bugün
- aşk acısı çekiyorum sözlük7
- nickten isim tahmini yapmak10
- büyük filmlerden büyük replikler3
- içinizde bomba atmasını bilmeyen hayvanlar var2
- haramidere de haramilik yapmak5
- guinness birası3
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- sözlükte olgun insanların sorunlarını konuşmak2
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- ölümü gösterip sıtmaya razı etmek2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- isteklerinize nasıl sınır koyuyorsunuz2
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- yürüyen bok4
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- sözlüğü doğru kullanmak2
- caddebostan da bostan yetiştirmek3
- kilolu olmak5
- kedin mi var derdin var4
- sinem dedetaş11
- muşlettin amca2
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- her gün tuvalete çıkmak2
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak2
- yeğen yerine yiğen diyen insanlar2
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak4
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- amerikaya taşınmak2
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- zall adlı yazar4
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak2
- oral süspansiyon3
- şaka maka 40'a yaklaşmak6
- mason greenwood11
- çerçeve yasa7
- sozluk yazarlarinin zengin olmasi2
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- allah 1 metin 2 rte 33
- batıl inançlar6
- tavsiye4
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı8
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- 15 temmuz tiyatro mu7
- velvet hanım ile kahve içmek8
- 6 ağustos 2026 hradec kralove beşiktaş maçı2
Walter Sallesten yine güzel bir yol filmi.Hani arap atları son yüz metrede hızlanır ya bu filmde son yarım saatte coştu,tabiri caizse dramın dibine vurdu.
can alıcı müzikleriyle ve başroldeki miniğin etkili oyunculuğuyla akıllara kazınmış iyi bir seyirlik. sade anlatımı duru ve yer yer vurucu sayılabilecek diyaloglarıyla film izleyeni içine çekmeyi başarıyor. film de komedi unsuru duygusallıkla harmanlanmış ve bu harmanlanış sırasında doğallıktan çokta uzaklaşılmamış.
izlenmesi gereken bir film. brezilya'nın arka sokaklarına sessiz sakin gitme fırsatı sunuyor, dora'nın bencil, kendi dünyasına takık bir insanken ruh halinin ufaklıkla birlikte değişimi hayli sade yansıtılmış. film, bir başyapıt değil bu haliyle. eli yüzü düzgün bir seyirlik olarak sıkmadan izletiyor kendisini.
döneminde hayat güzeldir rüzgarı yaşanmıştı yoğun tarafından. biraz daha geri planda kaldı onun için. filmin genel yapısı bizden sevgi temalı büyük adam küçük aşk 'ı anımsatıyor. * * *
10 üzerinden 8!
izlenmesi gereken bir film. brezilya'nın arka sokaklarına sessiz sakin gitme fırsatı sunuyor, dora'nın bencil, kendi dünyasına takık bir insanken ruh halinin ufaklıkla birlikte değişimi hayli sade yansıtılmış. film, bir başyapıt değil bu haliyle. eli yüzü düzgün bir seyirlik olarak sıkmadan izletiyor kendisini.
döneminde hayat güzeldir rüzgarı yaşanmıştı yoğun tarafından. biraz daha geri planda kaldı onun için. filmin genel yapısı bizden sevgi temalı büyük adam küçük aşk 'ı anımsatıyor. * * *
10 üzerinden 8!
ortalamanın üzerinde olan bir brezilya filmi. sıradan bir hayat yaşayan dora * , josue'nin çocukluk halleriyle en başta ilgilenmez. ama küçük bir çıkar uğruna onu bir süreliğine misafir eder dünyasına. annesini kaybeden josue başta bu misafirlikten rahatsızlık duymasa da, bunun geçici olduğunun farkına vararak kendi dünyasına, hayatta olan babasının yanına gitmek ister. bu noktada dora'nın geçmişi gizliden gizliye ele verir kendisini, çünkü dora'nın geçmişinde kalan babası, josue ile yaşadıkları sayesinde tekrardan canlanır zihninde. orta yaş üzeri dora sorumluluktan kaçmayarak josue'yi babasına götüreceğine söz verir. ve olaylar gelişir.
güney amerika sinemasının günümüzde ciddi bir alternatif sinema olarak görülmesi boşuna değil. bu film de bu görüşü destekler nitelikte.
güney amerika sinemasının günümüzde ciddi bir alternatif sinema olarak görülmesi boşuna değil. bu film de bu görüşü destekler nitelikte.
diarios de motocicleta adlı che filminden akla gelebilecek brezilyalı yönetmen Walter Salles'in 1998 yılında çektiği bir dram.
annesini trafik kazasında kaybeden küçük bir çocuk ile okur-yazar olmayanlar için mektup yazarak para kazanan , mutsuz ve bekar bir öğretmen emeklisi kadının kesişen yollarının,küçük çocuğun hayatta kalan tek yakını olan ve yıllardır görmediği babasının izini sürerken dostluğa dönüşmesini anlatan bir hikaye.başta birbirine mütemadiyen gıcık olan bu ikili *yavaş yavaş aralarındaki buzları erittiler, yalnızlıktan başka şeylerin de varlığından haberdar olmak isteyen birçok insan gibi.
arka planlarda sıkça brezilya'nın fakir yüzü yansıtılmış.kalabalık metro vagonları,pencerelerden atlayıp binen yoksul insanlar,yerlerde yatanlar, üç kuruşluk şeyi kap-kaç yapıp ,yakalanıp silahla vurulanlar,işçiler...brezilya'ya dair görmeye alışık olduğum bir çok şey ise yoktu...mesela bir kare bile o meşhur brezilyalı güzellerden birine yer verilmemişti...mahalle arasında küçük çaplı bir futbol gösterisi vardı ancak..bücür de artistik bir kaç hareket yaptı..
başarılı bir filmdi bence.ilk yarım saati biraz monoton geçse de ,daha sonra toparladı,özellikle -yollarda bulurum seni- kısmı gönül eğleyiciydi..
gerçi yola eşek koysan, eşeği birkaç tane de maceraya sürüklesen yine de izlenesidir benim için...yol olsun,çamurdan olsun....
filmden güzel bi diyalogla ve sonra bir cümleyle nihayete ersin bu yazı.
çok da spoil'mıyor ama yine de levhayı koyalım biz şöyle:
--spoiler--
yaşlı kadın ve şoför restorandadır.içki gelir.kadın iki bardağa doldurur içkileri..
adam:hayır,hayır ben dini vecibelerine bağlı biriyimdir.
kadın:bahse girerim,yukardaki şu an bakmıyordur bize...
--spoiler--
belki de resimler olmamalı.hatırlatıyorlar birçok şeyi.unutmamızı önlüyorlar...
annesini trafik kazasında kaybeden küçük bir çocuk ile okur-yazar olmayanlar için mektup yazarak para kazanan , mutsuz ve bekar bir öğretmen emeklisi kadının kesişen yollarının,küçük çocuğun hayatta kalan tek yakını olan ve yıllardır görmediği babasının izini sürerken dostluğa dönüşmesini anlatan bir hikaye.başta birbirine mütemadiyen gıcık olan bu ikili *yavaş yavaş aralarındaki buzları erittiler, yalnızlıktan başka şeylerin de varlığından haberdar olmak isteyen birçok insan gibi.
arka planlarda sıkça brezilya'nın fakir yüzü yansıtılmış.kalabalık metro vagonları,pencerelerden atlayıp binen yoksul insanlar,yerlerde yatanlar, üç kuruşluk şeyi kap-kaç yapıp ,yakalanıp silahla vurulanlar,işçiler...brezilya'ya dair görmeye alışık olduğum bir çok şey ise yoktu...mesela bir kare bile o meşhur brezilyalı güzellerden birine yer verilmemişti...mahalle arasında küçük çaplı bir futbol gösterisi vardı ancak..bücür de artistik bir kaç hareket yaptı..
başarılı bir filmdi bence.ilk yarım saati biraz monoton geçse de ,daha sonra toparladı,özellikle -yollarda bulurum seni- kısmı gönül eğleyiciydi..
gerçi yola eşek koysan, eşeği birkaç tane de maceraya sürüklesen yine de izlenesidir benim için...yol olsun,çamurdan olsun....
filmden güzel bi diyalogla ve sonra bir cümleyle nihayete ersin bu yazı.
çok da spoil'mıyor ama yine de levhayı koyalım biz şöyle:
--spoiler--
yaşlı kadın ve şoför restorandadır.içki gelir.kadın iki bardağa doldurur içkileri..
adam:hayır,hayır ben dini vecibelerine bağlı biriyimdir.
kadın:bahse girerim,yukardaki şu an bakmıyordur bize...
--spoiler--
belki de resimler olmamalı.hatırlatıyorlar birçok şeyi.unutmamızı önlüyorlar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar