bugün
- trabzon büyükşehir belediyesi22
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği13
- kemalistler yunanistan'a defolsun3
- yoran insanların ortak özellikleri5
- hapisteki pkklıları affedilmesi2
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- çerçeve yasa3
- arkadaşlar çok acıktım3
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- türkiye ve 7 ülkeden israil'e ortak tepki5
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı11
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- kısa boylu olmak6
- 15 temmuz tiyatro mu7
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- bursa2
- arkadaşlar naber ya7
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- zarok tv2
- nickaltı perileri2
- bakın solcular2
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- kaç cm diye soran kuzen2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı11
- velvet hanım ile kahve içmek7
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- sevgiliye hitap şekilleri6
- hanbelilik2
- batıl inançlar5
- yeni parti'ye bağış yapanların yüzde 50'yi geçmesi4
- renault 9 broadway12
- fetoyla barışılsa alkışlayacak kitle3
- ezel2
- 11 ağustos 2026 sturm graz fenerbahçe maçı4
- futbol5
- mason greenwood10
- sturm graz6
- zara3
- yapmak istenip de yapılamayan şeyler3
- fenerbahçe6
- öğretmenlerin nöbeti5
- 37 yaşında ilk kez seks yapan konyalı2
- kırmızı kaka6
- kasetçalar dinlemiş efsanevi nesil4
- 6 ağustos 2026 sigara zammı3
murathan mungan şiiri.
dalgın çalgılar gibi duran akşamüzerleri...
incir kokan gece sokağı...
sonra yüzündeki sabahın ilk ışıkları...
yağmurlara çıkmazdın
günler gölgelenirdi kendiliğinden
sonra günler üst üste
üst üste düşerdi yeniden
bütün gün güz bahçelerine uğradım
gözlerinde sarmaşık, ıtır, su zambakları
ellerine karacalar inerdi
güneş yanığı perdelerde
eteklerine kuşların konduğu sedir
pamuk akı örtüler
suyu hiç eksilmeyen sürahinin ışığı
asılı kalırdı zaman
ölümsüz sanırdık kendimizi
kızılı erken düşen ikindilerde
bir daha hiç dağılmadı karanlığım
kalktım gittim ağarmış örtülerin altındaki zamandan
uzakları denedim. uzaklıkları ölçtüm kendimle
dudaklarım yakamozlar gibi şaşırırdı
o uzak çalgıların eşliğinde
belleğin zalim uçurumları
her gittiğim haritada yerini alırdı
patlamış serin güller olurdu, ıslak badem, tuz
arasaydılar büyümemiş bir sevinci bulurlardı belki
çok yoklanmış yüreğimin bir yerinde
uzun bir yolculuk gibi yaşadıkları
kısacık sokaklardan vazgeçselerdi
ben oradayken
belki de hâlâ orada olurdum ben
kendime yazdığım hayatları
ayıklamakla geçmezdi ömrümün
yaprak zamanı
bir ben söylerdim kuytu akşamlarda
dalgın çalgıların unuttuğu şarkıları
sürgüne açık kapıların eşiğinde
çok oyalanmamalı insan
mevsimler kullanıldıkları yerde kalmalı
varlığı kendinden taşan yaz hayvanlarıydık bu bahçede
anlamıştık dağılacağımızı
perdeler artık başka güneşleri saklayamazken
bu sefer kalan eşyalarımı da topladım
yeni yollara çıkılamazmış sanki
durup geçmiş bir kavşakla ödeşmeden
bir tek yanıma bu çalgıyı aldım.
haziran, kasım 1991, ludwigshafen
yaz geçer, metis yayınları, 1992
dalgın çalgılar gibi duran akşamüzerleri...
incir kokan gece sokağı...
sonra yüzündeki sabahın ilk ışıkları...
yağmurlara çıkmazdın
günler gölgelenirdi kendiliğinden
sonra günler üst üste
üst üste düşerdi yeniden
bütün gün güz bahçelerine uğradım
gözlerinde sarmaşık, ıtır, su zambakları
ellerine karacalar inerdi
güneş yanığı perdelerde
eteklerine kuşların konduğu sedir
pamuk akı örtüler
suyu hiç eksilmeyen sürahinin ışığı
asılı kalırdı zaman
ölümsüz sanırdık kendimizi
kızılı erken düşen ikindilerde
bir daha hiç dağılmadı karanlığım
kalktım gittim ağarmış örtülerin altındaki zamandan
uzakları denedim. uzaklıkları ölçtüm kendimle
dudaklarım yakamozlar gibi şaşırırdı
o uzak çalgıların eşliğinde
belleğin zalim uçurumları
her gittiğim haritada yerini alırdı
patlamış serin güller olurdu, ıslak badem, tuz
arasaydılar büyümemiş bir sevinci bulurlardı belki
çok yoklanmış yüreğimin bir yerinde
uzun bir yolculuk gibi yaşadıkları
kısacık sokaklardan vazgeçselerdi
ben oradayken
belki de hâlâ orada olurdum ben
kendime yazdığım hayatları
ayıklamakla geçmezdi ömrümün
yaprak zamanı
bir ben söylerdim kuytu akşamlarda
dalgın çalgıların unuttuğu şarkıları
sürgüne açık kapıların eşiğinde
çok oyalanmamalı insan
mevsimler kullanıldıkları yerde kalmalı
varlığı kendinden taşan yaz hayvanlarıydık bu bahçede
anlamıştık dağılacağımızı
perdeler artık başka güneşleri saklayamazken
bu sefer kalan eşyalarımı da topladım
yeni yollara çıkılamazmış sanki
durup geçmiş bir kavşakla ödeşmeden
bir tek yanıma bu çalgıyı aldım.
haziran, kasım 1991, ludwigshafen
yaz geçer, metis yayınları, 1992
Gündemdeki Haberler