bugün
- velvet korumam altındadır13
- hiç eksi vermemek6
- mason greenwood21
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın9
- payton kiralamak3
- 14 temmuz şempanze günü7
- true denen hadsiz namussuz karaktersiz4
- ben geldim naneler33
- ölen senatörün yerine kardeşini atamak4
- turistin hesabına eklenen gönüllü bahşişe isyanı4
- ilk buluşmada onlar konuşur akp yapar diyen kız5
- arkadaşlar lütfen kitap okur musunuz2
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek22
- 1 milyar 471 milyon dolar3
- ellerine kurban olduğum sözlük kızı6
- gocu18
- kadidi çıkmak3
- tepkiselbiri5
- 14 temmuz 1987 queen afyon konseri2
- velvet16
- sabahın köründe kalkmak zorunda olmak5
- bizi kandırıyor olabilirler mi5
- diamond bosphorus6
- hesabıma yatan 15k para3
- bu sene de iyi kur yaptı3
- heykele tapan kamalist3
- var olma zorunluluğu4
- bazı kişi ve kuruluşların mal varlıklarının dondur2
- tek oturuşta 12 bira içtim yalanı2
- şeytan3
- 2026 dünya kupası21
- gulmekicinyaratilmis3
- geceye bir şarkı bırak15
- anın görüntüsü19
- fake hesaplarla eksi verenler3
- ilk olgun erkek3
- allah6
- kalbin hafızası2
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi12
- sinir bozucu şeyler10
- yapay zeka şirketlerinin kitapları imha etmesi5
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek8
- sigma olomouc2
- karşı cinsle her münasebetinde kur yapan insan2
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu10
- haluk levent'e para emanet etmek23
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- cips yedikten sonra parmakları tişörte silmek7
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
(bkz: doktorluk)
hayatını bu işe adamış olmak demektir.
diğer fakültedekiler sabah kalkmış, saçını makyajını yapmış okullarına giderken, aynı saatlerde,sizin elinizde bi fincan kahve ve dağınık saçlarınız, şiş gözlerinizle nöbet yorgunluğunuzu atmaya çalışmanız demektir.
herkes yeni bir güne başlarken, siz dün gece ölen hastanızı unutmaya çalışacaksınız belki de.
diğer fakültedekiler sabah kalkmış, saçını makyajını yapmış okullarına giderken, aynı saatlerde,sizin elinizde bi fincan kahve ve dağınık saçlarınız, şiş gözlerinizle nöbet yorgunluğunuzu atmaya çalışmanız demektir.
herkes yeni bir güne başlarken, siz dün gece ölen hastanızı unutmaya çalışacaksınız belki de.
bu ülkede hakettiği yerde olamamaktır. o kadar okuyup elin ilkokul mezunundan daha az kazanmaktır. tabi bu sadece türkiyede geçerli.
herkes sizden son derece kibar olmanızı, hatta çocuk doktoruysanız gelen çocuklara güzel şakalar yapmanızı veya yaşlılarla ilgileniyorsanız son derece hal hatır soran, çocuklarının mesleklerini ne yaptıklarını usanmadan dinleyen biri olmanızı bekler. her gün yüzlerce hastaya bakabilirsiniz.
bazen hastalarında empati kurmasında fayda vardır.
bazen hastalarında empati kurmasında fayda vardır.
insan mühendisliğidir.
bir üst tercihime girebilmiş olsaydım, doktordum şu anda.
mühendis oldum. ama insan mühendisi değil tabi.
belki insan sarrafı.
gemisini yürüten kaptan.
bir üst tercihime girebilmiş olsaydım, doktordum şu anda.
mühendis oldum. ama insan mühendisi değil tabi.
belki insan sarrafı.
gemisini yürüten kaptan.
bugün sözlüğe girdiğimde doktorlarla ilgili yazılanlara göz attım.
ne yalan söyliyim, içim acıdı...
kazandığı paradan girip, 30 sn de yarım yamalak teşhis koymasından çıkmışsınız. dilim varmıyor söylemeye ama şiddeti hakettiğini söyleyenleriniz bile çıkmış.
dersaneden geliyorum, bu saatte!! kaç bin lira para verdiğim dersaneden. yürüyerek geldim, yol kenarında bir sürü cafe, bar... tıklım tıklım öğrenci dolu. ne zamandır dışarı çıkmadım acaba... bugün bile çalıştım. kaç yaşına geldim, hala babamdan para istiyorum. doktorlar çok mu para kazanıyor?? aynı lisede okuduğum insanların evi arabası var lan, neden bahsediyorsunuz?
hadi onu da geçtim, 3 iq luk bir mankenin bir defileden tonla kazandığı paranın konuşulmadığı canım ülkemde, doktorun aldığı maaş herkesin bir tarafına giriyor... ama gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum ki, bu ülkede en hak ederek para kazanan insanlardır doktorlar...
25-26 yaşına gelen insanları , diplomasız bir şekilde doğu görevi yapmaya mecbur ediyorsunuz. uzmanlık sınavını kazanıyor birçoğu, 4 yıl 2 bin lira alıyor bu insanlar. adam gibi para kazanmaya başladığında 30 unu geçmiş, saç sakal dökülmüş oluyor. bir asistanın ilk yıllarının nasıl geçtiğini hiç merak edip araştıranınız var mı? oğlunun doğumunu göremeyen, ablasının düğününe gidemeyen var lan!!
doğru ama yarım yamalak 10 sn de teşhis koyuyoruz. neden diye bir allahın kulu yazmamış ya da nedense ben denk gelemedim. nedenini söyliyim, performans zırvası yüzünden. hastalara mal gibi bakan bir sistem kurdu devlet ve bu sistemin kurbanı hastalar olduğu kadar doktorlar da aslında. bir hastaya ayırman gereken zamanı söylüyor sana...4 dk. al hastayı, muayene et, sonra onun girdisini çıktısını yap, tanıyı koy, ilacı yaz, tarif et, yolla.
ama gerçekten hak ediyoruz şiddeti bana sorarsanız.
bu mesleği seçip, bu ülkde fedakarlığımızın karşılığını alacağımızı düşündüğümüz için iyi bir dayağı hak ediyoruz. olmaz arkadaşım. bu ülkede olmaz. baştakileri geçtim, hastalar bile bunu diyorsa, gerçekten olmaz...
Edit: bu yazıyı eksi oylayan ya 3 iq luk bi mankendir ya da baştakilerden biridir diye düşünüyorum. ikisinin de ortak noktası 3 zaten. problem değil.
ne yalan söyliyim, içim acıdı...
kazandığı paradan girip, 30 sn de yarım yamalak teşhis koymasından çıkmışsınız. dilim varmıyor söylemeye ama şiddeti hakettiğini söyleyenleriniz bile çıkmış.
dersaneden geliyorum, bu saatte!! kaç bin lira para verdiğim dersaneden. yürüyerek geldim, yol kenarında bir sürü cafe, bar... tıklım tıklım öğrenci dolu. ne zamandır dışarı çıkmadım acaba... bugün bile çalıştım. kaç yaşına geldim, hala babamdan para istiyorum. doktorlar çok mu para kazanıyor?? aynı lisede okuduğum insanların evi arabası var lan, neden bahsediyorsunuz?
hadi onu da geçtim, 3 iq luk bir mankenin bir defileden tonla kazandığı paranın konuşulmadığı canım ülkemde, doktorun aldığı maaş herkesin bir tarafına giriyor... ama gönül rahatlığıyla söyleyebiliyorum ki, bu ülkede en hak ederek para kazanan insanlardır doktorlar...
25-26 yaşına gelen insanları , diplomasız bir şekilde doğu görevi yapmaya mecbur ediyorsunuz. uzmanlık sınavını kazanıyor birçoğu, 4 yıl 2 bin lira alıyor bu insanlar. adam gibi para kazanmaya başladığında 30 unu geçmiş, saç sakal dökülmüş oluyor. bir asistanın ilk yıllarının nasıl geçtiğini hiç merak edip araştıranınız var mı? oğlunun doğumunu göremeyen, ablasının düğününe gidemeyen var lan!!
doğru ama yarım yamalak 10 sn de teşhis koyuyoruz. neden diye bir allahın kulu yazmamış ya da nedense ben denk gelemedim. nedenini söyliyim, performans zırvası yüzünden. hastalara mal gibi bakan bir sistem kurdu devlet ve bu sistemin kurbanı hastalar olduğu kadar doktorlar da aslında. bir hastaya ayırman gereken zamanı söylüyor sana...4 dk. al hastayı, muayene et, sonra onun girdisini çıktısını yap, tanıyı koy, ilacı yaz, tarif et, yolla.
ama gerçekten hak ediyoruz şiddeti bana sorarsanız.
bu mesleği seçip, bu ülkde fedakarlığımızın karşılığını alacağımızı düşündüğümüz için iyi bir dayağı hak ediyoruz. olmaz arkadaşım. bu ülkede olmaz. baştakileri geçtim, hastalar bile bunu diyorsa, gerçekten olmaz...
Edit: bu yazıyı eksi oylayan ya 3 iq luk bi mankendir ya da baştakilerden biridir diye düşünüyorum. ikisinin de ortak noktası 3 zaten. problem değil.
Maaşlarını sorgulanyaların başına bişey geldiği zaman onları iyileştirmek için çabalayan insan olmaktır. Bilmem anlatabildim mi
Yaşamayan bilemez.
Çalışmayan da yaşayamaz.
Çalışmayan da yaşayamaz.
Zor anam zor.
Nörolog olan bir hocam bize nörolog olmayın der durur. Çünkü nörolojide iyileşen hastalık nadirdir. Ne bileyim bi atak olur hasta topallayarak döner. Yapılan şey genelde ne kadar az hasarla gidebilir e çalışmaktır.
Işte Bi gün bi hastaya tanı kondu. Maksimum üç yıl yaşanacak bi hastalık. Kadın nasıl neşeli bi kadın ama. Çocukları var bizim yaşımızda. Anlattı hepsini muhabbet ederken. Hoca kaç senelik prof. "Ben söyleyemem." dedi. "Yok yani anlatamam. Işte ben bu yüzden nefret ediyorum nörolojiden. Ne dicem? 'müjde hastalığınızı bulduk. Üç sene yaşarsanız iyi' mi dicem?"
Durumu kaldırabilecek başka bir arkadaşına gönderdi. telefon edip. Teşhisi de söylemedi. Söylerse okuyacak google dan. Gelecek ertesi gün böyle yazıyor diye.
"ben söyleyemem" deyişini ben unutamam artık.
Biraz önce gördüm de hastayı kaybettik başlığını, aklıma geldi. Uçuşuyor yine düşünceler.
Işte Bi gün bi hastaya tanı kondu. Maksimum üç yıl yaşanacak bi hastalık. Kadın nasıl neşeli bi kadın ama. Çocukları var bizim yaşımızda. Anlattı hepsini muhabbet ederken. Hoca kaç senelik prof. "Ben söyleyemem." dedi. "Yok yani anlatamam. Işte ben bu yüzden nefret ediyorum nörolojiden. Ne dicem? 'müjde hastalığınızı bulduk. Üç sene yaşarsanız iyi' mi dicem?"
Durumu kaldırabilecek başka bir arkadaşına gönderdi. telefon edip. Teşhisi de söylemedi. Söylerse okuyacak google dan. Gelecek ertesi gün böyle yazıyor diye.
"ben söyleyemem" deyişini ben unutamam artık.
Biraz önce gördüm de hastayı kaybettik başlığını, aklıma geldi. Uçuşuyor yine düşünceler.
Kurban kesemeyen veya kesilen kurbanın organlarına dokunamayan kişilerin biyolojim iyi diye okumaması gereken bölümdür.
Kurban kesemeyen kesilen kurbanlara bakamayan insanların otopsiye girmeye bile alıştıran olay.
bir hasta ile aramda geçen diyalogdan yola çıkalım.
hasta: hocam iyi değilim.
ben: şikayetiniz nedir?
hasta: ben doktor muyum hoca onu da sen söyleyeceksin(gülerek). şikayetimi söylesem ben doktor olurdum. senin bulman gerekir...
hasta: hocam iyi değilim.
ben: şikayetiniz nedir?
hasta: ben doktor muyum hoca onu da sen söyleyeceksin(gülerek). şikayetimi söylesem ben doktor olurdum. senin bulman gerekir...
Türkiye'de herkes tarafından götünÜzün kaldırılmasıdır. Bir süre sonra kibrin tatlı dünyasına çekilen doktorlar küçük dünyaları ben yarattım diye gezerek tüm sosyal hayatlarını ve onlara gerçekleri söyleyen dostlarını kaybederler.
Devlet hastanelerinde Günde 100 civarında hastayla ilgilenebilmektedirler. Böyle düşününce yüceleşiyorlar gözümde zira ben günde 5 insana tahammül edemiyorum. Gün içinde hastanedesin 100 civarı hastaya bakıyorsun sonra gece bir de nöbete kalıyorsun. Ülkede hastane sistemi de çökük.
Çok kutsal mesleklerden biridir. Herkesin de harcı değildir tabi.
Her genc kizin evlenmek istedigi koca olmaktir. Azicik elin yuzun duzgunse hele havada kaparlar.
zor zanaat, zamanla kasaplaşırlar...
Okul bitmeden herkese mi sevdiriyorlar doktor havasına sokuyorlar yoksa sadece paralı okullarda mı böyle?
Okul bitince olacağımdır.
Okul bitince olacağımdır.
Vicdanı ile cüzdanı arasında sıkışmak. *
Gercekten severek seçmeyen insanın yapabileceği bir iş degildir. Insan sevgisi ve sabır şarttır.
Bakalım bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete..
Bakalım bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete..
doktor olabilmek için;
6 sene tıp fakültesi + 2 sene pratisyenlik zorunlusu= 8 yıl
uzman doktor olabilmek için;
8 seneye ek olarak + 4 sene uzmanlık eğitimi (seçeceğiniz branşa göre 6 seneye kadar yolu var, mesela beyin cerrahisi ya da plastik cerrahi 6 senedir) + 2 sene uzmanlık zorunlusu = 14 yıl
'beni kesmedi kardeşim, ben bir de yandal uzmanı olacağım' derseniz tüm bunların üzerine
14 seneye ek olarak + 3 sene yandal uzmanlık eğitimi + 2 sene yandal uzmanlık zorunlusu = 19 yıl
evet efendim; durum budur.
sağlık ocaklarında 'pratisyen bu?!' diye eziklediğiniz (!) insanlar 8 sene okuyorlar diplomalarını alabilmek için.
veya 'uzmana muayene oldum. prof değil bişey değil' dediğiniz uzmanlar 14 sene emek veriyorlar.
ya da 'yahu koskoca şehirde nasıl sadece 1 tane çocuk kardiyoloğu olur, 1 ay sonraya randevu ne demek?' dediğiniz yandal uzmanı 19 sene çabalıyor oraya gelebilmek için. o yüzden sayıları o kadar az.
ha bu bahsettiğim seneler de sadece liseden sonraki üniversite ve devamı kısmı. okuma kısmına ilköğretimi de eklerseniz bir koca ömür ediyor toplamı.
6 sene tıp fakültesi + 2 sene pratisyenlik zorunlusu= 8 yıl
uzman doktor olabilmek için;
8 seneye ek olarak + 4 sene uzmanlık eğitimi (seçeceğiniz branşa göre 6 seneye kadar yolu var, mesela beyin cerrahisi ya da plastik cerrahi 6 senedir) + 2 sene uzmanlık zorunlusu = 14 yıl
'beni kesmedi kardeşim, ben bir de yandal uzmanı olacağım' derseniz tüm bunların üzerine
14 seneye ek olarak + 3 sene yandal uzmanlık eğitimi + 2 sene yandal uzmanlık zorunlusu = 19 yıl
evet efendim; durum budur.
sağlık ocaklarında 'pratisyen bu?!' diye eziklediğiniz (!) insanlar 8 sene okuyorlar diplomalarını alabilmek için.
veya 'uzmana muayene oldum. prof değil bişey değil' dediğiniz uzmanlar 14 sene emek veriyorlar.
ya da 'yahu koskoca şehirde nasıl sadece 1 tane çocuk kardiyoloğu olur, 1 ay sonraya randevu ne demek?' dediğiniz yandal uzmanı 19 sene çabalıyor oraya gelebilmek için. o yüzden sayıları o kadar az.
ha bu bahsettiğim seneler de sadece liseden sonraki üniversite ve devamı kısmı. okuma kısmına ilköğretimi de eklerseniz bir koca ömür ediyor toplamı.
Küçükken doktor olup herkesi ücretsiz ameliyat etcem diye hayal kurardım şimdi ise...
Bakalım inşallah okuruz. Zor meslektir ama güzel meslektir.
Bakalım inşallah okuruz. Zor meslektir ama güzel meslektir.
her ne kadar insanlar bakkaldan diploma alarak olunduğunu sansada zorlu bi süreçtir. sürekli ders çalışman gerekir. son zamanlarda 2 milyon kişinin girdiği sınavda 10 15 bin kişi arasina girmek lazım. genelde lisede tıp fakültesine kapağı atın gerisi kolay denir hep. koca bir yalan. 6 yıllık zorlu ve uzun bi süreç seni beklemektedir. hadi onu bitirdin diyelim biter mi? bitmez... pratisyen hekim olursun. hani şu "hiii pratisyen mi" diye burun kıvrılanlarsan. turkiyenin en zor sınavına girersin daha sonra. aldigin puana göre uzmanlık alanı seçersin ve 4-6 yıl arasında asistan doktor olarak eğitim alırsın. sonra ne mi olur ilkokul mezunu googledan teşhis koyan adam gelir yaptığını beğenmez seni döver. saçma salak insanların götüyle milyonlar kazanması kimseye koymaz ama doktorun aldığı para bi yerlerine batar. insanların vergisi ile maaş alırsın alın terinle emeğinle değil. bi doktora laf atarken aldığın parayı hak etmiyorsun derken bi düşünün siz hak ediyor musunuz acaba?
sağlam bir şahsiyet gerektirir zira para için yapılmayacak kadar önemli bir meslektir de kime diyorum. peeeh.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar