bugün
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması5
- velvet'in aylık geliri3
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- yazarların özel mesaj sayıları5
- ölüp hayalet olarak geri gelmek3
- ben geldim kerkenezler18
- osuruktan şiirler23
- uludağ sözlük evreni13
- devletin temeli adalettir2
- gece yolda sessizce yürüyen esrarengiz adam2
- kısır9
- normal taklidi yapmak4
- claudian clouds22
- sözlükten soğuma nedenleri14
- bir gün uludağda kapanacak2
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- uzaylıların dünyayı düşük puanlayıp gitmesi2
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- kanal ayarlama 1500 lira2
- 777 diyen erkolar8
- iyi parti17
- hayatının başrolünü başkasına vermek3
- yapay zekaya entry yazdıran yazar6
- akrep burcu kini8
- iyi bir insan olmak3
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- simko315
- perdeyi küfür eder gibi çeken karşı komşu2
- gollumun gözü yüzükte6
- sevgiliye sorulan ilginç sorular5
- sözlük yazarlarını bugün mutlu eden şeyler2
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları6
- saçını pembeye boyayan erkek6
- fenerbahçe küme düşer mi3
- gece araba lastiğine ateş eden yabancı2
- zıtlıklardan doğan ilişki2
- mehdi aleyhisselam6
- yeni parti'nin kürtçü olması2
- victor osimhen10
- tekken tag tournament3
- türkü su demirel2
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- güne bir şarkı bırak4
- alttaki yazara motto ver16
- cep telefonu kılıfı3
- çerçeve yasa35
- gün tabağı5
- sözlük ırkçıları8
- pizza yemek8
çeşitli sanatsal yapıtlardan alınan öğelerin, yeni bir sanat yapıtında ya da farklı bir eserde kullanılmasıdır. bir nevi taklitçilik de denebilir.
seçmecilik
eklektizm ile karıştırılan akım. eklektizmde, sadece fikri almak yaklaşımı hakimken, eklektisizm direkt taklit eder, fikir yürütmekle uğraşmaz, alır yapıştırır.
19 yy.'da ortaya çıkan bu akım, özellikle antik yunan yapılarını diriltmeyi amaçlarken, alakasız yapılara yunan sütunlarını ve cephelere heykelleri yerleştirerek oldukça rüküş bir tarz yaratmıştır. süsü mimarinin temeline yerleştirip, strüktür-form-fonksiyon ilişkisini alt üst eder. uzun süre bu akımla şehirler şekillenmiş, bünyeler zehirlenmiştir tabir-i caizse.
sonrasında, birilerinin canına tak demiş ve büyük bir hızla karşı akımlar türemiştir. modernizmin temelinde bu süse karşı çıkmak yatar. art nouveau da süslü olmasına ragmen özgünlügü nedeniyle dahil olmak üzere, de stijl, arts and crafts gibi akımlar modernizmin alt başlıkları olarak, aynı sebepten (eklektiszmi ortadan kaldırmak amacıyla)ortaya çıkmıştır.
19 yy.'da ortaya çıkan bu akım, özellikle antik yunan yapılarını diriltmeyi amaçlarken, alakasız yapılara yunan sütunlarını ve cephelere heykelleri yerleştirerek oldukça rüküş bir tarz yaratmıştır. süsü mimarinin temeline yerleştirip, strüktür-form-fonksiyon ilişkisini alt üst eder. uzun süre bu akımla şehirler şekillenmiş, bünyeler zehirlenmiştir tabir-i caizse.
sonrasında, birilerinin canına tak demiş ve büyük bir hızla karşı akımlar türemiştir. modernizmin temelinde bu süse karşı çıkmak yatar. art nouveau da süslü olmasına ragmen özgünlügü nedeniyle dahil olmak üzere, de stijl, arts and crafts gibi akımlar modernizmin alt başlıkları olarak, aynı sebepten (eklektiszmi ortadan kaldırmak amacıyla)ortaya çıkmıştır.
Farklı düşünce sistemlerinden seçilen öğretilerin ayrı bir sistem içinde birleştirilmesi. Eklektizm, öğretilerin alındığı sistemlerin bütününü benimsemediği gibi, aralarındaki çözümleme amacını da gütmez. Dolayısıyla, düşünce sistemlerini birleştirme ya da uzlaştırma yöntemi olan sinkretizmden farklıdır.
Fransız düşünürü Victor Cousin, eklektizm yönteminden bir felsefe okulu kurmuştur. Cousin''in eklektizm öğretisi Platon''u, Kant''ı ve iskoçyalıları kaynaştırır.
Soyut düşünce düzeyinde her sistemin öğretileriyle ayrılmaz bir bütün oluşturduğu kabul edilirse, eklektizm, farklı sistemlerden keyfi olarak seçilen öğretilerin bir araya getirilmesinden doğacak tutarsızlıklar yüzünden eleştirilebilir. Ama uygulamada eklektik bakış açısı birçok bakımdan yararlı olabilir.
Bir devlet adamı kadar bir felsefeci de, ilkesel olarak değil, karşıt tarafların öne sürdüğü görüşlerin gerçek değerlerini gördüğü için eklektik olabilir. Bu tür bir eğilim, sistemler yeniliklerini yitirdiğinde ya da tarihsel koşulların ve bilginin değişmesiyle sistemlerin yetersizlikleri ortaya çıktığında görülür.
Fransız düşünürü Victor Cousin, eklektizm yönteminden bir felsefe okulu kurmuştur. Cousin''in eklektizm öğretisi Platon''u, Kant''ı ve iskoçyalıları kaynaştırır.
Soyut düşünce düzeyinde her sistemin öğretileriyle ayrılmaz bir bütün oluşturduğu kabul edilirse, eklektizm, farklı sistemlerden keyfi olarak seçilen öğretilerin bir araya getirilmesinden doğacak tutarsızlıklar yüzünden eleştirilebilir. Ama uygulamada eklektik bakış açısı birçok bakımdan yararlı olabilir.
Bir devlet adamı kadar bir felsefeci de, ilkesel olarak değil, karşıt tarafların öne sürdüğü görüşlerin gerçek değerlerini gördüğü için eklektik olabilir. Bu tür bir eğilim, sistemler yeniliklerini yitirdiğinde ya da tarihsel koşulların ve bilginin değişmesiyle sistemlerin yetersizlikleri ortaya çıktığında görülür.
farklı sanatsal düzgelerden alınan ögelerin yeni bir dizge içinde yeniden kullanılması eylemi. sanatta farklı çağ ve üsluplardan seçilmiş devşirilen ögelerin yeni bir tasarım ya da ürün oluşturmak için ele alınması. bu durum 19. yüzyılda çok yaygın olarak görülür. bununla birlikte eklektisizm, bir üslup değil, bir davranış biçimi olarak değerlendirilmelidir. ancak farklı eklektisist üsluplardan söz edilebilir. bu üslupların hepsinde davranış biçimi ortak olduğu halde, biçim malzemesinin devşirildiği çağ ya da üslup ve bunların yeniden dizgeleştirilişi farklıdır.
farklı düşünce sistemlerinden seçilen öğretilerin ayrı bir sistem içinde birleştirilmesi. eklektizm, öğretilerin alındığı sistemlerin bütününü benimsemediği gibi, aralarındaki çözümleme amacını da gütmez. dolayısıyla, düşünce sistemlerini birleştirme ya da uzlaştırma yöntemi olan sinkretizmden farklıdır.
diğer bir anlamı da farklı sanatsal dizgelerden alınan öğelerin yeni bir dizge içinde yeniden kullanılması eylemi. sanatta farklı çağ ve üsluplardan seçilip devşirilen öğelerin yeni bir tasarım ya da ürün oluşturmak için ele alınması olgusunu ifade eder. bu durum 19. yüzyılda çok yaygın biçimde görülür. bununla birlikte, eklektisizm bir üslup değil, bir davranış biçimi olarak değerlendirilmelidir. ancak, farklı eklektisist üsluplardan söz edilebilir. bu üslupların hepsinde davranış biçimi ortak olduğu halde, biçim malzemesinin devşirildiği çağ ya da üslup ve bunların yeniden düzgeleştirilişi farklıdır.
diğer bir anlamı da farklı sanatsal dizgelerden alınan öğelerin yeni bir dizge içinde yeniden kullanılması eylemi. sanatta farklı çağ ve üsluplardan seçilip devşirilen öğelerin yeni bir tasarım ya da ürün oluşturmak için ele alınması olgusunu ifade eder. bu durum 19. yüzyılda çok yaygın biçimde görülür. bununla birlikte, eklektisizm bir üslup değil, bir davranış biçimi olarak değerlendirilmelidir. ancak, farklı eklektisist üsluplardan söz edilebilir. bu üslupların hepsinde davranış biçimi ortak olduğu halde, biçim malzemesinin devşirildiği çağ ya da üslup ve bunların yeniden düzgeleştirilişi farklıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar