bugün
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı14
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi3
- üniversite mezunu olmak için üniversite okumak3
- zamandışı düşkünlüğü2
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar2
- abd milli futbol takımı2
- diyanetin abd'deki villaları9
- kadınların sürekli sorun çıkarması2
- seçmeninin ak parti den kopma koşulu3
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- kilo vermenin çok zor olması2
- ona bir şey söyle13
- true denilen yazar10
- en iyi antidepresan7
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- cyle larin'in gol sevinci açıklaması2
- erkeğin evlenince eşine it gibi davranması2
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- kötü biri olduğunu bilmek5
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- arkadaşlar nasılsınız6
- chp'nin hali ne olacak49
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- acıkmamak için öneriler5
- deli olduğunun farkına varmak5
- borçlarınızın ne zaman biteceğini biliyor musunuz2
- rahmi koç3
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- cilgincapkin221
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- gammazlar çetesi17
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- kontrat fosfor karburator5
- ben bu yazıyı oğluma yazdım2
- sarı yeleli aslan trump8
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
- anın görüntüsü18
- mor semsiyeli yabanci14
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn2
- gocu26
- ayağı alçılı kız yıkamak5
- zallın fake hesabı var mı9
- uludağ sözlüğün en yakışıklı ve en zeki yazarı4
- talibanin kadınlara hemşire ve ebeliği yasaklaması10
- karamanoğlu beyliğinin bayrağı6
yıllar önce bir programda hayrettin karaca'nın dikkat çektiği bu ağacın latincesi "ailanthus altissimadır". diğer bir adı da kokarağaçtır. parklarda, yol kenarlarında, bahçelerde sıklıkla görülen ama çoğunun ismini bilmediği bir ağaçtır. halk arasında akasyanın bir alt türü olarak bilinse de en ufak bir bağlantısı yoktur.
cennet ağacının kökeni uzakdoğu, tahminini olarak da çinin güneydoğusundaki taşlık, yarı nemli bölgelerdir. avrupa'ya gelişi 18.yy'a rastlar. fransız kaşifler ve botanikçiler tarafından orda çok beğenilmiş ve bunun üzerine avrupa'da yetiştirilmeye başlanmıştır. güzel görünüşü ona cennet ağacı ismini verilmesine sebep olmuştur. sarayların, bahçelerin, parkların gözdesi haline gelmiştir.
anatomisinden bahsedecek olursak; hemen hemen 1 santim kalınlığında ve 10 santim uzunluğunda yapraklara sahiptir. bunlar geçici bir dalın üzerinde yer alır ve sonbaharda bu dalla beraber dökülür. çok hızlı büyüyebilen bir ağaçtır.ağacın çok fazla tutulmasında, talep edilmesindeki en büyük etkenlerden biri de budur. hemen hemen 25 yılda 15 metre boy atabilir. uygun koşullarda ise gençken yılda 4 metre sürgün verebilir. çapıda bir metreye kadar ulaşabilir. odununa baktığımızda ise içinin gençken süngerimsi bir yapıda olduğunu farkedilebilir. yıllar geçtikçe bu süngerimsi yapı sertleşir ve ortalama bir ağaçtan daha sert bir yapıya sahip olur. buna rağmen kerestesi çok kalitesiz olup endüstriyel hammadde olarak kullanılamaz.
ayrıca bu kadar hızlı büyüyen ağacın ömrünün elli yılı aştığı görülmemiştir. çok çabuk yaşlanıp kurumaktadır.
bu ağacın ülkemize gelişi de 19.yy'ın sonralarına rastlar. demir yollarının yanlarına dikilmek için avrupadan getirilmiştir. olağanüstü hızlı köksalan bu ağaç demir yollarının zeminini sağlamlaştırmak, kaymaları önlemek için getirtilmiştir. en kötü koşullara, zehirli gazlara, asit yağmurlarına bile çok dayanaklı olan bu ağaç sonraları fabrikaların yanlarına,yol kenarlarına dikilmeye başlanmıştır. başka ağaçları öldürecek olan bu kötü koşullar bu ağaca hemen hemen hiçbir etkide bulunmamaktadır. arabalardan kaynaklanan zehirli atıkları, asit yağmurlarının etkilerini azaltmak için birebirdir.
fakat bu ağacın vatanındaki koşullar; ağaçlar, böcekler buralarda olmadığı için bu ağacın hemen hemen doğal bir rakibi, mücadele edeceği bir bitki veya hayvan türü avrupa'da veya amerika'da yoktur. buradaki koşullarda çok hızlı bir şekilde yayılabilir.
kuvvetli kök salması, hızlı üremesi, köklerinden salgıladığı zehirli(allelopathic chemical) maddeleri sayesinde buradaki diğer ağaçlar üzerinde baskın bir tür haline gelebilmektedir. kısa bir süre ortamdaki diğer ağaçları yok ederek tek tür haline gelmesi muhtemeldir. ayrıca salgıladığı kötü koku hem insanları, hayvanları kendinden uzak tutar. üzerinde bir kuş yuvası, bir böcek görmek hemen hemen imkansızdır.
bu ağacın en önemli zayıf yönü ise yoğun gölgeli ortamdır. böyle ortamlarda barınma şansı yok gibidir.bu ağaçla tek etkili mücadelenin yöntemi de gölgelendirme yöntemidir. bu etkili yöntemin işe yaraması bile on yıllar almaktadır.
avrupa'da amerika'da başağrısı haline gelmiş olan bu ağaç istanbul'da ankara'da dere yataklarını, parkları, bahçeleri hızla istila etmektedir. diğer türleri, yok etmekte ordaki ekosistemleri berbat etmektedir.
30 kırk yıl sonra dere yataklarında; söğüt, kavak, bahçelerde; ıhlamur, akasya, yemiş ağaçları görmek zorlaşacaktır. doğal düşmanı olmayan bu ağaç şehir çevresindeki doğal hayatı mahvedecektir.
bu yüzden bu ağacın ekimi dikimi yapılacaksa çok dikkatli olunması gerekir. bu ağacın başıboş bırakılmasının felaketlere yol açacağı unutulmamalıdır.
daha ayrıntılı bilgi için:
--spoiler--
http://en.wikipedia.org/wiki/Ailanthus_altissima
--spoiler--
--spoiler--
http://www.invasivespecie...v/plants/treeheaven.shtml
--spoiler--
cennet ağacının kökeni uzakdoğu, tahminini olarak da çinin güneydoğusundaki taşlık, yarı nemli bölgelerdir. avrupa'ya gelişi 18.yy'a rastlar. fransız kaşifler ve botanikçiler tarafından orda çok beğenilmiş ve bunun üzerine avrupa'da yetiştirilmeye başlanmıştır. güzel görünüşü ona cennet ağacı ismini verilmesine sebep olmuştur. sarayların, bahçelerin, parkların gözdesi haline gelmiştir.
anatomisinden bahsedecek olursak; hemen hemen 1 santim kalınlığında ve 10 santim uzunluğunda yapraklara sahiptir. bunlar geçici bir dalın üzerinde yer alır ve sonbaharda bu dalla beraber dökülür. çok hızlı büyüyebilen bir ağaçtır.ağacın çok fazla tutulmasında, talep edilmesindeki en büyük etkenlerden biri de budur. hemen hemen 25 yılda 15 metre boy atabilir. uygun koşullarda ise gençken yılda 4 metre sürgün verebilir. çapıda bir metreye kadar ulaşabilir. odununa baktığımızda ise içinin gençken süngerimsi bir yapıda olduğunu farkedilebilir. yıllar geçtikçe bu süngerimsi yapı sertleşir ve ortalama bir ağaçtan daha sert bir yapıya sahip olur. buna rağmen kerestesi çok kalitesiz olup endüstriyel hammadde olarak kullanılamaz.
ayrıca bu kadar hızlı büyüyen ağacın ömrünün elli yılı aştığı görülmemiştir. çok çabuk yaşlanıp kurumaktadır.
bu ağacın ülkemize gelişi de 19.yy'ın sonralarına rastlar. demir yollarının yanlarına dikilmek için avrupadan getirilmiştir. olağanüstü hızlı köksalan bu ağaç demir yollarının zeminini sağlamlaştırmak, kaymaları önlemek için getirtilmiştir. en kötü koşullara, zehirli gazlara, asit yağmurlarına bile çok dayanaklı olan bu ağaç sonraları fabrikaların yanlarına,yol kenarlarına dikilmeye başlanmıştır. başka ağaçları öldürecek olan bu kötü koşullar bu ağaca hemen hemen hiçbir etkide bulunmamaktadır. arabalardan kaynaklanan zehirli atıkları, asit yağmurlarının etkilerini azaltmak için birebirdir.
fakat bu ağacın vatanındaki koşullar; ağaçlar, böcekler buralarda olmadığı için bu ağacın hemen hemen doğal bir rakibi, mücadele edeceği bir bitki veya hayvan türü avrupa'da veya amerika'da yoktur. buradaki koşullarda çok hızlı bir şekilde yayılabilir.
kuvvetli kök salması, hızlı üremesi, köklerinden salgıladığı zehirli(allelopathic chemical) maddeleri sayesinde buradaki diğer ağaçlar üzerinde baskın bir tür haline gelebilmektedir. kısa bir süre ortamdaki diğer ağaçları yok ederek tek tür haline gelmesi muhtemeldir. ayrıca salgıladığı kötü koku hem insanları, hayvanları kendinden uzak tutar. üzerinde bir kuş yuvası, bir böcek görmek hemen hemen imkansızdır.
bu ağacın en önemli zayıf yönü ise yoğun gölgeli ortamdır. böyle ortamlarda barınma şansı yok gibidir.bu ağaçla tek etkili mücadelenin yöntemi de gölgelendirme yöntemidir. bu etkili yöntemin işe yaraması bile on yıllar almaktadır.
avrupa'da amerika'da başağrısı haline gelmiş olan bu ağaç istanbul'da ankara'da dere yataklarını, parkları, bahçeleri hızla istila etmektedir. diğer türleri, yok etmekte ordaki ekosistemleri berbat etmektedir.
30 kırk yıl sonra dere yataklarında; söğüt, kavak, bahçelerde; ıhlamur, akasya, yemiş ağaçları görmek zorlaşacaktır. doğal düşmanı olmayan bu ağaç şehir çevresindeki doğal hayatı mahvedecektir.
bu yüzden bu ağacın ekimi dikimi yapılacaksa çok dikkatli olunması gerekir. bu ağacın başıboş bırakılmasının felaketlere yol açacağı unutulmamalıdır.
daha ayrıntılı bilgi için:
--spoiler--
http://en.wikipedia.org/wiki/Ailanthus_altissima
--spoiler--
--spoiler--
http://www.invasivespecie...v/plants/treeheaven.shtml
--spoiler--
güncel Önemli Başlıklar