bugün
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- evliliği ayakta tutan güçler13
- sarı poşet kudurtması14
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- kış geliyor6
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- kova burçlari bakar misiniz4
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı16
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler5
- türkiye de muhalefet var mı9
- iş hayatında takılan maskeler4
- manisada okul saldırısı17
- derin düşüncelere dalmış görünen insan4
- siyaset üstü yazarlar9
- true nickli yazar11
- pkk lılar ermeni dölüdür deyince hırttıran hırt9
- sözlükte herkesin kavga edecek bir şey bulması5
- berbere gidince söylenenler5
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek6
- truenun aslında çok beyefendi biri olması3
- halk tv haberciliği5
- z kuşağı8
- inşaat mühendislerindeki dayanılmaz çekicilik2
- husiler yüzünden gemilerin 15 gün gecikmesi8
- sözlüğümde siyaset istemiyorum kampanyası8
- iş arayanların aslında para araması10
- mel mel abi dün neden bira içmeye gelmedin6
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri9
- türkiye bir kedi cumhuriyetine nasıl dönüştü8
- mel mel bakan gibson'ın tatlı dili7
- kendinden bile sakladığın şey3
- yapay zekaya entry yazdırmak7
- hepinizi çok seviyorum lan gelin sarılıcam5
- atatürk'e tapmak'ya da reis tapmak2
- kastamonu5
- 22 eylül 2026 mini kış provası3
- arkadaşlar ben uyusam ayıp olur mu6
- erkeklerin artık kadınların peşinden koşmaması7
- ingilizce bilmeyen birine fuck'u demek4
- sarı torbadan rahatsız olan kürt7
- beyaz torosta büyümüş kaltaklar2
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok29
- dünyanın en ölümcül terör örgütü hristiyan lra8
- atlet giymeyen insan6
- vatan bilgisayar2
- habire1223
- asansörde susma zorunluluğu2
- yeni partiden chp'ye geçecekler ne dir2
- sözlükteki teroristler5
- umumi tuvalette telefonundan video izleyen insan3
vize haftasında 2 günde bitirdiğim alman yapımı netflix dizisidir. gerçek anlamda kafa karıştırdığı doğrudur. üzerinden 3 4 gün geçmesine rağmen hala durup durup senaryonun üzerinden geçip "vay be, ne yazmışlar" diyorum. görüntü kalitesi, müzikleri, cast seçimi, her şeyiyle çok beğendim. karakterlerin çocuklukları, gençlikleri ve orta yaşlılık dönemlerindeki oyuncular birbirine o kadar benziyor ki, tebrik ettim gerçekten.
--- spoiler ---
günlerdir düşündüğüm şey ise şu, daha doğrusu düşünüp düşünüp kötü hissettiğim şey, mikkel 1986'ya gidiyor, orada yaşamaya devam ediyor, iyi güzel hoş ama büyüdüğünde kendi doğumunu görüyor, kendisiyle bir arada yaşıyor. hal böyleyken bu mikkel/michael neler hissediyor? muhtemelen bu yüzden intihar etti ama yine de düşünmesi bile bir kalp kırıklığı ve bir kişi aynı anda 2 farklı şekilde nasıl yaşıyor? zamanda yolculuk yapıldığı sırada biri giderken yerine ölü çocukların belirmesi de iki zaman arasında eşitsizlik oluşturmamak için mi, bir başka dizide (bkz: fringe) bu iki taraf içinde giren çıkan enerjisinin eşit olması ile alakalıydı, sanırım burada da böyle. aynı anda hem ulrich hem de helge zaman değiştirdiği için iki çocuk birden belirdi 1953 nükleer santralinde.
büyük jonas, şimdiki jonas ile konuşurken şöyle bir diyalog geçiyor:
-babamı tanır mıydın?
+çok önceden tanışmıştık. hayatımı kurtarmıştı ama ben bunu çok sonradan anladım.
yani michael, mikkel'in geçmişe gitmesini engelleseydi ortada ne jonas olurdu ne de hayatları şimdiki gibi olurdu. ama okuldaki resimlerde 1987'de içinde mikkel'in de olduğu bir fotoğraf var, bunu da mı fark etmiyorlar? oysaki charlotte, 1953 yılındaki kaçırma haberinde ulrich'i görüp kalakalmıştı.
geçmiş mi geleceği etkiliyor, gelecek mi geçmişi, onu kavramaya çalışıyorum şu an. çünkü mikkel'in geçmişe gidip 1986'da yaşamaya devam edebilmesi için 2019'da kaybolması gerekiyor.
--- spoiler ---
ayrıca mads mikkelsen'e da bir gönderme var gibi geldi. ulrich aşırı şekilde benziyor mads'e ve kardeşinin adı mads, oğlunun adı mikkel ha bu da yetmezmiş gibi soyadları nielsen, hadi hayırlısı.
yönetmene de, senariste de helal olsun, söyleyebilecek tek kötü bir şey bile bulamıyorum. izlemeyi düşünenler düşünmesinler, hemen başlasınlar.
--- spoiler ---
günlerdir düşündüğüm şey ise şu, daha doğrusu düşünüp düşünüp kötü hissettiğim şey, mikkel 1986'ya gidiyor, orada yaşamaya devam ediyor, iyi güzel hoş ama büyüdüğünde kendi doğumunu görüyor, kendisiyle bir arada yaşıyor. hal böyleyken bu mikkel/michael neler hissediyor? muhtemelen bu yüzden intihar etti ama yine de düşünmesi bile bir kalp kırıklığı ve bir kişi aynı anda 2 farklı şekilde nasıl yaşıyor? zamanda yolculuk yapıldığı sırada biri giderken yerine ölü çocukların belirmesi de iki zaman arasında eşitsizlik oluşturmamak için mi, bir başka dizide (bkz: fringe) bu iki taraf içinde giren çıkan enerjisinin eşit olması ile alakalıydı, sanırım burada da böyle. aynı anda hem ulrich hem de helge zaman değiştirdiği için iki çocuk birden belirdi 1953 nükleer santralinde.
büyük jonas, şimdiki jonas ile konuşurken şöyle bir diyalog geçiyor:
-babamı tanır mıydın?
+çok önceden tanışmıştık. hayatımı kurtarmıştı ama ben bunu çok sonradan anladım.
yani michael, mikkel'in geçmişe gitmesini engelleseydi ortada ne jonas olurdu ne de hayatları şimdiki gibi olurdu. ama okuldaki resimlerde 1987'de içinde mikkel'in de olduğu bir fotoğraf var, bunu da mı fark etmiyorlar? oysaki charlotte, 1953 yılındaki kaçırma haberinde ulrich'i görüp kalakalmıştı.
geçmiş mi geleceği etkiliyor, gelecek mi geçmişi, onu kavramaya çalışıyorum şu an. çünkü mikkel'in geçmişe gidip 1986'da yaşamaya devam edebilmesi için 2019'da kaybolması gerekiyor.
--- spoiler ---
ayrıca mads mikkelsen'e da bir gönderme var gibi geldi. ulrich aşırı şekilde benziyor mads'e ve kardeşinin adı mads, oğlunun adı mikkel ha bu da yetmezmiş gibi soyadları nielsen, hadi hayırlısı.
yönetmene de, senariste de helal olsun, söyleyebilecek tek kötü bir şey bile bulamıyorum. izlemeyi düşünenler düşünmesinler, hemen başlasınlar.
muhteşem bir dizidir.
KOZMiK EVREN -DÖNGÜ-ZAMANDA YOLCULUK-GEÇMiŞ ŞiMDiKi ZAMAN GELECEK-iZLERKEN RESMEN BEYNiM SiKiLiDi.
KiM KiMDiR NEDEN NiÇiN..
KiM KiMDiR NEDEN NiÇiN..
Sakin kafayla izlenmesi gereken dizidir.
2017de ilk sezonu yayınlanırken ilk bölümlerini izleyip sıkıcı buldugum dizi. Son dönemlerde cok goy goyu döndüğü icin sans verdim. Bir fringe asla olamaz ama. Yani tamam merak uyandırıyor ama tek duygu bu.
birden fazla evren var. sakin kafayla izlersek anlıyorum. telefona mesaj gelince bitiyor dizi.
Bir tane mağara var otoban gibi giren çıkan belli değil ama polis önünde cinayeti araştırırken yaw şu mağaraya da bi göz atalım demiyor nedense amk.
ilk 4 bölüm nasıl geçti bilmiyorum ama sonrası çerez gibiydi. net tavsiyedir.
Konusunu hala çozemeyenler var. Komik.
Kasabanın yanindaki ormana gitmişler. Ormanda mağara var. Mağaraya girdin mi kasabanın geçmişine ve geleceğine yolculuk yapıyorsun.
Kasabanın gelmişine geçmişine sokim.
Kalem kağıt almayin ezikler. Saksıyı çalıştırın..
Swh..
Kasabanın yanindaki ormana gitmişler. Ormanda mağara var. Mağaraya girdin mi kasabanın geçmişine ve geleceğine yolculuk yapıyorsun.
Kasabanın gelmişine geçmişine sokim.
Kalem kağıt almayin ezikler. Saksıyı çalıştırın..
Swh..
daha iyisi yapılana kadar en iyisi bu. ancak daha iyisinin yapılacağını hiç sanmıyorum.
güzel diziydi ama çok karıştırdılar. hafiften karıştırırsın tamam da, açtık ikinci sezona başladık bu kimdi demekten midem bulandı. sonuç olarak izlemeyi bıraktım. işim gücüm yok sizin gereksiz karmaşanıza kafa mı yoralım allasen.
Gerçekten beynimin bütün çalışmayan bölgelerine sinaps yaptıran tek dizidir.
7. Bölümdeyim şu âna kadar müzik seçimlerini çok beğendim.
(bkz: Enter one)
(bkz: Keepthestreets emty)
(bkz: Enter one)
(bkz: Keepthestreets emty)
alman idealizmini yeterince kavramadan anlam veremeyeceğiniz konseptlere sahip, şu sahneyi görünce direkt ideal küre kavramının temsil ettiği çelişkileri sorgulamaya başladım.
fiziksel dünyada ne simülasyon, ne de kuantum fiziğiyle temsil edilemeyen kusursuz-ideal kürenin var olması mümkün müdür mesela?
eğer kürenin yüzey alanı sonsuz sayıda evrenle, sonsuz sayıda parçacığa, sonsuz ölçekli bi uzaya, potansiyel olarak sonsuz enerji taşıyan alana yayılmışsa (tanrının zihni ), evet.
https://youtu.be/JqMH_oXYqF0?t=41
fiziksel dünyada ne simülasyon, ne de kuantum fiziğiyle temsil edilemeyen kusursuz-ideal kürenin var olması mümkün müdür mesela?
eğer kürenin yüzey alanı sonsuz sayıda evrenle, sonsuz sayıda parçacığa, sonsuz ölçekli bi uzaya, potansiyel olarak sonsuz enerji taşıyan alana yayılmışsa (tanrının zihni ), evet.
https://youtu.be/JqMH_oXYqF0?t=41
netflix mars kullandığım için bedava. o yüzden izleyebilirim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar