bugün
- ölümden korkuyor musunuz17
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak6
- yesene beni diyen kız5
- sözlük kızlarının kekleri4
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- ben basit bir insanım5
- bara giden erkeğin asıl amacı10
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı5
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek6
- zalbert ramstein8
- sözlüğe resim yüklenememesi3
- intihar düşüncesi6
- aşk6
- vombatların kakasının küp şeklinde olması2
- cumartesi kahvaltısı5
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- yahudi düşmanlığı3
- evliliği zorlaştırmak3
- sözlükte ne değişti5
- hava su ateş toprak3
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- bugün ne oldu6
- iki yapay zekanın sohbeti2
- uludağ itiraf17
- idealizm vs materyalizm2
- anneanne3
- insan olmaya ceyrek kala11
- at eti yiyen gay2
- queen feristah15
- bir kadından hoşlanmak4
- hafızayı sildirmek7
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- yazarların cuma akşamı planları4
- sevgiliyle kavga etmeyi özlemek2
- seninleyken kendim olabiliyorum4
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu41
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- işiniz gücünüz yok mu11
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- türkşad kunthan uçuk2
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- gecenin şarkısı18
- hoşlanılan kızın küçük erkek kardeşi2
- ayıyla güreşmek7
devrimci şiddet nedir ne değildir? devrimin gerçekleştiği bilinebilir mi? bu soruların sorulması ve cevaplanması gereken şiddet.
öncelikle olan olayın devrim olup olmadığını bir tanımlamak gerek. sosyolog olmadığımdan pek isabetli bir tanım yapamasam da, insanların yaşam seviyelerinin daha ileriye gitmesi için yapılan toplum hareketi diye çarpık da olsa özetleyebilirim gibime geliyor. bu tanımı doğru kabul edersek, bu sefer de ortaya şöyle bir sorun çıkıyor: olan olgu acaba halkın yaşam seviyesini ne kadar ileri götürdü/götürür, ileri götürmenin kaideleri nelerdir? kime göre neye göredir devrim? ileriye gitme/gelişme olgusu genel geçer midir? kısacası devrimin genel geçer anlamda devrim olduğu bilinebilir mi? (anlayabilmeniz için bir örnek vereyim: mesela "turancılık" bir tür devrimcilik değil midir? alın bir soru, çıkın çıkabilirseniz işin içinden)
eğer dikkatle incelersek bu soruların bizleri bir takım sorunsallara götürdüğünü göreceğiz. öncelikle, devrimci şiddet etik midir değil midir tartışmasını yapmak bu tartışmadan daha önce gelecek olan soruları cevaplamadan boşuna bir tartışma yapmakla eşit bir değer taşıyacaktır. şunlar var öncelikle cevaplanması gereken: devrimci kimdir, nedir, kime denir? devrimci olduğunu söyleyen herkes devrimci midir? dağda savunduğunu söylediği köylüden haraç alan, şehirde "kapitalizm baskısını" durdurmak, halkı korumak adına alışveriş merkezlerini içindeki halkla birlikte havaya uçuran devrimci midir? devrimci profiline uyuyor mudur? yada "üretim araçlarını halkın elinden alan burjuvaya saldıracam!" diyip kenar mahalle bakkalı mahmut efendiye zarar veren? eğer bunlar yapılıyorsa savunulan görüşlerle eylemler çelişkili değil midir? değil diyenler devrimci şiddetin insanlığa daha rahat bir yaşam vereceğini nasıl ispatlar? eğer bütün bunları yapanlar devrimci olarak kabul ediliyorsa devrimci şiddetin sadece emperyalizmin kuvvetlerine karşı uygulanmadığını göstermez mi bu?(bakın bu devrimci şiddettir demiyorum, bir kısımın devrimci şiddet aadı verdikleri olgunun bu insanlara karşı uygulanmasını meşru bulanlara sözüm. zaten genel geçer olmayan bir kavram üzerinde bak bu budur diye tartışmak anlamsızdır. bu da bir ara not olsun)
yani, devrim bir çözüm ise devrimci şiddet çözüm müdür çözümsüzlük müdür? çözümse hangi kaidelerde çözümdür, hangilerinde değildir? ilk başta genel bir kanıya varmak lazımdır bu kavramlar üzerinde. yani bir takım standartlara bağlanması lazımdır neyin devrim olup neyin olmadığı, olamayacağı gibi. sonra devrimci şiddet nedir ne değildir, devrimci midir yoksa kendi içinde karşı devrimci midir konuşulmalıdır bence. yoksa benim burada yazdığım gibi, ne söylesek boş. eğer sosyolojik ve sosyoekonomik veya gerekli olan başka bilim dallarıyla bir şekilde tespit edilemezse veya içinde bulunduğumuz çağ için bir kuramı oluşturulamazsa devrim olgusunun, daha kaç kişi devrimciliği tekelinde görüp, düzene karşı çıkma niyetiyle yola çıkıp, kaos oluşturmaktan daha fazlasını yapmayacaktır, bilemem.
not: evet bilim dallarıyla diyorum, insanların kendi düşünceleri ve kendi yorumlarıyla değil, zira bir olguyu kanıtlayabilecek(genelgeçer anlamda, o yüzden kanıt kelimesini kullanıyorum) yegane başka bir olgu varsa o da bilim(ve doğal olarak rasyonalite)dir.
öncelikle olan olayın devrim olup olmadığını bir tanımlamak gerek. sosyolog olmadığımdan pek isabetli bir tanım yapamasam da, insanların yaşam seviyelerinin daha ileriye gitmesi için yapılan toplum hareketi diye çarpık da olsa özetleyebilirim gibime geliyor. bu tanımı doğru kabul edersek, bu sefer de ortaya şöyle bir sorun çıkıyor: olan olgu acaba halkın yaşam seviyesini ne kadar ileri götürdü/götürür, ileri götürmenin kaideleri nelerdir? kime göre neye göredir devrim? ileriye gitme/gelişme olgusu genel geçer midir? kısacası devrimin genel geçer anlamda devrim olduğu bilinebilir mi? (anlayabilmeniz için bir örnek vereyim: mesela "turancılık" bir tür devrimcilik değil midir? alın bir soru, çıkın çıkabilirseniz işin içinden)
eğer dikkatle incelersek bu soruların bizleri bir takım sorunsallara götürdüğünü göreceğiz. öncelikle, devrimci şiddet etik midir değil midir tartışmasını yapmak bu tartışmadan daha önce gelecek olan soruları cevaplamadan boşuna bir tartışma yapmakla eşit bir değer taşıyacaktır. şunlar var öncelikle cevaplanması gereken: devrimci kimdir, nedir, kime denir? devrimci olduğunu söyleyen herkes devrimci midir? dağda savunduğunu söylediği köylüden haraç alan, şehirde "kapitalizm baskısını" durdurmak, halkı korumak adına alışveriş merkezlerini içindeki halkla birlikte havaya uçuran devrimci midir? devrimci profiline uyuyor mudur? yada "üretim araçlarını halkın elinden alan burjuvaya saldıracam!" diyip kenar mahalle bakkalı mahmut efendiye zarar veren? eğer bunlar yapılıyorsa savunulan görüşlerle eylemler çelişkili değil midir? değil diyenler devrimci şiddetin insanlığa daha rahat bir yaşam vereceğini nasıl ispatlar? eğer bütün bunları yapanlar devrimci olarak kabul ediliyorsa devrimci şiddetin sadece emperyalizmin kuvvetlerine karşı uygulanmadığını göstermez mi bu?(bakın bu devrimci şiddettir demiyorum, bir kısımın devrimci şiddet aadı verdikleri olgunun bu insanlara karşı uygulanmasını meşru bulanlara sözüm. zaten genel geçer olmayan bir kavram üzerinde bak bu budur diye tartışmak anlamsızdır. bu da bir ara not olsun)
yani, devrim bir çözüm ise devrimci şiddet çözüm müdür çözümsüzlük müdür? çözümse hangi kaidelerde çözümdür, hangilerinde değildir? ilk başta genel bir kanıya varmak lazımdır bu kavramlar üzerinde. yani bir takım standartlara bağlanması lazımdır neyin devrim olup neyin olmadığı, olamayacağı gibi. sonra devrimci şiddet nedir ne değildir, devrimci midir yoksa kendi içinde karşı devrimci midir konuşulmalıdır bence. yoksa benim burada yazdığım gibi, ne söylesek boş. eğer sosyolojik ve sosyoekonomik veya gerekli olan başka bilim dallarıyla bir şekilde tespit edilemezse veya içinde bulunduğumuz çağ için bir kuramı oluşturulamazsa devrim olgusunun, daha kaç kişi devrimciliği tekelinde görüp, düzene karşı çıkma niyetiyle yola çıkıp, kaos oluşturmaktan daha fazlasını yapmayacaktır, bilemem.
not: evet bilim dallarıyla diyorum, insanların kendi düşünceleri ve kendi yorumlarıyla değil, zira bir olguyu kanıtlayabilecek(genelgeçer anlamda, o yüzden kanıt kelimesini kullanıyorum) yegane başka bir olgu varsa o da bilim(ve doğal olarak rasyonalite)dir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar