bugün
- iskilipli atıf hoca20
- favlayan yazarın asıl amacı9
- kasımda aşk başkadır4
- kablosuz mouse7
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- robert de niro denince akla gelen ilk film5
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması3
- evli bir kadını sikmek4
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- otel odasında yalnız kalmak4
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- iş yerinde atletle çalışmak3
- sevimli kafir3
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı2
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- kale3112 tarzı entry girmek2
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- casino2
- pazarama com3
- millette manyak para var21
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- ahmet nazif zorlu6
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım3
- zenci kadın poposu2
- hüzünlü bakışlı ünlüler2
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor4
- red flag sözlük yazarları2
- osmanlı hanedanı3
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- anın görüntüsü32
- 693
- sözlük kürdü54
- nick vermeden bir yazara seslen3
- tanımadığı kadına tokat atan adam2
- boşandığı eşine araba alan adam8
- ismail kartal16
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler2
- escort ile para kavgası6
- nar tanelemek5
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- okulda ayağa kalkma ritüeli3
- handjob3
- gıda çarşısında çalışan yuzır2
- artılama ile manevi gururu ihya edilen kezo2
- yere düşen araba anahtarı3
- geç bas geç bas diye bağıran kişi psikolojisi2
- erken uyanmak4
Gül bahçesi vaat etmediğim için benden gül beklemiyor.
Doğrudur, tabiri caizse öküzüm ben, bunu da hep söyleyegeldim bugüne kadar. Romantik bi adam olamadım, kelimeleri bi şiir gibi ağzından dökülen bi adam olamadım. Zamanında bi arkadaşın bana dediği "sen leş bi pozitivistsin" lafını haklı çıkarırcasına hep neden sonuç ilişkisine dayalı laflar dizdim her ağzımı açtığımda ya da klavye başına oturduğumda.
Ama zaman zaman yazdıklarımda belli bi duygusallık eşiğini aştığım da olmadı değil. Fakat sebebi barizdi onların, çünkü içeriği sadece acı doluydu. Ve ne kadar pozitivist de olsanız, ne kadar romantizm düşmanı da olsanız acınızdan bahsettiğiniz her an mutlaka duygusal kelamlar etmiş oluyordunuz. Benimkiler de öyleydi..
Şu an yaşadığım ikilem de bu.. ancak mutsuzsam dökülüyor ağzımdan o tip cümleler. Ama değilim işte.. beni mutsuz eden değil, hiç alışık olmadığım bi hissiyatı yaşamama sebep olan biri için daha yoğun cümleler yazmak istiyor ama bunu mutsuz olmadığım için beceremiyor ve bu yüzden mutsuz oluyorum.. ama kelimelerimi istediğim yoğunlukta oluşturacak kadar değil.
Orhan gencebay’ı haklı çıkarıyor durumum. Neden bu kadar acı diye sorulduğunda "acı çekmek üstüne çok fazla söyleyecek lafımız olmuş yıllar boyu, ama mutlu olunca 'o kadar mutluyum ki kelimelerle ifade edemiyorum' demişiz.. belki de bu yüzdendir" demişti. Orhan baba haklı ne diyeyim.
Yine de her istediğimde yanında olamamak, hep gidişini izlemek zorunda kalmak, onu mutlu etmeye çalışıp bazen istemeden de olsa üzmek benim mutsuzluk kaynağım olsa da, yanımda olmadığında bile aslında "benim" ve "benim de onun" olduğunu biliyor olmak silip atıyor bütün bu sıkıntıları. Sonrasında da anca çıka çıka bu ne idüğü belirsiz yazı çıkıyor işte..
Bi gün mutluluğumu ifade edecek kelimeler bulduğumda literatürü baştan oluşturacağım onun için.. şimdilik ancak sayıklayabiliyor bu temiz yüzlü tipsiz çocuk.
Doğrudur, tabiri caizse öküzüm ben, bunu da hep söyleyegeldim bugüne kadar. Romantik bi adam olamadım, kelimeleri bi şiir gibi ağzından dökülen bi adam olamadım. Zamanında bi arkadaşın bana dediği "sen leş bi pozitivistsin" lafını haklı çıkarırcasına hep neden sonuç ilişkisine dayalı laflar dizdim her ağzımı açtığımda ya da klavye başına oturduğumda.
Ama zaman zaman yazdıklarımda belli bi duygusallık eşiğini aştığım da olmadı değil. Fakat sebebi barizdi onların, çünkü içeriği sadece acı doluydu. Ve ne kadar pozitivist de olsanız, ne kadar romantizm düşmanı da olsanız acınızdan bahsettiğiniz her an mutlaka duygusal kelamlar etmiş oluyordunuz. Benimkiler de öyleydi..
Şu an yaşadığım ikilem de bu.. ancak mutsuzsam dökülüyor ağzımdan o tip cümleler. Ama değilim işte.. beni mutsuz eden değil, hiç alışık olmadığım bi hissiyatı yaşamama sebep olan biri için daha yoğun cümleler yazmak istiyor ama bunu mutsuz olmadığım için beceremiyor ve bu yüzden mutsuz oluyorum.. ama kelimelerimi istediğim yoğunlukta oluşturacak kadar değil.
Orhan gencebay’ı haklı çıkarıyor durumum. Neden bu kadar acı diye sorulduğunda "acı çekmek üstüne çok fazla söyleyecek lafımız olmuş yıllar boyu, ama mutlu olunca 'o kadar mutluyum ki kelimelerle ifade edemiyorum' demişiz.. belki de bu yüzdendir" demişti. Orhan baba haklı ne diyeyim.
Yine de her istediğimde yanında olamamak, hep gidişini izlemek zorunda kalmak, onu mutlu etmeye çalışıp bazen istemeden de olsa üzmek benim mutsuzluk kaynağım olsa da, yanımda olmadığında bile aslında "benim" ve "benim de onun" olduğunu biliyor olmak silip atıyor bütün bu sıkıntıları. Sonrasında da anca çıka çıka bu ne idüğü belirsiz yazı çıkıyor işte..
Bi gün mutluluğumu ifade edecek kelimeler bulduğumda literatürü baştan oluşturacağım onun için.. şimdilik ancak sayıklayabiliyor bu temiz yüzlü tipsiz çocuk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar