bugün

Tüccar kafalı ekşiciler şimdiden biletleri karaborsa yapmışlar bile. 1500-2000 TL ler havada uçuyor. Bir sanat aktivitesi için ne kadar avam ve çirkin hareketler bunlar.
Nisan 2019’da frankfurtta canli izleyip mest oldugum,

az önce netflix‘te izleyip leş bulduğum gösteri.

Bir gösteriyi komple çekip tek parça yayınlayacağına, eski gösterilerinin dvd’leri gibi birçok gösteriden aldığı sekansları alıp birleştirip güzel bir gösteri çıkarsaymış keşke. Corona malum, seyirci topluluğu ölü, süresi sadece 1,5 saat.

Netflix bozmuş seni abicim, olmamış.
leş değil ama koptur koptur bir şey de değil, yalan yok.

yaş olarak 30-40 üstü olanların ergenlere göre bir nebze daha dazla tat alacağı bir gösteri olmuş.
adamın da yaşlandığını düşünürsek olacak o kadar değişim.

2 kuşak sonra şimdilerde "kemal sunal'ın neyine gülüyolar aq!" gibi aynısı onun içinde denecek.

bele bişi işte.

ama kötü değil
kötü değil de aşırı kısa lan 1.5 saat ne, beklediğime değdi desem yalan olur sanırım.
cem yılmaz resmen uludağ sözlük olmuş. göz göre göre bir efsanenin azalışını seyrediyoruz. ne olursa olsun cem yılmaz cem yılmazdır diyorum ve pembe gözlüklerimi takıp izlemeye devam ediyorum...
Yılbaşı gecesi dışarıda eğlendiğim için, yılın ilk günü izleyeyim dedim. Hatta bölünmesin diye sakin bir saatte geceyarısı izleyeyim istedim. Cem Yılmaz’ın “Diamond Elite Platinum Plus” stand-up gösterisini gerçekten hiç beğenmedim. Beğenmek ya da beğenmemek elbette subjektif bir karar. Ama gelmediğim bir gösteri daha gerçekçi olacaktır. Gösteri içinde Karadeniz türküleri, Ata Demirer’in Ege şivesi, Rahmi Koç’un zenginliğine göndermeleri, CHP Kadın Kolları, yattaki ibnelik hikayeleri dışında mimik oynamadı. Bir şov değil de storytell ya da Tedx konuşması kıvamındaydı. Sonra düşünmeye başladım; yaş aldık, Türkiye’de hayatımız bombok şekilde devam ediyor, hayata dair enerjimizi ve heyecanımızı kaybettik. Bu durumların bize boca ettiği karamsar bakış yüzünden mi gülmeyi unuttuk yoksa amk diye sorguladım kendimi. Ama Cem Yılmaz’ın sahnede de değindiği üzere Nasreddin Hoca üzerinden bir bilge kişilik olarak olayları ele aldığını görünce, gösteride bol bol kamu spotlarına mâruz kaldık. Biz çünkü Cmylmz’ın o zıppır, kabına sığmayan, lafı gediğine oturtan hâllerine özlem duyuyorduk. Artık ödemi / kiloları artmış, yaş almış, çocuğu olmuş adamın toplumdan kendini soyutlayarak tepeden bize ahkâm kesen, kibirli tarzda anlatıları eski gülmece unsurlarını taşımıyordu. Evet, biz de değişmiştik ama bizim gibi değişime kaybeden birini izlemek pek keyifli gelmemişti. Topluma mâl olmuş insanların ustalık dönemlerinde daha büyük başarılar göstermesini ve kendini aşmasını beklerken, çoğunun sadece toplumdaki o prestijli isminin ekmeğini yeme durumuna dönüşmesi gerçekten üzüyor. Velhasıl, Cem Yılmaz’ın “Bir Tat Bir Doku” ya da “cm101mmxi Fundamentals” gösterilerinde attığım kahkahalar hep güzel bir anı olarak kalacakmış. Zamanında aşk da güzeldi şakalar da. Yaş aldıkça hayat renksiz, cilvesiz, keyifsiz bir hâle geliyormuş. Berbat bir ülkede, mizaha olan özlemle günü kurtarmaya devam edeceğiz. Gülmeyi özledik lan !
Hatta Ultra, mega, hiper, uber, ultimate, upper gold, intergalactic...
Ekşici piçler ve çomarların beğenmediği gösteri. Çok eğlendik. Sağ ol cem.
Crm hemen hemen 50 yaşında çağının mizahını yapıyor.
Tik tokcu tayfanın beğenmemesi son derece doğal.
Enes batur fanı bebeler sizin bir boktan anladığınızı görmedim.
Aşırı komik olmamakla birlikte hicivler, tespitler yerindeydi.
Bir kaç esprisinde (chp kadın kolları ve yüksek gelirli hastalığı) umut sarıkaya’ dan destek aldığı da anlaşıldı tabi.
Sictigi tespitlerin, ne yazik ki bu ulkenin genelini ifade etmedigi bir cem y*lmaz yapimi. Netflix buna fazla para vermis ve rahat ol demis heralde.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.