bugün
- hayatın renginin kalmaması5
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması5
- yalnız yaşamak5
- koklayarak öpen erkek5
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı7
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- regl dönemi çirkinliği8
- tanga neden giyilir7
- şu sıralar sözlük kızına kimsenin ilişmemesi4
- yeşil burun adaları6
- badelenmiş sözlük yazarları7
- firefox'un esamesinin artık hiç kalmaması2
- aktroller9
- hoşlanılan kızın 550'yi 2'ye bölünce 225 bulması4
- istanbul şu an 24 derece2
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- burçlara inanacak kadar gerizekalı olmak4
- sevgili olmayalım ama arkadaş kalalım saçmalığı5
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- futbol9
- yahudi fıkraları3
- namus takıntısı olan erkek17
- idealize ettiğin kadının beklediğin gibi çıkmaması2
- evli kadınlara asılmak5
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi4
- açık giyinebilmek özgürlüktür3
- true'ya arkadan sahip olmak4
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar9
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn14
- hangi manifest kızısın7
- kızın size büyü yaptırdığına dair işaretler5
- ruhu iyileştiren şeyler6
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- kadınların en büyük düşmanı5
- kurdun dişine alkol değmesi5
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi5
- en büyük pişmanlığınız6
- evlenmemeyi başarı olarak görmek4
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz7
- ayak fetişistiyim ve bununla gurur duyuyorum6
- kızımın adı 15 temmuz olsun4
- kavurmalı yumurta7
- fal ve büyüden genelde kadınların medet umması2
- hayatın planladığımız gibi gitmemesi6
- 2026 dünya kupası6
- ece irtem6
- bosna hersek2
diarios de motocicleta adlı che filminden akla gelebilecek brezilyalı yönetmen Walter Salles'in 1998 yılında çektiği bir dram.
annesini trafik kazasında kaybeden küçük bir çocuk ile okur-yazar olmayanlar için mektup yazarak para kazanan , mutsuz ve bekar bir öğretmen emeklisi kadının kesişen yollarının,küçük çocuğun hayatta kalan tek yakını olan ve yıllardır görmediği babasının izini sürerken dostluğa dönüşmesini anlatan bir hikaye.başta birbirine mütemadiyen gıcık olan bu ikili *yavaş yavaş aralarındaki buzları erittiler, yalnızlıktan başka şeylerin de varlığından haberdar olmak isteyen birçok insan gibi.
arka planlarda sıkça brezilya'nın fakir yüzü yansıtılmış.kalabalık metro vagonları,pencerelerden atlayıp binen yoksul insanlar,yerlerde yatanlar, üç kuruşluk şeyi kap-kaç yapıp ,yakalanıp silahla vurulanlar,işçiler...brezilya'ya dair görmeye alışık olduğum bir çok şey ise yoktu...mesela bir kare bile o meşhur brezilyalı güzellerden birine yer verilmemişti...mahalle arasında küçük çaplı bir futbol gösterisi vardı ancak..bücür de artistik bir kaç hareket yaptı..
başarılı bir filmdi bence.ilk yarım saati biraz monoton geçse de ,daha sonra toparladı,özellikle -yollarda bulurum seni- kısmı gönül eğleyiciydi..
gerçi yola eşek koysan, eşeği birkaç tane de maceraya sürüklesen yine de izlenesidir benim için...yol olsun,çamurdan olsun....
filmden güzel bi diyalogla ve sonra bir cümleyle nihayete ersin bu yazı.
çok da spoil'mıyor ama yine de levhayı koyalım biz şöyle:
--spoiler--
yaşlı kadın ve şoför restorandadır.içki gelir.kadın iki bardağa doldurur içkileri..
adam:hayır,hayır ben dini vecibelerine bağlı biriyimdir.
kadın:bahse girerim,yukardaki şu an bakmıyordur bize...
--spoiler--
belki de resimler olmamalı.hatırlatıyorlar birçok şeyi.unutmamızı önlüyorlar...
annesini trafik kazasında kaybeden küçük bir çocuk ile okur-yazar olmayanlar için mektup yazarak para kazanan , mutsuz ve bekar bir öğretmen emeklisi kadının kesişen yollarının,küçük çocuğun hayatta kalan tek yakını olan ve yıllardır görmediği babasının izini sürerken dostluğa dönüşmesini anlatan bir hikaye.başta birbirine mütemadiyen gıcık olan bu ikili *yavaş yavaş aralarındaki buzları erittiler, yalnızlıktan başka şeylerin de varlığından haberdar olmak isteyen birçok insan gibi.
arka planlarda sıkça brezilya'nın fakir yüzü yansıtılmış.kalabalık metro vagonları,pencerelerden atlayıp binen yoksul insanlar,yerlerde yatanlar, üç kuruşluk şeyi kap-kaç yapıp ,yakalanıp silahla vurulanlar,işçiler...brezilya'ya dair görmeye alışık olduğum bir çok şey ise yoktu...mesela bir kare bile o meşhur brezilyalı güzellerden birine yer verilmemişti...mahalle arasında küçük çaplı bir futbol gösterisi vardı ancak..bücür de artistik bir kaç hareket yaptı..
başarılı bir filmdi bence.ilk yarım saati biraz monoton geçse de ,daha sonra toparladı,özellikle -yollarda bulurum seni- kısmı gönül eğleyiciydi..
gerçi yola eşek koysan, eşeği birkaç tane de maceraya sürüklesen yine de izlenesidir benim için...yol olsun,çamurdan olsun....
filmden güzel bi diyalogla ve sonra bir cümleyle nihayete ersin bu yazı.
çok da spoil'mıyor ama yine de levhayı koyalım biz şöyle:
--spoiler--
yaşlı kadın ve şoför restorandadır.içki gelir.kadın iki bardağa doldurur içkileri..
adam:hayır,hayır ben dini vecibelerine bağlı biriyimdir.
kadın:bahse girerim,yukardaki şu an bakmıyordur bize...
--spoiler--
belki de resimler olmamalı.hatırlatıyorlar birçok şeyi.unutmamızı önlüyorlar...
ortalamanın üzerinde olan bir brezilya filmi. sıradan bir hayat yaşayan dora * , josue'nin çocukluk halleriyle en başta ilgilenmez. ama küçük bir çıkar uğruna onu bir süreliğine misafir eder dünyasına. annesini kaybeden josue başta bu misafirlikten rahatsızlık duymasa da, bunun geçici olduğunun farkına vararak kendi dünyasına, hayatta olan babasının yanına gitmek ister. bu noktada dora'nın geçmişi gizliden gizliye ele verir kendisini, çünkü dora'nın geçmişinde kalan babası, josue ile yaşadıkları sayesinde tekrardan canlanır zihninde. orta yaş üzeri dora sorumluluktan kaçmayarak josue'yi babasına götüreceğine söz verir. ve olaylar gelişir.
güney amerika sinemasının günümüzde ciddi bir alternatif sinema olarak görülmesi boşuna değil. bu film de bu görüşü destekler nitelikte.
güney amerika sinemasının günümüzde ciddi bir alternatif sinema olarak görülmesi boşuna değil. bu film de bu görüşü destekler nitelikte.
can alıcı müzikleriyle ve başroldeki miniğin etkili oyunculuğuyla akıllara kazınmış iyi bir seyirlik. sade anlatımı duru ve yer yer vurucu sayılabilecek diyaloglarıyla film izleyeni içine çekmeyi başarıyor. film de komedi unsuru duygusallıkla harmanlanmış ve bu harmanlanış sırasında doğallıktan çokta uzaklaşılmamış.
izlenmesi gereken bir film. brezilya'nın arka sokaklarına sessiz sakin gitme fırsatı sunuyor, dora'nın bencil, kendi dünyasına takık bir insanken ruh halinin ufaklıkla birlikte değişimi hayli sade yansıtılmış. film, bir başyapıt değil bu haliyle. eli yüzü düzgün bir seyirlik olarak sıkmadan izletiyor kendisini.
döneminde hayat güzeldir rüzgarı yaşanmıştı yoğun tarafından. biraz daha geri planda kaldı onun için. filmin genel yapısı bizden sevgi temalı büyük adam küçük aşk 'ı anımsatıyor. * * *
10 üzerinden 8!
izlenmesi gereken bir film. brezilya'nın arka sokaklarına sessiz sakin gitme fırsatı sunuyor, dora'nın bencil, kendi dünyasına takık bir insanken ruh halinin ufaklıkla birlikte değişimi hayli sade yansıtılmış. film, bir başyapıt değil bu haliyle. eli yüzü düzgün bir seyirlik olarak sıkmadan izletiyor kendisini.
döneminde hayat güzeldir rüzgarı yaşanmıştı yoğun tarafından. biraz daha geri planda kaldı onun için. filmin genel yapısı bizden sevgi temalı büyük adam küçük aşk 'ı anımsatıyor. * * *
10 üzerinden 8!
Walter Sallesten yine güzel bir yol filmi.Hani arap atları son yüz metrede hızlanır ya bu filmde son yarım saatte coştu,tabiri caizse dramın dibine vurdu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar