bugün
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek11
- true'ya arkadan sahip olmak10
- erkek arkadaşının giyimine karışmayan kız5
- lüle kebabı4
- 15 haziran azerbaycan milli kurtuluş günü3
- tanga neden giyilir10
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- slip mayo giyen erkeğin namusu3
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı5
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı9
- nesrin cavadzade9
- evlenmemeyi başarı olarak görmek8
- hayatın renginin kalmaması7
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- slip mayonun namusu2
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik5
- geceye bir söz bırak2
- slip mayo giyen kedi besleyen erkek2
- arapçada ene mi denir ana mı denir3
- yeşil burun adaları7
- yahudi fıkraları6
- yalnız yaşamak6
- erkek arkadaşının mayo giymesine karışmayan kadın2
- aylık 282 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- koklayarak öpen erkek5
- regl dönemi çirkinliği8
- ispanya2
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- erecto birader biraderdir hedesi3
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- namus takıntısı olan erkek17
- badelenmiş sözlük yazarları7
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- aktroller9
- kesit ötesi ziya2
- ece irtem7
- özgürlükçü eğitim paradoksu2
- idealize ettiğin kadının beklediğin gibi çıkmaması3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- burçlara inanacak kadar gerizekalı olmak4
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi6
- belçika mısır maçı saat 22 de trt 1 de2
- şu sıralar sözlük kızına kimsenin ilişmemesi3
- evli kadınlara asılmak5
- hangi manifest kızısın7
- sahilde yanına oturan adama sitem eden kadın2
diarios de motocicleta adlı che filminden akla gelebilecek brezilyalı yönetmen Walter Salles'in 1998 yılında çektiği bir dram.
annesini trafik kazasında kaybeden küçük bir çocuk ile okur-yazar olmayanlar için mektup yazarak para kazanan , mutsuz ve bekar bir öğretmen emeklisi kadının kesişen yollarının,küçük çocuğun hayatta kalan tek yakını olan ve yıllardır görmediği babasının izini sürerken dostluğa dönüşmesini anlatan bir hikaye.başta birbirine mütemadiyen gıcık olan bu ikili *yavaş yavaş aralarındaki buzları erittiler, yalnızlıktan başka şeylerin de varlığından haberdar olmak isteyen birçok insan gibi.
arka planlarda sıkça brezilya'nın fakir yüzü yansıtılmış.kalabalık metro vagonları,pencerelerden atlayıp binen yoksul insanlar,yerlerde yatanlar, üç kuruşluk şeyi kap-kaç yapıp ,yakalanıp silahla vurulanlar,işçiler...brezilya'ya dair görmeye alışık olduğum bir çok şey ise yoktu...mesela bir kare bile o meşhur brezilyalı güzellerden birine yer verilmemişti...mahalle arasında küçük çaplı bir futbol gösterisi vardı ancak..bücür de artistik bir kaç hareket yaptı..
başarılı bir filmdi bence.ilk yarım saati biraz monoton geçse de ,daha sonra toparladı,özellikle -yollarda bulurum seni- kısmı gönül eğleyiciydi..
gerçi yola eşek koysan, eşeği birkaç tane de maceraya sürüklesen yine de izlenesidir benim için...yol olsun,çamurdan olsun....
filmden güzel bi diyalogla ve sonra bir cümleyle nihayete ersin bu yazı.
çok da spoil'mıyor ama yine de levhayı koyalım biz şöyle:
--spoiler--
yaşlı kadın ve şoför restorandadır.içki gelir.kadın iki bardağa doldurur içkileri..
adam:hayır,hayır ben dini vecibelerine bağlı biriyimdir.
kadın:bahse girerim,yukardaki şu an bakmıyordur bize...
--spoiler--
belki de resimler olmamalı.hatırlatıyorlar birçok şeyi.unutmamızı önlüyorlar...
annesini trafik kazasında kaybeden küçük bir çocuk ile okur-yazar olmayanlar için mektup yazarak para kazanan , mutsuz ve bekar bir öğretmen emeklisi kadının kesişen yollarının,küçük çocuğun hayatta kalan tek yakını olan ve yıllardır görmediği babasının izini sürerken dostluğa dönüşmesini anlatan bir hikaye.başta birbirine mütemadiyen gıcık olan bu ikili *yavaş yavaş aralarındaki buzları erittiler, yalnızlıktan başka şeylerin de varlığından haberdar olmak isteyen birçok insan gibi.
arka planlarda sıkça brezilya'nın fakir yüzü yansıtılmış.kalabalık metro vagonları,pencerelerden atlayıp binen yoksul insanlar,yerlerde yatanlar, üç kuruşluk şeyi kap-kaç yapıp ,yakalanıp silahla vurulanlar,işçiler...brezilya'ya dair görmeye alışık olduğum bir çok şey ise yoktu...mesela bir kare bile o meşhur brezilyalı güzellerden birine yer verilmemişti...mahalle arasında küçük çaplı bir futbol gösterisi vardı ancak..bücür de artistik bir kaç hareket yaptı..
başarılı bir filmdi bence.ilk yarım saati biraz monoton geçse de ,daha sonra toparladı,özellikle -yollarda bulurum seni- kısmı gönül eğleyiciydi..
gerçi yola eşek koysan, eşeği birkaç tane de maceraya sürüklesen yine de izlenesidir benim için...yol olsun,çamurdan olsun....
filmden güzel bi diyalogla ve sonra bir cümleyle nihayete ersin bu yazı.
çok da spoil'mıyor ama yine de levhayı koyalım biz şöyle:
--spoiler--
yaşlı kadın ve şoför restorandadır.içki gelir.kadın iki bardağa doldurur içkileri..
adam:hayır,hayır ben dini vecibelerine bağlı biriyimdir.
kadın:bahse girerim,yukardaki şu an bakmıyordur bize...
--spoiler--
belki de resimler olmamalı.hatırlatıyorlar birçok şeyi.unutmamızı önlüyorlar...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar