bugün
- ne kadar yaşlısın16
- kendisiyle övünen insanlar11
- queen ravenna adlı yazar5
- trt tarafsız olmalı13
- nokia 3310 denince akla gelenler11
- muhallebici açıyoruz isim önerileri4
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece4
- fatma betül sayan kaya50
- rastgele yazarlara mesaj atıp küfretmek4
- sonbahardaki yaprak dökülmesi3
- 0 0 7 bey birader3
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- asrın soygunu21
- insanlardan tiksinmek3
- sen milyar sen milyon3
- nokia 6600 denince akla gelenler5
- sevgili6
- frankyfourfingers4
- vergi vermenin ahlaki tartışması3
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı36
- teoman çamaşır4
- bu nasıl hava lan7
- malum kesimin her şeyi yemesi4
- kavga havasında olmak4
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi3
- from gold from dust6
- sigara böreği5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- koyu saç açık ten4
- fetöcüler bir konuda haklılardı2
- sürekli mağdur edebiyatı yapan insanlar2
- herkesle arası iyi olan tip2
- morkstar7
- asuman krause3
- yağmurlu gece7
- zulzula cin kabilesi5
- istanbul un havasının deli bir kadın gibi olması4
- placebo3
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- paranın devrinin bitmesi10
- barış alper yılmaz8
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- motorola razr v32
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- yasak cinsel ilişkiler15
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- romanya53
- patates kızartmak4
- türkiye28
yıllar önce bir programda hayrettin karaca'nın dikkat çektiği bu ağacın latincesi "ailanthus altissimadır". diğer bir adı da kokarağaçtır. parklarda, yol kenarlarında, bahçelerde sıklıkla görülen ama çoğunun ismini bilmediği bir ağaçtır. halk arasında akasyanın bir alt türü olarak bilinse de en ufak bir bağlantısı yoktur.
cennet ağacının kökeni uzakdoğu, tahminini olarak da çinin güneydoğusundaki taşlık, yarı nemli bölgelerdir. avrupa'ya gelişi 18.yy'a rastlar. fransız kaşifler ve botanikçiler tarafından orda çok beğenilmiş ve bunun üzerine avrupa'da yetiştirilmeye başlanmıştır. güzel görünüşü ona cennet ağacı ismini verilmesine sebep olmuştur. sarayların, bahçelerin, parkların gözdesi haline gelmiştir.
anatomisinden bahsedecek olursak; hemen hemen 1 santim kalınlığında ve 10 santim uzunluğunda yapraklara sahiptir. bunlar geçici bir dalın üzerinde yer alır ve sonbaharda bu dalla beraber dökülür. çok hızlı büyüyebilen bir ağaçtır.ağacın çok fazla tutulmasında, talep edilmesindeki en büyük etkenlerden biri de budur. hemen hemen 25 yılda 15 metre boy atabilir. uygun koşullarda ise gençken yılda 4 metre sürgün verebilir. çapıda bir metreye kadar ulaşabilir. odununa baktığımızda ise içinin gençken süngerimsi bir yapıda olduğunu farkedilebilir. yıllar geçtikçe bu süngerimsi yapı sertleşir ve ortalama bir ağaçtan daha sert bir yapıya sahip olur. buna rağmen kerestesi çok kalitesiz olup endüstriyel hammadde olarak kullanılamaz.
ayrıca bu kadar hızlı büyüyen ağacın ömrünün elli yılı aştığı görülmemiştir. çok çabuk yaşlanıp kurumaktadır.
bu ağacın ülkemize gelişi de 19.yy'ın sonralarına rastlar. demir yollarının yanlarına dikilmek için avrupadan getirilmiştir. olağanüstü hızlı köksalan bu ağaç demir yollarının zeminini sağlamlaştırmak, kaymaları önlemek için getirtilmiştir. en kötü koşullara, zehirli gazlara, asit yağmurlarına bile çok dayanaklı olan bu ağaç sonraları fabrikaların yanlarına,yol kenarlarına dikilmeye başlanmıştır. başka ağaçları öldürecek olan bu kötü koşullar bu ağaca hemen hemen hiçbir etkide bulunmamaktadır. arabalardan kaynaklanan zehirli atıkları, asit yağmurlarının etkilerini azaltmak için birebirdir.
fakat bu ağacın vatanındaki koşullar; ağaçlar, böcekler buralarda olmadığı için bu ağacın hemen hemen doğal bir rakibi, mücadele edeceği bir bitki veya hayvan türü avrupa'da veya amerika'da yoktur. buradaki koşullarda çok hızlı bir şekilde yayılabilir.
kuvvetli kök salması, hızlı üremesi, köklerinden salgıladığı zehirli(allelopathic chemical) maddeleri sayesinde buradaki diğer ağaçlar üzerinde baskın bir tür haline gelebilmektedir. kısa bir süre ortamdaki diğer ağaçları yok ederek tek tür haline gelmesi muhtemeldir. ayrıca salgıladığı kötü koku hem insanları, hayvanları kendinden uzak tutar. üzerinde bir kuş yuvası, bir böcek görmek hemen hemen imkansızdır.
bu ağacın en önemli zayıf yönü ise yoğun gölgeli ortamdır. böyle ortamlarda barınma şansı yok gibidir.bu ağaçla tek etkili mücadelenin yöntemi de gölgelendirme yöntemidir. bu etkili yöntemin işe yaraması bile on yıllar almaktadır.
avrupa'da amerika'da başağrısı haline gelmiş olan bu ağaç istanbul'da ankara'da dere yataklarını, parkları, bahçeleri hızla istila etmektedir. diğer türleri, yok etmekte ordaki ekosistemleri berbat etmektedir.
30 kırk yıl sonra dere yataklarında; söğüt, kavak, bahçelerde; ıhlamur, akasya, yemiş ağaçları görmek zorlaşacaktır. doğal düşmanı olmayan bu ağaç şehir çevresindeki doğal hayatı mahvedecektir.
bu yüzden bu ağacın ekimi dikimi yapılacaksa çok dikkatli olunması gerekir. bu ağacın başıboş bırakılmasının felaketlere yol açacağı unutulmamalıdır.
daha ayrıntılı bilgi için:
--spoiler--
http://en.wikipedia.org/wiki/Ailanthus_altissima
--spoiler--
--spoiler--
http://www.invasivespecie...v/plants/treeheaven.shtml
--spoiler--
cennet ağacının kökeni uzakdoğu, tahminini olarak da çinin güneydoğusundaki taşlık, yarı nemli bölgelerdir. avrupa'ya gelişi 18.yy'a rastlar. fransız kaşifler ve botanikçiler tarafından orda çok beğenilmiş ve bunun üzerine avrupa'da yetiştirilmeye başlanmıştır. güzel görünüşü ona cennet ağacı ismini verilmesine sebep olmuştur. sarayların, bahçelerin, parkların gözdesi haline gelmiştir.
anatomisinden bahsedecek olursak; hemen hemen 1 santim kalınlığında ve 10 santim uzunluğunda yapraklara sahiptir. bunlar geçici bir dalın üzerinde yer alır ve sonbaharda bu dalla beraber dökülür. çok hızlı büyüyebilen bir ağaçtır.ağacın çok fazla tutulmasında, talep edilmesindeki en büyük etkenlerden biri de budur. hemen hemen 25 yılda 15 metre boy atabilir. uygun koşullarda ise gençken yılda 4 metre sürgün verebilir. çapıda bir metreye kadar ulaşabilir. odununa baktığımızda ise içinin gençken süngerimsi bir yapıda olduğunu farkedilebilir. yıllar geçtikçe bu süngerimsi yapı sertleşir ve ortalama bir ağaçtan daha sert bir yapıya sahip olur. buna rağmen kerestesi çok kalitesiz olup endüstriyel hammadde olarak kullanılamaz.
ayrıca bu kadar hızlı büyüyen ağacın ömrünün elli yılı aştığı görülmemiştir. çok çabuk yaşlanıp kurumaktadır.
bu ağacın ülkemize gelişi de 19.yy'ın sonralarına rastlar. demir yollarının yanlarına dikilmek için avrupadan getirilmiştir. olağanüstü hızlı köksalan bu ağaç demir yollarının zeminini sağlamlaştırmak, kaymaları önlemek için getirtilmiştir. en kötü koşullara, zehirli gazlara, asit yağmurlarına bile çok dayanaklı olan bu ağaç sonraları fabrikaların yanlarına,yol kenarlarına dikilmeye başlanmıştır. başka ağaçları öldürecek olan bu kötü koşullar bu ağaca hemen hemen hiçbir etkide bulunmamaktadır. arabalardan kaynaklanan zehirli atıkları, asit yağmurlarının etkilerini azaltmak için birebirdir.
fakat bu ağacın vatanındaki koşullar; ağaçlar, böcekler buralarda olmadığı için bu ağacın hemen hemen doğal bir rakibi, mücadele edeceği bir bitki veya hayvan türü avrupa'da veya amerika'da yoktur. buradaki koşullarda çok hızlı bir şekilde yayılabilir.
kuvvetli kök salması, hızlı üremesi, köklerinden salgıladığı zehirli(allelopathic chemical) maddeleri sayesinde buradaki diğer ağaçlar üzerinde baskın bir tür haline gelebilmektedir. kısa bir süre ortamdaki diğer ağaçları yok ederek tek tür haline gelmesi muhtemeldir. ayrıca salgıladığı kötü koku hem insanları, hayvanları kendinden uzak tutar. üzerinde bir kuş yuvası, bir böcek görmek hemen hemen imkansızdır.
bu ağacın en önemli zayıf yönü ise yoğun gölgeli ortamdır. böyle ortamlarda barınma şansı yok gibidir.bu ağaçla tek etkili mücadelenin yöntemi de gölgelendirme yöntemidir. bu etkili yöntemin işe yaraması bile on yıllar almaktadır.
avrupa'da amerika'da başağrısı haline gelmiş olan bu ağaç istanbul'da ankara'da dere yataklarını, parkları, bahçeleri hızla istila etmektedir. diğer türleri, yok etmekte ordaki ekosistemleri berbat etmektedir.
30 kırk yıl sonra dere yataklarında; söğüt, kavak, bahçelerde; ıhlamur, akasya, yemiş ağaçları görmek zorlaşacaktır. doğal düşmanı olmayan bu ağaç şehir çevresindeki doğal hayatı mahvedecektir.
bu yüzden bu ağacın ekimi dikimi yapılacaksa çok dikkatli olunması gerekir. bu ağacın başıboş bırakılmasının felaketlere yol açacağı unutulmamalıdır.
daha ayrıntılı bilgi için:
--spoiler--
http://en.wikipedia.org/wiki/Ailanthus_altissima
--spoiler--
--spoiler--
http://www.invasivespecie...v/plants/treeheaven.shtml
--spoiler--
(bkz: tree of heaven)
kore - japon yapımı 10 bölümlük dram türündeki bir dizi.
Konunun işleyişi ve müzikleri cidden çok hoş.
kore - japon yapımı 10 bölümlük dram türündeki bir dizi.
Konunun işleyişi ve müzikleri cidden çok hoş.
arapça kökenli olan 80 kuşağı bebeklerine en çok konulan tuba isminin türkçede ki karşılığıdır.
bu ağaç totomun akibetini değiştirecek ağaçtır. zira bana bilenen dalları olduğu kanaatindeyim. (bkz: düşünmesi bile güzel)
10 bölümden oluşan, etkileyici kore dizisi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar