bugün
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı40
- ispanya15
- futbol12
- arjantin15
- dünya17
- 2026 dünya kupası21
- ciguli kral3
- lisede hocaların herşeyi bilmesi3
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek3
- ispanya arjantin maçı kaç kaç biter7
- ergenlerle mesai arkadaşı olmak4
- marc cucurella5
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- le cola'nın 67 tl olması4
- velvet9
- şehir kurma oyunları5
- abd'nin iran'a girmesiyle olacak olan şeyler4
- haluk levent denince akla gelenler4
- tefeciden borç almak4
- arjantin'in çok kötü oynaması3
- eve dönmek2
- arjantin milli futbol takımı5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu6
- şaka maka muhalif platform kalmaması4
- sözlük yazarlarının tatlıları4
- kemal kılıçdaroğlu7
- iran abd savaşında yazarların tuttukları taraf2
- arjantin'e kırmızı kart çıkmama nedeni2
- siyah tekel poşeti2
- allah varsa beni milli yapsın7
- vozol4
- dünya kupası3
- kuveyt dinarı2
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- sapık7
- haluk levent vs serdar ortaç6
- lamine yamal2
- christopher nolan5
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle2
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak5
- lionel messi5
- ispanya şimdiye kadar 1 kez dünya şampiyonu oldu2
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- gocu nerede8
- merak etmemenin huzuru5
- oğuzhan uğur9
- siyonistlerin arjantin'i desteklemesi4
- bugün sağlığın için ne yaptın13
entry'ler (495)
telaffuzu yüzünden dilimin kontrolden çıktığı ingilizce kelime. hassasiyet, duyarlılık gibi anlamlara gelir...
"ne kibirli davranacam abi. siz de insansınız neticede..." deyip, koşarak uzaklaşırım...
sis atmayın lan...!
sis atmayın lan...!
ferdi Baba'yı da severiz, lakin ben bulaşmayayım dediğim birlik. haa, susarız çeşmeye varırız, sonra pişman oluruz o ayrı mesele...
öncelikle "abi öyle telefon mu olur allasen, tuğla gibi" diyenler için söyliyim: zaten bunu büyük diye tercih ediyoruz hafız... üstelik benim ellerim de büyük. tek elle oldukça rahat kullanabiliyorum. diğer telefonumla * bir şey yazarken bir harfi tek seferde yazabilmiş değildim. en az iki harfe aynı anda basıyordum. şimdi sıkıntı yok. özellikler kısmına girmiyorum. evdeki laptop'la kora kor çarpışır, hatta döver...
kendisiyle olan 6 yıllık seviyeli birlikteliğimizi sonlandırıp note 2'ye geçtikten sonra; değil z10 çıkarıp şekil yapmak, ağzıyla kuş tutsa yanaşmayacağım telefon. ömrümü çürürttün bilekböri, hala geziniyon ortalıkta ben de telefonum diye...
Alemin en kral birliğine üye yazarlardır. uludağ sözlük orhancı yazarlar birliğiyle bir araya gelseler, kessen acımaz...
amma ve fekat, hasret rüzgarları çok erken eser...
amma ve fekat, hasret rüzgarları çok erken eser...
Susceptibility dilim kontrolden çıkıyor resmen...
gerçeği, korsanı, karışığı derken 2 çuval kasetle yazılmak için sıraya girdiğim birlik...
"ben zaten yazardım, sözlük üstüme geldi" diyerekten çıtayı yükseltebileceğimiz olay...
yuksek gerilim enerji nakil hatlari proje ve enerji nakil hatlari adli iki kitabiyla alaninda otorite kabul edilen elektrik muhendisi. bahsedilen iki kitap ise konuyla ilgili calisanlar icin referans kitaptir, basucu kaynagidir.
hala var mi bilmiyorum. insallah bu zihniyet emekli olup gitmistir de yurdum gencligi de rahat etmistir. ozellikle universitelerde, cogunlukla da sayisal bolumlerde gorulen bir uygulamadir. hoca soru kagitlarini dagitir, standart yazilan kurallar ve cogunlukla son maddede "no partial credit" notu ogrencinin daha sinav basinda gerilmesine sebep olur.
bu notun dusuldugu sinavlarda az bilenler kaybeder. hani iki formul yazayim, bir iki birseyler karalayayim belki hoca puan verir dusuncesi burada iflas eder. iyi bilenler icin ise islem hatasi yapma riski vardir. cunku hoca gidis yoluna degil sonuca puan vereceginden, onemli olan sonucu bulmaktir. tabii sonuc dogruysa hoca bu sefer gidis yoluna bakar. yani oyle sonuc budur diye yazmak ogrenciyi kurtarmaz.
"no partial credit" kotudur, muhatap olunmamalidir vesselam!
edit: (bkz: herkesi ingilizce biliyor sanmak) basligina muhatap olmak istemiyorum. no partial credit, "tane ile satmiyoruz" demektir.
bu notun dusuldugu sinavlarda az bilenler kaybeder. hani iki formul yazayim, bir iki birseyler karalayayim belki hoca puan verir dusuncesi burada iflas eder. iyi bilenler icin ise islem hatasi yapma riski vardir. cunku hoca gidis yoluna degil sonuca puan vereceginden, onemli olan sonucu bulmaktir. tabii sonuc dogruysa hoca bu sefer gidis yoluna bakar. yani oyle sonuc budur diye yazmak ogrenciyi kurtarmaz.
"no partial credit" kotudur, muhatap olunmamalidir vesselam!
edit: (bkz: herkesi ingilizce biliyor sanmak) basligina muhatap olmak istemiyorum. no partial credit, "tane ile satmiyoruz" demektir.
teknolojinin gerisine dusmeyen yurdum insani davranisidir. bunun alt versiyonlarinda kagit paraya, sigara paketine vb. not almak ve daha sonra harcayip veya paketi atip aldigi notu kaybetmek vardir. sozlukte boyle bir tehlike yoktur. alinan not entry formatina uygun oldugu surece moderasyon dokunmaz.
burada alacagi notla ilgili baslik acmak sorun olabilir ama bu da tamamen yazarin yaraticiligi ile ilgilidir...
burada alacagi notla ilgili baslik acmak sorun olabilir ama bu da tamamen yazarin yaraticiligi ile ilgilidir...
atli arabayi takip ettigi surece sorun yok. sayet yol stabilize ise yine bir sansi vardir yakalamak icin ama asfalt yolda pek ise yaramaz. en fazla 3 dakika takip eder. ondan sonra gozden kaybolur araba.
temas sonucu sirayetle viral etkiyi kapmanin hemen akabinde gunyuzune cikan sigillerdir. bulasici olduklarindan koparilmasi, yolunmasi, vs. durumu daha da kotulestirmekten ve emperyal etkilerini gormekten baska bir ise yaramayacagindan en yakin sigil toplum kurulusuna muracaat edilmesi gerekir.
yanlis zamanda, dogru yerde olan yazarlardir. esasen yazar olduktan sonra gerisi itibaridir. bu neslin okuma yazam orani turkiye ortalamasinin biraz daha altindadir ama bu bile azimlerini kamcilayan bir etkene donusmustur.
nevi sahsina munhasir bir durustur ve taklit edilemez. birbirine eslik eden iki sinusoidal dalga sekline donusmus dudaklari ve kirli sakaliyla adeta bir fenomene donusmustur artik. the good'dir, the bad'dir and the ugly'dir...
cuma namazi cikisinda camii icin yardim toplayan emmi'nin de dahil oldugu gruptur. basta the imam bulunur. cami yaptirma ve yasatma dernegine uyelik adi altinda yikici faaliyetlerde bulunur, cemaati haraca keserler. namaz kildiklari bile gorulmustur.
bunlar genelde emeklilikten sonra isbirlikci olurlar. muhabbet cogu zaman, hac kayitlari, kuralar, emekli maas kuyrugu ve zamanenin cok bozuldugu; edeb, hayanin kalmadigi uzerinedir.
mahallenin kahvesine sadece bahcede oturmak kaydiyla girerler. kislari ise imam odasi karargaha cevrilir. semaverle felan derken geyigin dibine vurulur. ta ki iclerinden biri, "vakit geldi ben bir ezan okuyayim" diyene kadar...
bunlar genelde emeklilikten sonra isbirlikci olurlar. muhabbet cogu zaman, hac kayitlari, kuralar, emekli maas kuyrugu ve zamanenin cok bozuldugu; edeb, hayanin kalmadigi uzerinedir.
mahallenin kahvesine sadece bahcede oturmak kaydiyla girerler. kislari ise imam odasi karargaha cevrilir. semaverle felan derken geyigin dibine vurulur. ta ki iclerinden biri, "vakit geldi ben bir ezan okuyayim" diyene kadar...
en asil duygularin insani olan emmidir. gonullu olarak camii yaptirma ve yasatma dernegine uye olur. para toplanacak olan hafta namazi her zaman kildigi ve alisik oldugu en on saf yerine, buyuk fedakarlik yaparak en arka safta kilar. farz kilinip, selam verilir verilmez serginin basina gecer ve vazifesini yapar. herkes gittikten sonra da sunnetleri eda eder. cok fedakardir cook!
paralari ic etmek aklinin ucuna bile gelmez zaten. ama herkesi kendi vicdan aynasindan gorenler icin boyle bir suphe sozkonusu olabilir...
paralari ic etmek aklinin ucuna bile gelmez zaten. ama herkesi kendi vicdan aynasindan gorenler icin boyle bir suphe sozkonusu olabilir...