bugün
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- dinci ve müslüman kavramları8
- sözlükteki kankacı yazarlar3
- anne pizzası10
- yenilgisiz tek şampiyon3
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- hiçbir kadının sevgisine ihtiyaç duymayan erkek5
- çağla idi4
- şoförün yan koltuğu2
- nervio hamferdi12
- çerkesler2
- motoru olan kaslı çocuk3
- popkek yiyen erkeğin namusu5
- sporcu motorcu müzisyen uzun boylu olmayan erkek3
- pkk övücülerinin hadlerini fazla fazla aşması2
- trileçe7
- temel reis2
- giysi fiyatlarının uçması8
- putin türkmüş11
- 2008 bütçe görüşmeleri2
- nevşehir merkezli sahte mehdi operasyonu4
- osuruktan şiirler41
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı22
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- türk vatandaşları türktür9
- aşık olduğunuz yazarın başkasını artılaması2
- dilim ekmek pizzası3
- serin günde balkonda kahve içip dağları izlemek2
- true'nin libidosu neden yüksek7
- true'nin acile kaldırılması9
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler7
- ayakları çirkin kadının ortopedi doktoruna gitmesi2
- stonehengede kimsenin farketmediği tasarım hatası3
- kendine sarılmak3
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak4
- ciguli2
- usual bay birader bey2
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- kızlar bu kadar parayı nereden buluyor2
- selam sözlük2
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- yaşlılar2
- bencillik3
- akşam yemeği2
- tulumba tatlısı8
- her şeyi hatırlayan insan4
çeşitli sanatsal yapıtlardan alınan öğelerin, yeni bir sanat yapıtında ya da farklı bir eserde kullanılmasıdır. bir nevi taklitçilik de denebilir.
seçmecilik
eklektizm ile karıştırılan akım. eklektizmde, sadece fikri almak yaklaşımı hakimken, eklektisizm direkt taklit eder, fikir yürütmekle uğraşmaz, alır yapıştırır.
19 yy.'da ortaya çıkan bu akım, özellikle antik yunan yapılarını diriltmeyi amaçlarken, alakasız yapılara yunan sütunlarını ve cephelere heykelleri yerleştirerek oldukça rüküş bir tarz yaratmıştır. süsü mimarinin temeline yerleştirip, strüktür-form-fonksiyon ilişkisini alt üst eder. uzun süre bu akımla şehirler şekillenmiş, bünyeler zehirlenmiştir tabir-i caizse.
sonrasında, birilerinin canına tak demiş ve büyük bir hızla karşı akımlar türemiştir. modernizmin temelinde bu süse karşı çıkmak yatar. art nouveau da süslü olmasına ragmen özgünlügü nedeniyle dahil olmak üzere, de stijl, arts and crafts gibi akımlar modernizmin alt başlıkları olarak, aynı sebepten (eklektiszmi ortadan kaldırmak amacıyla)ortaya çıkmıştır.
19 yy.'da ortaya çıkan bu akım, özellikle antik yunan yapılarını diriltmeyi amaçlarken, alakasız yapılara yunan sütunlarını ve cephelere heykelleri yerleştirerek oldukça rüküş bir tarz yaratmıştır. süsü mimarinin temeline yerleştirip, strüktür-form-fonksiyon ilişkisini alt üst eder. uzun süre bu akımla şehirler şekillenmiş, bünyeler zehirlenmiştir tabir-i caizse.
sonrasında, birilerinin canına tak demiş ve büyük bir hızla karşı akımlar türemiştir. modernizmin temelinde bu süse karşı çıkmak yatar. art nouveau da süslü olmasına ragmen özgünlügü nedeniyle dahil olmak üzere, de stijl, arts and crafts gibi akımlar modernizmin alt başlıkları olarak, aynı sebepten (eklektiszmi ortadan kaldırmak amacıyla)ortaya çıkmıştır.
Farklı düşünce sistemlerinden seçilen öğretilerin ayrı bir sistem içinde birleştirilmesi. Eklektizm, öğretilerin alındığı sistemlerin bütününü benimsemediği gibi, aralarındaki çözümleme amacını da gütmez. Dolayısıyla, düşünce sistemlerini birleştirme ya da uzlaştırma yöntemi olan sinkretizmden farklıdır.
Fransız düşünürü Victor Cousin, eklektizm yönteminden bir felsefe okulu kurmuştur. Cousin''in eklektizm öğretisi Platon''u, Kant''ı ve iskoçyalıları kaynaştırır.
Soyut düşünce düzeyinde her sistemin öğretileriyle ayrılmaz bir bütün oluşturduğu kabul edilirse, eklektizm, farklı sistemlerden keyfi olarak seçilen öğretilerin bir araya getirilmesinden doğacak tutarsızlıklar yüzünden eleştirilebilir. Ama uygulamada eklektik bakış açısı birçok bakımdan yararlı olabilir.
Bir devlet adamı kadar bir felsefeci de, ilkesel olarak değil, karşıt tarafların öne sürdüğü görüşlerin gerçek değerlerini gördüğü için eklektik olabilir. Bu tür bir eğilim, sistemler yeniliklerini yitirdiğinde ya da tarihsel koşulların ve bilginin değişmesiyle sistemlerin yetersizlikleri ortaya çıktığında görülür.
Fransız düşünürü Victor Cousin, eklektizm yönteminden bir felsefe okulu kurmuştur. Cousin''in eklektizm öğretisi Platon''u, Kant''ı ve iskoçyalıları kaynaştırır.
Soyut düşünce düzeyinde her sistemin öğretileriyle ayrılmaz bir bütün oluşturduğu kabul edilirse, eklektizm, farklı sistemlerden keyfi olarak seçilen öğretilerin bir araya getirilmesinden doğacak tutarsızlıklar yüzünden eleştirilebilir. Ama uygulamada eklektik bakış açısı birçok bakımdan yararlı olabilir.
Bir devlet adamı kadar bir felsefeci de, ilkesel olarak değil, karşıt tarafların öne sürdüğü görüşlerin gerçek değerlerini gördüğü için eklektik olabilir. Bu tür bir eğilim, sistemler yeniliklerini yitirdiğinde ya da tarihsel koşulların ve bilginin değişmesiyle sistemlerin yetersizlikleri ortaya çıktığında görülür.
farklı sanatsal düzgelerden alınan ögelerin yeni bir dizge içinde yeniden kullanılması eylemi. sanatta farklı çağ ve üsluplardan seçilmiş devşirilen ögelerin yeni bir tasarım ya da ürün oluşturmak için ele alınması. bu durum 19. yüzyılda çok yaygın olarak görülür. bununla birlikte eklektisizm, bir üslup değil, bir davranış biçimi olarak değerlendirilmelidir. ancak farklı eklektisist üsluplardan söz edilebilir. bu üslupların hepsinde davranış biçimi ortak olduğu halde, biçim malzemesinin devşirildiği çağ ya da üslup ve bunların yeniden dizgeleştirilişi farklıdır.
farklı düşünce sistemlerinden seçilen öğretilerin ayrı bir sistem içinde birleştirilmesi. eklektizm, öğretilerin alındığı sistemlerin bütününü benimsemediği gibi, aralarındaki çözümleme amacını da gütmez. dolayısıyla, düşünce sistemlerini birleştirme ya da uzlaştırma yöntemi olan sinkretizmden farklıdır.
diğer bir anlamı da farklı sanatsal dizgelerden alınan öğelerin yeni bir dizge içinde yeniden kullanılması eylemi. sanatta farklı çağ ve üsluplardan seçilip devşirilen öğelerin yeni bir tasarım ya da ürün oluşturmak için ele alınması olgusunu ifade eder. bu durum 19. yüzyılda çok yaygın biçimde görülür. bununla birlikte, eklektisizm bir üslup değil, bir davranış biçimi olarak değerlendirilmelidir. ancak, farklı eklektisist üsluplardan söz edilebilir. bu üslupların hepsinde davranış biçimi ortak olduğu halde, biçim malzemesinin devşirildiği çağ ya da üslup ve bunların yeniden düzgeleştirilişi farklıdır.
diğer bir anlamı da farklı sanatsal dizgelerden alınan öğelerin yeni bir dizge içinde yeniden kullanılması eylemi. sanatta farklı çağ ve üsluplardan seçilip devşirilen öğelerin yeni bir tasarım ya da ürün oluşturmak için ele alınması olgusunu ifade eder. bu durum 19. yüzyılda çok yaygın biçimde görülür. bununla birlikte, eklektisizm bir üslup değil, bir davranış biçimi olarak değerlendirilmelidir. ancak, farklı eklektisist üsluplardan söz edilebilir. bu üslupların hepsinde davranış biçimi ortak olduğu halde, biçim malzemesinin devşirildiği çağ ya da üslup ve bunların yeniden düzgeleştirilişi farklıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar