bugün
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- insan olmaya ceyrek kala15
- enayimiknatisii10
- sözlük kızlarını kıskanan asosyal tipler5
- kombin atılınca kuduran erkek yazar5
- bik bik'in usuldan herkese sallaması4
- kombin atıp kudurmamızı bekleyen kadın yazar5
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- tarla satıp son model lüks araba almak5
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- esas kimliğini meyveli soda içerek gizleyen yazar5
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması6
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- hanımlar4
- ben sizin anonim3
- geçen sözlükte yaşanan kudurtan olay3
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- sarapci koala sözlüğe dönsün mü2
- gammaz çeteleri9
- kira sözleşmesinde'e devlet dönemi5
- dindarların çoğunun fakir olması15
- fıstık2
- tuğberk imamoğlu gemisinin denizde kaza yapması4
- 6 kişi öldü diye yas ilan edilmez6
- yandaş basını okumak7
- truenun 2157 gündür cevap aradığı soru3
- vatanseverliği askerlik yapmaya indirgemek3
- sözlük açsanız ismi ne olurdu11
- sude sendromu10
- wywtom ile kitap saati2
- 2027 asgari ücret tahmin yarışması7
- meyveli soda içen erkek2
- herkes işiyle ilgili bir bilgi versin3
- mavi3
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi17
- kız kıza sevişmek4
- yagmurcu6
- ismet gürbüz6
- ismet birader neden koşturmuyor sorunsalı5
- nervio hamferdi11
- 2027 hedefleri2
- kadıköy de kara gece3
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci3
- arkadaşlar kızarmış ekmek isteyen var mııı4
- günümüz çocuklarının ana babayı saymaması5
- silver ile evlenecek erkek52
- kemal kılıçdaroğlu6
teyzelerin bile siyasi dil kullandıkları yerdir. şöyle ki:
biri oportunist diğeri revizyonist olan çocuklarının evin önünde kavga ettiklerini gören teyze bağırmaya başlar: "koşuuun oportunistlerle revizyonistler birbirine düştü. yetişin komşulaaarr!" *
biri oportunist diğeri revizyonist olan çocuklarının evin önünde kavga ettiklerini gören teyze bağırmaya başlar: "koşuuun oportunistlerle revizyonistler birbirine düştü. yetişin komşulaaarr!" *
ing. my lesson, my class, my course.
Tunceli'nin eski ismi
Dersim adının Anlamı Dersim, Gileki dilinde (Dimilik/Gilanice) (kapı), (gümüş), Zazaca'da (Dersimce) ise dês-sım > dêsım; (duvar-gümüş: gümüş duvar) sözcüklerinden oluşan bir isim tamlamasıdır.
Türkçe'ye gümüş kapı olarak çevirebiliriz. MÖ 4.yüzyıldan önce Yunan tarihçi ve coğrafyacılarının Dersim yöresine DARANiS adını verdikleri ve Anadolu'ya ilişkin en eski adların başında Dariainini geldiği belirtilmektedir.
Tarihçi Ptolemy'nin Dersimi Daranalis olarak kaydedilmesi mö 519 yılında Pers Kralı I. Darius Kral olmasından itibaren başlamaktadır. Munzur Dağları'nı içine alan geniş bir alanı kapsayan Daranalis adının yüzyıllarca kullanıldığı bilinmektedır.Günümüzde Erzincan'a bağlı Tercan ilçesini kapsayan alana Deryene (Derksen) adınını verildiği Strabon'un Coğrafya adlarının verildiğine başka kaynaklarda da rastlanmaktadır.
Dersim adının kökeni, Hazar Denizi'nin güneyindeki Deylem bölgesinde yaşantılarını sürdüren Deylemlilere kadar uzanmaktadır.Deylemliler (Gilanlılar) Pers öncesi halklarından olup 4. yüzyılda Deylemista adıyla alınan yurtlarını, sürekli olarak Arap, Fars, Türk ordularına karşı korurlar.
Deylemliler'in yurtlarını koruma çabası 1256 yılında Moğol işgaline kadar sürer. Moğollar'dan kaçarak batıya göç eden bir kısım Deylemlier'in bugünkü Dersim'e yerleştikleri sanılmaktadır.
işte yurtlarını terkedip, Anadolu'ya doğru göç eden Deylem aşiretlerinin bu bölgede yerleşmesiyle bölgeye kendi adlarını egemen kıldıkları sanılır. Yunan tarihçi ve coğrafyacılarının Dersim bölgesine Daranis adını verdikleri gibi I. Darius'un Bisütün Kitabeleri"nde bu havaliyi tanımlayan Zuzu tabirinin de Dersim yöresinde konuşulan Zaza sözcüğünden geldiği muhtemeldir.
Cumhuriyet döneminden önce 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı imparatorluğu;nun resmi yazışmalarında yoğun olarak ;Dersim; adı sıkça kullanılmıştır.
1847 yılında Dersim Sancağı'nın Erzurum eyaletine verilmesinden sonra 1859 yılında yapılan bir değişiklik de Harput eyaletine bağlanır. işte bu tarihten itibaren Dersim ve çevresi haritalarda gösterilmeye başlanmıştır. Yörede hem 'Dêsım' hemde 'Dêrsîm' olarak telafuz edilmektedir.
Dersim adının Anlamı Dersim, Gileki dilinde (Dimilik/Gilanice) (kapı), (gümüş), Zazaca'da (Dersimce) ise dês-sım > dêsım; (duvar-gümüş: gümüş duvar) sözcüklerinden oluşan bir isim tamlamasıdır.
Türkçe'ye gümüş kapı olarak çevirebiliriz. MÖ 4.yüzyıldan önce Yunan tarihçi ve coğrafyacılarının Dersim yöresine DARANiS adını verdikleri ve Anadolu'ya ilişkin en eski adların başında Dariainini geldiği belirtilmektedir.
Tarihçi Ptolemy'nin Dersimi Daranalis olarak kaydedilmesi mö 519 yılında Pers Kralı I. Darius Kral olmasından itibaren başlamaktadır. Munzur Dağları'nı içine alan geniş bir alanı kapsayan Daranalis adının yüzyıllarca kullanıldığı bilinmektedır.Günümüzde Erzincan'a bağlı Tercan ilçesini kapsayan alana Deryene (Derksen) adınını verildiği Strabon'un Coğrafya adlarının verildiğine başka kaynaklarda da rastlanmaktadır.
Dersim adının kökeni, Hazar Denizi'nin güneyindeki Deylem bölgesinde yaşantılarını sürdüren Deylemlilere kadar uzanmaktadır.Deylemliler (Gilanlılar) Pers öncesi halklarından olup 4. yüzyılda Deylemista adıyla alınan yurtlarını, sürekli olarak Arap, Fars, Türk ordularına karşı korurlar.
Deylemliler'in yurtlarını koruma çabası 1256 yılında Moğol işgaline kadar sürer. Moğollar'dan kaçarak batıya göç eden bir kısım Deylemlier'in bugünkü Dersim'e yerleştikleri sanılmaktadır.
işte yurtlarını terkedip, Anadolu'ya doğru göç eden Deylem aşiretlerinin bu bölgede yerleşmesiyle bölgeye kendi adlarını egemen kıldıkları sanılır. Yunan tarihçi ve coğrafyacılarının Dersim bölgesine Daranis adını verdikleri gibi I. Darius'un Bisütün Kitabeleri"nde bu havaliyi tanımlayan Zuzu tabirinin de Dersim yöresinde konuşulan Zaza sözcüğünden geldiği muhtemeldir.
Cumhuriyet döneminden önce 19. yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı imparatorluğu;nun resmi yazışmalarında yoğun olarak ;Dersim; adı sıkça kullanılmıştır.
1847 yılında Dersim Sancağı'nın Erzurum eyaletine verilmesinden sonra 1859 yılında yapılan bir değişiklik de Harput eyaletine bağlanır. işte bu tarihten itibaren Dersim ve çevresi haritalarda gösterilmeye başlanmıştır. Yörede hem 'Dêsım' hemde 'Dêrsîm' olarak telafuz edilmektedir.
tunceli'nin gerçek adi. sen, burda yasayan masum insanlari bana itaat edeceksin arkadas baskisiyla otorite altina almaya calisacaksin, basaramiyinca katliamlarla, bombalarla kiyacaksin nicesine. bir de sehrin adini, atatürk milliyetciligi adi verilen cercevede acimasizca devletin tunç elinden esinlenerek tunceli koyacaksin. o tunç el kaç masum cocuga, bebege kiydi acaba? oranin adi tunceli'dir, anayasa böyle böyledir diyen arkadaslar; geçmisimize egrisiyle dogrusuyla sahip çikmadigimiz sürece bir arpa boyu yol alamayiz.
Tuncelinin eski adidir. Munzur ve Dersim diye hitap eden buyukler ve Dedelerdir.
gerçek adı tunceli olan türkiye cumhuriyeti devleti toprağı.
(bkz: tunceli)
geçen seçimlerde ak parti'ye oy vermeyen tek ildir.
(bkz: telsim)
isyanın ve direnişin teslim olmamanın ülkesi..
son günlerde fazla sayıda bıçaklama ve kavga olaylarının olduğu canım memleketim. gençler arasında siyasi temelli gruplanmalar olmaktadır. bu olaylar da terörden daha fazla üzüyo bizleri. bizler sımsıkı bir arada oldukca hain teröristler aramıza giremezler. fakat bu türlü ayrılıklar gençleri istemedikleri grupların saflarına bile çekebilir.
türkiye'deki en etkin sivil toplum örgütlerinin olması gereken ilimizdeki sivil toplum örgütleri ise sadece festival zamanı ve baraj konularında ortaya çıkmaktalar. gençler yozlaşmaması için daha etkin faaliyetler yürütmeliler.
türkiye'deki en etkin sivil toplum örgütlerinin olması gereken ilimizdeki sivil toplum örgütleri ise sadece festival zamanı ve baraj konularında ortaya çıkmaktalar. gençler yozlaşmaması için daha etkin faaliyetler yürütmeliler.
anadoluda yerleşmiş en eski halk olan çingenelerin dilinde drom (yol) ve sim (gümüş) kelimelerinden gelir, dönüşerek dersim olmuştur... kuzuların çokluğundan dolayı "kuzu" da derler...
bir gün dersim'de ihtayar bir amca keleş bulur ve askeriyeye götürür.
komutana tüm iyi niyetiyle yanaşır ve :
- hele qomutan beg. bag hele bu bizim çocukların mı yoxsa sizin çocukların mı ?
tabi gözaltına alındığını söylememe gerek yok.
edit: yaşanmış bir diyalogtur.
komutana tüm iyi niyetiyle yanaşır ve :
- hele qomutan beg. bag hele bu bizim çocukların mı yoxsa sizin çocukların mı ?
tabi gözaltına alındığını söylememe gerek yok.
edit: yaşanmış bir diyalogtur.
buranın kürt aşiretleri günahlı-günahsız demeden binlerce ermeniyi katletmiştir...
sözlükte popüler olmanın yeni yoludur.
Sanırım bizim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dediğimiz yere, Avrupalının filan bizi hiç sallamayıp direk Kıbrıs demesiyle paralelliği olan bir yerleşim yeri adı. Tamam Türksün, her şeyinle gurur duyuyorsun ama rica edicem haritaları açıp 100 metrelik tepelere bile Türkçe isim bulmaya kasmış denyo atalarında gurur duyma. Valla bak, çok komik görünüyor.
Yerleşim yerlerinin adını devletler belirlemez, orada yaşayan halklar belirler. Devletler hiçbir zaman hiçbir toprak parçasının sahibi değildir. Geçici yöneticileridir (hemen hırlama arkadaşım, tamam Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacak. tarihte daha önce görülmemiş olsa da, türkler tarih boyunca en fazla devlet kurup yıkılmasını seyretmiş millet olsalar da yıkılmayacak. ama hani olmaz ya, diyelim yıkıldı.) Devlet binaları değişir, kaymakamlığın önündeki bayrak değişir ama orada yaşayan halk değişmez. toprakların adını üzerinde yaşayanlar koyar.
Yerleşim yerlerinin adını devletler belirlemez, orada yaşayan halklar belirler. Devletler hiçbir zaman hiçbir toprak parçasının sahibi değildir. Geçici yöneticileridir (hemen hırlama arkadaşım, tamam Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacak. tarihte daha önce görülmemiş olsa da, türkler tarih boyunca en fazla devlet kurup yıkılmasını seyretmiş millet olsalar da yıkılmayacak. ama hani olmaz ya, diyelim yıkıldı.) Devlet binaları değişir, kaymakamlığın önündeki bayrak değişir ama orada yaşayan halk değişmez. toprakların adını üzerinde yaşayanlar koyar.
şimdi başka bir örnekten hareket edip istanbul'u inceleyelim;
1- ibn-i Batuta Seyahatnamesinde "astambul"demiştir.
2- Türk-islam devleti olan Osmanlı şehre "islambol"demiş ve zamanla bu kullanım şekil değiştirmiştir.
3- 1453 Osmanlı Devletinin başkenti olana kadar şehir Konstantinapolis olarak biliniyordu.
yani istanbul ismini belirleyen nasıl tarihsel gerçekler varsa. Dersim'i tunceli yapan bazı tarihsel gerçekler de var. bu tarihsel gerçeklerden bahsedilmesi neden seni rahatsız ediyor? inkar etmenin, saldırıda bulunmanın, hakaret etmenin, bağnazlık yapmanın ne faydası var. sen ne kadar inkar etsende orası dersim'di. tıpkı istanbul'un Konstantinapolis olduğu gibi.
bakın ilber ortaylı istanbul isminin kullanışıyla ilgili ne diyor:
"Sadece tarihi bir gerçeklikten yola çıkarak boş yere bağnaz olunmaması, kızılmaması gerektiğini söylemeye çalışıyorum. Yani istanbul mu? Konstantinapol mü? sorusuna vereceğimiz yanıt "her ikisi de" olmalıdır. Niyetim yanlış anlaşılmasın kimseye şehre artık istanbul demeyelim, Konstantinapol diyelim demiyorum. Her iki kullanım da doğrudur diyorum."
evet her iki kullanım şekli doğrudur. isteyen dersim der isteyen tunceli der.
(bkz: tarihsel gerçeklik)
1- ibn-i Batuta Seyahatnamesinde "astambul"demiştir.
2- Türk-islam devleti olan Osmanlı şehre "islambol"demiş ve zamanla bu kullanım şekil değiştirmiştir.
3- 1453 Osmanlı Devletinin başkenti olana kadar şehir Konstantinapolis olarak biliniyordu.
yani istanbul ismini belirleyen nasıl tarihsel gerçekler varsa. Dersim'i tunceli yapan bazı tarihsel gerçekler de var. bu tarihsel gerçeklerden bahsedilmesi neden seni rahatsız ediyor? inkar etmenin, saldırıda bulunmanın, hakaret etmenin, bağnazlık yapmanın ne faydası var. sen ne kadar inkar etsende orası dersim'di. tıpkı istanbul'un Konstantinapolis olduğu gibi.
bakın ilber ortaylı istanbul isminin kullanışıyla ilgili ne diyor:
"Sadece tarihi bir gerçeklikten yola çıkarak boş yere bağnaz olunmaması, kızılmaması gerektiğini söylemeye çalışıyorum. Yani istanbul mu? Konstantinapol mü? sorusuna vereceğimiz yanıt "her ikisi de" olmalıdır. Niyetim yanlış anlaşılmasın kimseye şehre artık istanbul demeyelim, Konstantinapol diyelim demiyorum. Her iki kullanım da doğrudur diyorum."
evet her iki kullanım şekli doğrudur. isteyen dersim der isteyen tunceli der.
(bkz: tarihsel gerçeklik)
bu ülkede
dersim'e tunceli
amed'e diyarbakır
armutlu'ya fatih sultan mehmet mahallesi
1 mayıs mahallesi'ne mustafa kemal mahallesi
demeye başladılar
isim değişince içerik değişir sandılar herhalde,
şimdi o isimler kullanılınca oralar elden gidecek sanılıyor herhalde,
halbuki oraların sahipleri isimleri ne olursa olsun hala oraların sahipleri.
ve oralılar ne isterse onu demeye devam edecekler istediklerince.
dersim'e tunceli
amed'e diyarbakır
armutlu'ya fatih sultan mehmet mahallesi
1 mayıs mahallesi'ne mustafa kemal mahallesi
demeye başladılar
isim değişince içerik değişir sandılar herhalde,
şimdi o isimler kullanılınca oralar elden gidecek sanılıyor herhalde,
halbuki oraların sahipleri isimleri ne olursa olsun hala oraların sahipleri.
ve oralılar ne isterse onu demeye devam edecekler istediklerince.
daha elazigdan yeni ayrilmissinizdir. oraya gidiyor olmak dusuncesi bile bir heycan mutluluk verir. yolculuk boyunca yuzunuzde bir tebessumle hep arabanin on camindan ufuga bakar artik daglarin kendini gostermesini beklersiniz. yolculuk boyunca hic ama hic sikilmazsiniz yolun sonu sizin icin oyle guzel bir yere cikiyordurki hep bu ruh halinde kalmak istersiniz. zaman ilerledikce oraya yaklastikta icinizdeki kipirtinin siddeti artar. yollar artik yuksek tepelerin daglarin uzerinden arasindan gecmeye baslar. sonunda vardiginizin ilk belirtileri evleri evlerinin onunde kosusturan cocuklari gormeye baslarsiniz. birden araba yavaslar. yasli coban koyun surusunu karsiya geciriyordur. arkasinda da kucaginda kucuk bir kuzuyla minik bir erkek cocugu. oglu belliki. doga canlanmaya basliyordur yavas yavas. leylekler atmacalar sahinler sincaplar. bir kac dakika sonra evlerin yogunlugu artar. heyecan artik doruktadir. oyleki kalbiniz neredeyse gogsunuzden firlayacak. ve sonunda iste oradasinizdir yillarca suren ayrilikdan sonra. ilk once munzur selamlar sizi. yine eskisi gibi. huysuz bir ihtiyar misali hizla ve kizgin bir sekilde dovuyor kayalari. heyecan yerini artik hafiften huzunle karisik mutluluga birakir anilarinizla tekrar yuzlesmeye baslayinca. belki gozleriniz dolar belki tutamazsiniz gozyaslarinizi. yillar oncesine gidersiniz cocuklugunuza. saklambacdaki favori mekaninizdan hep beraber futbol oynadiginizden yerden gecerken cocukluk arkadaslarinizin simalari belirir teker teker zihninizde. annenizden oyun aralarinda sac ekmegi uzerine tereyagi aldiginiz pencerenin onune gelince icinizden bi seyler kopar sanki. orada olmak oyle farkli duygulari bir anda yasatirki size gozleriniz dolarken tebessumle dalarsiniz dusuncelere. oraya zincirlenmek istersiniz bir daha ayrilmak istemezsiniz orada olmek dersimin topragina karismak istersiniz.
turklestirme politikalarindan payini sonuna kadar alip adi Tunceli olarak degistirilen guzel cografya. turk devletinin resmi kayitlarinda ve bizzat Ismet Inonu tarafinda dersim cibani olarak degerlendirilmistir. tarihine baktiginiz zaman dersim'i anlatan en iyi soz: "bicilen her gomlek dar gelir bize." olsa gerektir.
1937 yılında dersim'de incelemeler yapanlara yaşlı zazalar, güzel bir türkçe ile "bizler horasan'dan gelmiş türkük" demişler ve bunda ısrar etmişlerdir...
ister kabul et ister etme...
ister kabul et ister etme...
sözlükte kullanılınca bazı provakatörler tarafından pkklı damgası yemenize sebep olacak canım tuncelimin eski adıdır.
alttaki entry üzerine edit: biz baktığımızı göremediğimiz için aktütün saldırısı oluyor zaten. herşeyi kitap yazmaz yani biraz da kendimiz kafa yormalıyız.
(bkz: osuruktan nem kapmak)
alttaki entry üzerine edit: biz baktığımızı göremediğimiz için aktütün saldırısı oluyor zaten. herşeyi kitap yazmaz yani biraz da kendimiz kafa yormalıyız.
(bkz: osuruktan nem kapmak)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar