bugün
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak9
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- tüik'in temmuz enflasyonu5
- yağmurcu neden akpli6
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- sinem dedetaş10
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- kızlar naber5
- yanlış ata oynamak3
- smallville'deki konuk oyuncular6
- arıların biraz mallaşmış olması4
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- erdal beşikçioğlu13
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi2
- çay içen kız13
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri4
- günün şarkısı2
- isana3
- galatasaray10
- en son gelen mesaj2
- komşuya kahveye gitmek2
- iş hayatı4
- ateizm2
- ali vefa10
- sözlükler arası savaş çıksa11
- bacanak2
- ütü13
- yazıp yazıp silmek2
- bir şeyler söyle5
- en tehlikeli insan tipleri3
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye4
- anın fotoğrafı14
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum3
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- uludağ sözlük çeteleri9
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- doruklara sevdalanmak2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- duyulan en ilginç isim5
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri3
- en boktan on yıl7
- oralet içen erkek5
- çaya şeker atan erkek5
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- yunanistan29
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- hırvatistan14
mevcut iktidar * barısçıl yollarla elindeki gücü halka teslim etmiyceğine göre ufuktaki seçeneklerden biridir. tabi bizim de idealimiz arkadaşım bak işçi, köylü, emekçi olarak örgütlendik, bırak şu iktidarı, zorluk çıkarma benzeri * bişey olmasıdır. ama devletin elinde silahlı bir güc varken * uzlaşma olmaz.
ha devlet kendi silahlı kuvvetleriyle de ** yasal yasal güç kullanıyo zaten derdimiz şiddetse, kansa.
ha devlet kendi silahlı kuvvetleriyle de ** yasal yasal güç kullanıyo zaten derdimiz şiddetse, kansa.
(bkz: sosyalizmin kanlı tarihi)
devrim için(neyse o) her türlü terör eylemini meşru görme temeline dayanan şiddet.
ne gerek var. kapitalizm zaten iktidarı kendi elleriyle teslim edecektir.
- merhaba devrimciler...
+ abi buyrun çiçek.
- lan atamam şiddet yok dedik de abartmayın yav. biz size iktidarı vermeye geldik.
+ on bin yıl sonra beklenen gün geldi demek. katlettiğiniz yüz milyonlarca devrimcinin ruhları şad olsun.
- amin. evet o gün geldi. dünyanın ebesini ziktik her yer çöl oldu, susuzluktan insanlar öldü. çalıştıracak adam, cipimizi sürdürecek şöför kalmadı. alın sizin olsun iktidar tepe tepe kullanın...
evet evet, güzel fikir. kapitalizm dünyanın, insanlığın ebesini biraz daha siksin iktidarı zaten verecektir.
tatlı su balıkları sizi...
- merhaba devrimciler...
+ abi buyrun çiçek.
- lan atamam şiddet yok dedik de abartmayın yav. biz size iktidarı vermeye geldik.
+ on bin yıl sonra beklenen gün geldi demek. katlettiğiniz yüz milyonlarca devrimcinin ruhları şad olsun.
- amin. evet o gün geldi. dünyanın ebesini ziktik her yer çöl oldu, susuzluktan insanlar öldü. çalıştıracak adam, cipimizi sürdürecek şöför kalmadı. alın sizin olsun iktidar tepe tepe kullanın...
evet evet, güzel fikir. kapitalizm dünyanın, insanlığın ebesini biraz daha siksin iktidarı zaten verecektir.
tatlı su balıkları sizi...
devrimci şiddet nedir ne değildir? devrimin gerçekleştiği bilinebilir mi? bu soruların sorulması ve cevaplanması gereken şiddet.
öncelikle olan olayın devrim olup olmadığını bir tanımlamak gerek. sosyolog olmadığımdan pek isabetli bir tanım yapamasam da, insanların yaşam seviyelerinin daha ileriye gitmesi için yapılan toplum hareketi diye çarpık da olsa özetleyebilirim gibime geliyor. bu tanımı doğru kabul edersek, bu sefer de ortaya şöyle bir sorun çıkıyor: olan olgu acaba halkın yaşam seviyesini ne kadar ileri götürdü/götürür, ileri götürmenin kaideleri nelerdir? kime göre neye göredir devrim? ileriye gitme/gelişme olgusu genel geçer midir? kısacası devrimin genel geçer anlamda devrim olduğu bilinebilir mi? (anlayabilmeniz için bir örnek vereyim: mesela "turancılık" bir tür devrimcilik değil midir? alın bir soru, çıkın çıkabilirseniz işin içinden)
eğer dikkatle incelersek bu soruların bizleri bir takım sorunsallara götürdüğünü göreceğiz. öncelikle, devrimci şiddet etik midir değil midir tartışmasını yapmak bu tartışmadan daha önce gelecek olan soruları cevaplamadan boşuna bir tartışma yapmakla eşit bir değer taşıyacaktır. şunlar var öncelikle cevaplanması gereken: devrimci kimdir, nedir, kime denir? devrimci olduğunu söyleyen herkes devrimci midir? dağda savunduğunu söylediği köylüden haraç alan, şehirde "kapitalizm baskısını" durdurmak, halkı korumak adına alışveriş merkezlerini içindeki halkla birlikte havaya uçuran devrimci midir? devrimci profiline uyuyor mudur? yada "üretim araçlarını halkın elinden alan burjuvaya saldıracam!" diyip kenar mahalle bakkalı mahmut efendiye zarar veren? eğer bunlar yapılıyorsa savunulan görüşlerle eylemler çelişkili değil midir? değil diyenler devrimci şiddetin insanlığa daha rahat bir yaşam vereceğini nasıl ispatlar? eğer bütün bunları yapanlar devrimci olarak kabul ediliyorsa devrimci şiddetin sadece emperyalizmin kuvvetlerine karşı uygulanmadığını göstermez mi bu?(bakın bu devrimci şiddettir demiyorum, bir kısımın devrimci şiddet aadı verdikleri olgunun bu insanlara karşı uygulanmasını meşru bulanlara sözüm. zaten genel geçer olmayan bir kavram üzerinde bak bu budur diye tartışmak anlamsızdır. bu da bir ara not olsun)
yani, devrim bir çözüm ise devrimci şiddet çözüm müdür çözümsüzlük müdür? çözümse hangi kaidelerde çözümdür, hangilerinde değildir? ilk başta genel bir kanıya varmak lazımdır bu kavramlar üzerinde. yani bir takım standartlara bağlanması lazımdır neyin devrim olup neyin olmadığı, olamayacağı gibi. sonra devrimci şiddet nedir ne değildir, devrimci midir yoksa kendi içinde karşı devrimci midir konuşulmalıdır bence. yoksa benim burada yazdığım gibi, ne söylesek boş. eğer sosyolojik ve sosyoekonomik veya gerekli olan başka bilim dallarıyla bir şekilde tespit edilemezse veya içinde bulunduğumuz çağ için bir kuramı oluşturulamazsa devrim olgusunun, daha kaç kişi devrimciliği tekelinde görüp, düzene karşı çıkma niyetiyle yola çıkıp, kaos oluşturmaktan daha fazlasını yapmayacaktır, bilemem.
not: evet bilim dallarıyla diyorum, insanların kendi düşünceleri ve kendi yorumlarıyla değil, zira bir olguyu kanıtlayabilecek(genelgeçer anlamda, o yüzden kanıt kelimesini kullanıyorum) yegane başka bir olgu varsa o da bilim(ve doğal olarak rasyonalite)dir.
öncelikle olan olayın devrim olup olmadığını bir tanımlamak gerek. sosyolog olmadığımdan pek isabetli bir tanım yapamasam da, insanların yaşam seviyelerinin daha ileriye gitmesi için yapılan toplum hareketi diye çarpık da olsa özetleyebilirim gibime geliyor. bu tanımı doğru kabul edersek, bu sefer de ortaya şöyle bir sorun çıkıyor: olan olgu acaba halkın yaşam seviyesini ne kadar ileri götürdü/götürür, ileri götürmenin kaideleri nelerdir? kime göre neye göredir devrim? ileriye gitme/gelişme olgusu genel geçer midir? kısacası devrimin genel geçer anlamda devrim olduğu bilinebilir mi? (anlayabilmeniz için bir örnek vereyim: mesela "turancılık" bir tür devrimcilik değil midir? alın bir soru, çıkın çıkabilirseniz işin içinden)
eğer dikkatle incelersek bu soruların bizleri bir takım sorunsallara götürdüğünü göreceğiz. öncelikle, devrimci şiddet etik midir değil midir tartışmasını yapmak bu tartışmadan daha önce gelecek olan soruları cevaplamadan boşuna bir tartışma yapmakla eşit bir değer taşıyacaktır. şunlar var öncelikle cevaplanması gereken: devrimci kimdir, nedir, kime denir? devrimci olduğunu söyleyen herkes devrimci midir? dağda savunduğunu söylediği köylüden haraç alan, şehirde "kapitalizm baskısını" durdurmak, halkı korumak adına alışveriş merkezlerini içindeki halkla birlikte havaya uçuran devrimci midir? devrimci profiline uyuyor mudur? yada "üretim araçlarını halkın elinden alan burjuvaya saldıracam!" diyip kenar mahalle bakkalı mahmut efendiye zarar veren? eğer bunlar yapılıyorsa savunulan görüşlerle eylemler çelişkili değil midir? değil diyenler devrimci şiddetin insanlığa daha rahat bir yaşam vereceğini nasıl ispatlar? eğer bütün bunları yapanlar devrimci olarak kabul ediliyorsa devrimci şiddetin sadece emperyalizmin kuvvetlerine karşı uygulanmadığını göstermez mi bu?(bakın bu devrimci şiddettir demiyorum, bir kısımın devrimci şiddet aadı verdikleri olgunun bu insanlara karşı uygulanmasını meşru bulanlara sözüm. zaten genel geçer olmayan bir kavram üzerinde bak bu budur diye tartışmak anlamsızdır. bu da bir ara not olsun)
yani, devrim bir çözüm ise devrimci şiddet çözüm müdür çözümsüzlük müdür? çözümse hangi kaidelerde çözümdür, hangilerinde değildir? ilk başta genel bir kanıya varmak lazımdır bu kavramlar üzerinde. yani bir takım standartlara bağlanması lazımdır neyin devrim olup neyin olmadığı, olamayacağı gibi. sonra devrimci şiddet nedir ne değildir, devrimci midir yoksa kendi içinde karşı devrimci midir konuşulmalıdır bence. yoksa benim burada yazdığım gibi, ne söylesek boş. eğer sosyolojik ve sosyoekonomik veya gerekli olan başka bilim dallarıyla bir şekilde tespit edilemezse veya içinde bulunduğumuz çağ için bir kuramı oluşturulamazsa devrim olgusunun, daha kaç kişi devrimciliği tekelinde görüp, düzene karşı çıkma niyetiyle yola çıkıp, kaos oluşturmaktan daha fazlasını yapmayacaktır, bilemem.
not: evet bilim dallarıyla diyorum, insanların kendi düşünceleri ve kendi yorumlarıyla değil, zira bir olguyu kanıtlayabilecek(genelgeçer anlamda, o yüzden kanıt kelimesini kullanıyorum) yegane başka bir olgu varsa o da bilim(ve doğal olarak rasyonalite)dir.
şiddeti meşrulaştırmak için kullanılan tehlikeli tanımlama. acaba sözde "idealist" amaçlarla gerçekleştirilen şiddet eylemlerinin son bulması gereken sınırları kim belirliyor ya da kimi zaman kendi ideolojik fikirlerine aykırı gördüğü şahıslarla ilgili de emperyalizm ile işbirliği içinde olduğu sanrısına sık sık kapılabilecek kapasitede "dogma" fikirlere sahip bir takım insanların oluşturduğu bir topluluk devrim adına girişelebilecek şiddetin sınırlarını hangi hakla çizme yetkisini kendinde görebiliyor..
bu insanlar, devrim adına hareket ettiklerini iddia edenlerin devlet rejimini kendi ideolojileri uygun şekilde değiştirmek için yine devlet rejimini korumakla yükümlü "sivil olmayan" resmi görevlilerine karşı girişilen terör eylemlerini de meşru olarak görebiliyorlar mı bu da aklımı kurcalayan bir başka mesele..
kısaca kimse kimseyi süslü sözlerle kandırabileceğini sanıp şiddeti meşru gösterebileceği
yanılgasına kapılmasın.. lakin kendilerine hangi "yüce amacı" rehber edinirlerse edinsinler, bu amaç uğruna şiddeti kutsallaştıranların tanımlayabilecek nitelikteki sözcükler lugatlarda mevcuttur. isteyen açıp bakabilir ama bulacakları anlamlar bazılarını hiç de memnun etmeyebilir..
bu insanlar, devrim adına hareket ettiklerini iddia edenlerin devlet rejimini kendi ideolojileri uygun şekilde değiştirmek için yine devlet rejimini korumakla yükümlü "sivil olmayan" resmi görevlilerine karşı girişilen terör eylemlerini de meşru olarak görebiliyorlar mı bu da aklımı kurcalayan bir başka mesele..
kısaca kimse kimseyi süslü sözlerle kandırabileceğini sanıp şiddeti meşru gösterebileceği
yanılgasına kapılmasın.. lakin kendilerine hangi "yüce amacı" rehber edinirlerse edinsinler, bu amaç uğruna şiddeti kutsallaştıranların tanımlayabilecek nitelikteki sözcükler lugatlarda mevcuttur. isteyen açıp bakabilir ama bulacakları anlamlar bazılarını hiç de memnun etmeyebilir..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar