bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- en tehlikeli insan tipleri2
- ütü13
- mutsuz olmak3
- çay içen kız10
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- duyulan en ilginç isim5
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- oralet içen erkek5
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- kalem4
- çaya şeker atan erkek5
- erdal beşikçioğlu8
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- düşün ki o bunu okuyor5
- anın fotoğrafı14
- uludağ sözlük çeteleri9
- yerinde dur3
- yelpaze3
- yıkık yazarlar4
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- latte içen erkek4
- patates kızartması4
- doa otomatı3
- kasa daima kazanır2
- ona bir şey söyle13
- en boktan on yıl7
- selam sözlük2
- telefona cevap vermeyen kız3
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- gocu bak bi5
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- ayrılık8
- en gey özelliğiniz3
- köpektapar2
- bik bik bik bik bik bik diye öten horoz2
- iq düşüren şeyler3
- akraba evliliği2
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor3
- sözlük yazarları nerede sorunsalı4
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
şiddeti meşrulaştırmak için kullanılan tehlikeli tanımlama. acaba sözde "idealist" amaçlarla gerçekleştirilen şiddet eylemlerinin son bulması gereken sınırları kim belirliyor ya da kimi zaman kendi ideolojik fikirlerine aykırı gördüğü şahıslarla ilgili de emperyalizm ile işbirliği içinde olduğu sanrısına sık sık kapılabilecek kapasitede "dogma" fikirlere sahip bir takım insanların oluşturduğu bir topluluk devrim adına girişelebilecek şiddetin sınırlarını hangi hakla çizme yetkisini kendinde görebiliyor..
bu insanlar, devrim adına hareket ettiklerini iddia edenlerin devlet rejimini kendi ideolojileri uygun şekilde değiştirmek için yine devlet rejimini korumakla yükümlü "sivil olmayan" resmi görevlilerine karşı girişilen terör eylemlerini de meşru olarak görebiliyorlar mı bu da aklımı kurcalayan bir başka mesele..
kısaca kimse kimseyi süslü sözlerle kandırabileceğini sanıp şiddeti meşru gösterebileceği
yanılgasına kapılmasın.. lakin kendilerine hangi "yüce amacı" rehber edinirlerse edinsinler, bu amaç uğruna şiddeti kutsallaştıranların tanımlayabilecek nitelikteki sözcükler lugatlarda mevcuttur. isteyen açıp bakabilir ama bulacakları anlamlar bazılarını hiç de memnun etmeyebilir..
bu insanlar, devrim adına hareket ettiklerini iddia edenlerin devlet rejimini kendi ideolojileri uygun şekilde değiştirmek için yine devlet rejimini korumakla yükümlü "sivil olmayan" resmi görevlilerine karşı girişilen terör eylemlerini de meşru olarak görebiliyorlar mı bu da aklımı kurcalayan bir başka mesele..
kısaca kimse kimseyi süslü sözlerle kandırabileceğini sanıp şiddeti meşru gösterebileceği
yanılgasına kapılmasın.. lakin kendilerine hangi "yüce amacı" rehber edinirlerse edinsinler, bu amaç uğruna şiddeti kutsallaştıranların tanımlayabilecek nitelikteki sözcükler lugatlarda mevcuttur. isteyen açıp bakabilir ama bulacakları anlamlar bazılarını hiç de memnun etmeyebilir..
devrimci şiddet nedir ne değildir? devrimin gerçekleştiği bilinebilir mi? bu soruların sorulması ve cevaplanması gereken şiddet.
öncelikle olan olayın devrim olup olmadığını bir tanımlamak gerek. sosyolog olmadığımdan pek isabetli bir tanım yapamasam da, insanların yaşam seviyelerinin daha ileriye gitmesi için yapılan toplum hareketi diye çarpık da olsa özetleyebilirim gibime geliyor. bu tanımı doğru kabul edersek, bu sefer de ortaya şöyle bir sorun çıkıyor: olan olgu acaba halkın yaşam seviyesini ne kadar ileri götürdü/götürür, ileri götürmenin kaideleri nelerdir? kime göre neye göredir devrim? ileriye gitme/gelişme olgusu genel geçer midir? kısacası devrimin genel geçer anlamda devrim olduğu bilinebilir mi? (anlayabilmeniz için bir örnek vereyim: mesela "turancılık" bir tür devrimcilik değil midir? alın bir soru, çıkın çıkabilirseniz işin içinden)
eğer dikkatle incelersek bu soruların bizleri bir takım sorunsallara götürdüğünü göreceğiz. öncelikle, devrimci şiddet etik midir değil midir tartışmasını yapmak bu tartışmadan daha önce gelecek olan soruları cevaplamadan boşuna bir tartışma yapmakla eşit bir değer taşıyacaktır. şunlar var öncelikle cevaplanması gereken: devrimci kimdir, nedir, kime denir? devrimci olduğunu söyleyen herkes devrimci midir? dağda savunduğunu söylediği köylüden haraç alan, şehirde "kapitalizm baskısını" durdurmak, halkı korumak adına alışveriş merkezlerini içindeki halkla birlikte havaya uçuran devrimci midir? devrimci profiline uyuyor mudur? yada "üretim araçlarını halkın elinden alan burjuvaya saldıracam!" diyip kenar mahalle bakkalı mahmut efendiye zarar veren? eğer bunlar yapılıyorsa savunulan görüşlerle eylemler çelişkili değil midir? değil diyenler devrimci şiddetin insanlığa daha rahat bir yaşam vereceğini nasıl ispatlar? eğer bütün bunları yapanlar devrimci olarak kabul ediliyorsa devrimci şiddetin sadece emperyalizmin kuvvetlerine karşı uygulanmadığını göstermez mi bu?(bakın bu devrimci şiddettir demiyorum, bir kısımın devrimci şiddet aadı verdikleri olgunun bu insanlara karşı uygulanmasını meşru bulanlara sözüm. zaten genel geçer olmayan bir kavram üzerinde bak bu budur diye tartışmak anlamsızdır. bu da bir ara not olsun)
yani, devrim bir çözüm ise devrimci şiddet çözüm müdür çözümsüzlük müdür? çözümse hangi kaidelerde çözümdür, hangilerinde değildir? ilk başta genel bir kanıya varmak lazımdır bu kavramlar üzerinde. yani bir takım standartlara bağlanması lazımdır neyin devrim olup neyin olmadığı, olamayacağı gibi. sonra devrimci şiddet nedir ne değildir, devrimci midir yoksa kendi içinde karşı devrimci midir konuşulmalıdır bence. yoksa benim burada yazdığım gibi, ne söylesek boş. eğer sosyolojik ve sosyoekonomik veya gerekli olan başka bilim dallarıyla bir şekilde tespit edilemezse veya içinde bulunduğumuz çağ için bir kuramı oluşturulamazsa devrim olgusunun, daha kaç kişi devrimciliği tekelinde görüp, düzene karşı çıkma niyetiyle yola çıkıp, kaos oluşturmaktan daha fazlasını yapmayacaktır, bilemem.
not: evet bilim dallarıyla diyorum, insanların kendi düşünceleri ve kendi yorumlarıyla değil, zira bir olguyu kanıtlayabilecek(genelgeçer anlamda, o yüzden kanıt kelimesini kullanıyorum) yegane başka bir olgu varsa o da bilim(ve doğal olarak rasyonalite)dir.
öncelikle olan olayın devrim olup olmadığını bir tanımlamak gerek. sosyolog olmadığımdan pek isabetli bir tanım yapamasam da, insanların yaşam seviyelerinin daha ileriye gitmesi için yapılan toplum hareketi diye çarpık da olsa özetleyebilirim gibime geliyor. bu tanımı doğru kabul edersek, bu sefer de ortaya şöyle bir sorun çıkıyor: olan olgu acaba halkın yaşam seviyesini ne kadar ileri götürdü/götürür, ileri götürmenin kaideleri nelerdir? kime göre neye göredir devrim? ileriye gitme/gelişme olgusu genel geçer midir? kısacası devrimin genel geçer anlamda devrim olduğu bilinebilir mi? (anlayabilmeniz için bir örnek vereyim: mesela "turancılık" bir tür devrimcilik değil midir? alın bir soru, çıkın çıkabilirseniz işin içinden)
eğer dikkatle incelersek bu soruların bizleri bir takım sorunsallara götürdüğünü göreceğiz. öncelikle, devrimci şiddet etik midir değil midir tartışmasını yapmak bu tartışmadan daha önce gelecek olan soruları cevaplamadan boşuna bir tartışma yapmakla eşit bir değer taşıyacaktır. şunlar var öncelikle cevaplanması gereken: devrimci kimdir, nedir, kime denir? devrimci olduğunu söyleyen herkes devrimci midir? dağda savunduğunu söylediği köylüden haraç alan, şehirde "kapitalizm baskısını" durdurmak, halkı korumak adına alışveriş merkezlerini içindeki halkla birlikte havaya uçuran devrimci midir? devrimci profiline uyuyor mudur? yada "üretim araçlarını halkın elinden alan burjuvaya saldıracam!" diyip kenar mahalle bakkalı mahmut efendiye zarar veren? eğer bunlar yapılıyorsa savunulan görüşlerle eylemler çelişkili değil midir? değil diyenler devrimci şiddetin insanlığa daha rahat bir yaşam vereceğini nasıl ispatlar? eğer bütün bunları yapanlar devrimci olarak kabul ediliyorsa devrimci şiddetin sadece emperyalizmin kuvvetlerine karşı uygulanmadığını göstermez mi bu?(bakın bu devrimci şiddettir demiyorum, bir kısımın devrimci şiddet aadı verdikleri olgunun bu insanlara karşı uygulanmasını meşru bulanlara sözüm. zaten genel geçer olmayan bir kavram üzerinde bak bu budur diye tartışmak anlamsızdır. bu da bir ara not olsun)
yani, devrim bir çözüm ise devrimci şiddet çözüm müdür çözümsüzlük müdür? çözümse hangi kaidelerde çözümdür, hangilerinde değildir? ilk başta genel bir kanıya varmak lazımdır bu kavramlar üzerinde. yani bir takım standartlara bağlanması lazımdır neyin devrim olup neyin olmadığı, olamayacağı gibi. sonra devrimci şiddet nedir ne değildir, devrimci midir yoksa kendi içinde karşı devrimci midir konuşulmalıdır bence. yoksa benim burada yazdığım gibi, ne söylesek boş. eğer sosyolojik ve sosyoekonomik veya gerekli olan başka bilim dallarıyla bir şekilde tespit edilemezse veya içinde bulunduğumuz çağ için bir kuramı oluşturulamazsa devrim olgusunun, daha kaç kişi devrimciliği tekelinde görüp, düzene karşı çıkma niyetiyle yola çıkıp, kaos oluşturmaktan daha fazlasını yapmayacaktır, bilemem.
not: evet bilim dallarıyla diyorum, insanların kendi düşünceleri ve kendi yorumlarıyla değil, zira bir olguyu kanıtlayabilecek(genelgeçer anlamda, o yüzden kanıt kelimesini kullanıyorum) yegane başka bir olgu varsa o da bilim(ve doğal olarak rasyonalite)dir.
ne gerek var. kapitalizm zaten iktidarı kendi elleriyle teslim edecektir.
- merhaba devrimciler...
+ abi buyrun çiçek.
- lan atamam şiddet yok dedik de abartmayın yav. biz size iktidarı vermeye geldik.
+ on bin yıl sonra beklenen gün geldi demek. katlettiğiniz yüz milyonlarca devrimcinin ruhları şad olsun.
- amin. evet o gün geldi. dünyanın ebesini ziktik her yer çöl oldu, susuzluktan insanlar öldü. çalıştıracak adam, cipimizi sürdürecek şöför kalmadı. alın sizin olsun iktidar tepe tepe kullanın...
evet evet, güzel fikir. kapitalizm dünyanın, insanlığın ebesini biraz daha siksin iktidarı zaten verecektir.
tatlı su balıkları sizi...
- merhaba devrimciler...
+ abi buyrun çiçek.
- lan atamam şiddet yok dedik de abartmayın yav. biz size iktidarı vermeye geldik.
+ on bin yıl sonra beklenen gün geldi demek. katlettiğiniz yüz milyonlarca devrimcinin ruhları şad olsun.
- amin. evet o gün geldi. dünyanın ebesini ziktik her yer çöl oldu, susuzluktan insanlar öldü. çalıştıracak adam, cipimizi sürdürecek şöför kalmadı. alın sizin olsun iktidar tepe tepe kullanın...
evet evet, güzel fikir. kapitalizm dünyanın, insanlığın ebesini biraz daha siksin iktidarı zaten verecektir.
tatlı su balıkları sizi...
devrim için(neyse o) her türlü terör eylemini meşru görme temeline dayanan şiddet.
(bkz: sosyalizmin kanlı tarihi)
mevcut iktidar * barısçıl yollarla elindeki gücü halka teslim etmiyceğine göre ufuktaki seçeneklerden biridir. tabi bizim de idealimiz arkadaşım bak işçi, köylü, emekçi olarak örgütlendik, bırak şu iktidarı, zorluk çıkarma benzeri * bişey olmasıdır. ama devletin elinde silahlı bir güc varken * uzlaşma olmaz.
ha devlet kendi silahlı kuvvetleriyle de ** yasal yasal güç kullanıyo zaten derdimiz şiddetse, kansa.
ha devlet kendi silahlı kuvvetleriyle de ** yasal yasal güç kullanıyo zaten derdimiz şiddetse, kansa.
camus'nün ünlü sözünü akla getirmiş saçmalamadır:
"iki tür cinayet vardır, tutku cinayetleri ve mantık cinayetleri." işte devrimci şiddet de kendini "temsil" gücüyle haklılandırmış yasal cinayet*tir. aynı bokun yeşilidir.
"iki tür cinayet vardır, tutku cinayetleri ve mantık cinayetleri." işte devrimci şiddet de kendini "temsil" gücüyle haklılandırmış yasal cinayet*tir. aynı bokun yeşilidir.
- o zaman bu devrim dediğiniz çok da temiz bir şey değil.
- ıı, malasef, pardon.*
- ıı, malasef, pardon.*
marksizme gore devrimci siddet proleteryanin mucedelesini ileriye tasiyan siddettir.
şiddetin adı ne olursa olsun, insana yakışan bir vasıf taşımadığı aşikardır.binaenaleyh şiddet kelimesinin önüne ve arkasına konacak ekler onu şirin göstermeye yetmeyecektir.
(bkz: iflahsız derin sol)
doludur.
doludur.
genelde ters tepen şiddettir. ya çevik kuvvetin attığı dayakla biter, ya da ülkücülerin.
Eğer devrim kesin bir zafer kazanacak olursa; o zaman çarlıkla jakoben, ya da isterseniz, avam biçimi hesaplaşacağız.
lenin
lenin
örneklerinden birisi, menemen katliamı suçlularının fener gibi caddelere asılmasıdır. candır.
'devrim namlunun ucundadır' diyede söylenilir.
aynı şiddet kendilerine uygulanınca viyaklayan solcuların zırvalarından biridir.
öyle ki devletin yolsuzlukla mücadelede büyük işler yapmış, solcu politikacılar tarafından bile saygıyla anılan bakanın evinin önünde solcu teröristlerce katledilmesini bile bu zırvayla açıklamaya çalışmaktadırlar.
(#3962871)
öyle ki devletin yolsuzlukla mücadelede büyük işler yapmış, solcu politikacılar tarafından bile saygıyla anılan bakanın evinin önünde solcu teröristlerce katledilmesini bile bu zırvayla açıklamaya çalışmaktadırlar.
(#3962871)
tarih boyunca, sistemden beslendiği için değişime ve ilerlemeye karşı çıkanlara uygulanagelen şiddettir. (bkz: zopa)
Kaçınılmaması gereken şiddettir.
karşı şiddeti gördüklerinde pek bir ağlamaklı oluyorlar . (bkz: 12 eylül)
faşizme yönelik şiddet eylemleridir. meşru olması gerekmez, keyfide yapılabilir. ne de olsa her sayko bağrında bir devrimci ruh taşır.
sivil halkında nasibini aldığı şiddet türüdür.
komünist düşünceye sahip kişilerce meşru görülür.
komünist düşünceye sahip kişilerce meşru görülür.
bir polis şiddeti değildir.
12 eylül 1980 önce binlerce masum vatandaşın hayatını kaybetmesine neden olan şiddetdir.12 eylül 1980 öncesi sol örgütlerin yayın organlarında meşru bir durum olduğu ileri sürülür.
sahte hümanistlerin, tuzu kuru gevşeklerin, işleri tıkırında mülk sahibi küçük-burjuva'nın vs anlayamayacağı, yer yer de kınamaya cesaret edebildiği şiddettir.
(bkz: bu şiddet olmazsa hiç olmaz ya dinle ya da git)
(bkz: bu şiddet olmazsa hiç olmaz ya dinle ya da git)
sadece emperyalistlere yapıldığı için emperyalistleri üzen şiddettir. birileri sizin sömürgeciliğinize elbet dur diyecek.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar