bugün
- forma7
- ırak5
- umman4
- metamfetamin7
- sinek as'ın sözlüğe vedası22
- yalnız yaşamak3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi3
- büreyde3
- ben bu yazıyı sana yazdım3
- sözlüğün kralı4
- evlenmek2
- sözlüğün kraliçesi4
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- ayağı şiir kokan kadın6
- insan sevmemek2
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- gece gece kokoreç gömmek7
- betray me6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- karpuzcu libos panda2
- filistin5
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- ilhan irem dinleyen erkek6
- orospum2
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- salçalı makarna10
- hamile fotoğrafı5
- sevgilinin ayağından sigara içmek3
- çin9
- özerhisar ayran3
- geçmişe götüren şarkılar5
- bir günde 1500 kalori almak4
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- sandalet ayak bikinisidir4
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- moralin çok bozuk olması3
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- beyoğlu4
- açlıktan bayılmak4
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- evrende hareket nasıl oluyor5
- jose mourinho götün yiyorsa çıkar arda yı2
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan5
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
entry'ler (14)
E Marmara gölü de Marmara'da değil, kadın ne yapsın. Düzen bizi paranoyak yaptı.
Sözlüğün tartıştığı şeye bak. Ulan nasıl öldürürüm değil nasıl yaşatırım diye bak sığır. Bir sonraki seviyesi için;
(bkz: benim babam seninkini döver)
(bkz: benim babam seninkini döver)
Potter olmasın o poter olsa duramazsın.
Lise kelimesinden sonra baymıştır.
Şopenhaur vs jamiryo.
Penpe. Kocağa isimli büyük büyük dedemin talihsiz isimli eşi.
Acem kızını bu kadar güzel söyleyen bir sanatçı daha yoktur. Herkes sevmez seven de vazgeçmez.
HapisBAhane
Kaçışlarında barınır adaletin…
Özlem, tüm savunmalardan üstün,
Savunulacak şey; kalbinde gizliyse sanığın bile.
Sanık, bazen kalbimin en gizli tanığı olmakta.
Bu cümbüş bu hengame sırasında elinin sıcaklığı,
Şartlı tahliye bir nevi.
‘Konuşmakta zorlanan kalbimin, dilidir çokça elim’.
Suçlar dizi dizi serildi önüme,
Çekerim cezamı korkmam.
Adı dünya bu zindanın madem
Sen ol ebedi müebbetim…
Nisan ‘10
Kaçışlarında barınır adaletin…
Özlem, tüm savunmalardan üstün,
Savunulacak şey; kalbinde gizliyse sanığın bile.
Sanık, bazen kalbimin en gizli tanığı olmakta.
Bu cümbüş bu hengame sırasında elinin sıcaklığı,
Şartlı tahliye bir nevi.
‘Konuşmakta zorlanan kalbimin, dilidir çokça elim’.
Suçlar dizi dizi serildi önüme,
Çekerim cezamı korkmam.
Adı dünya bu zindanın madem
Sen ol ebedi müebbetim…
Nisan ‘10
piyasada bir xiaomi kadar yer edinemeyen, oldukça kaliteli donanımlara sahip çinli teknoloji şirketidir.
kısa ve sıcak olması beklenen, gelmeyen.
o kadar karmaşık duygularım var ki... Önce sessiz sedasız gitmeyi denedim. Sonra ne fark ettim biliyor musun? Seni özlemişim. Hiç özleşebilitemiz yokken hemde. Gel desen her şeyi bırakıp yanına geleceğim hiçbir şey yokken hemde. Hiçbir şey yokken...
sağlam bir şahsiyet gerektirir zira para için yapılmayacak kadar önemli bir meslektir de kime diyorum. peeeh.
zeytin çekirdeği yutmak sindirim sistemini güçlendirir.
her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok
uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine
sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır
sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır
bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz
sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
Allah’a inanmaktır
Yılmaz Erdoğan
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok
uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları
bütün stabilize arkadaşlıklar
daha hızlı koşardım
severadım gelirdim
gözlerinin mercan maviliğine
sana bakmak
suya bakmaktır
sana bakmak
bir mucizeyi anlamaktır
sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır
aşk sorgusunda şahanem
yalnız kelepçeler sanıktır
ne yazsam olmuyor
çünkü bilenler hatırlar
hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar
bahçıvanlar değil tüccarlardır
sen öyle göz
sen öyle toprak ve güneş ortaklığı
sen teninde cennet kayganlığı iken
sana şiir yazmak ahmaklıktır
bir tek söz kalır
dişlerimin arasından
ben sana gülüm derim
gülün ömrü uzamaya başlar
verdiğim bütün sözler
sende kalsın isterim
ben sana gülüm derim
gül sana benzediği için ölümsüz
yazdığım bütün şiirler
sana başlayan bir kitap için önsöz
sana bakmak
bir beyaz kağıda bakmaktır
her şey olmaya hazır
sana bakmak
suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak
bütün rastlantıları reddedip
bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak
Allah’a inanmaktır
Yılmaz Erdoğan