bugün
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı8
- sözluk kız ayarlama yeri değildir11
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler9
- en iyi yanık kremi5
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması6
- kemal derviş4
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- alternatif sözlük arayışı4
- bir gün ölecek olmak6
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması3
- sevgiliden gelen ilk canımlı mesaj3
- en iyi terapi6
- sokaktaki çocuk sesleri3
- e okul not girme süresinin bitişi2
- ismail kartal9
- leblebi şekeri3
- bugün ne yedin10
- çocukluğun bittiği an2
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- ben saraca kilo verdim sizce yakışıklı olmuşmuyum4
- uludağ sözlük ai3
- yanlışlıkla erkek sikmek9
- müzik dinlemenin felsefesi5
- günün şiiri7
- sol gözün inanilmaz acimasi4
- kesin bilgi diye bir şey yoktur yaymayalım3
- şu anda ne yapıyorsun19
- kızları etkileme taktiklerini başaramayan erkek3
- güne bir şarkı bırak14
- 2026 dünya kupası11
- sinek küçüktür ama mide bulandırır4
- islam düşmanlarına epstein şoku10
- kapitalizmin gerekliliği2
- insanların kötü kalpli olması2
- istanbul2
- kaos show2
- somon pişirdim yanına da şarap açarız diyen kız4
- sözlüğü botların ele geçirmesi3
- sistem patlamış3
- herkesin sevdiği saydığı sempatik bir yazar olmak2
- chp'nin marka değeri düştü3
- anın görüntüsü20
- arda güler egosu6
- yalancı insanların en büyük özellikleri2
- 30 lu yaşlar14
- hayatın anlamsız olduğu anlar3
- bugünkü bilgi ile 2000 yıl önce yaşamak4
- fokur fokur lubunya kaynaması6
akıllara Hüseyin Nihal ATSIZ'ı getiren kelime.
felsefeyle paraleldir edebiyat.nasıl ki felsefeyle aklımızın mantığını doruğa çıkarırsak edebiyatlada ruhumuzun derinlğini ince ince kağıda nakşeyleriz.amma velakin iki kavramın aynı bünyede bulunması nadirdir.
dil yazınını usüllüce,adabıyla kullanmaktır.
deli saçması, yalan..
o yüzden seviyorum ama,
bir tür kendini kandırma yöntemi ki kimileri tahammül gücü edinmek diyor bu duruma,
erken yetim kalmış süt kuzularının, kucakta, ağızlarına yaklaşan biberonun memesi için,
küçük pembe dillerini çıkarıp beklerkenki zavallılığı ile..
en edebi edebiyat klişesine düşmeden olmaz ama değilmi,
düşelim o vakit,
edepli yat'anlar
edepsiz yat'anlar..
deli saçması, yalan..
o yüzden seviyorum ama..
o yüzden seviyorum ama,
bir tür kendini kandırma yöntemi ki kimileri tahammül gücü edinmek diyor bu duruma,
erken yetim kalmış süt kuzularının, kucakta, ağızlarına yaklaşan biberonun memesi için,
küçük pembe dillerini çıkarıp beklerkenki zavallılığı ile..
en edebi edebiyat klişesine düşmeden olmaz ama değilmi,
düşelim o vakit,
edepli yat'anlar
edepsiz yat'anlar..
deli saçması, yalan..
o yüzden seviyorum ama..
ders olan formu eger hocanız/hocalarınız iyiyse, iyi ogretiyorsa, akılda kalan ilginç anektodlara yer veriyorsa oldukça keyiflidir. insan zamanla bu dersi özümledikçe daha da hoşuna gider, araştırır .. sorgular ne bileyim genel kültürü olmayan bir adama dahi öğretmeye başlasan zamanla dallanıp budaklanır da tarihe merak sarar, cografyaya merak sarar ufku genişler. lakin bu dersle ugraşmamış insanlar varsa da konular cogunlukla ezber oldugundan dolayı tiksindirici gelecektir.
ayrıca lise 2'de ipin ucu kaçarsa bir sonraki sene yakalaması çok zor olan bir ders türüdür. bana kalırsa tek nankörlüğü de geri dönüşün bu denli zorluk yaşatmasıdır. matematik gibi altyapınızı oluşturdugunuz zaman yapılabilecek bir ders de değildir aynı zamanda.
ha bir de .. testini çözmesi insana farklı bir haz verir, iyi yaptıgımdan mıdır bilmiyorum gerçi.*
ayrıca lise 2'de ipin ucu kaçarsa bir sonraki sene yakalaması çok zor olan bir ders türüdür. bana kalırsa tek nankörlüğü de geri dönüşün bu denli zorluk yaşatmasıdır. matematik gibi altyapınızı oluşturdugunuz zaman yapılabilecek bir ders de değildir aynı zamanda.
ha bir de .. testini çözmesi insana farklı bir haz verir, iyi yaptıgımdan mıdır bilmiyorum gerçi.*
insan zekasının ve yaşam deneyiminin kaynaştığı sanat dalıdır. insanoğlunun yaşama bakışının kendi gözlüğünden olduğu, yaşam deneyiminin kendi yaşamı ve yakın çevresinin yaşamıyla sınırlı olduğu düşünüldüğünde edebiyatın işlevi ortaya çıkacaktır. Her bakış, okunan her yapıt insana farklı bir pencere açar. Bu pencerenin daha önce tanımadığımız insanlara, şahit olmadığımız olaylara ait olduğunu unutmamak gerek. Hayata bakış her okunan yapıtla birlikte değişir, ufuk yavaş yavaş açılmaya başlar. insanı bir anlamda monotonluktan kurtaran yegane sanattır. Çağlar boyunca varlığını devam ettirmesi, yaşadığımız çağın edebiyata ihtiyacı olmadığı önermesini de ortadan kaldırmaktadır. Bugün yerini teknolojinin hem yıkıcı hem yapıcı nesnesi bilgisayarın aldığı, kitaba duyulan ihtiyacın azaldığı söylemleri edebiyatın soluk alıp verişine engel olamıyor. Aslında yozlaşan bir toplum var ve sanatla ilgilenmeyenlerin sayısı artıyor. Ancak içten içe yaşayan ve varlığını devam ettiren bir kitle de var. Bu insanlar öyle ya da böyle edebiyattan zevk almaya devam ediyorlar.
Bütün ilginin lisede okutulan bir ders düzeyinde bırakılması bugün edebiyata alaycı bir şekilde yaklaşan öğrenci kitlesini de doğurmuştur. Yazıktır ki geleceğin cahilleri * cehaletleriyle değil dev bir sanat dalıyla alay etmeyi bilinçsizce seçmektedirler. Bu akışın bir sorumlusu eğitimi batağa saplayanlar bir diğer sorumlusu da o batağın içinden yarım yamalak ve aynı anlayışla yetişmiş bazı edebiyat öğretmenleridir. *
Eğer bugüne dek yaşadıysa bundan sonra da yaşayacaktır edebiyat.
Bütün ilginin lisede okutulan bir ders düzeyinde bırakılması bugün edebiyata alaycı bir şekilde yaklaşan öğrenci kitlesini de doğurmuştur. Yazıktır ki geleceğin cahilleri * cehaletleriyle değil dev bir sanat dalıyla alay etmeyi bilinçsizce seçmektedirler. Bu akışın bir sorumlusu eğitimi batağa saplayanlar bir diğer sorumlusu da o batağın içinden yarım yamalak ve aynı anlayışla yetişmiş bazı edebiyat öğretmenleridir. *
Eğer bugüne dek yaşadıysa bundan sonra da yaşayacaktır edebiyat.
bir şey öğretmediği iddia edilen sanat dalıdır. en azından felsefe bunu böyle kabul eder. sartre'ın edebiyat üzerine tenkitleri de bu manada ele alınabilir, yüze sürülebilir, .... sokulabilir, e oha! tabii.
akıl ve mantık dışında kalanın yararsızlığına atıfla kaleme alınmış eserler sahiplerinin hiç rüya görmediği söylenir misal, görseler de onun bile bir senaryosu olurmuşla gaza basarak yoksa bile diyelim şuuraltı üzerinden freud analiziyle çocukluğuna inilip mantıki izahatlar getirilebilir. edebiyatı bir yerlere dayayarak kabul etmek. tıpkı metafiziksel olguları esrik tabiriyle alaycılığa indirgeyerek yorumlamak gibi. "e o zaman ben böyle bilimin ta içine sıçayım ...... koyayım!" denilirse onun da bir bilimsel açıklaması olacaktır elbette, asla kaçamazsın: -sintigrafi sonrası diyagnozda böbrek üstü bezleri tübüllerinden adrenal seviyesinin düşük seviye etkisi agresyon meydana getirip sizin küfür etmenize neden oluyor işte böyle hahayt! şeklinde sallamakla sıkıcı olunduğunda oturup inadına kısa öykü, şiir yazasın gelir. o derece işte.
günümüzde edebiyatın birkaç kalem dışında aslında pek de savunulacak tarafı yoktur. geçmişten uzanan markalaştırılmış bazı isimlere baktığımızda edebiyatın günümüzdeki berbat ilerlemesini/yolculuğunu ve gelecekteki halini görmek için nostradamus olmaya gerek yok gibi görünse de rasputin olup buna neden olanları şişe dizmeye kesinlikle gerek var. (ne alakaysa?) -bir şekilde taciz edeyim istedim ondandır-
akıl ve mantık dışında kalanın yararsızlığına atıfla kaleme alınmış eserler sahiplerinin hiç rüya görmediği söylenir misal, görseler de onun bile bir senaryosu olurmuşla gaza basarak yoksa bile diyelim şuuraltı üzerinden freud analiziyle çocukluğuna inilip mantıki izahatlar getirilebilir. edebiyatı bir yerlere dayayarak kabul etmek. tıpkı metafiziksel olguları esrik tabiriyle alaycılığa indirgeyerek yorumlamak gibi. "e o zaman ben böyle bilimin ta içine sıçayım ...... koyayım!" denilirse onun da bir bilimsel açıklaması olacaktır elbette, asla kaçamazsın: -sintigrafi sonrası diyagnozda böbrek üstü bezleri tübüllerinden adrenal seviyesinin düşük seviye etkisi agresyon meydana getirip sizin küfür etmenize neden oluyor işte böyle hahayt! şeklinde sallamakla sıkıcı olunduğunda oturup inadına kısa öykü, şiir yazasın gelir. o derece işte.
günümüzde edebiyatın birkaç kalem dışında aslında pek de savunulacak tarafı yoktur. geçmişten uzanan markalaştırılmış bazı isimlere baktığımızda edebiyatın günümüzdeki berbat ilerlemesini/yolculuğunu ve gelecekteki halini görmek için nostradamus olmaya gerek yok gibi görünse de rasputin olup buna neden olanları şişe dizmeye kesinlikle gerek var. (ne alakaysa?) -bir şekilde taciz edeyim istedim ondandır-
bin yüzlü hakikattir...
insani inceler.
ebediyattır da.kalır bekaya...
ezeliyattır da.gelir elana...
ezeliyattır da.gelir elana...
hale uygun söz söyleme sanatıdır.
hayatı anlamlı kılan, gönül verilesidir.
sözün edebi...sözü, düşünceyi, belli bir kural ve belli bir ölçü çerçevesinde kullanmak üzere edep kuralları dahilinde tanzim etmektir...
duyguların dışa vurumunun yazıyla açıklandığı sanat dalı.
edebiyat yaşanılmiş her şeyin kalemin yardımıyla kagıda dökülmesidir.
benim için anlamlı sözü üstünde düşündükten sonra güzelce söylemektir.
güzel sanatların babasıdır kendisi.
her türlü duyguyu toplumların kendi şiveleri ya da dilleri ile bir araya getirme sanatıdır. toplumun olmazsa olmazı ve sadece halk için olandır.
hayatım boyunca nefret ettiğim, birbirinden gereksiz konular barındıran lisede görülen dersin adı. sayısalcıyım kardeşim banane bunlardan ?
birgün derste çok bunalmıştım, hoca konuşuyor da konuşuyor. dedim hocam ben sayısalcıyım öss de sorumlu değilim daha nesine görüyorum bunu diye, hocanın bana verdiği cevap türk değilmisin sen evladım idi. şimdi gelelim buradaki mantığa... dersin adı nedir ? "türk" edebiyatı. gelin bi 9. sınıf 10. sınıf 11. sınıf edebiyatlarına göz atalım. lan hangi biri bizim öz edebiyatımız dalkavuk. her dakka batılılaşma, özentileşme. yok araplardan almışız sonra batıdan etkilenmişiz. senin edebiyat tarihin yokki sen bir hiçsin. senin türklüğün buysa ben başka birşey diyemiyorum. hoca da hala konuşuyor ben de zayıfımı alıp oturuyorum bütün edebiyat derslerinde hunharca matematik çözmeye devam ediyorum...
birgün derste çok bunalmıştım, hoca konuşuyor da konuşuyor. dedim hocam ben sayısalcıyım öss de sorumlu değilim daha nesine görüyorum bunu diye, hocanın bana verdiği cevap türk değilmisin sen evladım idi. şimdi gelelim buradaki mantığa... dersin adı nedir ? "türk" edebiyatı. gelin bi 9. sınıf 10. sınıf 11. sınıf edebiyatlarına göz atalım. lan hangi biri bizim öz edebiyatımız dalkavuk. her dakka batılılaşma, özentileşme. yok araplardan almışız sonra batıdan etkilenmişiz. senin edebiyat tarihin yokki sen bir hiçsin. senin türklüğün buysa ben başka birşey diyemiyorum. hoca da hala konuşuyor ben de zayıfımı alıp oturuyorum bütün edebiyat derslerinde hunharca matematik çözmeye devam ediyorum...
hocasıyla şiiri sevmeyeceğim konusunda iddiaya girdiğim ders.
bu da mynet team e bağlı ap ayrı bir sığır opudur. heavymetal kanalında zurnamsı, son derece banal, asl pls ten öte geçemeyen, kendisi gibi ultra moron sohbetlere izin verirken, heavy metal kültüründen son derece uzak, son derece amele diye tabir edebileceğimiz, asosyal, aile harçliği ile hayatini idame ettiren bir diğer angut, kültürsüz, heavy metal desen küfür ettin sanacak (bkz: öküz). (bkz: sohbet özürlü irc oplari)
ekleme: şöyle de bir yobaz mantığı vardır ki evlere şenlik..
* Edebiyat sets mode: +b StvdekiSalih!*[email protected]
* StvdekiSalih was kicked by Edebiyat (Uygunsuz Nick Kullanmayınız. [ MyNet OperatoR ])
(bkz: yobaz)
ekleme: şöyle de bir yobaz mantığı vardır ki evlere şenlik..
* Edebiyat sets mode: +b StvdekiSalih!*[email protected]
* StvdekiSalih was kicked by Edebiyat (Uygunsuz Nick Kullanmayınız. [ MyNet OperatoR ])
(bkz: yobaz)
şiir ve inşanın şinasiden sonraki hali.edebiyat edeb ten yani edebli olmaktan gelir.edebli olmakta eline diline beline sahip olmaktır...
Öğrencilerin pek hoşlanmadığı fakat benim söz alıp konuşmaktan zevk aldığım bir ders.
Edebiyat insanların duygu ve düşüncelerini, yazılı ve sözlü olarak etkili bir biçimde anlatmaktır.
Edebiyat, yaşamaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar