bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin10
- ayı saldırınca yapılması gerekenler13
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- gece yarısı çalan telefon7
- uysaljakoben21
- gammaz olmuşum13
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak3
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- aquila bicipite8
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- geceye bir söz bırak3
- reha muhtar25
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- eski dizileri izlemek3
- kadınların zeka seviyesi2
- minyon kadın siniri5
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- ankarada masaj yaptırmak2
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler2
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- kel erkek3
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü2
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- ona bir şey söyle16
- denize sıfır bir ev sahibi olmak2
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- kemal kılıçdaroğlu35
- elit olmak için gerekenler13
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bizim delilere bakayım4
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- gençler iş beğenmiyor3
- gocu26
- ikinci evliliği yapanları anlayamamak21
- gecenin şarkısı4
- semum3
- ses yakışıklılığı2
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
entry'ler (197)
daha bir iki gün önce 'elimizde belgesi var, açıklayacağız'' diyerek insanları suçladığı 22 tane olayın gazetelerde anlatıldı mert başbakan.
sonunda yine başbakanın mağdur olmasıyla sonuçlanacaktır.
altunizade'ye getirecekleri kargomu, sancaktepe transfer merkezinden bağlarbaşı subesine gönderen, arada en fazla 10 km olmasına rağmen tekrar sancaktepe'ye geri gönderip bir sonraki gün bana ulaştıran, sancaktepe'ye döndüğünü internetten görünce telefona sarılan şahsımın kendi internet sitelerindeki iletişim bölümünden aldığım 3 şubeye ait 5 ayrı telefon numarasından (bazılarını bir kaç kez olmak üzere) aramama rağmen telefonlarını açmayan kargo firması. bunu şikayet olarak bildirince ertesi gün arayıp gerekli ikaz ve çalışmaların yapıldığını belirttiler.
bir daha ki sefere görelim bakalım telefonlar açılacak mı?
bir daha ki sefere görelim bakalım telefonlar açılacak mı?
rdm olurlar. silah verilmez bunlara. bu sayede nöbet tutmazlar, hazır kıtaya alınmazlar, ancak genelde pis işler bunlara yaptırılır tabi meslekçi değillerse.
niğde il jandarmaya da beklediğim torunlar...
artık torunlarını bekleyen yazarlardır.
ilişkiyi mayın tarlasına sokmaktır...
şahsımı niğde il jandarma komutanlığına göndermiştir....
artık açıklansa da rahatlasak dedirten sonuçlardır.
bu gece itibariyle gidecekleri yeri öğrenecek bu gruba bende dahilim.
bursa'daki göçük olayında sorumlu habercilik! yaparak akibetleri kesinleşmeden isimleri söyleyemeyen, ama internet sitesinde göçük altında kalanların ismini yayınlamakta bir sakınca görmeyen haber kanalı...
http://www.haberturk.com/...cat=110&dt=2009/12/11
http://www.haberturk.com/...cat=110&dt=2009/12/11
hala öğrenememiş arkadaşlar için vaktimi harcayabileceğim sonuçlardır.
mavi ateş isminde bir taraftar grubu vardır. süper lig için yanıp tutuşmaktadır.
şöyle de bir marşı vardır,
dumanlı,
kentin puslu çocukları
içimde şampiyonluk şarkıları,
bu sene bağladık tüm umutları,
yarabbi, duy bu haykırışları....
http://www.facebook.com/h...v=185737264021&ref=mf
şöyle de bir marşı vardır,
dumanlı,
kentin puslu çocukları
içimde şampiyonluk şarkıları,
bu sene bağladık tüm umutları,
yarabbi, duy bu haykırışları....
http://www.facebook.com/h...v=185737264021&ref=mf
bu da maç programıdır.
http://www.fifa.com/live/...dcup/finaldraw/index.html
ayrıca şahsi fikrim almanya hollanda, biraz daha iyi bir arjantin ve ispanya grup liderliği için favoridir. a grubundan temennim afika ve sıkıcı fransa yerine çok güzel futbol oynayan uruguay ve meksika'nın çıkmasıdır. son şampiyon italya'nın grubundaki diğer üç takımın güçleri denk gibi. ama italya bir adım önde tabi ki. g grubunda brezilya favori gibi görünse de fildişi sahilleri ve portekiz bence süpriz yapabilirler brezilya'ya.
http://www.fifa.com/live/...dcup/finaldraw/index.html
ayrıca şahsi fikrim almanya hollanda, biraz daha iyi bir arjantin ve ispanya grup liderliği için favoridir. a grubundan temennim afika ve sıkıcı fransa yerine çok güzel futbol oynayan uruguay ve meksika'nın çıkmasıdır. son şampiyon italya'nın grubundaki diğer üç takımın güçleri denk gibi. ama italya bir adım önde tabi ki. g grubunda brezilya favori gibi görünse de fildişi sahilleri ve portekiz bence süpriz yapabilirler brezilya'ya.
lig radyo'nun programcılarındandır. verkaç programını yapar. sky türk kanalında yayınlanan total futbol programınında yorumcularından. şu anda devam eden bölümde ariza makukula için yaptığı sonuna kadar makukula esprisi ile güldürmüştür gerçekten.
son kale programına telefon ile bağlanmış ve içini dökmüş adamdır. ben severdim zaten kendisini, ama bu akşam yeri geldiğinde içindekileri kusmuş, yeri geldiğinde serhat ulueren, reha muhtar, ahmet çakar üçlüsüne gereken ayarı vermiş adamdır.
genel olarak her programda söylediği sözleri tekrar etmiştir ama mesela modern dünyanın gladyatör savaşları futboıldur. bizde arenadaki gladyatörleriz....' demiştir. tabi sonra çok güzel örneklemiştir de. sonra kendi alman vatandaşlığına vurgu yapıp ordan örnekler verdikten sonra, ''bizler ünvanlarımızı mesai saatleri içinde bırakamıyoruz, adam ölünce mezar taşına profesör yazıyor, halbuki öbür tarafta ona faydası yok onun'' demiştir. bunun peşinden de ''bu ülke bana yetişemedi, hayat görüşü olarak gerimde kaldı'' demiştir. ki özellikle bu akşam dinledikten sonra ben kesinlikle kendisine hak verdim.
teknik taktik yeterliliği, becerisi, bazen aşırıya kaçan tepkileri tartışılır bu adamın. ama türk futbolcusunu en iyi türk antrenör anlar sözünü sonuna kadar destekliyorum. yanlış hatırlamıyorsam oğuz sarvan bir kaç hafta önce türk futbolu kalite olarak yükselmedi, sadece yakalanan jenerasyonlar ve bazı yıldızlar sayesinde avrupa'da başarılı oldu demişti.
oğuz sarvan'nın bu tespiti bence yılmaz hocayıda desteklemektedir. şöyle ki, futbolumzun kalitesi bence de yükselmemiştir. uefa kupasında, avrupa şampiyonalarında kazanılan başarılara baktığımız zaman genel olarak belli bir jenerasyonu görüyoruz. ve uefa kupasında fatih terim gibi gaz verme konusunda doktora sahibi bir hoca söz konusu. ben hatırlarım o dönem galatasaray maça kötü başlarsa, etrafımdaki herkes, 'hoca devre arasında ayarı verecek bunlara' derdi, gerçektende fatih hoca kızgın bir suratla soyunma odasına girer, aynı ifade ile çıkardı. takımda aşka gelirdi. mustafa hocayı ise ben mourinho'ya benzetiyorum biraz. basına verdiği demeçler ve yarattığı polemikler ile takımını çok güzel motive ediyor. şenol hoca için diyecek bir şeyim yok. çok sakin ve entellektüel bir adamdı. zaten karizması yok diye eleştirilmedi mi, tabi bu başarılarda altın jenerasyonun payını unutmamak lazım.
son avrupa şampiyonasında ise yine kenarda fatih terim vardı. ve dikkat edelim o kamp döneminde o futbolculara ne yapıldıysa, bütün dünya ağzı açık izledi 120 dakika deli gibi koşmamızı, ve sonraki sezon o kadroda olan hiç bir oyuncu uzun süre kendine gelemedi....
yani demek istediğim bizim başarılarmızda, teknik ve taktik kalitenin yanında, özverinin, gaza getirmenin, insanları bazı şeylere inanmanın çok büyük payı vardır. yine yılmaz hocanın deyimiyle, biz inandığımız bir adamın bir sözüyle kaç günde yalın ayakla afyondan izmire koşarak düşmanı denize dökmüş bir milletiz.
konuyu çok dağıttım lafı da çok uzattım ama yılmaz hocanın demek istediğini özetleyen bir örnek de uefa kupası finalinde bülent korkmaz'ın son dakikaları çıkmış omuzla oynaması, maç sonunda sahada röportaj yapan spiker kolun nasıl dediğinde, kolunun çıktığını hatırlayıp, acı falan yok abi acı mı kalır demesidir.
değinmek istediğim bir konuda hocanın çalıştığı takımlarda yaşadığı şanssızlıklar. antalya'nın başında iken ilk yarı sonunda takım ilk sekiz içindeydi, sonra özellikle son dakika golleri ile bu takım küme düştü. ayrıca yılmaz hoca takımın başına geldiğinde mali açığından iflas etmek üzereydi takım.
bu sezon küme düşmenin en büyük adayı kasımpaşa ile oynadığı maçlarda, özellikle ankaragücü ve eskişehir maçlarında çok güzel top oynamış ve son dakika golleri ile berabere kalmış bu formun işaretini vermişti.
son olarak hocanın tahmininden çok seveni var. ama hoca her yayına bağlanıp, beni anlamıyorsunuz diyerek, beni milli takıma getirmiyorlar, şans vermiyorlar diyerek biraz da antipati oluşturmaya başladı her ne kadar haklı olsa da.. bence bu yılmaz vural'a biraz zarar vermeye başladı. bunun yanında bence bu söylemler, çok iyi bir form çizen kasımpaşalı futbolcuları da olumsuz etkileyebilir. ve yılmaz hoca için bence şu günlerde olabilecek en güzel şeylerden birisi kasımpaşa'nın bu formu uzun vadeye yayabilmesidir. bunun da hocanın demeçlerinden etkilenmemesi için hoca biraz dikkat etmelidir.
genel olarak her programda söylediği sözleri tekrar etmiştir ama mesela modern dünyanın gladyatör savaşları futboıldur. bizde arenadaki gladyatörleriz....' demiştir. tabi sonra çok güzel örneklemiştir de. sonra kendi alman vatandaşlığına vurgu yapıp ordan örnekler verdikten sonra, ''bizler ünvanlarımızı mesai saatleri içinde bırakamıyoruz, adam ölünce mezar taşına profesör yazıyor, halbuki öbür tarafta ona faydası yok onun'' demiştir. bunun peşinden de ''bu ülke bana yetişemedi, hayat görüşü olarak gerimde kaldı'' demiştir. ki özellikle bu akşam dinledikten sonra ben kesinlikle kendisine hak verdim.
teknik taktik yeterliliği, becerisi, bazen aşırıya kaçan tepkileri tartışılır bu adamın. ama türk futbolcusunu en iyi türk antrenör anlar sözünü sonuna kadar destekliyorum. yanlış hatırlamıyorsam oğuz sarvan bir kaç hafta önce türk futbolu kalite olarak yükselmedi, sadece yakalanan jenerasyonlar ve bazı yıldızlar sayesinde avrupa'da başarılı oldu demişti.
oğuz sarvan'nın bu tespiti bence yılmaz hocayıda desteklemektedir. şöyle ki, futbolumzun kalitesi bence de yükselmemiştir. uefa kupasında, avrupa şampiyonalarında kazanılan başarılara baktığımız zaman genel olarak belli bir jenerasyonu görüyoruz. ve uefa kupasında fatih terim gibi gaz verme konusunda doktora sahibi bir hoca söz konusu. ben hatırlarım o dönem galatasaray maça kötü başlarsa, etrafımdaki herkes, 'hoca devre arasında ayarı verecek bunlara' derdi, gerçektende fatih hoca kızgın bir suratla soyunma odasına girer, aynı ifade ile çıkardı. takımda aşka gelirdi. mustafa hocayı ise ben mourinho'ya benzetiyorum biraz. basına verdiği demeçler ve yarattığı polemikler ile takımını çok güzel motive ediyor. şenol hoca için diyecek bir şeyim yok. çok sakin ve entellektüel bir adamdı. zaten karizması yok diye eleştirilmedi mi, tabi bu başarılarda altın jenerasyonun payını unutmamak lazım.
son avrupa şampiyonasında ise yine kenarda fatih terim vardı. ve dikkat edelim o kamp döneminde o futbolculara ne yapıldıysa, bütün dünya ağzı açık izledi 120 dakika deli gibi koşmamızı, ve sonraki sezon o kadroda olan hiç bir oyuncu uzun süre kendine gelemedi....
yani demek istediğim bizim başarılarmızda, teknik ve taktik kalitenin yanında, özverinin, gaza getirmenin, insanları bazı şeylere inanmanın çok büyük payı vardır. yine yılmaz hocanın deyimiyle, biz inandığımız bir adamın bir sözüyle kaç günde yalın ayakla afyondan izmire koşarak düşmanı denize dökmüş bir milletiz.
konuyu çok dağıttım lafı da çok uzattım ama yılmaz hocanın demek istediğini özetleyen bir örnek de uefa kupası finalinde bülent korkmaz'ın son dakikaları çıkmış omuzla oynaması, maç sonunda sahada röportaj yapan spiker kolun nasıl dediğinde, kolunun çıktığını hatırlayıp, acı falan yok abi acı mı kalır demesidir.
değinmek istediğim bir konuda hocanın çalıştığı takımlarda yaşadığı şanssızlıklar. antalya'nın başında iken ilk yarı sonunda takım ilk sekiz içindeydi, sonra özellikle son dakika golleri ile bu takım küme düştü. ayrıca yılmaz hoca takımın başına geldiğinde mali açığından iflas etmek üzereydi takım.
bu sezon küme düşmenin en büyük adayı kasımpaşa ile oynadığı maçlarda, özellikle ankaragücü ve eskişehir maçlarında çok güzel top oynamış ve son dakika golleri ile berabere kalmış bu formun işaretini vermişti.
son olarak hocanın tahmininden çok seveni var. ama hoca her yayına bağlanıp, beni anlamıyorsunuz diyerek, beni milli takıma getirmiyorlar, şans vermiyorlar diyerek biraz da antipati oluşturmaya başladı her ne kadar haklı olsa da.. bence bu yılmaz vural'a biraz zarar vermeye başladı. bunun yanında bence bu söylemler, çok iyi bir form çizen kasımpaşalı futbolcuları da olumsuz etkileyebilir. ve yılmaz hoca için bence şu günlerde olabilecek en güzel şeylerden birisi kasımpaşa'nın bu formu uzun vadeye yayabilmesidir. bunun da hocanın demeçlerinden etkilenmemesi için hoca biraz dikkat etmelidir.
cem karaca ve apaşlar tarafından 1967-68 altın mikrofon müzik yarışması için yapılan derlemedir. sözler tabiki karacoğlan'a aittir. en az duyulan fakat fikrimce en güzel cem karaca şarkılarından birisidir.
şu yalan dünyaya gedim geleli
tas tas içtim ağuları sağ iken
kahpe felek vermez benim muradım
viran oldum mor sümbüllü bağ iken
aradılar bir tenhada buldular
yaslandılar şıvgalarım kırdılar
yaz bahar ayında bir od verdiler
yandım gittim ala karlı dağ iken
farımaz da deli gönül farımaz
akar gözlerimin yaşı kurumaz
şimden geri benim hükmüm yürümez
azil oldum güzellere bey iken
karacoğlan der ki bakın geline
ömrümün yarısı gitti talana
sual eylen bizden evvel gelene
kim var imiş biz burada yoğ iken,
şu yalan dünyaya gedim geleli
tas tas içtim ağuları sağ iken
kahpe felek vermez benim muradım
viran oldum mor sümbüllü bağ iken
aradılar bir tenhada buldular
yaslandılar şıvgalarım kırdılar
yaz bahar ayında bir od verdiler
yandım gittim ala karlı dağ iken
farımaz da deli gönül farımaz
akar gözlerimin yaşı kurumaz
şimden geri benim hükmüm yürümez
azil oldum güzellere bey iken
karacoğlan der ki bakın geline
ömrümün yarısı gitti talana
sual eylen bizden evvel gelene
kim var imiş biz burada yoğ iken,
yaşanan son olay ile ilgili açıklaması;
"Açıkcası şu an hiçbirşey belli değil. Federasyondan haber bekliyoruz savunma vermek için.. Ben Almanya'daki ilk maçta darbe aldığımdan dolayı sakattım; diğer iki maçta oynamadım fakat olaylardan elbette haberim vardı. Diyecebilecek hiç birşey yok şu anda.. Hem federasyondan hem takımdan konuyla ilgili haber bekliyoruz, elimizde telefon iki gündür susmuyor. Kulüpten, camiadan gelecek haberleri bekliyoruz artık ne olacak bizde bilmiyoruz. Kural, hukuk, kanun kısmıyla biz değil; avukatlar ilgilenecektir ama daha savunma vermedik federasyona. Savunma vermek için onlardan da haber bekliyoruz. Fenerbahçe Ülker'i yenmeseydik bunlar olmazdı diye düşünüyorum; Oyak Renault'un soruşturduğu iddialarıda var bir yanda. Karışık olaylar gerçekten durum çok karışık ama şu an herhangi birşey diyemiyoruz.. Ceza alırız, ihraç edilebiliriz, ceza almayadabiliriz.. Ne olacak gerçekten hiç bilmiyorum sadece federasyonun, disiplin kurulunun ve kulübün kararlarını bekliyoruz. Yapıcak birşey yok çünkü, ne olur ne biter bilmiyorum. Elimizden gelen başka birşeyde yok sadece bizi arayip haber vermelerini bekliyorum. Hem savunma hem cezalar için.."
kaynak fcn blog
http://fossacimbom.blogsp...-ceza-almaya-biliriz.html
"Açıkcası şu an hiçbirşey belli değil. Federasyondan haber bekliyoruz savunma vermek için.. Ben Almanya'daki ilk maçta darbe aldığımdan dolayı sakattım; diğer iki maçta oynamadım fakat olaylardan elbette haberim vardı. Diyecebilecek hiç birşey yok şu anda.. Hem federasyondan hem takımdan konuyla ilgili haber bekliyoruz, elimizde telefon iki gündür susmuyor. Kulüpten, camiadan gelecek haberleri bekliyoruz artık ne olacak bizde bilmiyoruz. Kural, hukuk, kanun kısmıyla biz değil; avukatlar ilgilenecektir ama daha savunma vermedik federasyona. Savunma vermek için onlardan da haber bekliyoruz. Fenerbahçe Ülker'i yenmeseydik bunlar olmazdı diye düşünüyorum; Oyak Renault'un soruşturduğu iddialarıda var bir yanda. Karışık olaylar gerçekten durum çok karışık ama şu an herhangi birşey diyemiyoruz.. Ceza alırız, ihraç edilebiliriz, ceza almayadabiliriz.. Ne olacak gerçekten hiç bilmiyorum sadece federasyonun, disiplin kurulunun ve kulübün kararlarını bekliyoruz. Yapıcak birşey yok çünkü, ne olur ne biter bilmiyorum. Elimizden gelen başka birşeyde yok sadece bizi arayip haber vermelerini bekliyorum. Hem savunma hem cezalar için.."
kaynak fcn blog
http://fossacimbom.blogsp...-ceza-almaya-biliriz.html
genelde zoom yapıldığında daha belirgin olan durumdur. zaten neyi çekerseniz çekin zoom yaptığınızda elinizin titremesi bile aşırı bir şekilde yansır görüntüye. yada belki de ufolar kafamızın karışması için kızılötesi ışınlar ile ellerin titremesini sağlıyorlardır.*
