bugün
- kedin mi var derdin var3
- zall adlı yazar4
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- sinem dedetaş11
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- kilolu olmak5
- şaka maka 40'a yaklaşmak7
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- üsküdar da başkan vekili seçimi tartışması2
- batıl inançlar6
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- g'i l d'e d l'i l y4
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği13
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- çerçeve yasa7
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı11
- abant su3
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- bana onu sormayın domaltmak istiyorum2
- 15 temmuz tiyatro mu7
- the whirl cold brew3
- velvet hanım ile kahve içmek8
- ebrar sitesi2
- evli kadına kocan çok şanslı demek2
- kısa boylu olmak6
- yoran insanların ortak özellikleri5
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- kahveye naber lan avradını siktiklerim diye girmek2
- türkiye ve 7 ülkeden israil'e ortak tepki5
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- emret komutanım albayın kızı suzi6
- renault 9 broadway12
- sözlükte umursanmayan yazar3
- 5 kişiyi tek yumrukla yere serme hikayem2
- allah 1 metin 2 rte 32
- hapisteki pkklıları affedilmesi3
- ülke gündemini umursamamak3
- arkadaşlar çabuk buraya bakın3
- mason greenwood10
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi24
- ülkemde başı açık kadın görmek istemiyorum6
- sevgiliye hitap şekilleri6
- sozlüğün en yakışıklı erkeği olmam5
- en sevdiğiniz çiçek3
- arkadaşlar çok acıktım3
murathan mungan şiiri.
dalgın çalgılar gibi duran akşamüzerleri...
incir kokan gece sokağı...
sonra yüzündeki sabahın ilk ışıkları...
yağmurlara çıkmazdın
günler gölgelenirdi kendiliğinden
sonra günler üst üste
üst üste düşerdi yeniden
bütün gün güz bahçelerine uğradım
gözlerinde sarmaşık, ıtır, su zambakları
ellerine karacalar inerdi
güneş yanığı perdelerde
eteklerine kuşların konduğu sedir
pamuk akı örtüler
suyu hiç eksilmeyen sürahinin ışığı
asılı kalırdı zaman
ölümsüz sanırdık kendimizi
kızılı erken düşen ikindilerde
bir daha hiç dağılmadı karanlığım
kalktım gittim ağarmış örtülerin altındaki zamandan
uzakları denedim. uzaklıkları ölçtüm kendimle
dudaklarım yakamozlar gibi şaşırırdı
o uzak çalgıların eşliğinde
belleğin zalim uçurumları
her gittiğim haritada yerini alırdı
patlamış serin güller olurdu, ıslak badem, tuz
arasaydılar büyümemiş bir sevinci bulurlardı belki
çok yoklanmış yüreğimin bir yerinde
uzun bir yolculuk gibi yaşadıkları
kısacık sokaklardan vazgeçselerdi
ben oradayken
belki de hâlâ orada olurdum ben
kendime yazdığım hayatları
ayıklamakla geçmezdi ömrümün
yaprak zamanı
bir ben söylerdim kuytu akşamlarda
dalgın çalgıların unuttuğu şarkıları
sürgüne açık kapıların eşiğinde
çok oyalanmamalı insan
mevsimler kullanıldıkları yerde kalmalı
varlığı kendinden taşan yaz hayvanlarıydık bu bahçede
anlamıştık dağılacağımızı
perdeler artık başka güneşleri saklayamazken
bu sefer kalan eşyalarımı da topladım
yeni yollara çıkılamazmış sanki
durup geçmiş bir kavşakla ödeşmeden
bir tek yanıma bu çalgıyı aldım.
haziran, kasım 1991, ludwigshafen
yaz geçer, metis yayınları, 1992
dalgın çalgılar gibi duran akşamüzerleri...
incir kokan gece sokağı...
sonra yüzündeki sabahın ilk ışıkları...
yağmurlara çıkmazdın
günler gölgelenirdi kendiliğinden
sonra günler üst üste
üst üste düşerdi yeniden
bütün gün güz bahçelerine uğradım
gözlerinde sarmaşık, ıtır, su zambakları
ellerine karacalar inerdi
güneş yanığı perdelerde
eteklerine kuşların konduğu sedir
pamuk akı örtüler
suyu hiç eksilmeyen sürahinin ışığı
asılı kalırdı zaman
ölümsüz sanırdık kendimizi
kızılı erken düşen ikindilerde
bir daha hiç dağılmadı karanlığım
kalktım gittim ağarmış örtülerin altındaki zamandan
uzakları denedim. uzaklıkları ölçtüm kendimle
dudaklarım yakamozlar gibi şaşırırdı
o uzak çalgıların eşliğinde
belleğin zalim uçurumları
her gittiğim haritada yerini alırdı
patlamış serin güller olurdu, ıslak badem, tuz
arasaydılar büyümemiş bir sevinci bulurlardı belki
çok yoklanmış yüreğimin bir yerinde
uzun bir yolculuk gibi yaşadıkları
kısacık sokaklardan vazgeçselerdi
ben oradayken
belki de hâlâ orada olurdum ben
kendime yazdığım hayatları
ayıklamakla geçmezdi ömrümün
yaprak zamanı
bir ben söylerdim kuytu akşamlarda
dalgın çalgıların unuttuğu şarkıları
sürgüne açık kapıların eşiğinde
çok oyalanmamalı insan
mevsimler kullanıldıkları yerde kalmalı
varlığı kendinden taşan yaz hayvanlarıydık bu bahçede
anlamıştık dağılacağımızı
perdeler artık başka güneşleri saklayamazken
bu sefer kalan eşyalarımı da topladım
yeni yollara çıkılamazmış sanki
durup geçmiş bir kavşakla ödeşmeden
bir tek yanıma bu çalgıyı aldım.
haziran, kasım 1991, ludwigshafen
yaz geçer, metis yayınları, 1992
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar