bugün

/22
fakirin yoğurdudur. ama tadı güzel.
zamanı gelince; sırtınıza binip yükselmek için, boktan egolarını tatmin etmek için, nedensizce girdiği aşağılık kompleksini sizi de aşağı çekerek yenmek için bekleyen kişi.
Sahip olunabilecek en değerli hazinedir.
Sana sabahlar armağan eden insandır. Yeri gelince de gecenin karanlığını senle yaşayandır. Düştüğün yerden kaldırmaz seni çünkü düşmene izin vermez. Sen nefret ettikçe hayattan o senin nefretini sevgiye çevirmesini bilir. Olmazlarını olur yapar , imkansızlıklarını imkana çevirir. Hayatının aort damarıdır. Sen kirlettikçe o inadına temiz kan pompalar. Dost;iyiki varsın.
Kızılaydaki buluşma mekanıdır.
Arkadaştan ve aileden daha ötedir.
hayatta ailenden sonra varligina en cok sükrettigin seninle herseyi en bi güzel yasayan ayni dilden konustugunuz insan.

benim bi dostum var, ortaokuldan beri birbirimizin bestie siyiz yalniz sıkıntı su ki ayri ulkelerdeyiz. iste zamanimi gereksiz insanlarla harcamak koyuyor bu yüzden.

bir de üniversitede anladim ki üniversite ve ilerki dönemden sonra dost filan cikmaz, anca mutualist iliskiler yasaniyor. pof icim karardi.
Sabahın köründe bile arasanız sesini çıkarmayıp aynı şeyleri defalarca dinleyen insandır. ihtiyaç duyduğunuz an yanınızda olur. ihtiyaç duymadığınızda da yanınızdadır. iyi ki varlar. Olmasa hayat çekilmez bir yer olurmuş.
görsel

bir dost.
Dost önemlidir arkadaşlar, kafanız karışıktır ararsınız dinler sizi. Patlarsınız küfürler edersiniz, koyarsın kanka der.

Dostluklar iyidir, size kim olduğunuzu hatırlatır. Çünkü fabrika ayarlarınıza dönüş şifrenizi gerçek dostlar bilir sadece.
görsel

bir dost.
görsel
genelde kötü olayları haberleri bizlere ileten ağızlarından acıyı eksik etmeyen ponçikler.
Yoktur. En iyi dost bim'indir. Tüketin, tükettirin. iyi geceler.
henüz saldırmamış düşmandır.
bir akrep avcısıdır.
4 harf ama, büyük kelime..
"Dost senin derdinden ben ben yana yana
Ya dost, ya dost, ya dost... "
insanın ailesinden de öte olan kişidir dost.

sırlarını korkmadan paylaşabileceği,
açıkta kaldığında ona evini açandır dost,

her daim yanında bulunan ve bulunacak olan,

herkes gibi olmayan kişidir dost..
Bim de satılan süt ve süt ürünleri markasıdır.
Zamanında her okul çıkıșı ayranını içerdim.
Enfes bir tad.

Bir de dost insanların bașka bir insanla samimi ve bir araya gelince mutlu olma durumunda olan söz konusu kisiler dir.
Sırtını dayayabilcegin, herşeyini anlatabilcegin , kan bağın olmasa bile kardeş olarak gördügün kişidir dost.Gerçekten çoğu şeyin ötesindedir dostluk kolay kolay kazanılmaz değerini bilin.
büyüdükçe sayıları azalmaktadır. ya da küçükken herkesi dost sanmak mıdır en büyük hata ?
dostlarınızı sınayınız,dost mu post mu belli olur efendim.zira ödleklerden dost olmaz
dost kavramını herkese söylemeyiniz yücedir afillidir onu herkes taşıyamaz.
Güven,sadakat,kardeşliktir,fedakarlıktır dostluk.
Sağ el nasıl sol eli avutuyor ise dostluk kavramı budur.
Bakınız kötü zamanda sizi teselli eden dost değildir kimi zaman
başarılarınız ile gerçekten mutlu olan,sizinle birlikte o anı yaşayan kişi asıl dosttur.
Dost kavramı yücedir efendiler herkese yüklenmez o rütbe.
Cenazenize herkes gelir ama dostlarınız tabutunuzu taşır.
kitaplar gibi dost bulabilmek ümidi ile.
-Dede ayna taşımak sünnet, diyorlar.
+Camdan olanı sünnet, iNSANdan olanı farzdır oğul. Farz olanı buldunsa doyasıya bak, ibadettir oğul.
Çıkar ilişkileriyle örülü dünyada senden bir beklentisi olmadan seni kollayandır.
kadınların aksine erkeklerde en sadakatlisini bulabileceğiniz varlıktır. bugün bir kız arkadaşım, "kanka bu böyle arkamdan vurdu, şu böyle canımı sıktı, bla bla bla..." diye yaklaşık 4 saat dert yanarken her önüne geçen dost diye sıfat taktığı arkadaşlarından, durduk yere onca mesafeye rağmen gelen gerçek bir dostun mesajı ile bu durumu ispat etmek mümkün sanırım. ilkokul 2. sınıftan beri, 15 yılı aşkın süredir tanıdığım, yediğimiz içtiğimiz pek de ayrı geçmemiş, aynı yasakları çiğnemiş, aynı kavgalara girmiş, aynı olaylara karışmış, aynı serseriliği paylaşmış 2 adet dostuz biz. Sevgilisi beni ondan kıskanıp, "sate bana yavşıyo aşkım." çektiğinde kızı deli gibi sevmesine rağmen siktiri çekmiş bir adamdan bahsediyorum, yanlış anlaşılma olmasın. almus barajı'nın lise ve park arasında kalan tribünlerine gecenin bi yarısı oturmuş kaçak kaçak ucuz şaraplarla kafa olurken, "kız bana böyle böyle dedi la, ben de böyle yaptım." diye uzun uzun anlatıp ağlayıp mahvolan bir adamdan bahsediyorum. Yalan yok, konuştum birkaç kez kızla, fakat asla yürümedim. her mesajı tek tek baştan aşağıya o istemediği halde, "tribini siktirtme, içinde bi şey kalmasın la, biliyorum zaten öyle bi şey yapmayacağımı bildiğini." diyerek zorla okuttuğum adamın bugün attığı mesaj tekrar içimdeki yalnızlık ateşini söndüren su oldu. gecenin karanlığında, ayın baraja yansıdığı manzaraya karşı içmiş adamlarız biz la, ne bileyim, çok basit gelebilir bu, ama ben herkesle içmem. Benim gözyaşımı görmüş çok insan yok öyle. şarkı her ne kadar alakasız olsa da:

"Gidelim güneş doğmadan,
Umutları alıp burdan çok uzaklara
Kapılıp rüzgara,
Aynı şarkı aynı yolda omuz omuza"

sözlerinden beni hatırlamış, yazmış bebe la. beraber oraya buraya kaçtığımız günleri, maceraları anımsamış. kız orada dert yanarken, bu şerefsizin tatlılığı duygulandırmadı değil, yalan olmasın şimdi. bi o, bir de doğduğumdan beri aşırı uzun süre beraber büyümüş olduğum, almanya'da, Unna'ya bağlı olsa da Dortmund'a daha yakın olan Oberaden ve Bergkamen sokaklarını birbirine kattığımız canımın ötesindeki kardeşimin, "seni çok özledim. kimse senin gibi değil." deyişi aklımdan çıkmaz. zaten, küçüklüğümüzde annelerimiz birlikte kalmamıza izin vermediğinde, ya o bizden, ya da ben onlardan dönerken zorla ayrılan sevgililer gibi hıçkıra hıçkıra zırladık yine telefon başında. gözyaşlarımı görmüş olan 2 adam, 2'si de, "dost" kavramının nirvanasındayken böyle yapmacık dostlukları görmek can yakıyor la. hep alakasız yerlerden, alakasız şeyler anlatır oldum yine, neyse. kafamdaki güzelliğe vermek gerek bunu.
© copyright 2005 - 2026