bugün
- yunanistan29
- sevişirken video çekmek11
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı9
- en son aldığınız iltifat13
- sözlükten birinden hoşlanmak3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- hırvatistan2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- sözlüğün bitmesi3
- dekolteye bakar mısınız15
- sözlük kızları nerede3
- irmik helvası vs un helvası18
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- cem küçük10
- japonya23
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- nebiye salat ve resule itaat4
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- üşüyen erkek12
- türk ateisti2
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- gürcistan26
- la ilahe illallah2
- douglas adams okuyanların kanser riski taşımaması2
- adalet ve kalkınma partisi4
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- hayvan gibi acı salça yemek5
- adanalı ateist10
- gelecek partisi'nin kapanması12
- bir ayın daha bitmesi3
- ketçap aromalı ruffles10
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- ctrlx22
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- borsa3
- bik bikle yemek yapmak9
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- gammaz çetesi çökertildi8
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
- bütün gün topladığın gazı gece yatakta çıkarmak3
- daş göprü sarmsağ geldih4
- aşka düşmek4
- gocu12
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız7
- türk kahvesi7
- demet akalın'ın bacakları2
afşin kum a ait 20 Mart tarihli yazının konusudur. akp tabanı ile kalmamış ülkemin olaylara bakış açısını çok net irdelemiştir.
--spoiler--
Siyasette CSI Etkisi
Babaannem, insanoğlunun Aya ayak basmasından sonra yirmi yıl daha yaşadı, öldüğü güne kadar Aya ayak basıldığına inanmamıştı. inanmaması belli bir nedene dayanmıyordu, herhalde şöyle göz kararı bir ölçüp biçmişti ve bunun gerçek olamayacağına kanaat getirmişti. Tabii, hayatının büyük kısmı boyunca çevresinde anlayamadığı bir teknolojinin ürünü aletler yoktu. Onun zamanından beri, teknoloji konusundaki ortalama bilginin çok fazla ilerlediğini söyleyemeyiz, ama artık çoğu insan, nasıl çalıştığını anlayamadığı gereçlerle çevrili durumda. Neyin teknolojik olarak mümkün olduğu konusunda dayanacağı hiçbir kaynak yok. Kendi bilgisi onu anlamaya zaten yetmiyor, televizyonda izlediğinin de, film, reality show ya da haber programı olması fark etmiyor, gerçek mi, kurmaca mı olduğu konusunda hiçbir fikri yok. Günümüzün insanı, babaannemden çok daha kötü durumda aslında. Babaannem, en azından kendi gözüne ve mizanına güvenip, insanın Aya gidemeyeceği konusunda fikir yürütebilecek kadar akıl sahibiydi. Şimdinin insanlarının kendilerine ait akılları yok, başkalarının onlar adına yürüttüğü akılla idare ediyorlar.
Amerikada, özellikle hukuk sisteminde etkisini hissettiren CSI etkisi diye bir problemden bahsedilir olmuş son zamanlarda. Makbul (ama bilgili olması gerekmeyen) vatandaşlardan seçilen jüriler, CSI dizisinde gördükleri teknolojinin gerçekten var olduğunu düşündükleri için, gerçek hayatta elde edilmesi mümkün olmayan kanıtları bekler olmuşlar. O yüzden normalde mahkum olacak şüphelileri delil yetersizliğinden beraat ettiriyorlarmış.
Babaannem gerçekte olan teknolojilere inanmıyordu. Şimdinin insanları ise, gerçekte olmayan teknolojileri, televizyonda gördükleri için var sanıyorlar. Bilim ile bilimkurgu birbirine karışmış.
Böylece, yenilir yutulur cinste olmayan ses kayıtlarının bilgisayarla kolaylıkla üretilebildiği söylendiğinde, buna inanan hatırı sayılır bir kitle olabiliyor. Çünkü aynı şeyi Görevimiz Tehlikede izlemişlerdi. Orada oluyorsa, burada da oluyordur.
Bilgisayarla bunlar yapılabiliyor olsa, mesela, reklamcılar seslendirme için neden Okan Bayülgene çuvalla para versinler, diye düşünmez mi insan, Okan Bayülgenin sesini bilgisayarda kolaylıkla üretebilmek varken? Dahası, bu yapıldığında, Okan Bayülgen buna haklı olarak itiraz ederdi, ses tonu mülkiyeti diye bir şey, kavram dünyamıza girmiş olurdu.
Hükümet medyasında hep bir ağızdan paralel yapının en büyük oyunu deşifre oldu başlığıyla çıkan haberleri görünce, bu konuda son noktaya vardığımızı düşündüm. Bu habere göre, silikondan yapılma maskeler kullanılarak kurmaca videolar yapılabiliyormuş ve paralel yapı da bu teknolojiye sahipmiş. Yani biz, önümüzdeki günlerde, gayet iyi tanıdığımız kişilerin, ayan beyan, olmaması gereken hallerde bulundukları videoları izleyeceğiz ve bu kişiler de bu videoların silikon maskelerle yapıldığını iddia edecekler. Şu anda şaka gibi geliyor ama birkaç gün içinde büyük ihtimal hepimiz bunu konuşuyor olacağız.
Bunun bir sonraki aşaması, paralel yapının uzaylılarla ittifak içinde olduğunu iddia etmek olur diyeceğim, ama onun bir sonraki aşama olduğundan emin değilim. O aşama atlandı galiba.
Haksızlık etmeyelim, Türkiye daha kötü dönemlerden de geçti. Ama insan aklının bu kadar aşağılandığı bir dönem yaşanmamıştı herhalde.
--spoiler--
http://www.afilifilintalar.com/siyasette-csi-etkisi
--spoiler--
Siyasette CSI Etkisi
Babaannem, insanoğlunun Aya ayak basmasından sonra yirmi yıl daha yaşadı, öldüğü güne kadar Aya ayak basıldığına inanmamıştı. inanmaması belli bir nedene dayanmıyordu, herhalde şöyle göz kararı bir ölçüp biçmişti ve bunun gerçek olamayacağına kanaat getirmişti. Tabii, hayatının büyük kısmı boyunca çevresinde anlayamadığı bir teknolojinin ürünü aletler yoktu. Onun zamanından beri, teknoloji konusundaki ortalama bilginin çok fazla ilerlediğini söyleyemeyiz, ama artık çoğu insan, nasıl çalıştığını anlayamadığı gereçlerle çevrili durumda. Neyin teknolojik olarak mümkün olduğu konusunda dayanacağı hiçbir kaynak yok. Kendi bilgisi onu anlamaya zaten yetmiyor, televizyonda izlediğinin de, film, reality show ya da haber programı olması fark etmiyor, gerçek mi, kurmaca mı olduğu konusunda hiçbir fikri yok. Günümüzün insanı, babaannemden çok daha kötü durumda aslında. Babaannem, en azından kendi gözüne ve mizanına güvenip, insanın Aya gidemeyeceği konusunda fikir yürütebilecek kadar akıl sahibiydi. Şimdinin insanlarının kendilerine ait akılları yok, başkalarının onlar adına yürüttüğü akılla idare ediyorlar.
Amerikada, özellikle hukuk sisteminde etkisini hissettiren CSI etkisi diye bir problemden bahsedilir olmuş son zamanlarda. Makbul (ama bilgili olması gerekmeyen) vatandaşlardan seçilen jüriler, CSI dizisinde gördükleri teknolojinin gerçekten var olduğunu düşündükleri için, gerçek hayatta elde edilmesi mümkün olmayan kanıtları bekler olmuşlar. O yüzden normalde mahkum olacak şüphelileri delil yetersizliğinden beraat ettiriyorlarmış.
Babaannem gerçekte olan teknolojilere inanmıyordu. Şimdinin insanları ise, gerçekte olmayan teknolojileri, televizyonda gördükleri için var sanıyorlar. Bilim ile bilimkurgu birbirine karışmış.
Böylece, yenilir yutulur cinste olmayan ses kayıtlarının bilgisayarla kolaylıkla üretilebildiği söylendiğinde, buna inanan hatırı sayılır bir kitle olabiliyor. Çünkü aynı şeyi Görevimiz Tehlikede izlemişlerdi. Orada oluyorsa, burada da oluyordur.
Bilgisayarla bunlar yapılabiliyor olsa, mesela, reklamcılar seslendirme için neden Okan Bayülgene çuvalla para versinler, diye düşünmez mi insan, Okan Bayülgenin sesini bilgisayarda kolaylıkla üretebilmek varken? Dahası, bu yapıldığında, Okan Bayülgen buna haklı olarak itiraz ederdi, ses tonu mülkiyeti diye bir şey, kavram dünyamıza girmiş olurdu.
Hükümet medyasında hep bir ağızdan paralel yapının en büyük oyunu deşifre oldu başlığıyla çıkan haberleri görünce, bu konuda son noktaya vardığımızı düşündüm. Bu habere göre, silikondan yapılma maskeler kullanılarak kurmaca videolar yapılabiliyormuş ve paralel yapı da bu teknolojiye sahipmiş. Yani biz, önümüzdeki günlerde, gayet iyi tanıdığımız kişilerin, ayan beyan, olmaması gereken hallerde bulundukları videoları izleyeceğiz ve bu kişiler de bu videoların silikon maskelerle yapıldığını iddia edecekler. Şu anda şaka gibi geliyor ama birkaç gün içinde büyük ihtimal hepimiz bunu konuşuyor olacağız.
Bunun bir sonraki aşaması, paralel yapının uzaylılarla ittifak içinde olduğunu iddia etmek olur diyeceğim, ama onun bir sonraki aşama olduğundan emin değilim. O aşama atlandı galiba.
Haksızlık etmeyelim, Türkiye daha kötü dönemlerden de geçti. Ama insan aklının bu kadar aşağılandığı bir dönem yaşanmamıştı herhalde.
--spoiler--
http://www.afilifilintalar.com/siyasette-csi-etkisi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar