1. 11.
    "insan kendini en iyi insanda tanır" demiş goethe. edebiyat da insana karşısındaki insanı, dolayısıyla kendisini tanıması konusunda çok fazla şans veren bi olgu olduğu için sanatların en eğlencelisi sayılabilir.
    3 -1 ... tutunamayanlardan
  2. 12.
    duygu, düşünce, olayları söz veya yazı ile güzel ve etkili bir biçimde anlatmaya denir. okuyanların duygu, düşünce ve hayal dünyalarını geliştiren zenginleştiren eserlere ise edebi eser denir. edebi eserler, insanlar arasında doğal bir ilişkinin kurulmasını sağlar ve anlattıklarıyla onların önünü aydınlatır. öykü, roman, şiir, tiyatro gibi eserler bizim duygu dünyamızı zenginleştirir, geliştirir. ulusumuz, başlangıçtan günümüze dek edebiyat alanında pek çok eser ortaya koymuştur. edebiyatta, incelemeyi yaparken; tarih, felsefe, psikoloji, sosyoloji, sanat tarihi gibi bilim dallarından yararlanılır. geçmiş çağlardan günümüze dek ortaya konan eserler üç ana döneme ayrılarak incelenir. bunlar; islamiyet öncesi türk edebiyatı, islami devir türk edebiyatı ve batı etkisinde gelişen türk edebiyatıdır.
    1 ... dylan dog
  3. 13.
    ifade kabiliyeti ve samimiyetin elele verip karsina ciktiginda sende olusturdugu etkiye inanamamana neden olan guzelmi guzel derya, deniz. sevmeden ilgilenilmesi ya da ugrasilmasi imkansiz olan ve sevmeyen bunyelerle karsilasildigi vakit (bkz: zaten sen sevsen ben sevmezdim)dedirtecek kadar ukalaliga sebebiyet veren tilsimli olgu.
    2 ... nick gereksiz mi ne
  4. 14.
    feveran ve hezeyan mezeli bunalım/karanlık tasvirler neşretmek, satmak.-günümüz- ve hizmet.

    edebiyat, ya statükoya hizmet bilinci ile güdümlenmiş, ya da geç kalınmış iç hesaplaşmaların, adam olmaya yetişememişliğin, zora güç yetirememişliğin imgelenmesi haline gelmiş çatmış. anlatamamaktan şikayetçi olmadıkları gibi, anlaşılamamaktan şikayetleri de eserlerinin teşrif sebebidir. biri(leri)nin iç hesabının çetelesi niteliğindeki başarısızlıklarına kim para verip satın almak ister ki?

    manipülasyondan ziyadesi ile nasiplenmişliğinden gelen gücü sonucu etkili kabul edilen şair/yazar hizmetkar olmuş. bunun yanında basit tasvirlerle bezeli yeni yetme edebiyat(!)cılar da yazdıkları şiirlerin, nesirlerin; sütliman hayallerinde, aşkın koyu mavi karanlıklarında boğulmuş.-bahsettiğim bu son grubun var ya!-[az kalsın çok ciddi bir şekilde bitirecektim.]
    2 -1 ... benn
  5. 15.
    lisedeki onca dersten biridir.

    aslında düzgün yazmaya, konuşmaya, okumaya dayalı bir ders olması hasebiyle fizik, kimya, biyoloji, matematik gibi beyni epey zorlayan derslerin yanında daha zevkli olması gerekirken genellikle hocaları sayesinde sıkıcı ve çekilmez bir hal alan derstir.

    okuma parçalarının başındaki ''hazırlık çalışmaları'' ve sonundaki ''metni anladık mı soruları'', hocaların bunlara verilen cevap doğrultusunda artı- eksi uygulaması yapması can sıkar.

    okumak, sadece okumak, gerekirse duygulanmak için yazılmış şiiri uyak ve rediflerine ayırmaya çalışmak anlamsız gözükür.

    bu dersin eklentisi olan kompoziyon dersinde ekstra bir şey yapılmayıp edebiyat dersine devam edilir.
    kompozisyon sınavında 40-45 dk içinde zorlama bir konu hakkında imla ve noktalamaları yerli yerinde olmak suretiyle giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşan bir kompozisyon yazılır. ve bu kompoziyon sınavı genellikle 70 üzerinden değerlendirilir. zira daha üstü bir nota pek rastlanmaz.

    liseye gelip kazık kadar olmuş genç için değil de bu dersin kökeni ve ilköğretim okullarındaki adı olan türkçe dersinde de ne bir eksik ne bir fazla aynı şeyler yapılırdı. o yüzden, bu dersin çocukları kitaplardan soğuttuğuna inanmaktayım(öğretmene göre değişir o ayrı)
    1 ... muhabirkedi
  6. 16.
    cemiyette pişiyorum'un bir şarkısıdır.sözleri de derki;

    bir taş attı havaya,ters tarafına geldi.
    istediği kazanmak.
    Kaybetmeye benzer mi?
    iki adım önünde,tek çizgi kırık hayat.
    Onu da geçemezsen,kahrolsun edebiyat.
    Peşinden geleceğim,seni delirteceğim.
    Birşey gördü havada.
    Göz kırptı birkaç kere.
    Mavi camı kıran el yazı yazdı deftere.
    Kendine geleceksen,gelme daha karnın tok.
    Biraz bekle şimdilik ölümün çaresi yok.
    Bir ses duydu.Havada kaldı bütün sözleri.
    Göreceklerin için duyduların yeter mi?
    Koştu koştu ,öğrendi.
    iki dağ iki dere.
    Kırmızı ağaç dikti,toprak olmayan yere. *
    2 ... olmazboolebisi
  7. 17.
    derinlik , öz ister.insanlaşma yolunda büyük bir çabadır.
    2 ... selsuyuna
  8. 18.
    akılla duygunun beraber hareket ettiği sanat dalıdır.
    3 ... kumralada
  9. 19.
    ''Egosunu büyük E harfiyle hissettiğim büyük bir aldatmacaydı edebiyat. Sıkıcı, donuk, yapay bir oyun, insani yanı eksik. istisnalar var elbette ama ben yine de yüzyıllardır süregelen bir aldatmaca olduğunu düşünüyorum edebiyatın. Kitabı açıyorsun ve uyuklamaya başlıyorsun.'' *
    5 ... meister writer
  10. 20.
    efendim malmunuzdur ki arapca da kelime kokleriuc harften ibarettir. cesitli kalıplara sokularak diger kelimeler elde edilir. edebiyat kelimesinin koko de "e-d-b" harfleridir ki "faaliyat" vezni ile edebiyat olmuştur. edebiyatın bilinene anlamının otesinde edebli, edebe dair gibi anlamlarıda vardır. bu yüzdendir ki üniversitelerin türk dili ve edebiyatı bolumunde okuyan ogrenciler "biraz e-d-b-li olun bakim. okudugunuz bolumun koku bile edeb" gibi densizlklere rastlamaktadır.
    1 ... lerugas