bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı62
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim23
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- fenerbahçeli yazarlar7
- kale3112 ifşa8
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar7
- sözlükte kim kimle sevgili25
- sözlüğün en şık erkeği12
- kassız erkek neye benzer6
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- 27 ocak 2027 atletico madrid fenerbahçe maçı3
- muhallebi yerken disi kirmak3
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- hangi yazarlar nereliye benziyor4
- istanbul cin kaynıyor3
- traveler of secret moments sakso sözü3
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- suyolu bileklik hediye edecek erkek yazarlar3
- nervio43
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- tarihin en iyi liverpoolunu gs yendi2
- mermere tokat atmak2
- liverpool paf takımını yenen feneri kutlarım2
- tarihin en kötü liverpolunu yendiler2
- yanlışlıkla travelerla fingirdemek3
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız8
- gece gece eve acılı tantuni söylemek3
- sözlükte fingirdemek yerine yapılacak şeyler3
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- fenerbahçe 3 liverpool 22
- aşk9
- tebrikler fenerbahçem2
- ibrahim çocuğunu keserken gökten brokoli inmesi4
- herif olmanın zorlukları2
- judas'ın ölmesi4
- final destination 73
- sözlük erkeklerinin göğüsleri2
- 31 aralık 2026 uludağ sözlük yılbaşı partisi5
- fenerbahçe 3 liverpool 16
- fener 3 yaptı2
- cinle alay edenlere hodri meydan2
- fener attı2
- irfan can'ın meksikalılara benzemesi2
- futbol15
- fenerbahçe12
- uefa şampiyonlar ligi5
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım6
- televizyonun bozulması2
afşin kum a ait 20 Mart tarihli yazının konusudur. akp tabanı ile kalmamış ülkemin olaylara bakış açısını çok net irdelemiştir.
--spoiler--
Siyasette CSI Etkisi
Babaannem, insanoğlunun Aya ayak basmasından sonra yirmi yıl daha yaşadı, öldüğü güne kadar Aya ayak basıldığına inanmamıştı. inanmaması belli bir nedene dayanmıyordu, herhalde şöyle göz kararı bir ölçüp biçmişti ve bunun gerçek olamayacağına kanaat getirmişti. Tabii, hayatının büyük kısmı boyunca çevresinde anlayamadığı bir teknolojinin ürünü aletler yoktu. Onun zamanından beri, teknoloji konusundaki ortalama bilginin çok fazla ilerlediğini söyleyemeyiz, ama artık çoğu insan, nasıl çalıştığını anlayamadığı gereçlerle çevrili durumda. Neyin teknolojik olarak mümkün olduğu konusunda dayanacağı hiçbir kaynak yok. Kendi bilgisi onu anlamaya zaten yetmiyor, televizyonda izlediğinin de, film, reality show ya da haber programı olması fark etmiyor, gerçek mi, kurmaca mı olduğu konusunda hiçbir fikri yok. Günümüzün insanı, babaannemden çok daha kötü durumda aslında. Babaannem, en azından kendi gözüne ve mizanına güvenip, insanın Aya gidemeyeceği konusunda fikir yürütebilecek kadar akıl sahibiydi. Şimdinin insanlarının kendilerine ait akılları yok, başkalarının onlar adına yürüttüğü akılla idare ediyorlar.
Amerikada, özellikle hukuk sisteminde etkisini hissettiren CSI etkisi diye bir problemden bahsedilir olmuş son zamanlarda. Makbul (ama bilgili olması gerekmeyen) vatandaşlardan seçilen jüriler, CSI dizisinde gördükleri teknolojinin gerçekten var olduğunu düşündükleri için, gerçek hayatta elde edilmesi mümkün olmayan kanıtları bekler olmuşlar. O yüzden normalde mahkum olacak şüphelileri delil yetersizliğinden beraat ettiriyorlarmış.
Babaannem gerçekte olan teknolojilere inanmıyordu. Şimdinin insanları ise, gerçekte olmayan teknolojileri, televizyonda gördükleri için var sanıyorlar. Bilim ile bilimkurgu birbirine karışmış.
Böylece, yenilir yutulur cinste olmayan ses kayıtlarının bilgisayarla kolaylıkla üretilebildiği söylendiğinde, buna inanan hatırı sayılır bir kitle olabiliyor. Çünkü aynı şeyi Görevimiz Tehlikede izlemişlerdi. Orada oluyorsa, burada da oluyordur.
Bilgisayarla bunlar yapılabiliyor olsa, mesela, reklamcılar seslendirme için neden Okan Bayülgene çuvalla para versinler, diye düşünmez mi insan, Okan Bayülgenin sesini bilgisayarda kolaylıkla üretebilmek varken? Dahası, bu yapıldığında, Okan Bayülgen buna haklı olarak itiraz ederdi, ses tonu mülkiyeti diye bir şey, kavram dünyamıza girmiş olurdu.
Hükümet medyasında hep bir ağızdan paralel yapının en büyük oyunu deşifre oldu başlığıyla çıkan haberleri görünce, bu konuda son noktaya vardığımızı düşündüm. Bu habere göre, silikondan yapılma maskeler kullanılarak kurmaca videolar yapılabiliyormuş ve paralel yapı da bu teknolojiye sahipmiş. Yani biz, önümüzdeki günlerde, gayet iyi tanıdığımız kişilerin, ayan beyan, olmaması gereken hallerde bulundukları videoları izleyeceğiz ve bu kişiler de bu videoların silikon maskelerle yapıldığını iddia edecekler. Şu anda şaka gibi geliyor ama birkaç gün içinde büyük ihtimal hepimiz bunu konuşuyor olacağız.
Bunun bir sonraki aşaması, paralel yapının uzaylılarla ittifak içinde olduğunu iddia etmek olur diyeceğim, ama onun bir sonraki aşama olduğundan emin değilim. O aşama atlandı galiba.
Haksızlık etmeyelim, Türkiye daha kötü dönemlerden de geçti. Ama insan aklının bu kadar aşağılandığı bir dönem yaşanmamıştı herhalde.
--spoiler--
http://www.afilifilintalar.com/siyasette-csi-etkisi
--spoiler--
Siyasette CSI Etkisi
Babaannem, insanoğlunun Aya ayak basmasından sonra yirmi yıl daha yaşadı, öldüğü güne kadar Aya ayak basıldığına inanmamıştı. inanmaması belli bir nedene dayanmıyordu, herhalde şöyle göz kararı bir ölçüp biçmişti ve bunun gerçek olamayacağına kanaat getirmişti. Tabii, hayatının büyük kısmı boyunca çevresinde anlayamadığı bir teknolojinin ürünü aletler yoktu. Onun zamanından beri, teknoloji konusundaki ortalama bilginin çok fazla ilerlediğini söyleyemeyiz, ama artık çoğu insan, nasıl çalıştığını anlayamadığı gereçlerle çevrili durumda. Neyin teknolojik olarak mümkün olduğu konusunda dayanacağı hiçbir kaynak yok. Kendi bilgisi onu anlamaya zaten yetmiyor, televizyonda izlediğinin de, film, reality show ya da haber programı olması fark etmiyor, gerçek mi, kurmaca mı olduğu konusunda hiçbir fikri yok. Günümüzün insanı, babaannemden çok daha kötü durumda aslında. Babaannem, en azından kendi gözüne ve mizanına güvenip, insanın Aya gidemeyeceği konusunda fikir yürütebilecek kadar akıl sahibiydi. Şimdinin insanlarının kendilerine ait akılları yok, başkalarının onlar adına yürüttüğü akılla idare ediyorlar.
Amerikada, özellikle hukuk sisteminde etkisini hissettiren CSI etkisi diye bir problemden bahsedilir olmuş son zamanlarda. Makbul (ama bilgili olması gerekmeyen) vatandaşlardan seçilen jüriler, CSI dizisinde gördükleri teknolojinin gerçekten var olduğunu düşündükleri için, gerçek hayatta elde edilmesi mümkün olmayan kanıtları bekler olmuşlar. O yüzden normalde mahkum olacak şüphelileri delil yetersizliğinden beraat ettiriyorlarmış.
Babaannem gerçekte olan teknolojilere inanmıyordu. Şimdinin insanları ise, gerçekte olmayan teknolojileri, televizyonda gördükleri için var sanıyorlar. Bilim ile bilimkurgu birbirine karışmış.
Böylece, yenilir yutulur cinste olmayan ses kayıtlarının bilgisayarla kolaylıkla üretilebildiği söylendiğinde, buna inanan hatırı sayılır bir kitle olabiliyor. Çünkü aynı şeyi Görevimiz Tehlikede izlemişlerdi. Orada oluyorsa, burada da oluyordur.
Bilgisayarla bunlar yapılabiliyor olsa, mesela, reklamcılar seslendirme için neden Okan Bayülgene çuvalla para versinler, diye düşünmez mi insan, Okan Bayülgenin sesini bilgisayarda kolaylıkla üretebilmek varken? Dahası, bu yapıldığında, Okan Bayülgen buna haklı olarak itiraz ederdi, ses tonu mülkiyeti diye bir şey, kavram dünyamıza girmiş olurdu.
Hükümet medyasında hep bir ağızdan paralel yapının en büyük oyunu deşifre oldu başlığıyla çıkan haberleri görünce, bu konuda son noktaya vardığımızı düşündüm. Bu habere göre, silikondan yapılma maskeler kullanılarak kurmaca videolar yapılabiliyormuş ve paralel yapı da bu teknolojiye sahipmiş. Yani biz, önümüzdeki günlerde, gayet iyi tanıdığımız kişilerin, ayan beyan, olmaması gereken hallerde bulundukları videoları izleyeceğiz ve bu kişiler de bu videoların silikon maskelerle yapıldığını iddia edecekler. Şu anda şaka gibi geliyor ama birkaç gün içinde büyük ihtimal hepimiz bunu konuşuyor olacağız.
Bunun bir sonraki aşaması, paralel yapının uzaylılarla ittifak içinde olduğunu iddia etmek olur diyeceğim, ama onun bir sonraki aşama olduğundan emin değilim. O aşama atlandı galiba.
Haksızlık etmeyelim, Türkiye daha kötü dönemlerden de geçti. Ama insan aklının bu kadar aşağılandığı bir dönem yaşanmamıştı herhalde.
--spoiler--
http://www.afilifilintalar.com/siyasette-csi-etkisi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar