırdım. Bir akşamüstü, balkonda otururken annem "Ne bu surat her gün, senin derdin ne kızım aaa..." şeklinde pedagojik bir açılım yaptı.
"Sıkılıyorum... Hayat çok anlamsız" cevabımın üzerinden sanırım birkaç saniye geçmişti ki, acı ve can havliyle bir metre havaya sıçradım. Annem, her Türk annesinin uzmanı olduğu 'mıncırma' hamlesini oldukça sert ve uyarısız gerçekleştirmiş ti.
Mıncırma, malumunuz evlat artık poposuna terlikle vurulmayacak kadar büyüdüyse, ancak tekdir ile de uslanmıyor ve hakkı kötekse kullanılan, konu komşu, bitişik ev duyar ihtimaline karşı avaz avaz bağırmak yerine geçen bir terbiye şeklidir. Tercihen bel veya bacak bölgesinden bir alan seçilir, elle kavranır ve et, 180 derece çevrilir!Hemen ardından, daha acım ve şaşkınlığım hüküm sürerken, annem kısık sesle,yüzünü yüzüme yaklaştırarak
"Alırım ayağımın altına" diye başladı ve
"Karnın tok sırtın pek! Aklını başına topla! Sıkılıyorsanda git bakkala evin alışverişini yap, sonra da gel yemek kitabından bir kurabiye pişir, akşam misafir var, hadi yallah..." şeklinde bitirdi!
NE DERDiM KALDI NE DE TASAM
Malumunuz eti mıncırılan ergen olay yerinde fazla kalamaz, mıncırandan tırstığı için kendisine yalakalık yapar, arzu ettiği aktiviteleri gerçekleştirir.
Mıncıran mutlu, mıncırılansa artık efendi bir insandır! Aynen öyle oldu. Mıncırma sonrası ne derdim kaldı ne tasam! Emo'luğum o gün bitti, bu yaşa kadar da hep mutlu mesut, uyumlu, üretken biri olarak yaşadım. Şimdinin sokakta bira içen, gelen geçenden ihtiyacı var diye değil, hayat tarzı sandığı için para dilenen, dünyanın bütün derdi sırtındaymış gibi davranıp, bunalım takılıp bir işin ucundan tutmayan emo'larının başında, bizim zamanımızın anne babaları olacaktı ki. Ohoo...
Muma dönerdi hepsi! Bir kere her şeyden önce bütün o yüzü gözü saçla kaplı eşek herifler ibir eşek tıraşına götürürlerdi, kesin!
Ülkenin gençlerine bak.
Tarikat yurtlarında yetiştirilen çocuklar, polise atsın diye eline taş verilenler, bir de emo'lar!
Gelecekten çok umutluyum çok."
Gülse BiRSEL
"Hep söylüyorum, biz çocukken midemiz bulanınca ekmek yedirirlerdi, grip "Yatınca geçer"di, başın ağrıyorsa "Çocukların başı ağrımaz" denirdi, uykun kaçıyorsa "Oyuncaklarını düşün, güzel rüyalar görürsün" şeklinde konuhalledilirdi!
Okuma yazmayı öğrenemiyorsan ya, "Tembel"din ya "Yavaştan, sağlam sağlam öğreniyor"dun! Hüzünlü bir çocuksan "Yazar olacak herhalde" derlerdi, yerinde duramıyorsan, etrafa saldırıyorsan bir tane çakarlardı, susup otururdun.
Kanaatimce pedagojinin zirve yaptığı yıllardı o yıllar.
Çünkü sonra sonra, koşup oynadıktan sonra öksüren çocuk 'astım başlangıcı', okuma yazmayı zor söküyorsa 'disleksik', hüzünlüyse 'depresif', aşırı hareketliyse 'hiperaktif' diye nitelendirilmeye başlandı ve o sinameki yetiştirilen tipsizler şimdi büyüdüler!
O kadar ilgi alaka sonrası ola ola ne oldular?
Emo!
Emo ne?
Hani beş-altı yıldır etrafta saçlarını gözlerinin tekini kapatacak şekilde öne öne tarayan, miskin görünüşlü, asık suratlı, beti benzi atmış, sıska, dar pantolonlu, converse'li, siyah ojeli ergenler var ya...
Taksim'de kaldırımlarda filan oturuyorlar.
Aha onlar Emo!
Emo kelimesinin emotional'dan (hissi) geldiği, bu yavruların pek bunalımlı pek güvensiz ve duygusal olduğu, topluma uyum sağlayamadıkları için böyle takıldıkları söyleniyor. Bizim zamanımızda punk vardı ya, onun gibi bir akım, ama bir halta yaramayanı!
HERKESiN KEYFiNi KAÇIRDIM
Ay kıyamaam!
Zamanında, kendi ergen yıllarımda bu akım daha dünyada yokken 10 gün emo takılmışlığım vardır! Kafam neye bozuktu hatırlamıyorum ama o 10 gün, üstelik de yaz tatilinde, evin o köşesinden bu köşesine oflaya poflaya nemli gözlerle dolaştım.
Saçımı taramadım, denize gitmedim, sohbetlere katılmadım, tebessüm bile etmedim. Akşamları karabasan gibi yemek masasına çöküp herkesin keyfini kaçırdım. Bir akşamüstü, balkonda otururken annem "Ne bu surat her gün, senin derdin ne kızım aaa..." şeklinde pedagojik bir açılım yaptı.
"Sıkılıyorum... Hayat çok anlamsız" cevabımın üzerinden sanırım birkaç saniye geçmişti ki, acı ve can havliyle bir metre havaya sıçradım. Annem, her Türk annesinin uzmanı olduğu 'mıncırma' hamlesini oldukça sert ve uyarısız gerçekleştirmiş ti.
Mıncırma, malumunuz evlat artık poposuna terlikle vurulmayacak kadar büyüdüyse, ancak tekdir ile de uslanmıyor ve hakkı kötekse kullanılan, konu komşu, bitişik ev duyar ihtimaline karşı avaz avaz bağırmak yerine geçen bir terbiye şeklidir. Tercihen bel veya bacak bölgesinden bir alan seçilir, elle kavranır ve et, 180 derece çevrilir!Hemen ardından, daha acım ve şaşkınlığım hüküm sürerken, annem kısık sesle,yüzünü yüzüme yaklaştırarak
"Alırım ayağımın altına" diye başladı ve
"Karnın tok sırtın pek! Aklını başına topla! Sıkılıyorsanda git bakkala evin alışverişini yap, sonra da gel yemek kitabından bir kurabiye pişir, akşam misafir var, hadi yallah..." şeklinde bitirdi!
NE DERDiM KALDI NE DE TASAM
Malumunuz eti mıncırılan ergen olay yerinde fazla kalamaz, mıncırandan tırstığı için kendisine yalakalık yapar, arzu ettiği aktiviteleri gerçekleştirir.
Mıncıran mutlu, mıncırılansa artık efendi bir insandır! Aynen öyle oldu. Mıncırma sonrası ne derdim kaldı ne tasam! Emo'luğum o gün bitti, bu yaşa kadar da hep mutlu mesut, uyumlu, üretken biri olarak yaşadım. Şimdinin sokakta bira içen, gelen geçenden ihtiyacı var diye değil, hayat tarzı sandığı için para dilenen, dünyanın bütün derdi sırtındaymış gibi davranıp, bunalım takılıp bir işin ucundan tutmayan emo'larının başında, bizim zamanımızın anne babaları olacaktı ki. Ohoo...
Muma dönerdi hepsi! Bir kere her şeyden önce bütün o yüzü gözü saçla kaplı eşek herifler ibir eşek tıraşına götürürlerdi, kesin!
Ülkenin gençlerine bak.
Tarikat yurtlarında yetiştirilen çocuklar, polise atsın diye eline taş verilenler, bir de emo'lar!
Gelecekten çok umutluyum çok."
Gülse BiRSEL
ergenin düştüğü boşluktur. el atıp çıkarmak gerikir. aksi takdirde kalıcı olabilir.
(bkz: saçım gözüm üstüne)
(bkz: saçım gözüm üstüne)
(bkz: elektrik mühendisleri odası)
kullanılmış tuvalet fırçasıyla ağızlarına ağızlarına vurulup folofoş edilmeleri gereken yaratıklar topluluğu.
emoların sürekli üstten eğik kafa açısıyla foto çekmeleri hakkında bir yorum:
"Annelerimizin küçükken "Allah sana tependen baksın" bedduasının vuku bulmuş halleridir bu emogençler.. Ürpererek takip ediyoruz..."
"Annelerimizin küçükken "Allah sana tependen baksın" bedduasının vuku bulmuş halleridir bu emogençler.. Ürpererek takip ediyoruz..."
anlam veremediğim bir şey (bkz: jocuk chok tatlı yaa)
sadece embesil onlar.
ergen gençliğin insanlıktan çıkış evresi. sıyırıp geçebilenlere ne mutlu. kalan sağlar bizimdir.
aha da budur:
http://www.milyonlarinsev...lim-vol-2-avril-de-milano
http://www.milyonlarinsev...lim-vol-2-avril-de-milano
itirafta bulunmak gerekirse gerçekten bazılar çok çekici oluyor. emoları ezmemek lazım o kadar.
(bkz: üretim hatası)
güzel türkçemizi katletme çabalarıyla bilinen insana benzer canlı varlıklar topluluğu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar