bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı71
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim25
- siyah sütyen5
- terapi niteliğindeki şeyler5
- meme3
- sözlükte kim kimle sevgili27
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri7
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- iyi memenin sırrı6
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok5
- sözlüğün en şık erkeği12
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- iyi menemenin sırrı4
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- nervio43
- fenerbahçeli yazarlar7
- kale3112 ifşa8
- selahattin demirtaşın hapiste 10 yılını doldurması2
- true esaretten kurtulacak4
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- yakın zamanda çaylak olacakmış gibi hissetmek4
- ese dezze8
- engineer288
- sabaha kadar uyumamak3
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- gel münihe sözünü tut travel4
- tacettin libosoglu4
- ben jesus olsam4
- futbol17
- fenerbahçe14
- uefa şampiyonlar ligi7
- kassız erkek neye benzer5
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- liverpool fc6
- muhallebi yerken disi kirmak4
- herif olmanın zorlukları4
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- anto'nun kuyumcu olması3
- türkiye12
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız7
- türkiye'nin haritada büyümesi2
- hangi yazarlar nereliye benziyor4
- sözlük yazarlarından aforizmalar3
- aşk9
afşin kum a ait 20 Mart tarihli yazının konusudur. akp tabanı ile kalmamış ülkemin olaylara bakış açısını çok net irdelemiştir.
--spoiler--
Siyasette CSI Etkisi
Babaannem, insanoğlunun Aya ayak basmasından sonra yirmi yıl daha yaşadı, öldüğü güne kadar Aya ayak basıldığına inanmamıştı. inanmaması belli bir nedene dayanmıyordu, herhalde şöyle göz kararı bir ölçüp biçmişti ve bunun gerçek olamayacağına kanaat getirmişti. Tabii, hayatının büyük kısmı boyunca çevresinde anlayamadığı bir teknolojinin ürünü aletler yoktu. Onun zamanından beri, teknoloji konusundaki ortalama bilginin çok fazla ilerlediğini söyleyemeyiz, ama artık çoğu insan, nasıl çalıştığını anlayamadığı gereçlerle çevrili durumda. Neyin teknolojik olarak mümkün olduğu konusunda dayanacağı hiçbir kaynak yok. Kendi bilgisi onu anlamaya zaten yetmiyor, televizyonda izlediğinin de, film, reality show ya da haber programı olması fark etmiyor, gerçek mi, kurmaca mı olduğu konusunda hiçbir fikri yok. Günümüzün insanı, babaannemden çok daha kötü durumda aslında. Babaannem, en azından kendi gözüne ve mizanına güvenip, insanın Aya gidemeyeceği konusunda fikir yürütebilecek kadar akıl sahibiydi. Şimdinin insanlarının kendilerine ait akılları yok, başkalarının onlar adına yürüttüğü akılla idare ediyorlar.
Amerikada, özellikle hukuk sisteminde etkisini hissettiren CSI etkisi diye bir problemden bahsedilir olmuş son zamanlarda. Makbul (ama bilgili olması gerekmeyen) vatandaşlardan seçilen jüriler, CSI dizisinde gördükleri teknolojinin gerçekten var olduğunu düşündükleri için, gerçek hayatta elde edilmesi mümkün olmayan kanıtları bekler olmuşlar. O yüzden normalde mahkum olacak şüphelileri delil yetersizliğinden beraat ettiriyorlarmış.
Babaannem gerçekte olan teknolojilere inanmıyordu. Şimdinin insanları ise, gerçekte olmayan teknolojileri, televizyonda gördükleri için var sanıyorlar. Bilim ile bilimkurgu birbirine karışmış.
Böylece, yenilir yutulur cinste olmayan ses kayıtlarının bilgisayarla kolaylıkla üretilebildiği söylendiğinde, buna inanan hatırı sayılır bir kitle olabiliyor. Çünkü aynı şeyi Görevimiz Tehlikede izlemişlerdi. Orada oluyorsa, burada da oluyordur.
Bilgisayarla bunlar yapılabiliyor olsa, mesela, reklamcılar seslendirme için neden Okan Bayülgene çuvalla para versinler, diye düşünmez mi insan, Okan Bayülgenin sesini bilgisayarda kolaylıkla üretebilmek varken? Dahası, bu yapıldığında, Okan Bayülgen buna haklı olarak itiraz ederdi, ses tonu mülkiyeti diye bir şey, kavram dünyamıza girmiş olurdu.
Hükümet medyasında hep bir ağızdan paralel yapının en büyük oyunu deşifre oldu başlığıyla çıkan haberleri görünce, bu konuda son noktaya vardığımızı düşündüm. Bu habere göre, silikondan yapılma maskeler kullanılarak kurmaca videolar yapılabiliyormuş ve paralel yapı da bu teknolojiye sahipmiş. Yani biz, önümüzdeki günlerde, gayet iyi tanıdığımız kişilerin, ayan beyan, olmaması gereken hallerde bulundukları videoları izleyeceğiz ve bu kişiler de bu videoların silikon maskelerle yapıldığını iddia edecekler. Şu anda şaka gibi geliyor ama birkaç gün içinde büyük ihtimal hepimiz bunu konuşuyor olacağız.
Bunun bir sonraki aşaması, paralel yapının uzaylılarla ittifak içinde olduğunu iddia etmek olur diyeceğim, ama onun bir sonraki aşama olduğundan emin değilim. O aşama atlandı galiba.
Haksızlık etmeyelim, Türkiye daha kötü dönemlerden de geçti. Ama insan aklının bu kadar aşağılandığı bir dönem yaşanmamıştı herhalde.
--spoiler--
http://www.afilifilintalar.com/siyasette-csi-etkisi
--spoiler--
Siyasette CSI Etkisi
Babaannem, insanoğlunun Aya ayak basmasından sonra yirmi yıl daha yaşadı, öldüğü güne kadar Aya ayak basıldığına inanmamıştı. inanmaması belli bir nedene dayanmıyordu, herhalde şöyle göz kararı bir ölçüp biçmişti ve bunun gerçek olamayacağına kanaat getirmişti. Tabii, hayatının büyük kısmı boyunca çevresinde anlayamadığı bir teknolojinin ürünü aletler yoktu. Onun zamanından beri, teknoloji konusundaki ortalama bilginin çok fazla ilerlediğini söyleyemeyiz, ama artık çoğu insan, nasıl çalıştığını anlayamadığı gereçlerle çevrili durumda. Neyin teknolojik olarak mümkün olduğu konusunda dayanacağı hiçbir kaynak yok. Kendi bilgisi onu anlamaya zaten yetmiyor, televizyonda izlediğinin de, film, reality show ya da haber programı olması fark etmiyor, gerçek mi, kurmaca mı olduğu konusunda hiçbir fikri yok. Günümüzün insanı, babaannemden çok daha kötü durumda aslında. Babaannem, en azından kendi gözüne ve mizanına güvenip, insanın Aya gidemeyeceği konusunda fikir yürütebilecek kadar akıl sahibiydi. Şimdinin insanlarının kendilerine ait akılları yok, başkalarının onlar adına yürüttüğü akılla idare ediyorlar.
Amerikada, özellikle hukuk sisteminde etkisini hissettiren CSI etkisi diye bir problemden bahsedilir olmuş son zamanlarda. Makbul (ama bilgili olması gerekmeyen) vatandaşlardan seçilen jüriler, CSI dizisinde gördükleri teknolojinin gerçekten var olduğunu düşündükleri için, gerçek hayatta elde edilmesi mümkün olmayan kanıtları bekler olmuşlar. O yüzden normalde mahkum olacak şüphelileri delil yetersizliğinden beraat ettiriyorlarmış.
Babaannem gerçekte olan teknolojilere inanmıyordu. Şimdinin insanları ise, gerçekte olmayan teknolojileri, televizyonda gördükleri için var sanıyorlar. Bilim ile bilimkurgu birbirine karışmış.
Böylece, yenilir yutulur cinste olmayan ses kayıtlarının bilgisayarla kolaylıkla üretilebildiği söylendiğinde, buna inanan hatırı sayılır bir kitle olabiliyor. Çünkü aynı şeyi Görevimiz Tehlikede izlemişlerdi. Orada oluyorsa, burada da oluyordur.
Bilgisayarla bunlar yapılabiliyor olsa, mesela, reklamcılar seslendirme için neden Okan Bayülgene çuvalla para versinler, diye düşünmez mi insan, Okan Bayülgenin sesini bilgisayarda kolaylıkla üretebilmek varken? Dahası, bu yapıldığında, Okan Bayülgen buna haklı olarak itiraz ederdi, ses tonu mülkiyeti diye bir şey, kavram dünyamıza girmiş olurdu.
Hükümet medyasında hep bir ağızdan paralel yapının en büyük oyunu deşifre oldu başlığıyla çıkan haberleri görünce, bu konuda son noktaya vardığımızı düşündüm. Bu habere göre, silikondan yapılma maskeler kullanılarak kurmaca videolar yapılabiliyormuş ve paralel yapı da bu teknolojiye sahipmiş. Yani biz, önümüzdeki günlerde, gayet iyi tanıdığımız kişilerin, ayan beyan, olmaması gereken hallerde bulundukları videoları izleyeceğiz ve bu kişiler de bu videoların silikon maskelerle yapıldığını iddia edecekler. Şu anda şaka gibi geliyor ama birkaç gün içinde büyük ihtimal hepimiz bunu konuşuyor olacağız.
Bunun bir sonraki aşaması, paralel yapının uzaylılarla ittifak içinde olduğunu iddia etmek olur diyeceğim, ama onun bir sonraki aşama olduğundan emin değilim. O aşama atlandı galiba.
Haksızlık etmeyelim, Türkiye daha kötü dönemlerden de geçti. Ama insan aklının bu kadar aşağılandığı bir dönem yaşanmamıştı herhalde.
--spoiler--
http://www.afilifilintalar.com/siyasette-csi-etkisi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar