bugün
- iremga18
- sözlük erkeklerinin göğüsleri21
- nick vermeden bir yazara seslen9
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği5
- aykolik'in her gün mastürbasyon yapması29
- dayanamayıp kitap almak7
- sözlüğe efsane filmler bırak7
- kocu7
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması26
- sevdiğiniz yazarlara sürekli artı basmak6
- my name is bond james bond2
- hindistan'a atom bombası atmak7
- iki zenciyle aynı odada uyumak9
- kızlar acilen konuşmamız gerek19
- haftanın gammazları listesi25
- şükredilecek şeyler9
- ellerim bos gonlum hos5
- dejavu yaşamak7
- bana sesini yükseltme diyen partner5
- herkese garip size normal gelen şeyler17
- damarsız tüysüz manisa yaprağı7
- pembe tüysüz vanilya kokulu vajina2
- sözlük sadece bilgi edinmek için değildir4
- 2000'li doğumluların bir gün 40 olacak olması2
- memesinin altına mendil koyan sözlük erkeği4
- zall özel mesajları okuyor mu sorunsalı5
- neyin var derler diye hislerini saklamak3
- aykolik 31 çekmeyi nerden öğrendi sorunsalı11
- abd'nin orta doğu'ya yeni uçak gemisi göndermesi2
- 500 bin tl'ye citroen ami alan akraba2
- anın görüntüsü22
- meme arasına soğuk şişe bastırıp serinlemek3
- iç gıcıklayıcı bir şey söyle7
- domdomusaa2
- ben sözlüğü ciddiye almıyorum karizması11
- osimhen lukaku vlahovic salah6
- en son ne yediniz5
- mastürbasyon yapmayı unutmayın6
- sadece başlığı açacak kadar düşünebilmek6
- bir kızı meyveli sodaya alıştırmak5
- tarih tekerrür eder mi6
- hangi sözlük kızının sağ koltuğuna oturursunuz9
- arkadaşlar bir konuya açıklık getirelim2
- kaslı serseri mi göbekli iş adamı mı6
- sözlüğümüz iyi ki var2
- garibim çaylak olmuş2
- mehdinin bir anda gelecek olması11
- uyuyan kızın ayaklarını koklamak4
- zorunlu eğitim paradoksu3
- lanetli çaylak3
içimi rahatlatan sözdür.
eden bulur, bulur tabi,kimsenin ahı kalmaz kimsede..
Bizim oralarda what goes around,comes around derler.
Sanma ki,yaptigin yanina kalir.
En sevdiginden cikar acisi,senden degil.
Sanma ki,yaptigin yanina kalir.
En sevdiginden cikar acisi,senden degil.
bir gün ben yine at çaldım çinlilerin köyünden sabah leyin kalktigimda pirincimi çalmışlar.
Züğürt tesellisi.
Çokça örneği olmakla beraber bizzat başa gelmiştir.
bir yanılsama. teselli ve en çok da yalan.
herkesin yaptığı yanına kalır, dünyanın işleyişi budur.
herkesin yaptığı yanına kalır, dünyanın işleyişi budur.
Kanıtlanmış tespittir.
Her şekilde doğrulanır.Kalp kırmayın ve ah almayın.üzmeyin ya sonra üzülüyorsunuz.
isminiz edense ve iyi bir dedektifseniz sizi bir kimseye tavsiye ederken soyleyebilecekleri cümle.
cemaatçi tiplere yapılan baskınla ortaya çıkandır.
sen misin askere kumpas yapan. sürünün şerefsizler.
görsel
sen misin askere kumpas yapan. sürünün şerefsizler.
görsel
attılar iftirayı balyoz'u, ergenekon'u; şimdi · 14 aralık 2014 paralel yapı operasyonuna ağlıyorlar. akp ile iş tutanların sonu bu ! faşizm yayarken faşizme maruz kaldınız. size de yapılanlar yanlış ama siz istediniz bunu !
Haksızlığa uğrayan kişinin avunması icin söylenen söz doğruluk payı vardır. (bkz: Allah u teala imhal eder ama ihmal etmez) .
(bkz: men dakka dukka)
Söyleyen ne güzel söylemiş: “Her kemâlin bir zevâli, her zevâlin bir kemâli var!”
Hayat dediğimiz bu tek yönlü mecburi yolculukta, vaktimizin çoğunu, doğrudan veya dolaylı olarak insanlarla iletişim kurarak geçiriyoruz. Hem de doğumumuzdan ölümümüze kadar.
Fakat toplumsal değer yargıları, ailemizden aldığımız kültür değerleri, yaşadığımız çevre ve arkadaş bildiklerimizin baskıları; insani ilişkilerimizin bir çok ön kabule bağlı olmasına sebep oluyor.
Her gün, “Aman onun zaten babası şöyle bir insan”, “Aman o zaten fakir” , “Aman o zaten işsiz” gibi yüzlerce stigmayla işaretlenen insanlarla karşılaşmıyor muyuz hepimiz?
Kişilerin özüne inmeden, kişiliklerine bile sıra gelmeden, en acımasız eleştirileri veya en yanlış yüceltmeleri konduranlar bizler değil miyiz?
Bir insanı, işsiz, başarısız, suratsız, çirkin vs şekilde aşağılamak veya zengin, başarılı, mutlu, güzel olmalarına bakarak yüceltmek, aynı hastalıklı önyargılarımızın tezahürü değil mi?
Bugün işsiz olanın yarın milyarder, bugün asık suratlı olanın yarın neşeli, bugün çirkin sanılanın zamanla güzel olmayacağından, hangi temellere dayanarak emin olabiliyoruz?
Hem bunlara dayanarak insani ilişkilerini düzenleyenlerin, ani değişimlerde nasıl da şapşallaştıklarını, bireysel iletişimlerini bir çizgiye oturtamadıkları için nasıl sevimsiz görüldüklerini bile bile; nasıl oluyor da ön yargılarımızın boyunduruğundan sıyrılamıyoruz?
Herhalde bütün bunlar, kendimizi olduğumuzdan çok daha yukarılarda görmemize sebep olan büyüklenme arzumuzun sonucu.
Hiçbir şeyi tayin etme, yönetme, yok etme gücümüzün olmadığı bir dünyada, bu külhanbeyi tavırlarımızın başka bir anlamı olabilir mi?
Bugünün işsizi yarının patronu, bugünün mutsuzu yarının en mutlusu, bugünün aşağılananı yarının el üstünde tutulanı olacak.
Yani, “Her kemâlin bir zevâli, her zevâlin bir kemâli var.”
Yarın, bugün başkalarına yaptıklarınızdan utanmak istemiyorsanız; bugün utanılacak iş yapmayacaksınız.
Sıradan insanlar gibi yok olmak istemiyorsanız, sıradan insanlar gibi davranmayacaksınız.
Yarın ağlamak istemiyorsanız, hiç kusura bakmayın, bugün kimseyi ağlatmayacaksınız.
Hayat dediğimiz bu tek yönlü mecburi yolculukta, vaktimizin çoğunu, doğrudan veya dolaylı olarak insanlarla iletişim kurarak geçiriyoruz. Hem de doğumumuzdan ölümümüze kadar.
Fakat toplumsal değer yargıları, ailemizden aldığımız kültür değerleri, yaşadığımız çevre ve arkadaş bildiklerimizin baskıları; insani ilişkilerimizin bir çok ön kabule bağlı olmasına sebep oluyor.
Her gün, “Aman onun zaten babası şöyle bir insan”, “Aman o zaten fakir” , “Aman o zaten işsiz” gibi yüzlerce stigmayla işaretlenen insanlarla karşılaşmıyor muyuz hepimiz?
Kişilerin özüne inmeden, kişiliklerine bile sıra gelmeden, en acımasız eleştirileri veya en yanlış yüceltmeleri konduranlar bizler değil miyiz?
Bir insanı, işsiz, başarısız, suratsız, çirkin vs şekilde aşağılamak veya zengin, başarılı, mutlu, güzel olmalarına bakarak yüceltmek, aynı hastalıklı önyargılarımızın tezahürü değil mi?
Bugün işsiz olanın yarın milyarder, bugün asık suratlı olanın yarın neşeli, bugün çirkin sanılanın zamanla güzel olmayacağından, hangi temellere dayanarak emin olabiliyoruz?
Hem bunlara dayanarak insani ilişkilerini düzenleyenlerin, ani değişimlerde nasıl da şapşallaştıklarını, bireysel iletişimlerini bir çizgiye oturtamadıkları için nasıl sevimsiz görüldüklerini bile bile; nasıl oluyor da ön yargılarımızın boyunduruğundan sıyrılamıyoruz?
Herhalde bütün bunlar, kendimizi olduğumuzdan çok daha yukarılarda görmemize sebep olan büyüklenme arzumuzun sonucu.
Hiçbir şeyi tayin etme, yönetme, yok etme gücümüzün olmadığı bir dünyada, bu külhanbeyi tavırlarımızın başka bir anlamı olabilir mi?
Bugünün işsizi yarının patronu, bugünün mutsuzu yarının en mutlusu, bugünün aşağılananı yarının el üstünde tutulanı olacak.
Yani, “Her kemâlin bir zevâli, her zevâlin bir kemâli var.”
Yarın, bugün başkalarına yaptıklarınızdan utanmak istemiyorsanız; bugün utanılacak iş yapmayacaksınız.
Sıradan insanlar gibi yok olmak istemiyorsanız, sıradan insanlar gibi davranmayacaksınız.
Yarın ağlamak istemiyorsanız, hiç kusura bakmayın, bugün kimseyi ağlatmayacaksınız.
(bkz: etme bulma dünyası)
er ya da geç gerçekleşecek şeydir. yarın bugün kadar insaflı olmaz.
kesinlikle doğru önerme. ne diyeyim allah başa vermesin.
http://onedio.com/haber/e...nlar&utm_medium=tweet
http://onedio.com/haber/e...nlar&utm_medium=tweet
kesinlikle inandığımdır.
bugün kızın biri tanımadığı bir grup insandan oluşan bir gruptan yakınıyordu. kimse kimseyi sallamıyormuş. ben bekliyorum orada beraber gidelim hocanın yanına diye önümden geçip gidiyor hocanın yanına insan bi gelsene falan der.. diyor. nasıl sinir olmuş.
ben o kızın arkadaş grubu ile iki sene boyunca aynı masada haftada bilmem kaç gün ders gördüm. onların çoğu birbirini tanıyordu. bi şekilde kaynaşmışlar, bi kısmı liseden tanışıyor falan. ben giremedim bunların arasına. biraz da çekingen insanımdır. hani nasıl desem masanın etrafında toplanılmış düşün gidip oturuyorsun ve naber diyen olmuyor. görünmez gibiyim. senin bilmediğin kendi aralarında muhabbetler falan gidiyor sürekli.
nefret ettim ben o dersten iki sene. allahtan ikinci sene alt gruptan bi kaç arkadaş transfer oldu da biraz daha iyi geçti.
valla ne yalan söyleyeyim mutlu oldum sözlük. belki farkında değildir başka birine o sinir olduğu duyguyu yaşatan grubun içinde olduğunun ama ciddi ciddi mutlu oldum. olgunlaşmaları için bu gerekli.
bir ortama biri giriyorsa merhaba denir, eğer o demiyorsa. gelsene denir yer açılır. bir şeye bakarken arkanı kontrol edersin kafamdan göremeyen varsa eğileyim kenara kayayım diye. herkes görsün. tek başına bi şeyler yapıyorsa yanına gidilip napıyosun gelsene denir mesela. çıkışta bi şey yapılacaksa herkes davet edilir. en azından bi bakılır gördüm seni fark ettim diye bi kafa selamı çakılır.
valla mutlu oldum ya..
şimdi yine aynı gruptayız ara sıra bi yerlere giderken gelsene diyorlar. ama bu sefer de benim içimden gelmiyor be sözlük. çaktırmadım ama sırf o masadayım diye nefret ettim okuldan. şimdi de stajlardan... neyse iki hafta kaldı. sonra birileri transfer olacak yine.
bugün kızın biri tanımadığı bir grup insandan oluşan bir gruptan yakınıyordu. kimse kimseyi sallamıyormuş. ben bekliyorum orada beraber gidelim hocanın yanına diye önümden geçip gidiyor hocanın yanına insan bi gelsene falan der.. diyor. nasıl sinir olmuş.
ben o kızın arkadaş grubu ile iki sene boyunca aynı masada haftada bilmem kaç gün ders gördüm. onların çoğu birbirini tanıyordu. bi şekilde kaynaşmışlar, bi kısmı liseden tanışıyor falan. ben giremedim bunların arasına. biraz da çekingen insanımdır. hani nasıl desem masanın etrafında toplanılmış düşün gidip oturuyorsun ve naber diyen olmuyor. görünmez gibiyim. senin bilmediğin kendi aralarında muhabbetler falan gidiyor sürekli.
nefret ettim ben o dersten iki sene. allahtan ikinci sene alt gruptan bi kaç arkadaş transfer oldu da biraz daha iyi geçti.
valla ne yalan söyleyeyim mutlu oldum sözlük. belki farkında değildir başka birine o sinir olduğu duyguyu yaşatan grubun içinde olduğunun ama ciddi ciddi mutlu oldum. olgunlaşmaları için bu gerekli.
bir ortama biri giriyorsa merhaba denir, eğer o demiyorsa. gelsene denir yer açılır. bir şeye bakarken arkanı kontrol edersin kafamdan göremeyen varsa eğileyim kenara kayayım diye. herkes görsün. tek başına bi şeyler yapıyorsa yanına gidilip napıyosun gelsene denir mesela. çıkışta bi şey yapılacaksa herkes davet edilir. en azından bi bakılır gördüm seni fark ettim diye bi kafa selamı çakılır.
valla mutlu oldum ya..
şimdi yine aynı gruptayız ara sıra bi yerlere giderken gelsene diyorlar. ama bu sefer de benim içimden gelmiyor be sözlük. çaktırmadım ama sırf o masadayım diye nefret ettim okuldan. şimdi de stajlardan... neyse iki hafta kaldı. sonra birileri transfer olacak yine.
Kanal 7'de izlediğim tv filmi. Zulmeden Kaynana yeni gelininden zulüm görüp evden kovuldu.
Doğrusu "martin eden bulur" olan söz.
Tamam, ben kendim bulurum çıkışı.
Tamam, ben kendim bulurum çıkışı.
Ah! bir de görsek ...
ilahi adalettir.
(bkz: nazlı ılıcak)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar