bugün
- millette manyak para var18
- sözlük kürdü54
- 6 yaşındaki kızını satan anne10
- boşandığı eşine araba alan adam5
- papatya çayı içen erkek10
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- 30 liraya satılan tavuk döner13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- ben tevratı da okudum incili de12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- volkswagen passat10
- 007 tarzı entry girmek4
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması3
- pankek yiyen erkek6
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- traş olmaya üşenmek7
- 20075
- sevilmeyen iş arkadaşıyla başa çıkma yöntemi5
- türkiyeli kahvesi8
- ismail kartal19
- anın görüntüsü28
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- kefiye2
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- osman pamukoğlu14
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- escort ile para kavgası5
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı8
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- simko323
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- kavga edenleri auuuwww diye gaza getirmek5
- etnik köken20
- herkesin hayatına kimse karışamaz5
- cam açık uyumak8
- damat tıraşı4
- cadılar bayramını kutlayan erkek5
- klozette borudan fare gelecek korkusu5
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- arkadaşlar naber ya4
- zenci uşağın aniden içeri girmesi2
güzel arkadaşım. eşsiz bi insan. hoşgelmiş.
Gül bahçesi vaat etmediğim için benden gül beklemiyor.
Doğrudur, tabiri caizse öküzüm ben, bunu da hep söyleyegeldim bugüne kadar. Romantik bi adam olamadım, kelimeleri bi şiir gibi ağzından dökülen bi adam olamadım. Zamanında bi arkadaşın bana dediği "sen leş bi pozitivistsin" lafını haklı çıkarırcasına hep neden sonuç ilişkisine dayalı laflar dizdim her ağzımı açtığımda ya da klavye başına oturduğumda.
Ama zaman zaman yazdıklarımda belli bi duygusallık eşiğini aştığım da olmadı değil. Fakat sebebi barizdi onların, çünkü içeriği sadece acı doluydu. Ve ne kadar pozitivist de olsanız, ne kadar romantizm düşmanı da olsanız acınızdan bahsettiğiniz her an mutlaka duygusal kelamlar etmiş oluyordunuz. Benimkiler de öyleydi..
Şu an yaşadığım ikilem de bu.. ancak mutsuzsam dökülüyor ağzımdan o tip cümleler. Ama değilim işte.. beni mutsuz eden değil, hiç alışık olmadığım bi hissiyatı yaşamama sebep olan biri için daha yoğun cümleler yazmak istiyor ama bunu mutsuz olmadığım için beceremiyor ve bu yüzden mutsuz oluyorum.. ama kelimelerimi istediğim yoğunlukta oluşturacak kadar değil.
Orhan gencebay’ı haklı çıkarıyor durumum. Neden bu kadar acı diye sorulduğunda "acı çekmek üstüne çok fazla söyleyecek lafımız olmuş yıllar boyu, ama mutlu olunca 'o kadar mutluyum ki kelimelerle ifade edemiyorum' demişiz.. belki de bu yüzdendir" demişti. Orhan baba haklı ne diyeyim.
Yine de her istediğimde yanında olamamak, hep gidişini izlemek zorunda kalmak, onu mutlu etmeye çalışıp bazen istemeden de olsa üzmek benim mutsuzluk kaynağım olsa da, yanımda olmadığında bile aslında "benim" ve "benim de onun" olduğunu biliyor olmak silip atıyor bütün bu sıkıntıları. Sonrasında da anca çıka çıka bu ne idüğü belirsiz yazı çıkıyor işte..
Bi gün mutluluğumu ifade edecek kelimeler bulduğumda literatürü baştan oluşturacağım onun için.. şimdilik ancak sayıklayabiliyor bu temiz yüzlü tipsiz çocuk.
Doğrudur, tabiri caizse öküzüm ben, bunu da hep söyleyegeldim bugüne kadar. Romantik bi adam olamadım, kelimeleri bi şiir gibi ağzından dökülen bi adam olamadım. Zamanında bi arkadaşın bana dediği "sen leş bi pozitivistsin" lafını haklı çıkarırcasına hep neden sonuç ilişkisine dayalı laflar dizdim her ağzımı açtığımda ya da klavye başına oturduğumda.
Ama zaman zaman yazdıklarımda belli bi duygusallık eşiğini aştığım da olmadı değil. Fakat sebebi barizdi onların, çünkü içeriği sadece acı doluydu. Ve ne kadar pozitivist de olsanız, ne kadar romantizm düşmanı da olsanız acınızdan bahsettiğiniz her an mutlaka duygusal kelamlar etmiş oluyordunuz. Benimkiler de öyleydi..
Şu an yaşadığım ikilem de bu.. ancak mutsuzsam dökülüyor ağzımdan o tip cümleler. Ama değilim işte.. beni mutsuz eden değil, hiç alışık olmadığım bi hissiyatı yaşamama sebep olan biri için daha yoğun cümleler yazmak istiyor ama bunu mutsuz olmadığım için beceremiyor ve bu yüzden mutsuz oluyorum.. ama kelimelerimi istediğim yoğunlukta oluşturacak kadar değil.
Orhan gencebay’ı haklı çıkarıyor durumum. Neden bu kadar acı diye sorulduğunda "acı çekmek üstüne çok fazla söyleyecek lafımız olmuş yıllar boyu, ama mutlu olunca 'o kadar mutluyum ki kelimelerle ifade edemiyorum' demişiz.. belki de bu yüzdendir" demişti. Orhan baba haklı ne diyeyim.
Yine de her istediğimde yanında olamamak, hep gidişini izlemek zorunda kalmak, onu mutlu etmeye çalışıp bazen istemeden de olsa üzmek benim mutsuzluk kaynağım olsa da, yanımda olmadığında bile aslında "benim" ve "benim de onun" olduğunu biliyor olmak silip atıyor bütün bu sıkıntıları. Sonrasında da anca çıka çıka bu ne idüğü belirsiz yazı çıkıyor işte..
Bi gün mutluluğumu ifade edecek kelimeler bulduğumda literatürü baştan oluşturacağım onun için.. şimdilik ancak sayıklayabiliyor bu temiz yüzlü tipsiz çocuk.
ağzı bozuk gereksiz yazar müsvettesidir.
ortalardan kaybolan şirret ama birikimli yazar hanım.
cancişiyle ilgili nick altı yazılarına tahammül edemeyen yazar.
(#9372590)
iki lafı bir araya getiremiyorum ben tabi, o yüzden saldırıyorum kehkaeihi.
(#9372590)
iki lafı bir araya getiremiyorum ben tabi, o yüzden saldırıyorum kehkaeihi.
12 yıl öncesinde kalan aşkını öğrendiğim, aşk mektubunu okuduğum yazar hanım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar