bugün
- osuruktan şiirler40
- kanal ayarlama 1500 lira10
- devletin temeli adalettir8
- adana kebap5
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- yeni anayasa4
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- sözlükten soğuma nedenleri17
- velvet'in aylık geliri6
- mini elbise4
- şeytanın insanlardan ders alması4
- küçük sürprizler yapmak5
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- ben geldim kerkenezler18
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- bir daha doğmayacak olmak4
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- mini etek karşıtı seküler2
- beyaz tenli gotik kız3
- türbanı yasaklayan mallar2
- claudian clouds22
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- mısırın türkiyeden güvenli olduğu iddası2
- ölüp hayalet olarak geri gelmek4
- gerdek gecesinde sevişmek zorunda mıyız3
- iyi parti17
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener3
- yazarların özel mesaj sayıları5
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- kısır9
- çocukluğun son günü3
- 777 diyen erkolar8
- simko315
- bir gün uludağda kapanacak3
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- cem yılmaz'dan daha komik olmak2
- uludağ sözlükte yazma hevesini kaybetmek3
- tai lung4
- türbanlı bir kadınla evlenir misiniz2
- normal taklidi yapmak4
- yobazlık belirtileri2
- karınıza haşema giydirir misiniz2
- akrep burcu kini8
- maddesel gerçekliği manipüle edebilen zihin4
- herkesi yakalayan falcı yalanları2
- hiç geçmeyen huzursuzluk hissi4
- gollumun gözü yüzükte6
- alttaki yazara motto ver16
- saçını pembeye boyayan erkek6
çeşitli sanatsal yapıtlardan alınan öğelerin, yeni bir sanat yapıtında ya da farklı bir eserde kullanılmasıdır. bir nevi taklitçilik de denebilir.
seçmecilik
eklektizm ile karıştırılan akım. eklektizmde, sadece fikri almak yaklaşımı hakimken, eklektisizm direkt taklit eder, fikir yürütmekle uğraşmaz, alır yapıştırır.
19 yy.'da ortaya çıkan bu akım, özellikle antik yunan yapılarını diriltmeyi amaçlarken, alakasız yapılara yunan sütunlarını ve cephelere heykelleri yerleştirerek oldukça rüküş bir tarz yaratmıştır. süsü mimarinin temeline yerleştirip, strüktür-form-fonksiyon ilişkisini alt üst eder. uzun süre bu akımla şehirler şekillenmiş, bünyeler zehirlenmiştir tabir-i caizse.
sonrasında, birilerinin canına tak demiş ve büyük bir hızla karşı akımlar türemiştir. modernizmin temelinde bu süse karşı çıkmak yatar. art nouveau da süslü olmasına ragmen özgünlügü nedeniyle dahil olmak üzere, de stijl, arts and crafts gibi akımlar modernizmin alt başlıkları olarak, aynı sebepten (eklektiszmi ortadan kaldırmak amacıyla)ortaya çıkmıştır.
19 yy.'da ortaya çıkan bu akım, özellikle antik yunan yapılarını diriltmeyi amaçlarken, alakasız yapılara yunan sütunlarını ve cephelere heykelleri yerleştirerek oldukça rüküş bir tarz yaratmıştır. süsü mimarinin temeline yerleştirip, strüktür-form-fonksiyon ilişkisini alt üst eder. uzun süre bu akımla şehirler şekillenmiş, bünyeler zehirlenmiştir tabir-i caizse.
sonrasında, birilerinin canına tak demiş ve büyük bir hızla karşı akımlar türemiştir. modernizmin temelinde bu süse karşı çıkmak yatar. art nouveau da süslü olmasına ragmen özgünlügü nedeniyle dahil olmak üzere, de stijl, arts and crafts gibi akımlar modernizmin alt başlıkları olarak, aynı sebepten (eklektiszmi ortadan kaldırmak amacıyla)ortaya çıkmıştır.
Farklı düşünce sistemlerinden seçilen öğretilerin ayrı bir sistem içinde birleştirilmesi. Eklektizm, öğretilerin alındığı sistemlerin bütününü benimsemediği gibi, aralarındaki çözümleme amacını da gütmez. Dolayısıyla, düşünce sistemlerini birleştirme ya da uzlaştırma yöntemi olan sinkretizmden farklıdır.
Fransız düşünürü Victor Cousin, eklektizm yönteminden bir felsefe okulu kurmuştur. Cousin''in eklektizm öğretisi Platon''u, Kant''ı ve iskoçyalıları kaynaştırır.
Soyut düşünce düzeyinde her sistemin öğretileriyle ayrılmaz bir bütün oluşturduğu kabul edilirse, eklektizm, farklı sistemlerden keyfi olarak seçilen öğretilerin bir araya getirilmesinden doğacak tutarsızlıklar yüzünden eleştirilebilir. Ama uygulamada eklektik bakış açısı birçok bakımdan yararlı olabilir.
Bir devlet adamı kadar bir felsefeci de, ilkesel olarak değil, karşıt tarafların öne sürdüğü görüşlerin gerçek değerlerini gördüğü için eklektik olabilir. Bu tür bir eğilim, sistemler yeniliklerini yitirdiğinde ya da tarihsel koşulların ve bilginin değişmesiyle sistemlerin yetersizlikleri ortaya çıktığında görülür.
Fransız düşünürü Victor Cousin, eklektizm yönteminden bir felsefe okulu kurmuştur. Cousin''in eklektizm öğretisi Platon''u, Kant''ı ve iskoçyalıları kaynaştırır.
Soyut düşünce düzeyinde her sistemin öğretileriyle ayrılmaz bir bütün oluşturduğu kabul edilirse, eklektizm, farklı sistemlerden keyfi olarak seçilen öğretilerin bir araya getirilmesinden doğacak tutarsızlıklar yüzünden eleştirilebilir. Ama uygulamada eklektik bakış açısı birçok bakımdan yararlı olabilir.
Bir devlet adamı kadar bir felsefeci de, ilkesel olarak değil, karşıt tarafların öne sürdüğü görüşlerin gerçek değerlerini gördüğü için eklektik olabilir. Bu tür bir eğilim, sistemler yeniliklerini yitirdiğinde ya da tarihsel koşulların ve bilginin değişmesiyle sistemlerin yetersizlikleri ortaya çıktığında görülür.
farklı sanatsal düzgelerden alınan ögelerin yeni bir dizge içinde yeniden kullanılması eylemi. sanatta farklı çağ ve üsluplardan seçilmiş devşirilen ögelerin yeni bir tasarım ya da ürün oluşturmak için ele alınması. bu durum 19. yüzyılda çok yaygın olarak görülür. bununla birlikte eklektisizm, bir üslup değil, bir davranış biçimi olarak değerlendirilmelidir. ancak farklı eklektisist üsluplardan söz edilebilir. bu üslupların hepsinde davranış biçimi ortak olduğu halde, biçim malzemesinin devşirildiği çağ ya da üslup ve bunların yeniden dizgeleştirilişi farklıdır.
farklı düşünce sistemlerinden seçilen öğretilerin ayrı bir sistem içinde birleştirilmesi. eklektizm, öğretilerin alındığı sistemlerin bütününü benimsemediği gibi, aralarındaki çözümleme amacını da gütmez. dolayısıyla, düşünce sistemlerini birleştirme ya da uzlaştırma yöntemi olan sinkretizmden farklıdır.
diğer bir anlamı da farklı sanatsal dizgelerden alınan öğelerin yeni bir dizge içinde yeniden kullanılması eylemi. sanatta farklı çağ ve üsluplardan seçilip devşirilen öğelerin yeni bir tasarım ya da ürün oluşturmak için ele alınması olgusunu ifade eder. bu durum 19. yüzyılda çok yaygın biçimde görülür. bununla birlikte, eklektisizm bir üslup değil, bir davranış biçimi olarak değerlendirilmelidir. ancak, farklı eklektisist üsluplardan söz edilebilir. bu üslupların hepsinde davranış biçimi ortak olduğu halde, biçim malzemesinin devşirildiği çağ ya da üslup ve bunların yeniden düzgeleştirilişi farklıdır.
diğer bir anlamı da farklı sanatsal dizgelerden alınan öğelerin yeni bir dizge içinde yeniden kullanılması eylemi. sanatta farklı çağ ve üsluplardan seçilip devşirilen öğelerin yeni bir tasarım ya da ürün oluşturmak için ele alınması olgusunu ifade eder. bu durum 19. yüzyılda çok yaygın biçimde görülür. bununla birlikte, eklektisizm bir üslup değil, bir davranış biçimi olarak değerlendirilmelidir. ancak, farklı eklektisist üsluplardan söz edilebilir. bu üslupların hepsinde davranış biçimi ortak olduğu halde, biçim malzemesinin devşirildiği çağ ya da üslup ve bunların yeniden düzgeleştirilişi farklıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar