bugün

ingilizce'de kurtarma,kurtuluş anlamına gelir.aynı zamanda john boorman yönettiği film.
opeth'in 2002 tarihli albümünün ismi.

Wreath
Deliverance
A Fair Judgement
For Absent Friends
Master's Apprentices
By The Pain I See In Others
opeth'in damnation albumuyle es zamanli kaydettigi,icinde damnation tarzi sakin sarki bulunmadigi album.
deliverance adli sarki oldukca uzun ve degisken bir yapida bir sarkidir *,a fair judgement ise brutal vokal icermeyen ve muthis sololariyla albumun en basarili sarkisidir zannimca.for absent friends gibi duygu yogunlugu hat safhada bir enstrumental sarki icerir.
damnation'ın zıttı bi ruh hali taşıyan albüm
aynı adlı albümdeki şarkının sözleri ise:

floating on mist
crept up by caverns of my brain
receving no warning
from nothing to a life code
walk with me, you´ll never leave
wait to see your spirit free
tell me how your heart´s in need
as i drown you in the sea
unvinding snares of distrust
your wrist in my face grip
look me in the eye, i´m clear
this is your time
face down beneath the waterline
gazing inteo the deep
from love to death
in a time span for seconds
oblvious to regret
pushed into belif
in liquid cellophane
gasping for air
mercy in my eyes
is the shade of the night
the piercing sounds you make
soaring higher, higer now
and ounce left in my wake
your memory is noting but the scars on me
all over now
forgotten why i need this
standing down
disappear into the obscure
resting days
waiting for new disease
biding time
looked inside insanity
at always burns within
the downward spiral never ends
when driven into sin
your salvation found in a sinner´s deed
the devil guids the day
tells me what to say
pours himself inside
and snuffs the final light

deliverance
thrown back at me

deliverance
laughing at me
ünlü yönetmen john boorman'ın 1972 yılında çektiği, o yıl en iyi film ve en iyi yönetmen dallarında oscara aday olan, "doğal hayat güzellemesi" tadında bir film.

şehirde yaşayan dört ortayaşlı arkadaşın, bir çılgınlık yapmaya karar verip kanoyla bir nehri geçmesini konu alan bir film deliverance. doğaya yabancılaşan insanlar, kasaba hayatının cehaleti ve vahşiliği, dostluk, birliktelik, hayatta kalma içgüdüsü...gibi alt konulara sahip bu filmde, o yılların gözde aktörleri burt reynolds, jon voight, ned beatty ve ronny cox başrolde.
opeth in en güzel şarkılarından. 13 dakikaya yakın olmasına rağmen bu şarkıyı dinlerken bıkmazsınız, ve defalarca dinlersiniz.
godgory'nin bir şarkısı.

I am now layin on my deathbed
Cold and weak and full of pain
My skin is wrinkled and I'm searching
for a reason to not pass away

I have been sick for a long time
The cancer has taken my soul
I lay alone in a dark room
Wait every day to be fetched by death

In silence I'm lying
Deathwish burning strong
I just wanna sleep forever
I'm to weak to take my life

I am now dreaming that I'm dying
My soul is free from all the pain
I am now crying, crying in happiness
But I wake up to reality again

I hate this life that I'm living
People surrounds me to take goodbye
I can feel it this is my last time
I close my eyes and smile to my death

ve ayrıca cadaver inc'in bir şarkısı.

Extracting placidity
Absorbing the rage
The roads to obscurity
Are sordid from putrid taste

Exhuming iniquity
The eraser of grace
Mounting in purity
Like fountains of primal hate

A breath of satisfaction in the glory of pain
The corroding rain makes fractions
In the solvent ways of death

The laughter joins the vastness
Ablaze the hurricane
Discordant strings repowered
Refuels our primal faith...

ve ayrıca opeth'nde güzel bir parçasıdır.
sonunda hipnotize edici davul partileri bulunan albümle aynı ismi taşıyan pek güzel bir opeth şarkısı. albümün en iyi şarkısı, kanımca açılış parçası wreath'tir.
partisyonlarıyla, pasajlarıyla dinleye dinleye kafayı çizdiren akıllara zarar opeth çalışması. opeth ileride efsane grup olarak anılacaksa, o efsanenin en ağır tuğlalarından biri de deliverance olacaktır.
inişleriyle çıkışlarıyla aşmış bir opeth şarkısı. ulan 13 küsür dakikalık şarkıda insan hiç mi sıkılmaz? sıkılmıyoruz efendim, bıkmadan ve usanmadan dinliyoruz.
türev, integral gibi şarkı. bu aralar ne zaman duysam matematiksel birşeyler çağrıştıran opeth şaheseri. cömplex şarkı.
opeth'e bok atan sözde metal müzik severlerin bir defa daha dinledikten sonra yüzüme karşı 'evet, boktan' demelerini istediğim şarkıdır. yapabilen varsa gelsin arkadaş, bu şarkı herşeyiyle metal müzik tarihine altın harflerle yazılması gereken bir 'şey'.
büyük umutlarla izleyip, izledikten sonra acaba sansürlü olanını mı izledim diye şüpheye düşmüş olsam da, bazı anlarda insanı gerçekten germeyi başarabilen bir film deliverance. öyle abartıldığı gibi sağlam mide, ruh yapısı, üçgen vücut falan da istemiyor. barındırdığı meşhur tecavüz sahnesi artık 70'lerde kalmış, günümüzdeki öpüşme sahneleriyle eşdeğer. son olarak çekildiği tarihin 1972 olduğunu da düşünürsek, izlenilmesi gereken filmler arasında yerini rahatlıkla alabilir.
aynı isimli albümde yer alan deli işi opeth şarkısıdır. öyle gazdır ki, anlatılmaz yaşanır. şöyle ki;

--spoiler--
the piercing sounds you make
soaring higher, higer now
and ounce left in my wake
your memory is noting but the scars on me
--spoiler--

bilmeyenler buyursun:
http://www.youtube.com/wa...Bgj-Y&feature=related
1972 yapımı macera - gerilim filmi. 4 arkadaşın bir haftasonu rafting macerasında başlarına gelenler anlatılır.

--spoiler--

rahatsız edici derecede sert tecavüz sahnesi filmin konusu açıldığında söylenen ilk şeydir. lakin arkadaşının ağzına verilmek üzereyken burt reynolds'ın yayda gerdiği okuyla bir anda ekranda belirdiği sahne pek güzeldir.

--spoiler--
yerellere bulaşma temalı sağlam bir film. son zamanlarda benzeri çok çıksa da film güzel, 3 kafadarın köylülerle yaşadığı olayları anlatıyor. saz çalan velet tam bir uzaylıydı lan. insan denmez ona.
gerek ekşide gerekse diğer sosyal bilgi ağlarında film hakkında yapılmayan ve bence söylenmesi elzem bir şey var. ama tecavüz sahnesinden, banjo-gitar atışmasından ötürü bu kaçırılmış. deliverance, çok açık bir şekilde sosyal darwinist bir film. güçlülerin hayatta kaldığı, insanın geldiği yer olan doğaya dönüş ve tanrı'nın yarattığı tabiata karşı sorumlulukları olduğu fikri, senarist ve yönetmence burt reynolds'un canlandırdığı karakterde dile getirilmeye çalışılmış. çalışılmış diyorum çünkü burt reynolds seçimi bence çok yanlış olmuş. fiziken yakışsa da reynolds'un aktör olarak filmin ve karakterin esas ruhunu anlayamadığını düşünüyorum. maalesef onun oyunu daha çok grup içerisinde maço ve sert adam olmaya çalışan, soğukkanlı ve havalı tavırlarıyla, pastoral hayata övgüler düzen bir bıçkını canlandırmak şeklinde olmuş. hareketleri, karate kursuna giden yeni yetmeler gibi. oysa ki filmde sadece köylü şehirli çatışması, beyaz yakalıların, taşralı lümpenlere yukarıdan bakışı yok. her şeyin tabiatta olduğu, esas ruhumuzu acımasız olan vahşi doğada bulacağımızı, modern ve iki yüzlü şehirli hayatının bize giydirdiği uygar maskeden ancak gerçek bir mücadele alanında savaşarak kurtulacağımız gerçeği var. karakter değişimlerinde bunu açıkça görüyoruz. kimi bunu can korkusuyla, kimi ise tecavüzde kıçını kaybedince anlıyor ve silkinerek kendine dönüyor. grubun naif üyesi ise buna dayanamayarak elemine oluyor.
https://www.youtube.com/watch?v=f0T-TPXS1M0
© copyright 2005 - 2026