bugün
- arkadaşın karısının at gibi olması7
- kuran da namazın olmaması17
- bir ayet reddedince dinden çıkmak8
- 31 yaşında bakire olan kız7
- ehli sünnet hocalar10
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı11
- evli olup sözlükte erkek arayan kadınlar3
- hiç kimsenin hiçbir şeyi olmamak4
- atatürk'ün abartılmış bir lider olması11
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar13
- iş arkadaşlığı5
- yanlışlıkla döl fışkırtmak5
- mandacı menderes4
- kalça ellemek3
- hep sinirli yazarlar7
- sözlüğe bedenini atan kadın güzelliği4
- huzur islamda9
- arabesk7
- uff diye üzülen erkek6
- dna sı bozuk olan insan3
- youtube müslümanı3
- metrobüse binecek kızlara tavsiyeler6
- kavanoz kapağını açamamak4
- otopark girişine araba bırakan kişi3
- deniz göktaş'ın gösterisine erişim engeli5
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen12
- iç güveysi gidecek kadar aşağılık bir erkek olmak5
- döner3
- iz bırakan kitap cümleleri3
- sevgiliyi 10 seneden beri görmemek3
- hanımın yatakta seni gidi azgın köpek demesi2
- saraca finch house21
- götü güzel olan kız6
- giorgia meloni3
- sözlükteki ezik kompleksi2
- kendi ses kaydını dinleyince hissedilen o his2
- ayet indirilen dönem5
- macron koşacak diye park kapatan akepe35
- trump'ın f35 hakkında henüz karar vermedim demesi5
- alkolsüz bira içen müslüman6
- birinin seni sevdiğini zannetmek2
- gurbetçilerin dövizle askerlik fiyatına isyanı4
- closer3
- göbekli tepe6
- limon2
- öbür sözlük7
- porno filmlerindeki erkeğe uyuz olmak2
- bir ehli sünnet hocası masalı daha2
- gülben ergen'in ateistlere şifa dilemesi2
- kadın patron erkek sekreter3
şu şekilde olduğu zaman kesinlikle kesinlikle desteklediğim olgu.
- insanları, doğayı, evreni incele.
- deneyimlerin ile akıl yürüt.
- deneyimlerin ve akıl yürütmelerin sonucu bir dine inan.
ben bu şekilde islam'a inanan insanlar tanıyorum. ama öncelikleri her zaman deneyimleri ve akıl yürütmeleri olmuştur. bir de şu şekilde inananlar vardır.
- bir dini baştan seç ve inan.
- akıl yürüterek bütün deneyimleri inancın ile uyumlaştırmaya çalış.
- insanları, doğayı ve evreni bu gerçekliğe uydurmaya çalış.
işte bu şekilde inanan insanı daha çok tanıyorum ve tarih boyunca bu tür insanların insanlığa hiç ama hiç katkısı olmamıştır. tersine büyük felaketler getirmişlerdir. her zaman önce deneyim ve akıl öncelikli olmalıdır. sonrasında inanç gelir. çünkü dinleri bile ancak deneyim ve aklımız ile seçebiliriz.
- insanları, doğayı, evreni incele.
- deneyimlerin ile akıl yürüt.
- deneyimlerin ve akıl yürütmelerin sonucu bir dine inan.
ben bu şekilde islam'a inanan insanlar tanıyorum. ama öncelikleri her zaman deneyimleri ve akıl yürütmeleri olmuştur. bir de şu şekilde inananlar vardır.
- bir dini baştan seç ve inan.
- akıl yürüterek bütün deneyimleri inancın ile uyumlaştırmaya çalış.
- insanları, doğayı ve evreni bu gerçekliğe uydurmaya çalış.
işte bu şekilde inanan insanı daha çok tanıyorum ve tarih boyunca bu tür insanların insanlığa hiç ama hiç katkısı olmamıştır. tersine büyük felaketler getirmişlerdir. her zaman önce deneyim ve akıl öncelikli olmalıdır. sonrasında inanç gelir. çünkü dinleri bile ancak deneyim ve aklımız ile seçebiliriz.
özellikle cahillikle birleşince en etkili afyondur.
"ölümden sonra ne olacak" sorusuna mantıklı ya da mantıksız bir cevap veren düşünce ve sistemler bütünü.
ölüm, tüm dinlerin varoluş sebebidir dersek çam falan devirmiş olmayız umuyorum.
ölümsüzlük hali mevzu bahis olsaydı belki dini gönderen yaratıcı halen orada olacaktı ama dinin temel düsturları olan ahlak, cennet, cehennem, peygamber, ibadet vs. olmayacaktı, olsaydı bile gereksiz addedilecekti.
lakin din genel itibari ile evet inanan bir insanın bu dünyasını da düzenler fakat asıl olarak öbür dünyaya yani ölüm sonrasına hazırlık sürecini sistematize eder.
bu itibarla din gerektirir ölüm, ölüm gerektirir din dersek sanıyorum ve umuyorum yine çamı dik tutmuş oluruz.
ölüm, tüm dinlerin varoluş sebebidir dersek çam falan devirmiş olmayız umuyorum.
ölümsüzlük hali mevzu bahis olsaydı belki dini gönderen yaratıcı halen orada olacaktı ama dinin temel düsturları olan ahlak, cennet, cehennem, peygamber, ibadet vs. olmayacaktı, olsaydı bile gereksiz addedilecekti.
lakin din genel itibari ile evet inanan bir insanın bu dünyasını da düzenler fakat asıl olarak öbür dünyaya yani ölüm sonrasına hazırlık sürecini sistematize eder.
bu itibarla din gerektirir ölüm, ölüm gerektirir din dersek sanıyorum ve umuyorum yine çamı dik tutmuş oluruz.
dinlerdeki çelişkiler, günümüze uymayan gelenekleri tanrının varolmadığı anlamına gelmez. din ile bilim arasında aslında çok fark yoktur. günümüzde fark varmış gibi görünür ama aslında geçmişte dinlerin gelişme gösterdiği, bilimin ise dogmatik olduğu zamanlar olmuştu. bugün günümüzde dinler dogmatik, bilim özgür olmuştur. din de aynı bilim gibi evreni ve insanlığı anlamaya çalışır. bilim evrenin ve canlılığın nasıl oluştuğunu araştırırken, dinler bir anlam arayışıdır, neden arayışıdır.
dinler bilimlerden farklı olarak varoluşun nedenine cevaplar vermeye çalışır. çoğu din de cevabı bir tanrıda bulmuştur. ama bazı insanların olayı abartıp tanrı ile konuştuklarını, tanrı tarafından bize emirler gönderildiğini iddia etmesi, günümüzde de artık bu emirlerin insanlığa bir fayda sağlamaması dinlerin yok olacağı izlenimini yaratmıştır. ama dinler de, tanrı inancı da yok olmayacaktır. dinler bilim karşısında iyice güçsüzleştikçe yavaş yavaş dogmaları bırakacaklar ve zihinsel olarak tanrıyı aramaya başlayacaklardır. şu anda hristiyanlık dünyasında ve doğu felsefelerinde böyle bir süreç yaşanıyor. ama islam'da maalesef yok. islam hala dogmalarda. ama islam da bir gün kendisini yenilemek zorunda kalacak.
dinler bilimlerden farklı olarak varoluşun nedenine cevaplar vermeye çalışır. çoğu din de cevabı bir tanrıda bulmuştur. ama bazı insanların olayı abartıp tanrı ile konuştuklarını, tanrı tarafından bize emirler gönderildiğini iddia etmesi, günümüzde de artık bu emirlerin insanlığa bir fayda sağlamaması dinlerin yok olacağı izlenimini yaratmıştır. ama dinler de, tanrı inancı da yok olmayacaktır. dinler bilim karşısında iyice güçsüzleştikçe yavaş yavaş dogmaları bırakacaklar ve zihinsel olarak tanrıyı aramaya başlayacaklardır. şu anda hristiyanlık dünyasında ve doğu felsefelerinde böyle bir süreç yaşanıyor. ama islam'da maalesef yok. islam hala dogmalarda. ama islam da bir gün kendisini yenilemek zorunda kalacak.
din afyondur. insaları sömüren güzel araçtır. bu kaleyi ele geçirmek demek o dinin mensubu tüm insanları ele geçirmek demektir.
bunların sırtından hertürlü maddi ve manevi desteği bulabilmenizde haliyledir.
(bkz: fethullah gülen harekatı)
bunların sırtından hertürlü maddi ve manevi desteği bulabilmenizde haliyledir.
(bkz: fethullah gülen harekatı)
hayatı materyalist bilimlerden biraz farklı bir şekilde açıklamaya çalışan sistemlerdir. şimdi çoğu dindar ile şu konuda belki zıt düşeceğiz ama bilimin evrimi olduğu gibi dinin de bir evrimi vardır. materyalist bilim her ne kadar bu din evrimini psikolojik açılardan açıklamaya çalışacak olsa da ve dinleri tamamen yadsıyacak olsa da, dinlerin bu algıladığımız materyalist dünyanın üzerinde anlamları vardır. çoğu filozofun da farkına vardığı hatta albert einstein'ın da materyalist bilim ile ortaya koyduğu üzere bizim algıladığımız bu dünya, mekanlar ve zaman tamamen göreceli ve bir ilüzyon. bu evrenin zaman ve mekan ötesinde bir özü var. materyalist bilimler bu zaman ve mekan kısıtlarından çıkamıyorlar ve çıkmamaları da gerekir. din ile bilimin işlevi işte burada ayrılıyor. din bizim bu evrenin özü ile ilişkimizi kurduğumuz bir araçtır ve binlerce yıl da geçse dinler bu işlevi devam ettirecekler.
dinlerin diğer bir işlevi de egomuzun yarattığı birey olduğumuz ilüzyonundan kurtulup daha büyük bir resimin parçası olduğumuzu bize göstermesidir. bu insanların evren ile bütünleşmelerini, materyalist dünya ile tam da uyumlu olmayan egolarımızın gerçek evrenin özü ile uyumlaşmasını sağlar.
bu nedenle dinleri tamamen yadsımak yerine, dindar insanları anlamak ve işin özünden uzaklaşmadan şekilsel değişimler yaşamak insanlık için çok daha iyi olacaktır.
dinlerin diğer bir işlevi de egomuzun yarattığı birey olduğumuz ilüzyonundan kurtulup daha büyük bir resimin parçası olduğumuzu bize göstermesidir. bu insanların evren ile bütünleşmelerini, materyalist dünya ile tam da uyumlu olmayan egolarımızın gerçek evrenin özü ile uyumlaşmasını sağlar.
bu nedenle dinleri tamamen yadsımak yerine, dindar insanları anlamak ve işin özünden uzaklaşmadan şekilsel değişimler yaşamak insanlık için çok daha iyi olacaktır.
(bkz: din bir trojandır). Richard Dawkins'in son kitabı bir şeytanın papazı'nda da yer almaktadır.
18 yasina kadar herhangi bir bireye empoze edilmesini yanlis buldugum olusum..
yemek ve barınmaktan sonra gelen insanın en büyük ihtiyaçlarından. gerekli bir oluşum. aidiyet duygusunun yarattığı huzurlu bir iklim. her dine saygımız sonsuz yeter ki sevgiden beslensin.
üzerinde siyaset yapılan ve hala yapılmaya devem eden bunu hiçbir zaman haketmeyen kutsal deger.
eger dinler olmasaydida iyi insanlar iyi seyler yapar kotu insanlar da kotuluk yaparlardi.
ama iyi bir insanin kotuluk yapmasi icin din gerek.
ama iyi bir insanin kotuluk yapmasi icin din gerek.
(bkz: #4784141)
Tek tanrılı dinler de cennet-cehennem kavramı ile kader arasında bir paradoks vardır. Eğer her şey doğuştan alnımıza yazılan kaderimiz ise niye cennete veya cehenneme gönderiliyoruz? Yani Hitler'in alın yazısı doğuştan belli idiyse, Hitler neden cehenneme gönderilecektir?
insanlık tarihinin en büyük yalanı,
insanlık tarihindeki en büyük katliamların sebebi,
insanlığın en tehlikeli virüsüdür.
insanlık tarihindeki en büyük katliamların sebebi,
insanlığın en tehlikeli virüsüdür.
dünya'da olup biten sapkınlıklara şöyle bir göz attığımızda, siyasetten bile daha fazla sapkınlık kurbanı olan şeydir. eğer din diye bir şey olmasaydı dünya üzerindeki sapkınlıkların, kötüye kullanmaların %50 azalacağı apaçık ortadadır.
eğer zamanında fikri menfaatleri için ortaya atanlar olmasaydı salt ahlak öğretileriyle daha sorunsuz, daha barış içinde ve daha mutlu yaşardık. allaha kendi istediğimiz şekilde belli kalıplara sokmadan ibadet etmenin hazzını yaşardık. mecbur hissettiğimiz için değil sevdiğimiz için tapardık ona.
eğer zamanında fikri menfaatleri için ortaya atanlar olmasaydı salt ahlak öğretileriyle daha sorunsuz, daha barış içinde ve daha mutlu yaşardık. allaha kendi istediğimiz şekilde belli kalıplara sokmadan ibadet etmenin hazzını yaşardık. mecbur hissettiğimiz için değil sevdiğimiz için tapardık ona.
beyni yikanmis insanlarin kendi turlerini yok etmesinin birinci nedenidir.
edit: tur olacak o, turk degil.
edit: tur olacak o, turk degil.
insanlari biraraya getirmesi, baris yaymasi yerine, tarih boyunca savaslarin, kiyimlarin, her turlu felaketin nedeni olmus, halen olmakta ve ne yazikki insanlik yokolana kadar olacak kurallar butunu.
keske hic olmasaymis.
keske hic olmasaymis.
bir insanı öldürmek istiyorsanız bunu din için yapabilirsiniz... ya da din için bir insanı öldürebilirsiniz, iki durumda da seçim sizindir... ve tabi öldürmemeniz gerektiğinin altını çizen de bizzat dinin kendisidir.
diğer bir durum ise; ilahi adalete inanacak kadar salak oluşunuzdur... ya da salaklığınız adaletin ilahiliğinden kaynaklanmaktadır... her iki durumda da sizden daha akıllı birilerinin sizi ütmek için kulandığı şey dinin ta kendisi; sizin için geçerli olan tanımı ise ilahınızın adaletidir.
diğer bir durum ise; ilahi adalete inanacak kadar salak oluşunuzdur... ya da salaklığınız adaletin ilahiliğinden kaynaklanmaktadır... her iki durumda da sizden daha akıllı birilerinin sizi ütmek için kulandığı şey dinin ta kendisi; sizin için geçerli olan tanımı ise ilahınızın adaletidir.
yüzyıllar boyu sadece sömürü aracı olabilmiş inanç sistemlerinin adı. adı her neyse fark etmeyen.
tarihsel olarak toplumlari bir arada tutabilmek icin ortaya cikarilmis olan buna ragmen hepimizin kutsiyetine adimiz gibi emin oldugu sosyolojik bir kavram.
bu kavramı iki anlamda değerlendirmek gerekir diye düşünüyorum:
1. toplumun büyük kısmı tarafından anlaşılan (ya da anlaşılamayan) şekli.
2. toplumsal şartlanmalardan arındırılmış hali, yani çok küçük bir kesim tarafından anlaşılan biçimi.
1.'de insanın yarattığı tanrı ve sorgulanmadan uyulan veya uyulamadığında cezası olan kurallar vardır... işte bu anlamdaki 'din afyondur'. bir emir komuta zinciri düşünülür ki bunun temelindeki hata tanrı kavramına dayalılığıdır. 'yukarda' (veya lafta 'her yerde' olan) bir tanrı... işte 'şu an dünyadaki pek çok olumsuz şeye sebebiyet veren anlayış' da budur.. (bkz: zeitgeist the movie) - (bkz: zeitgeist addendum)
2. ise gerçekten az kişi tarafından gerçek anlamda sahip olunan bir anlayıştır ki, ne temelinde ne de herhangi bir yerinde tanrı kavramı yoktur. zecharia sitchin'in yazdığı gibi 'uzaydan gelen bir ırk dünya'ya insan ırkını 'ekti'yse bile bu onların tanrı olduğu anlamına gelmez. zira onları da bir üst boyuttan bazı varlıklar meydana getirmiş olabilir'.
bu bağlamda mikro'nun da makro'nun da sonu yoktur. (bununla ilgili olarak (bkz: men in black) ve (bkz: men in black 2)'nin final sahneleri, (bkz: the thirteenth floor), (bkz: dark city) isimli filmler izlenebilir...)
'din', 'evrensel sistem'in ta kendisidir. "iyi ahlaklı olmak evrensel sistemi anlamayı sağlamaz, evrensel sistemi -beynin kapasitesi kadarıyla- kavramak insanı iyi ahlaklı yapar."
toplumun din kavramını anlayışı kalın bir sis tabakasıdır. umarım evrensel sistemi 'din' adı altında olsun veya olmasın kavrayabilenler çoğalır da bu sis tabakası ortadan kaybolur.
1. toplumun büyük kısmı tarafından anlaşılan (ya da anlaşılamayan) şekli.
2. toplumsal şartlanmalardan arındırılmış hali, yani çok küçük bir kesim tarafından anlaşılan biçimi.
1.'de insanın yarattığı tanrı ve sorgulanmadan uyulan veya uyulamadığında cezası olan kurallar vardır... işte bu anlamdaki 'din afyondur'. bir emir komuta zinciri düşünülür ki bunun temelindeki hata tanrı kavramına dayalılığıdır. 'yukarda' (veya lafta 'her yerde' olan) bir tanrı... işte 'şu an dünyadaki pek çok olumsuz şeye sebebiyet veren anlayış' da budur.. (bkz: zeitgeist the movie) - (bkz: zeitgeist addendum)
2. ise gerçekten az kişi tarafından gerçek anlamda sahip olunan bir anlayıştır ki, ne temelinde ne de herhangi bir yerinde tanrı kavramı yoktur. zecharia sitchin'in yazdığı gibi 'uzaydan gelen bir ırk dünya'ya insan ırkını 'ekti'yse bile bu onların tanrı olduğu anlamına gelmez. zira onları da bir üst boyuttan bazı varlıklar meydana getirmiş olabilir'.
bu bağlamda mikro'nun da makro'nun da sonu yoktur. (bununla ilgili olarak (bkz: men in black) ve (bkz: men in black 2)'nin final sahneleri, (bkz: the thirteenth floor), (bkz: dark city) isimli filmler izlenebilir...)
'din', 'evrensel sistem'in ta kendisidir. "iyi ahlaklı olmak evrensel sistemi anlamayı sağlamaz, evrensel sistemi -beynin kapasitesi kadarıyla- kavramak insanı iyi ahlaklı yapar."
toplumun din kavramını anlayışı kalın bir sis tabakasıdır. umarım evrensel sistemi 'din' adı altında olsun veya olmasın kavrayabilenler çoğalır da bu sis tabakası ortadan kaybolur.
şu an dünyada olanların sebebi.
olmasaydı ve oldu böyle oldulardan çok neyi amaçladığı ve nasıl bunu başardığına dikkat çekilmeli. insanlara bir şeyi vaadettiğin ve bunu gerçekleştirdiğin zaman bunun karşılığını alırsın, bir güler yüz mertliğinin karşılığıdır.
işte böyle bir şey bedihi bir şekilde ahiret inancı için söylenemez. çünkü vaadedilen şeyin yapıldığına dair belge yok. kimse dinlerin yalan veya doğru olduğuna dair noter tasdikli bir belge getirmedi. bundandır ki inananlar ya yadırgandı ya da bu inancı taşımak istemeyenler de şüphelerini içerde tutup diğerleri gibi görünmeye itildi. bu her kitap gönderilen kavim için ortak payda.
incilin değişmesine rağmen gobbels'in dediği şu, "hristiyanlık etkili, çünkü iki bin yıldır aynı şeyi tekrarlıyor.". yani sürekli aynı şeyi duyan insanlar zamanla başka bir doğrunun olduğuna bile inanmak istemiyor. bir nevi truman show oyunu.
olayın asıl inancı sınayan tarafı da aslında dünyanın tamamının kurgu olma ihtimali. yani insan mı evrenin içinde evren mi insanın sorgusu ve olaylara sebepler dahilinde bakma gerekliliği. din size insanüstü bir güç sağlayacağını, kimsenin yanınızda olmadığı zaman huzur vereceğini vs vadeder. ancak bundan medet ummaya başladığınız an karşınıza çıkan her güçlükte mütevekkilane inanca dayanağınız artar. işte bu sebeplerin tümü inancınızı daha da arttırır. bel bağlamadığızda da tam tersi geçerli.
işte böyle bir şey bedihi bir şekilde ahiret inancı için söylenemez. çünkü vaadedilen şeyin yapıldığına dair belge yok. kimse dinlerin yalan veya doğru olduğuna dair noter tasdikli bir belge getirmedi. bundandır ki inananlar ya yadırgandı ya da bu inancı taşımak istemeyenler de şüphelerini içerde tutup diğerleri gibi görünmeye itildi. bu her kitap gönderilen kavim için ortak payda.
incilin değişmesine rağmen gobbels'in dediği şu, "hristiyanlık etkili, çünkü iki bin yıldır aynı şeyi tekrarlıyor.". yani sürekli aynı şeyi duyan insanlar zamanla başka bir doğrunun olduğuna bile inanmak istemiyor. bir nevi truman show oyunu.
olayın asıl inancı sınayan tarafı da aslında dünyanın tamamının kurgu olma ihtimali. yani insan mı evrenin içinde evren mi insanın sorgusu ve olaylara sebepler dahilinde bakma gerekliliği. din size insanüstü bir güç sağlayacağını, kimsenin yanınızda olmadığı zaman huzur vereceğini vs vadeder. ancak bundan medet ummaya başladığınız an karşınıza çıkan her güçlükte mütevekkilane inanca dayanağınız artar. işte bu sebeplerin tümü inancınızı daha da arttırır. bel bağlamadığızda da tam tersi geçerli.
burjuvazinin dini olan vicdan tekleyeceğinden olmazsa olmaz bir mefhumdur. benim bahsettiğim olmazsa olmaz eskimeyen yeni: islam'dır. din denince aklıma o gelir. islam üzerinden diğer dinlerin savunuculuğunu yapıyor olmak akıllara gelmesin deyu işaret etmek istedim.
salt ahlak tek başına asla yeterli olamayacaktır insan için. nedeni, görece kelimesinde gizli. benim inandığım ahlaki değerlerle seninkiler çakıştığında ortaya çıkacak sıfat kesinlikle hakaretamiz olacaktır. genelgeçer ahlak kurallarını geçelim, şöyle komple dünyanın birleştiği bir ahlak anlayışından bahsedelim öyleyse, adı da dünya anayasası olsun. eh bu durumda herkes için genel ahlak kuralları meydana gelmiş olacağından çakışma/çatışma son bulacaktır ve bunun da adı din olur yine.
ne oldu şaşırdın? lakin aynen öyle.
hep söylerim islam dininin ilke ve şiarları kötü niyetlinin zararından diğerini korumak üzerine bina edilmiştir. kötü niyetli amacına ulaştığında da zararı telafi etme metodlarını devreye sokan harika bir düzenin sahibidir islam.
3 kişi bir araya gelip öznel yargıları nedeniyle doğru kararları veremez, ama sözkonusu mesele din olduğunda "olmasa da olur" denilebilir. [hayır hayır, lütfen...bu saçmalığa cevap vemek istemiyor-d-um.(oysa)]
"Ne irfandır veren ahlaka yükseklik, ne vicdandır; Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır." (mehmet akif ersoy)-tanır mısın?-
salt ahlak tek başına asla yeterli olamayacaktır insan için. nedeni, görece kelimesinde gizli. benim inandığım ahlaki değerlerle seninkiler çakıştığında ortaya çıkacak sıfat kesinlikle hakaretamiz olacaktır. genelgeçer ahlak kurallarını geçelim, şöyle komple dünyanın birleştiği bir ahlak anlayışından bahsedelim öyleyse, adı da dünya anayasası olsun. eh bu durumda herkes için genel ahlak kuralları meydana gelmiş olacağından çakışma/çatışma son bulacaktır ve bunun da adı din olur yine.
ne oldu şaşırdın? lakin aynen öyle.
hep söylerim islam dininin ilke ve şiarları kötü niyetlinin zararından diğerini korumak üzerine bina edilmiştir. kötü niyetli amacına ulaştığında da zararı telafi etme metodlarını devreye sokan harika bir düzenin sahibidir islam.
3 kişi bir araya gelip öznel yargıları nedeniyle doğru kararları veremez, ama sözkonusu mesele din olduğunda "olmasa da olur" denilebilir. [hayır hayır, lütfen...bu saçmalığa cevap vemek istemiyor-d-um.(oysa)]
"Ne irfandır veren ahlaka yükseklik, ne vicdandır; Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır." (mehmet akif ersoy)-tanır mısın?-
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar