bugün
- sözlüğün sarması13
- sonra konuşuruz diyen sevgili14
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- akp liler yargılansaydı6
- ben olmasam burası batar insanı7
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- arkadaşlar çok sormuşsunuz3
- kaygılı bağlanma3
- sözlüğün en kütür kütür yazarı6
- koreli erkek seven muhafazakar kız3
- dinci mağduriyeti2
- gökçeklere üzülmek3
- inna2
- ekşisözlük çaylaklık sırası2
- otobüste açamadığı camı kıran erkek13
- yahudi aklı3
- arkadaşlar yogaya başlayalım mı10
- misafir gelecek diye temizlik yapmak5
- darkthrone2
- yanlışlıkla cappuccino içen erkek4
- recete8
- ayak fetişisti erkekle evlenir misiniz3
- iltica7
- galatasaray10
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip3
- kiraz cicegi kolonyasi6
- sibel can'ın kıyafetinin azizliğine uğraması4
- biz bu aptallık ile nasıl mücadele edeceğiz ya7
- yazarlara çaylakken neler oluyor5
- taze fasulye yiyen erkek3
- nervio'nun çok büyük konuşması2
- kıymalı kaşarlı pide3
- ayak fetişizmine sapıklık diyen yobazlar3
- zall'a çaylak atan ai moderatör4
- gocu geldi gocu geldi6
- yagmurcu12
- dinamik güler yüzlü takım çalışmasına yatkın6
- hiç çaylak olmamış sözlük yazarı4
- çaylaklar cennete mi gidiyor cehenneme mi5
- gammazların gizli hesapları görebilmesi5
- ölürken dinlenecek müzik4
- ebeveyn lafları3
- kulaklık8
- dünyada birlikler kurulmalı3
- sözlükte kavga olacak hissi4
- sözlüğün en masum yazarları23
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı23
- serhat kılıç27
- namazın amacı12
- kadın bacağı paylaşan mehdi8
toplumcu ve evrensel değerleri ele alan oyunlara ağırlık veren topluluk.
genco erkal, mehmet akan, şevket altuğ, arif erkin ve attila alpöge tarafından 1969'da kurulmuştur.
genco erkal, mehmet akan, şevket altuğ, arif erkin ve attila alpöge tarafından 1969'da kurulmuştur.
1969 yılında kurulan her metrekaresinde genco erkal'ın emeği yer alan özgün tiyatro topluluğu. tiyatronun tarihinden birçok önemli oyuncu geçmiştir.
http://www.dostlartiyatrosu.com
http://www.dostlartiyatrosu.com
oyunlarını muammer karaca sahnesinde oynamaktadır.. yeri galatasaray'dan tünele giderken, kilisyei geçtikten yaklaşlık yüz metre sonra soldaki sokaktır.. girişinin tam karşısında bir çay ocağı ve önünde tahta masalar vardır.. eğer biraz şanslıysanız ve oyuna biraz erken giştmişseniz o masalarda oyuncular ile birlikte çay içme ve sohbet etme fırsatını yakalayabilirsiniz. ayrıca oyunu beklerken her an bir yerden genco erkal çıkabilir ve siz şaşkın şaşkın bakarken, konuşsam ama ne desem diye düşünürken yanınızdan geçip gidebilir..
bir seferinde bi kaç arkadaş karar vermiştik dostlar tiyatrosunda bir oyun izlemeye*. telefonla yapılan rezervasyondan sonra oyundan bir kaç saat önce geldik taksime.. tiyatroyu arıyoruz.. o zamanlarda çömeziz biraz da istanbulda. neyse efendim, istiklal caddesine girdik.. büfelere soruyoruz, bilen yok.. polise soruyorz bilen yok.. en sonunda zeki bir arkadaşımız 'abi tiyatroyu arasak ya' dedi.. bizden 'en azından bizden zeki adam vayy be' diye kısa bir süre düşündükten sonra konturu en bol arkadaşıda ikna ederke aradık.. konuşma görevi ise bana düştü....
çalan telefonda yaşlı bir adam sesi..
ben -e efendim iyi günler. biz tiyatronuzun yerini bulamıyoruz. bir tarif edebilir misiniz?
yaşlı adam sesi - tabi oğlum,şu an nerdesiniz siz?.
.......
....
şeklinde bir tarif süreci yaşanır. on dakikaya kalmaz buluruz tiyatroyu. gişeye yöneliriz biletleri almak için. camlar karartılmıştır ve içerideki yaşlı amca pek seçilemez.. iyi günler denir içeriye, 'biz rezervasyon yaptırmıştık biletlerlerimizi alabilir miyiz.?'
siz az önce telefonla arayan gençler misiniz der içerideki bey amca.. evet denir biz onlarız. bilet alınır, gişeden biraz uzaklaşılır ve tam o sırada gişenin yanındaki kapı açılıp biletleeri kesen adam çıkar dışarıı... ve o dakikada anlaşılır ki, telefonla yer tarif eden bey amca da, biletlerimiz verne bey amca da genco erkal'ın ta kendisidir..
bu örnek sanırım yeterlidir genco erkal'ın bu tiyatro için ne kadar çabaladığını anlatmk için.. gerçekten de her köşesinde emeği vardır...
bir seferinde bi kaç arkadaş karar vermiştik dostlar tiyatrosunda bir oyun izlemeye*. telefonla yapılan rezervasyondan sonra oyundan bir kaç saat önce geldik taksime.. tiyatroyu arıyoruz.. o zamanlarda çömeziz biraz da istanbulda. neyse efendim, istiklal caddesine girdik.. büfelere soruyoruz, bilen yok.. polise soruyorz bilen yok.. en sonunda zeki bir arkadaşımız 'abi tiyatroyu arasak ya' dedi.. bizden 'en azından bizden zeki adam vayy be' diye kısa bir süre düşündükten sonra konturu en bol arkadaşıda ikna ederke aradık.. konuşma görevi ise bana düştü....
çalan telefonda yaşlı bir adam sesi..
ben -e efendim iyi günler. biz tiyatronuzun yerini bulamıyoruz. bir tarif edebilir misiniz?
yaşlı adam sesi - tabi oğlum,şu an nerdesiniz siz?.
.......
....
şeklinde bir tarif süreci yaşanır. on dakikaya kalmaz buluruz tiyatroyu. gişeye yöneliriz biletleri almak için. camlar karartılmıştır ve içerideki yaşlı amca pek seçilemez.. iyi günler denir içeriye, 'biz rezervasyon yaptırmıştık biletlerlerimizi alabilir miyiz.?'
siz az önce telefonla arayan gençler misiniz der içerideki bey amca.. evet denir biz onlarız. bilet alınır, gişeden biraz uzaklaşılır ve tam o sırada gişenin yanındaki kapı açılıp biletleeri kesen adam çıkar dışarıı... ve o dakikada anlaşılır ki, telefonla yer tarif eden bey amca da, biletlerimiz verne bey amca da genco erkal'ın ta kendisidir..
bu örnek sanırım yeterlidir genco erkal'ın bu tiyatro için ne kadar çabaladığını anlatmk için.. gerçekten de her köşesinde emeği vardır...
afife ödül töreninde büyük haksızlığa uğramış tiyatrodur.bilindiği üzere mansiyon amatör tiyatrolara destek amacıyla verilir.böylesine güzel bir oyun ve değerli tiyatroculara mansiyon ödülü verilmiş ve dostlar tiyatrosu da bu ödülü reddetmiştir.
1969 yılında kurulan Dostlar Tiyatrosu ilerici-toplumcu sanat doğrultusunda benimsediği ilkelerle, sürekli bir araştırma, deneme ve yaratma eylemi içinde seyircilerine otuz beş yılda elli yapım sunmuştur. Bunun yanısıra, zaman zaman düzenlediği tiyatro kursları, koro çalışmaları, oluşturduğu amatör işçi tiyatrosu grubu, çağdaş halk dansları grubu gibi yan kuruluşlarla bir kültür ve eğitim merkezi niteliğini kazanmıştır.
Yetmişli yıllarda topluluğun, belgesel tiyatroya özel bir önem verdiği görülüyor. Alain Decaux'nun Rosenbergler Ölmemeli, Enzensberger'in Havana Duruşması, Peter Weiss'ın Soruşturma adlı oyunlarının yanısıra, Allende olayının irdelendiği Orhan Asena'nın Şili'de Av'ı, ve Türkiye'deki çarpıcı bir kömür madeni grevini anlatan Alpagut Olayı oynanıyor.
Aynı dönemde Türk sanatçılarının ve edebiyatçılarının Dostlar Tiyatrosu tarafından tiyatroya uyarlanan eserleri arasında, ünlü çizgi-roman Abdülcanbaz'ı, büyük gülmece ustası Aziz Nesin'in fıkra ve öykülerinden oluşan Azizname'yi, Nâzım Hikmet'in şiirlerinden yola çıkarak kotarılan ve bir şiir-tiyatro denemesi olan Kerem Gibi'yi, Yaşar Kemal'in romanından uyarlanan Ağrıdağı Efsanesi'ni sayabiliriz. Uyarlamalar dizisine son yıllarda Merhaba, Birtakım Azizlikler, Nâzım Hikmet'ten uyarlanan Sevdalı Bulut, insanlarım, ve Can Yücel'den uyarlanan Can gibi oyunlar da katılıyor.
Topluluk Gorki'nin Düşmanlar, Satre'ın Nekrassov, Edward Bond'un Yaz, Vaclav Havel'in Largo Desolato, Tankred Dorst'tan Oyuncu (Ben, Feuerbach) gibi, çağdaş dünya tiyatrosunun seçkin örneklerini seyircisine sunarken, bir yandan da Türkiye'nin toplumsal-politik-ekonomik düzeydeki serüveninin ürettiği sorunları ve olayları irdeleyen yazarlarla işbirliği yaparak, birçok yeni Türk oyununu sahneye çıkarmıştır: Vasıf Öngören'den Asiye Nasıl Kurtulur?, Başar Sabuncu'dan Zemberek, Bilgesu Erenus'tan Ortak ve ikili Oyun, Macit Koper'den Sabotaj Oyunu, Yavuzer Çetinkaya'dan Gün Dönerken, Behiç Ak'tan Fay Hattı gibi.
Kuruluşundan bu yana seyirciyi düşünmeye yöneltici, tartışmacı bir tiyatro ortamı yaratma adına, sahnelemede ve oyunculukta "göstermeci" biçimi benimseyen topluluk, Brecht'in yapıtlarına da özellikle önem vermiş, Kafkas Tebeşir Dairesi, Galileo Galilei, Bay Puntila ve Uşağı Matti oyunlarının yanı sıra, şiir, şarkı ve öykülerden oluşan Brecht-Kabare, Ben Bertolt Brecht ve Yosma adlı müzikli gösterileri sahnelemiştir.
Yetmişli yıllarda topluluğun, belgesel tiyatroya özel bir önem verdiği görülüyor. Alain Decaux'nun Rosenbergler Ölmemeli, Enzensberger'in Havana Duruşması, Peter Weiss'ın Soruşturma adlı oyunlarının yanısıra, Allende olayının irdelendiği Orhan Asena'nın Şili'de Av'ı, ve Türkiye'deki çarpıcı bir kömür madeni grevini anlatan Alpagut Olayı oynanıyor.
Aynı dönemde Türk sanatçılarının ve edebiyatçılarının Dostlar Tiyatrosu tarafından tiyatroya uyarlanan eserleri arasında, ünlü çizgi-roman Abdülcanbaz'ı, büyük gülmece ustası Aziz Nesin'in fıkra ve öykülerinden oluşan Azizname'yi, Nâzım Hikmet'in şiirlerinden yola çıkarak kotarılan ve bir şiir-tiyatro denemesi olan Kerem Gibi'yi, Yaşar Kemal'in romanından uyarlanan Ağrıdağı Efsanesi'ni sayabiliriz. Uyarlamalar dizisine son yıllarda Merhaba, Birtakım Azizlikler, Nâzım Hikmet'ten uyarlanan Sevdalı Bulut, insanlarım, ve Can Yücel'den uyarlanan Can gibi oyunlar da katılıyor.
Topluluk Gorki'nin Düşmanlar, Satre'ın Nekrassov, Edward Bond'un Yaz, Vaclav Havel'in Largo Desolato, Tankred Dorst'tan Oyuncu (Ben, Feuerbach) gibi, çağdaş dünya tiyatrosunun seçkin örneklerini seyircisine sunarken, bir yandan da Türkiye'nin toplumsal-politik-ekonomik düzeydeki serüveninin ürettiği sorunları ve olayları irdeleyen yazarlarla işbirliği yaparak, birçok yeni Türk oyununu sahneye çıkarmıştır: Vasıf Öngören'den Asiye Nasıl Kurtulur?, Başar Sabuncu'dan Zemberek, Bilgesu Erenus'tan Ortak ve ikili Oyun, Macit Koper'den Sabotaj Oyunu, Yavuzer Çetinkaya'dan Gün Dönerken, Behiç Ak'tan Fay Hattı gibi.
Kuruluşundan bu yana seyirciyi düşünmeye yöneltici, tartışmacı bir tiyatro ortamı yaratma adına, sahnelemede ve oyunculukta "göstermeci" biçimi benimseyen topluluk, Brecht'in yapıtlarına da özellikle önem vermiş, Kafkas Tebeşir Dairesi, Galileo Galilei, Bay Puntila ve Uşağı Matti oyunlarının yanı sıra, şiir, şarkı ve öykülerden oluşan Brecht-Kabare, Ben Bertolt Brecht ve Yosma adlı müzikli gösterileri sahnelemiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar