bugün
- mor semsiyeli yabanci16
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı3
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum10
- sigara içen kızla öpüşülür mü13
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- sözlükte kavga etmek8
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- cilgincapkin219
- memeleri füze gibi kadın13
- seni yeşerteceğim diyen erkek4
- buddy dude21
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar4
- sosyoloji ekonomi bilimi ilişkisi2
- kabuksuz kaplumbaga7
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- chp'nin hali ne olacak46
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- bisiklet marka tavsiyesi10
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek19
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- günün şiiri7
- kanka olurduk ölümüne2
- karton toplayan abi7
- masklavi'nin düşünceleri18
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- kocamı çalıştırmam diyen kadın3
- gammazlar çetesi17
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak6
- ona bir şey söyle11
- enayimiknatisii12
- insanlarda bıraktığımız iz5
- neden herkes aynı şeyi söylüyor3
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız6
- mermi abla4
- güncelleme2
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- kızıl cin4
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- bana wp den yazdı3
- gocu25
- uysaljakoben17
az once ogrendigim kadariyla hosdonmus yazar.
kaybolmasin bi yere hep sozlukte kalsin yazari, dunyanin en guzel gulumseyen insani/yazari.
kardesim yazar.
kaybolmasin bi yere hep sozlukte kalsin yazari, dunyanin en guzel gulumseyen insani/yazari.
kardesim yazar.
inkılap'ın türkçesi.
ağzından girip burnundan çıkarak sözlüğe dönmesini sağladığım** süper yazıların sahibi, akıl yaşta değil baştadır sözünü en güzel şekilde doğrulatan yazar.
uzun bir aradan sonra sözlüğe yazmaya başlayan süt kardeşim.
komünizmle birleşince uğrunda kendini heba eden binlerce insan evladını gördüğümde** gülmeyle ağlama arası bir hal aldığım olgudur.
velakin ilk başta şunları sormak istiyorum:
1 - neyi deviriyorsunuz?
eğer ezilen insanları refaha kavuşturmak için "ezilmeyen" kitleyi ezmekse maksat, ortaya yeni bir ezilen kitle çıkıyor. ilerde onlar da sizi devirmeli haliyle, ki kuram kendi içinde çelişmesin, değil mi? aksi halde kontradiksiyon olur, kuram değil.
2 - çoğunluk istemeden gerçekleşmesi durumu
madem ki çoğunluk istemiyor, şu an, örneğin tokat'taki dağ köylerinde tikkocuların anasına avradına düz gidiliyor, (ki bu herifler orda resmen eşkiya düzeni kurmuşlardı zamanında) senin yaptığın işte feci bir yanlış yok mu? hani halk içindi? "halka rağmen" martavalı okumak gülünç kaçmıyor mu biraz?
3 - diyelim ki çoğunluk istiyor
sen değil miydin "çoğunluğun azınlık üzerindeki baskısı"ndan yakınan, ne oldu? çelişki mi var biraz?
sadete gelmek gerekirse;
bak canım kardeşim, sen eline silah aldığında, etrafı yıktığında, sana zararı dokunmayan insanları yaş kuru hesabıyla yok ettiğinde - ki zaten otomatikman kimsenin hakkını yemeyen ve de durumundan şikayet etmeyen herhangi biri de bu hesaba dahil kalıyor - senin uyguladığın şey korku politikasıdır.** (ki böyle bir durumda kendi hakkını korumaya çalışan insanların "faşist" diye nitelendirilmesi de ne kadar acınacak bir halde olduğunuzu gösteriyor kanımca. malum, bi motivasyona ihtiyaç duyuyorsunuz.)
a dur bi ya, bana bi yerlerden tanıdık geldi bu iş, hani vardı ya bi lider, sırf kendi halinde yaşıyor diye, elleri nasırlı olmadığından, gözlük taktığından dolayı bir milyon
kamboçyalıyı öldüren... hatırladınız mı? ama doğru ya, sizin hafıza sadece kendinize yapılan haksızlıkları hatırlar. malum diğer insanlar cahil, gerici, aptal, faşist, bir siz mükemmelsiniz, hatta übermenschsiniz ya, nese ben söyleyim : pol pot
çav bella iki gözüm... hemen deviririz, nede olsa halkların kardeşliği için, insanlık için, insanlığın refahı için***, ama en önemlisi sizin refahınız için milyonların ölümü sadece istatiksel veri, değil mi?
bu arada:
(bkz: killing for peace is like fucking for virginity)
edit: (bkz: halka ragmen devrim devrim değildir)
velakin ilk başta şunları sormak istiyorum:
1 - neyi deviriyorsunuz?
eğer ezilen insanları refaha kavuşturmak için "ezilmeyen" kitleyi ezmekse maksat, ortaya yeni bir ezilen kitle çıkıyor. ilerde onlar da sizi devirmeli haliyle, ki kuram kendi içinde çelişmesin, değil mi? aksi halde kontradiksiyon olur, kuram değil.
2 - çoğunluk istemeden gerçekleşmesi durumu
madem ki çoğunluk istemiyor, şu an, örneğin tokat'taki dağ köylerinde tikkocuların anasına avradına düz gidiliyor, (ki bu herifler orda resmen eşkiya düzeni kurmuşlardı zamanında) senin yaptığın işte feci bir yanlış yok mu? hani halk içindi? "halka rağmen" martavalı okumak gülünç kaçmıyor mu biraz?
3 - diyelim ki çoğunluk istiyor
sen değil miydin "çoğunluğun azınlık üzerindeki baskısı"ndan yakınan, ne oldu? çelişki mi var biraz?
sadete gelmek gerekirse;
bak canım kardeşim, sen eline silah aldığında, etrafı yıktığında, sana zararı dokunmayan insanları yaş kuru hesabıyla yok ettiğinde - ki zaten otomatikman kimsenin hakkını yemeyen ve de durumundan şikayet etmeyen herhangi biri de bu hesaba dahil kalıyor - senin uyguladığın şey korku politikasıdır.** (ki böyle bir durumda kendi hakkını korumaya çalışan insanların "faşist" diye nitelendirilmesi de ne kadar acınacak bir halde olduğunuzu gösteriyor kanımca. malum, bi motivasyona ihtiyaç duyuyorsunuz.)
a dur bi ya, bana bi yerlerden tanıdık geldi bu iş, hani vardı ya bi lider, sırf kendi halinde yaşıyor diye, elleri nasırlı olmadığından, gözlük taktığından dolayı bir milyon
kamboçyalıyı öldüren... hatırladınız mı? ama doğru ya, sizin hafıza sadece kendinize yapılan haksızlıkları hatırlar. malum diğer insanlar cahil, gerici, aptal, faşist, bir siz mükemmelsiniz, hatta übermenschsiniz ya, nese ben söyleyim : pol pot
çav bella iki gözüm... hemen deviririz, nede olsa halkların kardeşliği için, insanlık için, insanlığın refahı için***, ama en önemlisi sizin refahınız için milyonların ölümü sadece istatiksel veri, değil mi?
bu arada:
(bkz: killing for peace is like fucking for virginity)
edit: (bkz: halka ragmen devrim devrim değildir)
sen hiç ateş böceği gördünmü oyunundaki bir diyalogda vahim halini gördüğümüz olgu
-birgün mutlaka devrimi gerçekleştireceğiz
+inşallah
-sanırım demek istedin herelde... olayı cok iyi işlemiş y.erdoğan komik gülünç acınası durum
-birgün mutlaka devrimi gerçekleştireceğiz
+inşallah
-sanırım demek istedin herelde... olayı cok iyi işlemiş y.erdoğan komik gülünç acınası durum
prototip olarak üretilen ilk yerli otomobildir.
bu herkesce malum. yalnız, yürümedi yolda kaldı falan hikayeleri neden çıkmıştır anlaşılamaz.
trt de yayınlanan bir belgeselde, böyle bir konununun söz konusu olmadığı, cemal gürsel in arabayla törene katıldığı ve öyle benzin bitme şeklinde bir olayın sözkonusu olmadığı detaylarıyla anlatılmıştır.
bu herkesce malum. yalnız, yürümedi yolda kaldı falan hikayeleri neden çıkmıştır anlaşılamaz.
trt de yayınlanan bir belgeselde, böyle bir konununun söz konusu olmadığı, cemal gürsel in arabayla törene katıldığı ve öyle benzin bitme şeklinde bir olayın sözkonusu olmadığı detaylarıyla anlatılmıştır.
kağıt bir gemidir devrim.
bütün gemiler hurdaya çıksada sonunda
taşıdığı özgürlük şiiriyle,
batmadan yüzer nicedir dünya sularında.
kim bilir kaç yunus görmüş,kaç deniz gezmiş...
(sunay akın)
bütün gemiler hurdaya çıksada sonunda
taşıdığı özgürlük şiiriyle,
batmadan yüzer nicedir dünya sularında.
kim bilir kaç yunus görmüş,kaç deniz gezmiş...
(sunay akın)
"neden ayrıldı?" dedirten yazarsahiden neden?
bence gitmesi gereken en son yazar..ayrica gercekten de nickinin hakini veren yazardir
(bkz: dansetmeden yapılan devrim, yapılmaya değer değiğldir.) gibi bir cümlenin öznesini oluşturan kelime.
ne yaptığını, ne amaç uğruna savaştığını bilmeyen birçok gencin de özgürlüğe sahip olmak adı altında çokça sarfetmesi muhtemel olan sözcüktür de..
ne yaptığını, ne amaç uğruna savaştığını bilmeyen birçok gencin de özgürlüğe sahip olmak adı altında çokça sarfetmesi muhtemel olan sözcüktür de..
yüreği büyük, cesur, akıllı, nickinin hakkını veren, genellikle önemli konulara işaret eden entryleriyle sözlüğün kalitesini artırma çabasında olan yazardır. ama meyve veren ağaç taşlanır sözünden de nasibini haksız da olsa aldığını maalesef üzülerek gördüğüm yazardır aynı zamanda. keşke bulunduğu yaş grubunun çoğunluğu onun beynine, ilkelerine, cesurluğuna, düşüncelerine sahip olsalardı dedirten kişidir ayrıca.
(bkz: bir cinar daha devrildi)
ayrıca bilmelidir ki onun gibileri böyle yerlerden çıkaran insanlar, onun hiç de istemediği şekilde mutluluğuna erişmektedirler. pes etmemelidir.
hoscakal demenin üzdügü iyi insan. atatürk ile ilgili yazıları için sonsuz kere teşekkür ediyoruz. geri gelmesi hiç değilse onla tekrar konuşabilmemiz için bize bir işaret bırakması ümidiyle..
"ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya
şahlanıp koşmak içimde var
hoşça kal"
gidişini bir şarkı mı anlatır bilmem... güle güle kardeşim.
şahlanıp koşmak içimde var
hoşça kal"
gidişini bir şarkı mı anlatır bilmem... güle güle kardeşim.
mustafa kemal atatürkün yaptığı eylemdir, süreçtir.
türk zekasıyla üretilmiş, tamamen yerli ilk araba. şanssızlıklarla dolu bir haya sürmüştür, adeta provokasyona kurban gitmiştir.
şöyle ki ilk üretildiği vakit cumhuriyet bayramına denk getirilmiş ve de dönemin cumhurbaşkanı Cemal Gürsel *
bayram töreninde arabayı ilk kez sürmeyi planlamıştır. Derken törende selamlaşma esnasında cumhurbaşkanı da üzerindeyken araba yarı yolda kalmıştır. Tabii cumhurbaşkanının karizması çizilmiştir ve de devrim projesi bir daha ortaya çıkarılmamıştır.
Yarı yolda kalmasının sebebi benzininin bitmesidir. *
şöyle ki ilk üretildiği vakit cumhuriyet bayramına denk getirilmiş ve de dönemin cumhurbaşkanı Cemal Gürsel *
bayram töreninde arabayı ilk kez sürmeyi planlamıştır. Derken törende selamlaşma esnasında cumhurbaşkanı da üzerindeyken araba yarı yolda kalmıştır. Tabii cumhurbaşkanının karizması çizilmiştir ve de devrim projesi bir daha ortaya çıkarılmamıştır.
Yarı yolda kalmasının sebebi benzininin bitmesidir. *
ulu önderimizin başlığını uludağ sözlük'te en çok entry girilen başlık haline getirince eline ne geçeceğini merak ettiğim yazar. atatürkçü olduğunu ispatlamanın başka yolları da var ki kimsenin atatürkçü olduğunu ispatlama gibi bir zorunluluğu da yoktur. bu uğraş bu çaba niye? biz de atatürkçüyüz ama bunlara gerek yok dedirten yazar.
mustafa kemal atatürkü neremizden anladığımızı tekrar sorgulamama neden olan yazar. emeğine ve bunu yönlendiren düşüncesine saygı duyuyorum. amma, bir günde mustafa kemal atatürk başlığına bu kadar entry girmek neyi değiştirir, kime ne fayda sağlar sorgulamak lazım biraz.
bu enrtynin konusu olan başlık zamanla pişşe, olgunlaşsa daha iyi olmaz mıydı? hergün girilecek birkaç enrty, bayramlarımızda o anki duygularla biraz daha fazla diyelim, yazı bulunsa ve o gün sözlüğe giren yazar ve okurlar nasiplense daha etkin bir faaliyet olurdu gibi duruyor. çünkü geceden itibaren girilen enrtylerin tamamını okumak çok zor şu an, başından beri takip etmek gerekiyor ki, sonradan sözlüğe girenler için neredeyse mümkün değil. faydalı olabilecek, yol gösterebilecek nükteler aralarda kaybolup gidiyor belki de.
elbette yazacak, haykıracak çok şey var bu konuda. ama en azından biraz etkili olması için daha farklı bir yol, belki de yukarıda kısaca bahsettiğim basit metot uygulanabilir. kimsenin görüşünü bu şekilde değiştiremeyeceğimizi hepimiz biliyoruz zaten. ama aynı sevgiyi büyütmüş bu ülke gençleri olarak unuttuğumuz anektotları böyle bir gün içinde geçiştirerek değil de, hergüne yayarak hatırlasak daha anlamlı olurdu. milletçe huy edindiğimiz "gaza gelme" ruhuyla değil, bilinçli bir büyümeyle sağlayabiliriz ilerlemeyi, en azından başarı ihtimali daha fazla olurdu. bu da saman alevi gibi söner sonra, bir anlamı kalmaz, yazık olur! saygılar!
bu enrtynin konusu olan başlık zamanla pişşe, olgunlaşsa daha iyi olmaz mıydı? hergün girilecek birkaç enrty, bayramlarımızda o anki duygularla biraz daha fazla diyelim, yazı bulunsa ve o gün sözlüğe giren yazar ve okurlar nasiplense daha etkin bir faaliyet olurdu gibi duruyor. çünkü geceden itibaren girilen enrtylerin tamamını okumak çok zor şu an, başından beri takip etmek gerekiyor ki, sonradan sözlüğe girenler için neredeyse mümkün değil. faydalı olabilecek, yol gösterebilecek nükteler aralarda kaybolup gidiyor belki de.
elbette yazacak, haykıracak çok şey var bu konuda. ama en azından biraz etkili olması için daha farklı bir yol, belki de yukarıda kısaca bahsettiğim basit metot uygulanabilir. kimsenin görüşünü bu şekilde değiştiremeyeceğimizi hepimiz biliyoruz zaten. ama aynı sevgiyi büyütmüş bu ülke gençleri olarak unuttuğumuz anektotları böyle bir gün içinde geçiştirerek değil de, hergüne yayarak hatırlasak daha anlamlı olurdu. milletçe huy edindiğimiz "gaza gelme" ruhuyla değil, bilinçli bir büyümeyle sağlayabiliriz ilerlemeyi, en azından başarı ihtimali daha fazla olurdu. bu da saman alevi gibi söner sonra, bir anlamı kalmaz, yazık olur! saygılar!
çabalarını yurekten desteklediğim takdir ettiğim yazar kardeşimiz
müthiş bir enerjiyle, parmakları ağrıyana kadar mustafa kemal atatürk başlığını doldurmaktadır. kısaca atatürkçü bir yazardır.
(bkz: eline sağlık)
(bkz: eline sağlık)
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar