sadece çingenelerden seçilmişlerdir...
bugün salı
bir ay oldu onu asalı
solmuştur şimdi
karısının, mezarına koyduğu çiçek
vücudu yavaş yavaş çürüyordur
yakında burnu düşecek

oysa
ne bir kötülüğü oldu bana
ne de kendini tanıyorum
birkaç kuruş için geçirdim ipi boğazına
parmaklarımdan utanıyorum *
(bkz: nikah memuru)
yelkovan sırtı gibi
kör bıçak
bir kadının
aşksızlığına mı
sığınacak yine

acı zamana değil de
ete aksın
diye

bu
nasıl bir
cehennem sorgusu demiyeceğim
erkeğin kabusunu
ininde öldüreceğim

acı
kadına değil de
cellata aksın
diye *
tabure tekmeleyen, kurşun sıkan, giyotinle ya da kılıçla kelle kesen türevleri görülmüştür tarihte. devletin beslediği ve devletin istediği gibi çalışan, sabah dokuz akşam beş mesaisi olan asgari ücretli katiller *.
Dolduruyor
Güneşi, ayı, yıldızları, dolduruyor hepsini

Baldıranıyla
Kararıyorlar

Akşamüstünü dolduruyor ve sabahı, kararıyorlar
Denizi dolduruyor

Doldurulmuş kör göğün altına giriyor
Doldurulmuş ışıksız yüzünün üstünden geçip suyun

Irmakları dolduyor, yolları ahtapot kolları gibi
Dereleri dolduruyor, patikaları, damarlar gibi

Karanlık damlıyor musluktan karanlık
Yapışıyor insanın tabanlarına

Aynayı dolduruyor, kupayı
insanın düşüncelerini dolduruyor gözlerine dek

Görülüyor insanın arkadaşlarının gözlerini doldurduğu
Ve elini kaldırıp gözlerine dokunuyor insan

Onun tümüyle doldurduğu
Ona dokunuyor

Ne olduğunu bilmiyor
Artık kendinin olmayana

Herşey daha
insanın gözlerinin açılmadan olduğu gibi *
osman aysu'nun bir kitabı
idam cezasina carptırılan kişinin infazını yapan şahıs.
© copyright 2005 - 2026