Arabayla yola çıktığında duraktan fırlayan ve duymadığımızı zannedip milyonlarca kez kornaya basan kişinin şöförü olduğu , ama bir o kadar da kısa mesafelerde otobüse oranla daha çok tercih edilen toplu taşıma aracı.
Dolmuş kadar adının hakkını veren bir ulaşım aracı duymadım şimdiye kadar.
doğrudan araca ismini veren; dolmuş deyişi, sadece istiap haddini aştığında çalışabildiğinden dolayı, konmuştur.
Rize de yaşanmiştır. Gülmekten yarılmaya vesile olmuştur:

+Teyze kaç çocugunuz var
-6 tane usağum
+O kadar çocugu niye yaptiniz teyze
-Ne edelum Oğul eskiden elektrik yokidi darlaniyidukda
malt'ın en iyi şarkısı. riff mükemmel, sözler harika. ortada hoş ve kısa bir geçiş solosu var. daha ne istenebilir ki türk bir rock grubundan. ayrıca bu şarkı kesinlikle thrash metal havasında bir parçadır.
(bkz: dolmuşlardaki tipler)
buna verilen ismin acaba dolduğuna şoförünün bir türlü inandırılamamasıyla bir alakası var mı çok merak ediyorum. "dolmuşmuş... peh." mi dedi acaba şoför de sonra adı dolmuş olarak kaldı ki.
en pahalı şehir içi toplu ulaşım aracıdır.
görsel
şoförlerin deyimiyle fotbol sahası dır.
Uzun büyük taksi. Yani taksinin daha büyük olanı. Sarı renklidir. istanbul da kalmadı denilecek kadar az kalmıştır.
hiç sevmem. hatta kurban bayramında da koç keserim. sırf sırat köprüsünden bir dananın üstünde 8 kişi sıkış tıkış geçmeyelim diye.
kesinlikle .rar formatında oluşturulmuş araç. dolmuşta nefes almak için yer yokken -evet,ciddiyim.nefes alabilmek için başınızı 90 derece yukarı kaldırmanız gerekebiliyor bazen- kalabalığın akış hareketleriyle beraber en arkaya sürüklendiyseniz ve biraz sonra eğer inecekseniz allah yardımcınız olsun diyorum başka da bir şey demiyorum. ulan sesini mi duyurcan o uğultuda, önündeki kalabalığı "pardon,afedersiniz" diyerek yarmaya mı çalışcan of,of sırf bu kalabalık yüzünden para çıkaramayıp * beleşe yolculuk yapmışlığım vardır gerçi,hakkını yemeyeyim ama şimdi evimde sakin sakin bunu yazarken bile stres yaptım lan.
çok amaçlı oturgaçlı götürgeç.
ümit yaşar oğuzcan şiiri.

dolmuşta beş kişiydik
bir de şoför altı
ulus'a gelene kadar
canımız çıktı

sağımda yaşlı bir adam
ak saçlı, gözlüklü
besbelli gün görmüş bir kişi
nasıl bu hallere düştü

en az bir haftalık sakalı
gömleğinin yakası kirli
bakışından anladım ki bu adam
aydın fikirli

solumda orta yaşlı bir kadın
fakircene, başörtülü
besbelli hiç gün görmemiş
nasıl bu hallere düştü

kapkara tombul elleri
gözbebekleri ufalmış
gözlerinden anladım ki bu kadın
genç yaşta dul kalmış

şoförün yanında bir karıkoca
herifte değil karının gönlü
işin farkında adamcağız
herkesin derdi bir türlü

kadın fıkır fıkır
kocası gülmesini unutmuş
ensesinden anladım ki bu adam
hapı yutmuş

şoför desen it oğlu it
bir bela ki püsküllü
kah trafiğe, kah belediyeye söver
herkesin derdi bir türlü

bilmem hangi tarihte
bir mebusun kızına aşıkmış.
ellerinden anladım ki bu şoför
hapisten yeni çıkmış

beni geçelim bir kalem
herkesin derdi bir türlü
otomobil kırk model de soto
nasıl bu hallere düştü

garipçiliğin dili yok ki anlatsın
duyduğu küfürleri
kornasındna anladım ki dolmuşun
sızlıyordu her yeri
+ parayı şöföre uzatırmısınız,
- neden siz küsmüsünüz
tarzı diyalogların yaşandığı yer.
çok şükür ki 27 yıllık hayatım boyunca mecbur kalmadan otobüs, metro veya dolmuş kullanmadım.
üniversite yıllarında aracım arıza yapmış ve mecburi olarak dolmuşa binmem gerekmişti.

benim için garip bi duyguydu, ön tarafta olmamdan dolayı dolmuşun muhasebesi benden soruluyordu.
üstünü alamayan ve arkadan uzatamayanlarla hem ben muhatap oluyordum.
ve hayatım boyunca bozuk paraya bu kadar dokunduğumu hatırlamıyorum.

velhasıl kelam okula yaklaşmıştık ve orta kapıya doğru yavaşca ilerledim.
ve birden bire ağzımdan,

-"müsait bi yerde kalabilir miyim?" cümlesi çıkıvermişti."

o andan sonra geri dönüş yoktu... bana gülerek bakan gözler görüyordum.
tecrübesiz olduğum her halimden belli oluyordu....

kaptan ışıklara doğru dolmuşu yavaşlattı ve aynadan bana bakarak,

-"allah rahatlık versin kardeşim." dedi.

hayatım boyunca bu kadar utandığım başka bir an daha olmamıştı.
o gün bugündür ne zaman dolmuşa binecek olsam kendi kendime prova yaparım...
Türk yazılımcıların ilham alarak Dolmuş Driver isimli iPhone oyununu çıkardıkları dolduktan sonra kalkan taşıma aracı. Şaka maka Dolmuş Driver isimli oyunu oynadıktan sonra dolmuş şoförlerinin neler çektiğini net olarak anladım.
saatleri hep alakasız bir saatte kalmıştır.
cuma namazında safları sık bir sekilde tutamayan müminler icin hoca dolmus söförlerinden yardım istedi....
yeni tiplerinde açılan cam sayısı ve cam boyutu azaltılan araçlar.
bunun teknik sebeplerini bilemem ancak bilhassa yaz aylarında müthiş çile çekiyor insanlar bu yüzden. o dolmuşları/minibüsleri yapanlar zannediyorlar ki, türk şoförü için asıl serinletme amacı klimalar. hayır kardeşim değil. 100 dolmuştan bir tanesinde açıktır en fazla klima yaktığı için. yeni yapılan dolmuşlarda da doğru dürüst açılan cam yok, mahvoluyoruz içeride. tek çare üstü açılıyorsa dolmuşun üstünün açılması ya da kapı açık gitmek ki buna bile razıyız artık.
Gelismemis ulkelerde gorulen ulasim aracidir. Kafasina gore , istedigi yerde yolcu alip indiren, kazaya sebebiyet, les kokmaya musait ulasim araci.
(bkz: arkadan vermeyen varmı)
sadece türkiye ve hindistanda olan ulaşım aracı olabilir. ben baska yerde görmedim böyle saçma birşey .
Lanet ettiğim ömrümü yiyen cok sikik şoförleri olan ulaşım araci .
© copyright 2005 - 2026