bugün
- trabzonspor16
- cumhuriyetten rahatsız olan insan16
- fenerbahçe yi ayağa kaldıracak teknik direktör6
- kadın şoför6
- gadi eizenkot5
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- bibi kazandı2
- ya kahhar ya kahhar ya kahhar2
- ben bi gideyim tatlı yapayım2
- modern türbanlı kadın vs mini etekli kadın3
- okula verilen çocuktan netice alamamak3
- binyamin netanyahu12
- ebu cehil karpuzu3
- kimseye zararı olmayan kişi3
- nervio abla20
- ayağını emojiyle kapatan insan4
- kelek çıkarsa gel götten sik beni abi diyen manav6
- yeni evli çift aktiviteleri16
- ismail kartal23
- salçalı makarna13
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- güzel bir kadının giydiği çorap5
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz6
- yerde para bulmak9
- kadınların o güzel ayak tabanları2
- gece uyanıkları4
- yazılımcıların flört edememesi8
- herkese veren biri4
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- laşon hara3
- sözlüğe hareket getirecek şey8
- yağmur2
- tuzlu kahve dizisi4
- motorsiklet6
- görükle den moskova'ya yürümek5
- mutlu günleri beklemek15
- mavi4
- madencilerin ankara'ya yürüyüşüne müdahale3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması6
- türkiye cumhuriyeti3
- kedimin yatağıma kusması7
- en lezzetli balık12
- heyt bea2
- vajinaya limon sıkıp emmek3
- güney kore34
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- porsche5
- araba almak3
(bkz: allah var gam yok)
tarihte sadece said nursi'nin söylemediği, bu sepeple ona ait olmayan derin manalı söz. yunus emre'nin ilahilerinde bile görmemize rağmen yunus öncesinde dahi söylene gelen sözdür.
Dost istersen ALLAH yeter. Evet, O dost ise her şey dosttur.
Yârân istersen Kur'ân yeter. Evet, ondaki enbiya ve melâike ile hayalen görüşür ve vukuatlarını [yaşadıkları olayları] seyredip ünsiyet (yakınlık) eder. Mal istersen kanaat yeter. Evet, kanaat eden iktisat eder; iktisat eden bereket bulur. Düşman istersen nefis yeter. Evet, kendini beğenen belâyı bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen safâyı bulur, rahmete gider. Nasihat istersen ölüm yeter. Evet, ölümü düşünen, hubb-u dünyadan [dünya sevgisinden] kurtulur ve âhiretine ciddî çalışır. (Mektubat, s, 282)
Yârân istersen Kur'ân yeter. Evet, ondaki enbiya ve melâike ile hayalen görüşür ve vukuatlarını [yaşadıkları olayları] seyredip ünsiyet (yakınlık) eder. Mal istersen kanaat yeter. Evet, kanaat eden iktisat eder; iktisat eden bereket bulur. Düşman istersen nefis yeter. Evet, kendini beğenen belâyı bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen safâyı bulur, rahmete gider. Nasihat istersen ölüm yeter. Evet, ölümü düşünen, hubb-u dünyadan [dünya sevgisinden] kurtulur ve âhiretine ciddî çalışır. (Mektubat, s, 282)
Allah'a sığınış çağrısıdır.
imam iskender Ali Mihr der ki; 'Ve sizin düşmanlarınızı en iyi Allah bilir. Ve dost olarak Allah kâfidir. Ve yardımcı olarak Allah kâfidir.'
imam iskender Ali Mihr der ki; 'Ve sizin düşmanlarınızı en iyi Allah bilir. Ve dost olarak Allah kâfidir. Ve yardımcı olarak Allah kâfidir.'
dünya'nın en doğru cümlelerinden biri.
var mı o'na yalvarmak, o'na el açmak, o'nunla dertleşmek, o'na derdim şu demek, o'ndan çözüm beklemek gibisi?
ne sırrını ifşa eder,
ne seni duymazlıktan gelir,
ne eli kolu bağlıdır,
ne derdini dinlemekten sıkılır.
ne zaman açsan ellerini semaya, o oradadır.
dosttur.
sırdaştır.
yardımcıdır.
o ne büyük bir arka-daştır.
arkanı o'na yasladın mı, gerisi zaten kolaydır.
var mı o'na yalvarmak, o'na el açmak, o'nunla dertleşmek, o'na derdim şu demek, o'ndan çözüm beklemek gibisi?
ne sırrını ifşa eder,
ne seni duymazlıktan gelir,
ne eli kolu bağlıdır,
ne derdini dinlemekten sıkılır.
ne zaman açsan ellerini semaya, o oradadır.
dosttur.
sırdaştır.
yardımcıdır.
o ne büyük bir arka-daştır.
arkanı o'na yasladın mı, gerisi zaten kolaydır.
Dost istersen allah yeter, yar istersen muhammed yeter, delil istersen kuran yeter, Huzur istersen namaz yeter, zenginlik istersen kanaat yeter, düşman istersen nefsin yeter, şeref istersen islam yeter, öğüt istersen ölüm yeter..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar