bugün
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek12
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı10
- ferdi tayfurun 6 milyar tl servet yapması3
- diyanetin abd'deki villaları5
- bir sözlük kızını aşırı seksi bulmak2
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı2
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması2
- aylık asgari ücret iyi midir sorunsalı2
- iç sıkıntısından intihar etmek10
- aylık 341 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- 20 cm iyi midir3
- dünya kupası maçı olunca trt'nin şifrelenmesi2
- dişçinin kucağına oturmak2
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- tek başına tatile çıkmak4
- izmir merkezli feto operasyonu3
- ayağı alçılı kız yıkamak3
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı6
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- polat alemdar3
- trabzon'un abartılmış balon bir şehir olması2
- yazarların şu an istediği şey4
- birader beylerin birader beyler olmaları6
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- iran'ın hürmüz boğazı nı kapatması8
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- sarı yeleli aslan trump8
- yazarları gülümseten şeyler6
- nargile tütünü3
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- kuş besleyen akciğeri hastalığı2
- kontrat fosfor karburator4
- hababam sınıfı semra hoca7
- 1 dakikada 47 mekik çekmek2
- makyaj öncesi alt tabaka hazırlığı2
- mor semsiyeli yabanci21
- 60 saat boyunca uyumayan insan4
- iş sıkıntısı olmasa okuyacağınız bölüm4
- bir şarkı sözü der ki2
- yaz günü bira içmek5
- müslim sarı3
- zallın fake hesabı var mı9
- mardin de bir ağanın inşa ettirdiği ilginç köy evi3
- m r e r e c t o23
- kamu görevlilerinin zıvanadan çıkması2
- anın görüntüsü18
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- 12 haziran 2026 güney kore çekya maçı5
- chp'nin hali ne olacak49
ancak paradoks kavramını "ikilem gibi bir şey" sanan zihniyetten beklenebilecek sığlıkta bir tespite konu olan devrimcidir bu.
bahsedilenler paradoks değildir. ha zaten devrimci sandığınız da "devrimci özentisi"dir. bilginiz olsun.
edit:
(bkz: başlığın başa kalması)
bahsedilenler paradoks değildir. ha zaten devrimci sandığınız da "devrimci özentisi"dir. bilginiz olsun.
edit:
(bkz: başlığın başa kalması)
kendi paradoksunu devrimcilere yamama girisiminde bulunan yazar $eysi. halbuki kendini bilmeli insan evvela degil mi mualla?
Dogs dogs dogs para para paradoks şarkısı eşliğinde entari giren insan-i beşerin uydurmasıdır. Tez zamanda porno filmlerde oynayarak neo-marksizmakımına kapağı atacağını düşündüren kişinin devrim tarihihinin üç-beş terimi ve karakterleriyle kurduğu bir monodiyalog. Allah taksiratını affetsin yavrum , amen! *
olmamş denilen ve kendi içinde bilgi eksikliklerini ileri düzeyde olduğu önerme, boş fikir kümesi.
mesela marxist diyalektiktir. daha acik olmak gerekirse sinifsal duzeni alt-üst edip,yerine hiyerarsinin altindaki sinifin egemen oldugu bir duzen getirmek. ama mesela yani! her devrimci marxist degildir. her devrimci bizim degildir.
ikilemde pardon ''paradoksta'' kalmış yazar haykırışı.
son paragraf çok ilginç, bakunin enternasyonel derken röntgen ve ülkü ocakları..bunları iki satırlık bir paragrafta birleştirebilmesi ayrı bi yetenek, paradoksta kaldım yane, şey pardon ikilem mi demeli? *
(bkz: nasıl ayar fetişi oldum)
içinden bir türlü çıkamıyorum, mengene gibi sıkıştırıyor beni , şizofren olucam yakında. ama şimdi buldum acınacak halimin nedenini , teşhisim konuldu, hastalığım devrimci paradoksu. Örümcek ağı gibi sarmış dörtbir yanımı , diyorum ki bu düzen adaletsiz, uçurumlar var insanlar arasında, diyorum ki sağlık eğitim ücretsiz olmalı, diyorum ki emeğe saygı, paralı köleliğe hayır, diyorum ki dogmalara hayır, bilime evet. diyorum ki savaşa , abd emperayalizmine hayır. işte buna paradoks teşhisi konuldu, üzerinede kaymak sürünce devrimci paradoksu oldu. prozac kullansam geçer mi.
Tanım: yıllardır , boğuştuğum sonunda teşhisi konulan hastalığım.
Tanım: yıllardır , boğuştuğum sonunda teşhisi konulan hastalığım.
çelişkilerin birlikteliğidir devrim . böyle bakınca tam paradoks...
soyle diyelim o zaman, baslik acarken yazi tura atip kazanmaktir.
fakat devrimci olmayan zihniyet mutlaka ulkucu mudur? veyahut tersi, ulkucu olmayan illa vatan haini midir? kavramlarini eyleme dokmek isteyen insanlar aydinger kagidi ile mi sokaklara dokulurler? sadece devrimciler mi tezat dogururlar?
ortalarda biryerde toplum bilimi denen birsey yok mudur? taraf almadan tespit yapamaz miyiz?
son iki sorunun cevaplari, artik bir zahmet, su goturmezler: vardir, yapabiliriz. demek istedigim sudur ki biz bu cevaplar isiginda analize vurunca kendimizi, vardigimiz sonuclar iki tarafi da memnun etmiyorlar. militan paradoks, ikilem, tezat anlamaz. yola bas koymustur. e siz cikip ta "hele bi dur, garip olmus surasi!" derseniz adam sen zaten devrimcisin, ulkucusun der rengine gore. davama tas koymak icin ortalarda saliniyorsun der. ve bu durum katiksiz ideoloji mantigina aykiri degildir. militanizmin ta kendisidir. biz bu tespiti yaparken de tarafsiz olmaya calisiyoruzdur.
bu noktadan sonra devrimci arkadaslar (ulkucu olsun, sosyalist olsun, anarsist olsun -cunku mevcut duzeni sorgulayip kalkmasina kanaat getiren her turlu ideoloji devrimciliktir-) esitlik isterken (ulkucusu soyunun, iscisi sinifinin daha iyisini hak ettigini savunur, mevcut duzen onlar icin esitsizliktir) unutmasinlar ki en buyuk esitsizlik politikadan, soydan soptan degil dogumla birlikte gelir. insan dogdugunda bir takim degismez toplumsal iliskiler icine girer. ebeveyn/evlat, baba/ogul, abi/kardes gibi.
iste bu noktada total esitlik nidalari her turlu devrimci soylemin dilinde tezata donusurler. esitlik istemeyen devrimci beri gelsin! ona lafim yok, onun tezati yok. anliyacaginiz anadan dogma degil klonlanmis, bolunerek cogalmis, kardes degil de arkadas veya ikiz toplumlar baslangicta yuzde yuz bir esitlikten bahsedebilirler ki dedigimiz gibi daha yolun baslangicidir.
fakat devrimci olmayan zihniyet mutlaka ulkucu mudur? veyahut tersi, ulkucu olmayan illa vatan haini midir? kavramlarini eyleme dokmek isteyen insanlar aydinger kagidi ile mi sokaklara dokulurler? sadece devrimciler mi tezat dogururlar?
ortalarda biryerde toplum bilimi denen birsey yok mudur? taraf almadan tespit yapamaz miyiz?
son iki sorunun cevaplari, artik bir zahmet, su goturmezler: vardir, yapabiliriz. demek istedigim sudur ki biz bu cevaplar isiginda analize vurunca kendimizi, vardigimiz sonuclar iki tarafi da memnun etmiyorlar. militan paradoks, ikilem, tezat anlamaz. yola bas koymustur. e siz cikip ta "hele bi dur, garip olmus surasi!" derseniz adam sen zaten devrimcisin, ulkucusun der rengine gore. davama tas koymak icin ortalarda saliniyorsun der. ve bu durum katiksiz ideoloji mantigina aykiri degildir. militanizmin ta kendisidir. biz bu tespiti yaparken de tarafsiz olmaya calisiyoruzdur.
bu noktadan sonra devrimci arkadaslar (ulkucu olsun, sosyalist olsun, anarsist olsun -cunku mevcut duzeni sorgulayip kalkmasina kanaat getiren her turlu ideoloji devrimciliktir-) esitlik isterken (ulkucusu soyunun, iscisi sinifinin daha iyisini hak ettigini savunur, mevcut duzen onlar icin esitsizliktir) unutmasinlar ki en buyuk esitsizlik politikadan, soydan soptan degil dogumla birlikte gelir. insan dogdugunda bir takim degismez toplumsal iliskiler icine girer. ebeveyn/evlat, baba/ogul, abi/kardes gibi.
iste bu noktada total esitlik nidalari her turlu devrimci soylemin dilinde tezata donusurler. esitlik istemeyen devrimci beri gelsin! ona lafim yok, onun tezati yok. anliyacaginiz anadan dogma degil klonlanmis, bolunerek cogalmis, kardes degil de arkadas veya ikiz toplumlar baslangicta yuzde yuz bir esitlikten bahsedebilirler ki dedigimiz gibi daha yolun baslangicidir.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar