bugün
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- kanadalı ünlüler6
- beni kaybettin diyen erkek14
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- uykusuz kedi ile soba çayı içip dedikodu yapmak3
- tecrübe edilen en korkunç şey6
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- mazotun litresi 101 lira35
- felsefe mezunu öğretmen olmak3
- ekşiye gidiyorum ben10
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- sadece filistin'i önemsemek15
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması4
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- iç sıkıntısı5
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı12
- kahve falı bakabilen muhteşem fevkalade yazarlar8
- gocu38
- sevgiliyi kediye onaylatmak7
- sevilen hitap şekilleri3
- iblis'in sesini duymak11
- bir erkeğin wp aile grubuna alınma kriterleri6
- çanakkale kumandanı mustafa kemal paşa7
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları34
- 28 bine çalışmak8
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz45
- mia khalifa denince akla gelen ilk şey3
- g i l d e d l i l y27
- arkadaşlar bir şey soracağım13
- israil11
- kürdü sevin10
- öcalan'ın kira vermeden villada oturması12
- anın görüntüsü24
- yaşlılığı kabullenemeyen insan10
- arkadaşlar bakar mısınız16
- hangi şehrin erkeği meşhurdur5
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı7
- witcher 32
- yazarların fobileri20
- güne almanca bir cümle bırak3
- gecenin korkunç yaratıkları3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak30
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- kadikoy psikolog4
- bir erkeğe objektif bakma yetisini kaybetmek5
the mist filminde, The host of seraphim şarkısıyla insanı o yıkılma atmosferine sokan, parçalanmasını sağlayan grup.
(bkz: summoning of the muse)
sanırım saldek şarkılarını dinlemeyen ya da duymayan yoktur.
depresyonların arka plan müziği bile olabilecek kalitedeki eşsiz eserleriyle bir klasiktir dcd.
tabi bu depresyonların kızsı - beni kirlettin! tarzı olanlarından bahsetmiyoruz.
tabi bu depresyonların kızsı - beni kirlettin! tarzı olanlarından bahsetmiyoruz.
(bkz: dead as dead can be)*
bir zamanlar "saldek" adlı, 1 dakika 15 saniyelik parçalarını defalarca dinlemek zorunda kaldığım, eşi benzeri zor bulunan gruplardandır..
yanına göksel baktagir, yansımalar, lorena mc kennit, enya ve zamfir de eklendiğinde sabahtan akşama değin çay içip kitap okuamaya müsait ortam oluşturan müzikleri doğuran gruptur..
yanına göksel baktagir, yansımalar, lorena mc kennit, enya ve zamfir de eklendiğinde sabahtan akşama değin çay içip kitap okuamaya müsait ortam oluşturan müzikleri doğuran gruptur..
tarzları bir çok kesim tarafından henüz çözülmemiş ama şarkıları harika olan grup.
bambaşka sentezlerin üstadları... müthiş...
porcupine tree nin güzel şarkısı. ayin etkisi yaratır.
(bkz: arabian gothic)
edit:kişisel yorum değil şarkılarından biridir!
edit:kişisel yorum değil şarkılarından biridir!
kendileri ilk başlarda avustralya'da başarısız olunca üzüntüden londra'ya göçmüş, akabinde müzikleri uşmuş, açmıştır, gönülleri... off...
şahane grup... poplamış işler, üst- egosal beğeni için değil, çok boyutlu 'ruhlar' için müzik yapan sanaatkarlar... grubun ismi aslında bir nevi deyim ve can yücelvari çeviriyle; 'bit pazarına nur yağabilir' gibin bir anlama geliyor... 1981'de melbourne'de kurulmuş ve 1998'e dek müzik icra eylemiş; bi' ara, 2005'te, yeniden nurlanmışlardır, sadece 2005'te ama...
http://www.deadcandance.com
http://www.deadcandance.com
bir aralar atv anahaber de ve trt belgesellerinde sürekli fonda dönmekteydi bu güzide grubun şarkıları* ** *. bu yüzden de aslında bir nevi herkesin dinlediği ama kimsenin bilmediği bir grup denebilir.
tarihten tam emin olmamakla beraber yanılmıyorsam 1999 senesinde de türkiyeye konser için gelmişlerdi.
(bkz: asla dinlemekten vazgeçilmeyecek müzikler)
tarihten tam emin olmamakla beraber yanılmıyorsam 1999 senesinde de türkiyeye konser için gelmişlerdi.
(bkz: asla dinlemekten vazgeçilmeyecek müzikler)
toward the within albümü ile akıllara kazınan grup. özellikle farklı tarzlara sahip etnik müzik yapmayan grup.
lisa gerrard,peter ulrich,prendan perry'nin kurucuları olduğu çok farklı,huzur dolu müzik yapan bir new age grubu...
lisa gerard ve brendan perry'den ibaret bir grup bu grup. yani gruptan ziyade, "ikili". yaptıkları müziğe de tam bir ad vermek zor. goth diyorlar; gothic diyorlar. bizse mistik diyoruz.. farklı farklı.
ne diyorduk, biz diyorduk. biz: kedim ve ben. kedim alacalı bir renge sahip. bazen kızıl oluyor; o zamanlarda öpüyorum onu. fakat bu aralar rengi sarardı. pek sevmez oldum.
adamlar (adamlar) serpent egg'i çıkartıyorlar. bu albümde tarihi kültürlerden kalma müzikleri toplayıp, oradaki temaları işliyorlar. zaten iyi bakmanız gereken "the host of seraphim" bu ara çıktı. yani bu albümde, aralıkta falan değil; arka sokaklarda hiç değil.
albüm toplam yarım saat falan sürüyor, hadi bir 6dk da ben ekledim. içinde kalmıyor insanın, "ulan yarısı doluymuş bu cd'nin, neden onlarca milyon verdim" dedirtmiyor.
daha sonraları çıkan albümleri de bu doğrultuda olunca, oldu mu size kara mistisizm ile gothizm arası ama aynı zamanda da çok etkileyici müzikleri olan bir grup.
bu heriflerin (herif! yuuh) adı hep yanlış anlaşılıyor, bazılarına da itici geliyor. lakin adamlar ölü müziği yapmıyorlar. sadece artık kullanılmayan, zor gelen aletlerle (enstrüman) müzük yapıyorlar. bir de, brendan olaya çok önceleri geliştirdiklerini düşündüğüm felsefik bir yan katmış. zat-ı aliler diyorlar ki: "dead can dance. yes, we named this way; because they can!" yok yok bunu benim çarli söyledi. brendan, "ölüleri dans ettiriyoruz, çünkü ölüye dirilik katmayı; diriye ölülük vermeyi düşündük grubu oluştururken" demişti. evet.
ne diyorduk, biz diyorduk. biz: kedim ve ben. kedim alacalı bir renge sahip. bazen kızıl oluyor; o zamanlarda öpüyorum onu. fakat bu aralar rengi sarardı. pek sevmez oldum.
adamlar (adamlar) serpent egg'i çıkartıyorlar. bu albümde tarihi kültürlerden kalma müzikleri toplayıp, oradaki temaları işliyorlar. zaten iyi bakmanız gereken "the host of seraphim" bu ara çıktı. yani bu albümde, aralıkta falan değil; arka sokaklarda hiç değil.
albüm toplam yarım saat falan sürüyor, hadi bir 6dk da ben ekledim. içinde kalmıyor insanın, "ulan yarısı doluymuş bu cd'nin, neden onlarca milyon verdim" dedirtmiyor.
daha sonraları çıkan albümleri de bu doğrultuda olunca, oldu mu size kara mistisizm ile gothizm arası ama aynı zamanda da çok etkileyici müzikleri olan bir grup.
bu heriflerin (herif! yuuh) adı hep yanlış anlaşılıyor, bazılarına da itici geliyor. lakin adamlar ölü müziği yapmıyorlar. sadece artık kullanılmayan, zor gelen aletlerle (enstrüman) müzük yapıyorlar. bir de, brendan olaya çok önceleri geliştirdiklerini düşündüğüm felsefik bir yan katmış. zat-ı aliler diyorlar ki: "dead can dance. yes, we named this way; because they can!" yok yok bunu benim çarli söyledi. brendan, "ölüleri dans ettiriyoruz, çünkü ölüye dirilik katmayı; diriye ölülük vermeyi düşündük grubu oluştururken" demişti. evet.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar