bugün
- kadir mısıroğlu'nun soyu6
- 85 milyon kişi uludağ sözlük'ü okuyor11
- sözlüğün tadının kaçması6
- demet evgar10
- aylık 311 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- her haltı atatürkçü olanlar yiyor13
- venezuela5
- dinleri masonlar kontrol ediyor4
- şu an ihtiyacım var dediğin şey6
- alan greenspan3
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi2
- kadınların yanlış yapması3
- pozantı2
- kemalistler5
- dikkatli izlersen anlarsın haklı megatron3
- kadınların yüzlerine sürekli bir şeyler sürmesi6
- üniversitelerin gereksiz olması2
- curaçao fildişi sahili maçı saat 23 te trt spor da4
- aşure2
- zippo2
- cips alırken utanmak2
- kazım koyuncu2
- yazarların imza parfümleri14
- abd'nin kaan'a motor satışına izin vermesi3
- hızlı para kazanmanın yolları11
- türkiye abd maçını izleyecek misiniz8
- panter emel2
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- türk kızı egosu6
- araplar puta taparken türkler tek tanrıya inanırdı3
- 80 yaşına yaklaşmış koltuk sevdalısı siyasiler9
- am okşama4
- mehdi hayatta ama herkes tanımıyor7
- akp'ye katılan belediye başkanları11
- 2030 larda robotların aktif rol oynayacak olması2
- erkekler neden az yaşar10
- evde kaş bıyık alımı3
- 2026 dünya kupası22
- türk erkeği egosu4
- imdat arkadaşlar4
- bir insanı sevmek11
- m uludagsozluk com da görsel yüklenmeme sorunu4
- vajinizm3
- güzel huylu kezo4
- dünya11
- futbol fanatiklerinin birer aptal olması4
- 24 haziran 2026 venezuela depremi7
- türkiye abd maçı saat 5 te trt 1 de2
- tramer kaydı olan kız4
- mutluluğun fark edilmemesi8
2002 yapımı film. chiwetel ejiofor ve audrey tautou başrollerde oynuyor. londra da kaçak olarak yaşamanın zorluğu ve şehrin pisliklerini anlatmayı amaç edinmiş. üslup olarak rahatsız edici öğeler barındıran bir film, ki amacı da bu sanırım. etkileyici de, hakkını vermek lazım. ama daha da etkileyici olabilirdi, hotel rwanda yahur requiem for a dream gibi. verdiğim örnekler, üç filmin de gerçek ve göz ardı edilen ciddi olgulara bakış açısını göstermesi açısından ortaktır fikrimce.
--spoiler--
şenay; yani audrey tautou türk kızını oynuyor. kaçak çalışan ve new york a gitme hayali olan bir kız. gerek audrey nin iç güzelliğinin dışa vurmuş hali ve ona olan sevgimiz, gerekse türk ü oynaması bizde filmi izlerken dahi eli uzatıp kızı koruma isteği olarak tezahür etti. evet, kızın başına kötü şeyler geldi lan! o yönden rahatsız etti, sevmedim filmi. tabii bunu aslında filmin artısı olarak da görebiliriz.
güzel film diyelim son olarak, iyi şeyler anlatıyor çünkü, eyvallah.
--spoiler--
--spoiler--
şenay; yani audrey tautou türk kızını oynuyor. kaçak çalışan ve new york a gitme hayali olan bir kız. gerek audrey nin iç güzelliğinin dışa vurmuş hali ve ona olan sevgimiz, gerekse türk ü oynaması bizde filmi izlerken dahi eli uzatıp kızı koruma isteği olarak tezahür etti. evet, kızın başına kötü şeyler geldi lan! o yönden rahatsız etti, sevmedim filmi. tabii bunu aslında filmin artısı olarak da görebiliriz.
güzel film diyelim son olarak, iyi şeyler anlatıyor çünkü, eyvallah.
--spoiler--
başrollerinde audrey tatou ve chiwetel ejiofor'un oynadığı bir stephan frears filmi... londra'ya göçmüş iki mültecinin aşkını anlatmaktadır... filmin enteresanlığı başroldeki fransız oyuncu audrey tautou'nun ilk ingilizce konuştuğu film olması, daha da enteresanı ise filmde canlandırdığı karakterin bir türk kızı olmasından kaynaklı türkçe aksanla ingilizce konuşması... audrey tautou'nun bu gayreti eleştirmenleri hayrete düşürmüştü...
ingiliz indie rock topluluğu.
Şarbat Gulan'ın Afgan kızı fotoğrafıdır. National Geographic dergisine 1985 yılında kapak olduktan sonra geniş kitlelerce tanınmıştır.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Sharbat_Gula.png
http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Sharbat_Gula.png
sıradan bir ingiliz sineması örneği. için işine doğallık katmaya çalıştıklarında filmdeki akıcılık da uçup gidiyor. gayet güzel bir konusu var senaryonun fakat, bir süre sonra konu tamamen ikinci plana atılıp verilmek istenen mesaj üzerine yoğunlaşıyor film. sıradan oyunculuklarla mesajı çok daha baştan alabiliyorsunuz fakat ısrarla verilmek istenen mesaj gözümüze sokuluyor. sorun verdiği, vermek istediği mesaj değil tamamen verilme biçimi ve filmin akışını yok etmesi.
mükemmel ve pek tanınmayan bir ingiliz rock grubu. doğu ingiltere aksanlı bir solistleri var.hoşdur,şarkılara sesi oturur. waterloo to anywhere(2006) ve romance at short notice(2008) adında 2 albumleri vardır. ayrıca grup ortalama 1 sene önce dağıldı. benim bu grupla tanışmam run fatboy run filmini izlerken damadın düğünden kaçarken fonda çalan radio song şarkılarının sözlerinden bulmamla oldu. wondering , truth begins , the gentry cove şarkıları ve daha fazlası dinlemeye değer
ingiliz usulü, "gelmeyin her türlü ananızı belleriz. ya cinsel istismar, ya böbreğin ya da fiziksel kuvvetin seni aptal üçüncü dünya ülkesi mensubu" demenin film ile dile getirilmiş hali.
anladık canım filmini de sevmedik. sizin oralarda nasıl derler: go to hell.
anladık canım filmini de sevmedik. sizin oralarda nasıl derler: go to hell.
--spoiler--
türk kızı şenay ın, türkiye den ayrılıp ingiltere ye gelmesinin sebebini "annem gibi olmak istemiyorum" şeklinde açıklamışıtır. ilginç.
--spoiler--
--spoiler--
türk kızı şenay ın evinin duvarındaki yılmaz güney posteri ilginçtir. şenay ın evde deli gibi dans ettiği sahnede bir ara gözükmektedir.
--spoiler--
türk kızı şenay ın, türkiye den ayrılıp ingiltere ye gelmesinin sebebini "annem gibi olmak istemiyorum" şeklinde açıklamışıtır. ilginç.
--spoiler--
--spoiler--
türk kızı şenay ın evinin duvarındaki yılmaz güney posteri ilginçtir. şenay ın evde deli gibi dans ettiği sahnede bir ara gözükmektedir.
--spoiler--
audrey tautounun şenay rolünü başarılı oynadığı filmdir. olumsuz eleştirilere açık olsa da filmin gerçek olaylara çok yakın işlendiği gözlenmiştir.
Konu olarak gayet güzel olmuş film
Türk kimliğine bütün doğu özelliklerini yüklemişler. Duvarda yılmaz güney posteri, arap müziği, tütün çiğneme. Amk madem bi film yapıp dünya sinemasına sunuyosun biraz araştır lan
audrey tautou kedi canını senin...
edit:audrey tautou kedi canını dedim ama şu da ayrı bir gerçek rolüne gram çalışmamış bütün film boyunca rus aksanıyla konuşuyo
Türk kimliğine bütün doğu özelliklerini yüklemişler. Duvarda yılmaz güney posteri, arap müziği, tütün çiğneme. Amk madem bi film yapıp dünya sinemasına sunuyosun biraz araştır lan
audrey tautou kedi canını senin...
edit:audrey tautou kedi canını dedim ama şu da ayrı bir gerçek rolüne gram çalışmamış bütün film boyunca rus aksanıyla konuşuyo
ingiltere'de ki göçmenleri anlatan oryantalist bakış açısının hakim olduğu bir filmdir. evet sadece göçmenleri anlatır ki filmde bir tane bile saf ingiliz yoktur. son sahnesinde 1-2 dk görünen çantayı alan ingilizi saymazsak.
--spoiler--
şenay ülkesinden çalışmak için ingiltereye gelmiş bir türk kızıdır. filmde ülkesini çok çok boktan bir ülke gibi, sanki bir orta doğu ülkesi gibi izleyiciye görüntü vermeyi ihmal etmez.
filmde türk kızı şenay büyüdüğü kültürün ahlakını somut olarak gösteren bir kızdır çok entarasandır ki. bu çok erdemli kızımız sınır dışı edilme korkusuyla hint kökenli patronuna sakso çekmektedir!
film esasen şunu anlatıyor diyebiliriz, sanki ingilizler diyor ki: yahu kardeşim bizler size kötülük yapmıyoruz bakın görün işte siz kendi kendinizi doğrayıp parçalıyorsunuz, kötü yollara düşüyorsunuz.
(hııı evet! diyorum bende)
--spoiler--
--spoiler--
şenay ülkesinden çalışmak için ingiltereye gelmiş bir türk kızıdır. filmde ülkesini çok çok boktan bir ülke gibi, sanki bir orta doğu ülkesi gibi izleyiciye görüntü vermeyi ihmal etmez.
filmde türk kızı şenay büyüdüğü kültürün ahlakını somut olarak gösteren bir kızdır çok entarasandır ki. bu çok erdemli kızımız sınır dışı edilme korkusuyla hint kökenli patronuna sakso çekmektedir!
film esasen şunu anlatıyor diyebiliriz, sanki ingilizler diyor ki: yahu kardeşim bizler size kötülük yapmıyoruz bakın görün işte siz kendi kendinizi doğrayıp parçalıyorsunuz, kötü yollara düşüyorsunuz.
(hııı evet! diyorum bende)
--spoiler--
"erken gelmek, geç kalmak kadar kötüdür.."
gerçek ismi dirty pretty little things olan audrey tautou'nun tam bir türk görünümüne sahip olduğu film. hakkaten tam bir şenaydı.
oryantalist kasacaklar deyu kızcağıza mevlevi dansı yaptırmasalardı, daha iyi olacaktı. bu ne yav hangi yörenin ola ki bu dedim bir beş dakika. aman allah evlerden ırak.
genel anlamda avrupa ülkelerinde göçmenlere bakış açısına fena değinmemiştir. düşük beklentiyle izlendiğinde gayet tatmin olunur.
oryantalist kasacaklar deyu kızcağıza mevlevi dansı yaptırmasalardı, daha iyi olacaktı. bu ne yav hangi yörenin ola ki bu dedim bir beş dakika. aman allah evlerden ırak.
genel anlamda avrupa ülkelerinde göçmenlere bakış açısına fena değinmemiştir. düşük beklentiyle izlendiğinde gayet tatmin olunur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar