bugün

dünyaca ünlü türk jeolog. ülkemizin gururlarındandır kendisi. epey neseli ve bilgili bir insandır. deprem konulu toplantı ve tv programlarında sıkca çıkar karşımıza. konustukca dinletir kendisini. gercek aydınlarımızdan biridir.
az önce kara harp okulu savunma bilimleri enstitüsü öğrencilerine bilimsel düşünceüzerine güzel bir konferans vermiş değerli bilim adamımız.

meraklısına not: konuşmasını harp akademilerinde olduğu gibi yine arz ederim diye bitirmiştir.
son zamanlarda bilim adamı kimliğinden ziyade ordu yalakalığıyla medyada görünen kişi.
aynı zamanda ateist olan prof.
12 kasım 1999 düzce depreminin üstünden birkaç ay geçtikten sonra, yani insanların acıları dinmemişken, bir programda "istanbulda yakışıklı bir deprem olacak" gibi gerizekalıca bir söz söyleyip 32 dişini gösterek sırıtan jeolog. o gün bugündür bu adamdan hazzetmem.
A.M. Celâl Şengör 24 Mart 1955'te istanbul'da doğdu. 1973 yılında Robert Academy'yi bitirdi, 1978'de State University of New York at Albany'den jeolog olarak mezun oldu. 1979'da master, 1982'de de aynı üniversiteden doktora aldı. 1981'de iTÜ Maden Fakültesi, Genel Jeoloji kürsüsüne asistan oldu. 1984 yılında Londra Jeoloji Cemiyeti'nin Başkanlık Ödülü'nü, 1986'da TÜBiTAK'ın Bilim Ödülü'nü aldı. Türkiye, Avusturya, Fransa'dan çeşitli ödüller aldı, bilim kurullarında görev yaptı. 2000 yılının Nisan ayında Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi yabancı üyeliğine seçilen ilk Türk oldu. Şengör, College de France dışında ingiltere'de Oxford (Royal Society Araştırıcı bursuyla), ABD'de California Institute of Technology (Moore Distinguished Scholar olarak) ve Avusturya'da Salzburg Lodron-Paris Üniversitesi'nde misafir profesörlük yapmıştır.
6 kitap, 175 bilimsel makale, 137 tebliğ özeti, pek çok popüler bilim makalesi, tarih ve felsefe ile ilgili de iki kitap ve 300'e yakın deneme yazısı yayınlamıştır. Şengör ayrıca pek çok uluslararası dergide editör, yardımcı editör ve yayın kurulu üyeliği yapmıştır ve yapmaktadır. * (bkz: http://www.turkmucit.tv)
Ordu kuyrukçusu, iktidar yaması, komedyenliğe teğet burjuva bilim adamıdır.
Yıllar önce Annesiyle birlikte Gölcük'ün içinden geçerken:"Burası bir gün yerle bir olacak." diyen jeologdur. 80'li yıllar olsa gerek.
bugün bir gazetede yayınlanan röportajında yeni yök başkanı Özcan için "kendi alanında asistan bile olamayacak bir adamdır" yorumunu yapan jeolog.
bu aksamki show tv ana haber bülteni'nde türban ve üniversite hakkındaki görüşlerinden dolayı tebrik ettiğim, türkiye'nin dünyaya kazandırdığı en önemli bilim adamlarından biri.
bu aksamki show tv ana haber bülteni'nde türban ve üniversite hakkındaki görüşlerinden dolayı kınadığım, türkiye'nin dünyada bilimsel açıdan neden geri kaldığının en güzel örneklerinden biri olan bilim adamı.
bizim okulda hademe bile olamayacak bir adamdır.

memlekete en ufak bir hayrı dokunmamıştır. nifak tohumları serpmekten, millette infial oluşturmaktan başka bir işe yaradığı görülmemiş olan bilimsizlik adamı.
Türkiye'nin yetiştirdiği önemli bilim insanlarından biridir. Bilgisi sadece jeolojiyle sınırlı değildir. Geniş bir kültüre sahip olması onu bilim adamcıklarından ayırır. Maaşlı parti ideologluğu yapanlar varken bu ülkede, Celal Şengör bilim adamlığının yüz akıdır.
tübitak'ın yasal durumu ile ilgili yakın zamanda nature'da bir mektubu çıkmış insan. yaşanan kepazeliği bütün dünya öğrenmiştir böylece, çok da iyi olmuştur.
olaylara yaklaşımı iyidir, özellikle bilimsel anlamda. genel kültür adına bir şeyler kazanmak adına oturur izlerim.
ama özellikle askerlere olan hayranlığı ehh dedirtir insana. türkiye'de doğru düzgün ve seri şekilde işinin ehli adam yetiştiren tek yükseköğretim kurumunun genel anlamda harp okulları olduğunu söyler. ben de kendisine sorarım o zaman: ah be celal şengör, kenan evren'i de bu okullar yetiştirmedi mi?
"Bugüne kadar hiç bir general veya amiralle oturduğum yerde konuşmadım. Aradığım zaman ayakta ararım onlardan telefon geldiğinde ayağa kalkarım." diye beyanat verdiği medyada yer almış (http://www.stargazete.com...=3&ay=10&yil=2006) bir şahsiyet. bu şahsiyet aynı zamanda profesör ünvanı taşımaktadır. jeoloji profesörü olmasına rağmen harp okullarında atatürkçülük üzerine ders verebilmektedir. hızını alamayıp depremin önlenmesi için orduya tam yetki verilmelidir diyebilmektedir. yök üyeliği vb. önemli konumlara gelmediği sürece gülmemize vesile olan komik yaklaşımlarıyla eğlence kaynağı olabilecek biridir.
Milliyet gazetesi yazarı hasan cemalin bir yazısına konu olmuş jeoloji profesörü.

yazıdan alıntıdır.
--spoiler--
Prof. Şengör, darbesever bir zat!
Milliyet'e bir demecindeki sözleri:
"Ordu gayet tabii ki darbe yapabilir, niye yapmasın?"
Prof. Şengör, üniversitelerde başörtüsü-türban yasağının ateşli bir taraftarı. Bu yakınlarda Akşam gazetesine verdiği demeçte şöyle diyordu:
"Yasal olarak kabul edilse bile türban kabul edilemez. Türban taktın mı şeriat istiyorum demektir."
Aynı demeçte asker adına da konuşmuştu Prof. Şengör:
"Laiklik ilkesini korumak askerin görevidir. Genç subaylar da rahatsız, yaşlı subaylar da..."
Arkasından da sopa göstermişti:
"27 Mayıs'ı üniversiteler yaptı!"
Prof. Celal Şengör askeri çok sever. O kadar ki, bir komutanla telefonda bile konuşurken ayağa kalktığını, önünü iliklediğini söylemiştir.
Hatta, askerlerin huzurunda ayağa kalkıp hazır ola geçtiği zaman komutanların "Rahat!" dediğini anlatan da kendisi olmuştu.
Asker de Prof. Şengör'e sıcak bakar. Örneğin iki yıl önce Harp Akademileri'ndeki açılış dersini Prof. Celal Şengör vermişti.
Prof. Şengör'ün katı, totaliter bir zihniyete sahip bir akademisyen olduğunu belirtmiştim. Bunun en çarpıcı örneği önceki gün ismet Berkan'ın Radikal'deki köşesinde çıktı.
Prof. Şengör'ün kendisini YÖK'e aday gösteren Üniversitelerarası Kurul'a gönderdiği teşekkür mektubu, bağımsız ve eleştirel düşünce ile pek ilgisi olmayan totaliter anlayışın tüm izlerini taşıyordu.
Prof. Şengör, üniversitelerde yalnız başörtülüye değil, itikat sahibi, dindar bütün insanlara da kırmızı kart gösterilmesinden yana.
Bir başka deyişle:
Allah'a inandın mı yandın, ilim irfandan yoksun kalacaksın, bilimle zinhar uğraşmayacaksın!
Oysa, tarih böyle demiyor.
Girin Google'a, tıklayın Isaac Newton adını. Yerçekimi ve hareketin yasalarını bularak bilim tarihine en büyük katkıyı yapan Newton, Allah'a inanan bir Hıristiyandı. "Evet, yerçekimi planetlerin hareketini açıklıyor ama onları harekete geçiren kim?" diye sorduktan sonra, "Allah!" diye yanıtlıyordu.
Modern bilimin babası sayılan Galileo da koyu bir Katolikti.
Öyle anlaşılıyor ki:
Prof. Celal Şengör, kendi gibi olmayan kimseye üniversitelerde hayat hakkı tanımaktan yana değil.
Böylesi kafalar tüm iddialarına rağmen özünde sorgulayıcı ve eleştirel olmaktan uzaktırlar. Böylesi kafalar, özellikle üniversitelerde olması gereken bağımsız düşünce ile bağdaşmaz.
Demokrasi kültüründen yoksun böylesi kafalar, torna tezgâhından çıkmış gibi tek tip düşünen insan yetiştirmek gibi ham hayallerin peşinde koşarlar. Onun için de asker karşısında hazır ola geçip darbe çağrısı yaparlar.

(Hasan Cemal)
--spoiler--
üak'ın yök üyeliği için seçtiği ancak yusuf ziya özcan tarafından, cumhurbaşkanlığına ismi gönderilmeyen kişi.

yusuf ziya özcan ne kadar özgürlükçü bir insan yareppim...
ilkeli bir akademisyenin düşünmesi ve dile getirmesi gerekenleri söylediği için hedef adam olmuştur.
doğan grubunun gayet tarafsız bir yazılı basın unsuru olan radikal'le aydınlanan arkadaşlar da bu olaya çanak tutmaktadır.
ismet berkan'a zaten hiç lafım yok, iktidarın her yanlışına yalnızca kalemiyle kafa tutan müthiş bir insan...
an itibarı ile ergenekon kapsamında evi aranmaktadır.
gamalı haç ile başörtüsünü aynı kefeye koyan cuntacı profesör.
http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=3579
her ne kadar "hükümet ve ortakları" hakkındaki tespitleri(meb'in komik durumları, bilim dışılık, kendi otoritelerini kurmaya çalışmaları, parselcilik vs) yüzde yüz isabetli olsa da ve türkiye'nin trajikomik durumunu(semih cumhuriyeti gibi bir ülke olduğumuz gerçeği) gözler önüne serse de,

türkiye'de bilimin ne olduğundan bihaber bu kadar çok insan varken ve kendisi de bizzat bu durumdan yakınırken zamanında yaptığı "belirli bi kesimden insanlar üniversiteden gitsinler" kabilinden açıklamaları aynı o derecede trajikomiktir. sorarlar "bu ne pehriz bu ne lahana turşusu" diye adama.

peki o zaman, onlar da çıksın üniversiteden, zaten 70lerde sürünen IQ puanı ortalamamız moron seviyesine insin hocam. sonra daha çok yakınırız işte böyle "türkiye neden bilime bu kadar soğuk bakıyor" diye. onlar da kahvehaneden "türkiye neden ilerleyemiyor/noolcek bu memleketin hali" diye yakınırlar. negzel, eşitlemiş oluruz durumu böylece.
show tv de yayınlanan siyaset meydanı'nda evrim teorisi hakkında mütemadiyyen bilim adına saçmayalan profesör.
katıldığı siyaset meydanını izleyenlerin ne dediğinden çok kıçına başına baktığı bilim adamı. sorgulamaya açık her yerde ben varım diye da bir cümle etmiş ki kimin umrunda. keşke her ateist, celal hoca kadar saygılı bir tavırla yaklaşabilse dine.
seleflerinin yaptığı gibi fikir üretemeyince işi alaya almaya çalışan ve bu haliyle de sıradanlaşmaktan kurtulamayan kişidir. kendisi üniversite öğrencilerine baktığı zaman ne görüyordur bilmiyorum ama ben kendisine baktığım zaman türkiye'deki akademisyenlerin ne halde olduklarını çok rahat görebiliyorum.
''din bilim ve darwin'' konulu siyaset meydanına neşe katan ilginç ama bilgisi aşmış olan insan.ve ayrıcajeologtur.kendisini baş aşağı etmeye çalışanları yerle bir etmiştir o da ayrıdır tabi.
üak'ın yök üyeliği için seçtiği ancak yök başkanı yusuf ziya özcan tarafından cumhurbaşkanı'na ismi sunulmayarak yök üyeliği gerçekleşmeyen hoca.

ne kadar haklıymış meğer yusuf ziya değil mi? adam bir kere ateist! yaradılışa da inanmıyor, böyle biri nasıl yök üyesi olabilir?

pardon ya ben diyanet işleri başkanlığı ile karıştırdım sanırım.

allah inancı olan ancak evrim kuramının maddesel kanıtlarını da yadsımayan biri olarak hocanın bilimsel konuşmalarını dogmatik olarak reddeden bünyeleri anlamakta cidden zorluk çektim.

hele bir ablamız vardı "ben evrim hakkında kitaplar okumadım, benim atalarım maymun değil, sizinkiler öyle" diyen, aklınca ayar veriyor. evrim kuramında insanın atası maymundur denmez, ikisi ortak ataya sahiptir gibi bir tez vardır. hayır oku ablacım kitapları madem, bilgi sahibi olmadan dogmatik inancından ötürü fikir sahibi olduğunu iddia eden gençlik gerçekten komik duruma düşmüştür.

annesi babası müslüman olduğu için müslüman olan bünyeler belki bir hristiyan ailenin çocuğu olsalar papaz veya rahibe olacaklardı hatta bir musevi ailenin çocuğu olsalar bugün o ağladıkları gazzeli çocuklara kurşun sıkacaklardı. çünkü her şeyi böyle algılıyorlar. incil'i mantıklı görüp hristiyanlığı seçebilecek iradeniz var mı? yok. incil'i şöyle bir okumayı aklınızdan dahi geçirmezsiniz. benim annem babam müslüman ancak ben kendi tercihimden dolayı müslümanım, incil'i de okudum, tevrat'ı da kaçınız yapabiliriniz? okumaktan zarar gelmez. inanmasan da oku. korkmayın, evrim kuramını da okuyun, yanlışlıklarını "bakın böyle deniyor ama böyle bir şey yok vs." gibi bir yaklaşımla reddedin. okumadan, görmeden "hayır bu doğru değil" gibi yaklaşımlar komik, insan beynine de ihanet.

dogmatik yaklaşımların dışına çıkın, kabul edersin etmezsin ama ortaya sunulan bilimsel verileri "sen istediğin kadar konuş, istediğin kadar kanıt sun, ben inanmıyorum" yaklaşımında olan adamlar da bir zahmet görüş bildirmesinler, zaten oraya fikrini sunmaya değil bir şeyleri reddetmeye gelmiş.

oku ayet oku, başka maddi kanıtlar sun, yok! "sizin atanız maymun" demeyi bilirsiniz ancak.
olaylara ve farklı düşüncelere olan samimi tavırlarıyla ilgi çeken ateist bilm adamı.türkiye koşullarında gerçekten donanım açısından sağlam temele sahip olduğu yönünde bir kanaat getiriyor insana.dün akşamki siyaset meydanı programında savunduğunu tam anlamıyla savunmuş ve kendisini tezatlılarla beraber ortaya koyabilmiştir.yedi dil bildiği söylenmektedir.gözlüğünü geri itip durması gibi bir hareketi de vardır.ama olsundur.iyidir.
Konuşmayı seven, birçok dil bilen ve Türkiye'de siyaset meydanı programı ile yeniden tanınan bilim adamı. Umarım bu şekilde devam eder.
başörtüsü karşıtlığıyla adını duyuran deprem profesörü. adam deprem profesörü ama başörtüsüyle adını duyuruyor, çok enteresan bi ülkedeyiz hakkaten.
sanırım birçok inançlının siyaset meydanında inancını sarsmış profesör. örneğin oradaki türbanlı bir kız, celal şengörün dahiyane cevaplarından sonra, ilahiyat fakültesinde okuduğu fakat biyoloji gibi dersleri görmediği için yakınmıştır.
akıllı tasarımcıyım diyen bir çocuğa ise son derece net olarak, o tarz düşüncenin safsata olduğunu söylemiştir.

hemen yanındaki sakallı islamcı yazara, insansız herşeyin evrimini kabul ediyorsunuz gibisinden laf sokmuştur.

çok güzel düşünceler sokmuştur aklıma. evrim denen değişimin doğanın bütün unsurlarında olduğunu belirtiyor. insanı neden bunun dışına çekme gayretinde bulunuyorlar? tuhaf...

daha sık görmek istiyoruz televizyonlarda. insanlar evrimi bu işin gerçek duayenlerinden öğrenmeli. o kadar aç kalmış ki insanlar evrim tartışmasına, diğer 2 ilahiyatçıya çok nadiren soru yöneltildi...

ek: siyasal bilimlerde okuyan bir kız, celal şengör'ün fikirlerini artık siyasal yaşamında temel baz alacağını belirtmiştir (o derece mantıklı konuşmuştur).
olağanüstü bir adamdır kendisi. herkes onu anlayamaz. böyle bir zekanın da düşmanı çok olur. inancı kendini bağlar, herkesin olduğu gibi. sonuçta dinle ilgisi yok diye kutsal değerlere hakaret ettiği savunulamaz. nasıl ki inancı hayatı olan bir insana saygı gösterilmesi gerekiyorsa, inançsızlığı hayatı olan birine de saygı göstermek gerekir.

bir de adamın pantolonuyla falan uğraşan insanlar var. bir etraflarına baksınlar bakalım kendilerini gerekenden kısa paçalar görmek mi daha çok rahatsız ediyor, yoksa kara çarşaflar, türbanlar, çember sakallar, sarıklar, cüppeler görmek mi?
"gaz ve toz bulutundan once var olan sey nedir ?" sorusuna; "dindarlar çok iyi bilir, dinsizler bilmez" gibisinden cevap vermiş insan.

(bkz: cevab veremedi)
ataları maymun olan profösür. Geçen akşamki programda bunu iddia etmiştir.
sol frame e her gelisinde bir entry girip giyabinda hurmetlerimi belirtmek zorunda hissettigim profesor.

ulkenin ihtiyaci olan insan tipi. allahina kadar basarili, akilli, hazir cevap, kendi alaninda dunyanin en iyileri arasinda.

her alanda her sektorde, boyle insanlara ihtiyacimiz var. keske daha cok sayida insan bu kadar basarili, turkiye ye yon verebilecek capta bilgili, yetenekli olsa.
''21. yüzyılda hala evrime inanmayanlar var'' vecizine sahip insan.
aynı programda yani siyaset meydanı'nda 2 ilahiyatçı ve %90'ının ilahiyat bölümü öğrencilerinin oluştuduğu halde herkesin sorularını cevaplamış ama anlamamaya kararlı kitle diretmiştir.
ve her nasılsa bu karşı tayfanın tüm sitelerinde aynı yazı mevcut, yani farklı yorum yapmaktan bile acizler.

"19 Mart 2009 tarihinde yayınlanan Siyaset Meydanı programına konuk olan Celal Şengör, artık kesin yenilgi ile yerle bir olmuş olan Darwinizm;i savunabilmek için çeşitli izahlarda bulunmuştur. Şengör, ikna edemediği genç bir topluluğun karşısında Darwinist demagoji metodlarını kullanarak yıllardır tekrarlanmış ve geçersizliği ispatlanmış konuları tekrar gündeme getirmeye çalışmış ve cevap veremediği noktalarda bu konuları külliyen inkar etmiştir. Söz konusu izahlar, bu program vesilesiyle tekrar gündeme getirilmiş olduğundan, konu hakkında hatırlatıcı açıklamalarda bulunma gereği hasıl olmuştur."

çok vahimdir ki türkiye bu tür bilim adamlarını yani kendini bilime adamış , çalışkan insanları hor görüyor ve sonrada kendi ülkesinde barındıramıyor.

seyretmek isteyenler için;
http://www.trsecuritycent...9-siyaset-meydani-darwin/
penguenlere benzetiyorum bu adamı. cidden çok benziyor. bir de papyon falan takıyor ya, çok şirin oluyor. alanında bir numaradır, o ayrı. allahsız kitapsız ama işini iyi yapıyor. en büyük müslüman benim diyen adamı, biraz uğraşsa en kral ateist yapar ben söyliyim.
alanında bir numaradır. bilim dışında, felsefe ve edebiyatla da arası çok iyidir. gerçek bir entellektüeldir. bilim dışında yazmış olduğu kitaplarda, ilk iki ismini kısaltma olarak a.m.celal şengör şeklindeki imzasıyla yayınlatacak kadar, kendisini de tiye alan dünya tatlısı adamdır. ama fazlaca militarist olmasından hoşlanmıyorum. her güzelin bir kusuru oluyor işte.
ipetgas-09'da cagrili konusmaci olan ama konusmasina 1 gun kala deniz kuvvetleri komutanligi'ndaki toplantiya katilmasi gerektigini bildiren hocamiz.

yedek davetli konusmaci devreye sokulsa da, duyurularda celal sengor ismi yer aldigi icin kongre sirasinda bircok kisi bu degisiklige bozulmustur.
bilim insanı, entelektüel olmasının yanı sıra zaman zaman darbe hasretini dile getirmesiyle demokratların doğal olarak nefretini kazanan profesör. bir ara yök, hem üniversitede hoca hem de özel bir şirkette danışman (ya da benzeri) olduğu için kuyruğuna basmaya hazırlanmıştı, şengör hemen abd'deki ulusal bilimler akademisi'ne şikayet etmişti. ayrıca ergenekon soruşturmasının 7. dalgasında ismi sıkça telaffuz edilen kişilerden biriydi. ateist olduğunu çekinmeden söylemesini ise çok takdir ediyorum, benim kalbim temiz ayaklarına yatma gereği görmemiş delikanlı gibi söylemiştir inançsız olduğunu. keşke bizim gizli eşcinseller şey pardon gizli ateistler de dini lastik gibi sağa sola çekip kavramlar üzerinde kafa yorup, milletin kafasını karıştırmaya çalışacağına itiraf etse kendine ve etrafındakilere; "inanmıyorum be inanmıyorum".
state university of new york at albany jeoloji bölümü mezunu şişko efendi papyon.
Babası türkiye'nin ilk sanayicilerindendir.

(bkz: Mehmet Sipahioğlu)

(bkz: tamek holding)

Türkiye'deki ilk şeker fabrikasını babası (veya dedesi tam emin değilim) kurmuştur. bu nedenle, türkiye'de şöforü olan ender akademisyenlerdendir.

http://arsiv.sabah.com.tr/2001/06/27/e02.html
Siyaset meydanına katıldığı programı izlemiştim. O zamanlar müslüman olmama rağmen hayran kalmıştım. O nasıl bir sevimlilik , o nasıl bir sabır , o nasıl bir espri anlayışı gerçekten müthiş bir bilim adamı.
prof. dr. ünvanını sonuna kadar hak eden bilim adamı.
bu ülkeninin yetiştirdiği en iyi profesörlerinden biridir.. bok atılması için önce bildikerlni bilmek, okudularını hatim etmek gerekir..
siyaset meydanının hazırladığı din, bilim ve darwin adlı programda Karl Marx'ın "Filozoflar dünyayı/âlemi sadece değişik şekillerde yorumladılar. Ama maksat onu değiştirmekt'' sözüne ''lan sana mı kaldı değiştirmek... Çünkü ben marx'ın felsefesinin etkin olduğu yerleri dolaştım; tabiatın nasıl canına okuduklarını gördüm. neden? anlamıyorlar çünkü. bütün batı sibirya, o canım ülke mahvoldu. bu aptallar yüzünden; değiştirmeye kalkıp rezil etmişlerdir anlamadan...'' yorumunu getirmiştir.
Aynı programda Marx'a ve marksistlere birkaç kere laf dokundurmuştur...
haiti'ye depremi fırsat bilerek binlerce asker gönderen amerika ve çin devletlerinin bu tutumuna bakıp celal şengör'ün şu sözlerini yeniden gözden geçirmek gerek;

"eğer istanbul depremi için önlem almazsak, istanbul’da olacak bir depremden sonra türkiye’nin rejimi ve daha ötesi bağımsızlığı tehlikeye girer. ortaya çıkacak kargaşa sonrasında yabancı güçler gelip türkiye'yi işgal eder. türkiye cumhuriyeti sona erer"

tanım: ürettiği komplo teorileriyle dikkat çeken bilim adamı. söyledikleri şu anda haiti'de dikkatle izleniyor.
cuntacılıgı, ahmet necdet sezer taafından yök üyeligine atanma ısrarı ile gündemede hayli kalmış, maymundan geldigini sanan iri yarı koca bünye. profesör olması kolay bu neviden kişilerin, lise ögretmeninden farksız kişileri malum darbe dönemlerinde epey profesörlük verdiler.
bu adam tam anlamıyla bir bilim adamıdır.determinizmin doruklarında yaşar. bu adama laf edicek bünyelerin kesinlikle ama kesinlikle mantık, ilim ve hoşgörü sınırları içerisinde yaşamamakta olduğunu düşünmekteyim. kendisiyle karşılaşmış, odasında bulunmuş bir insan olarak bu yargılara varmışımdır.

ek olarak başörtüsü vs'den bahseden ismi lazım değil bir milletvekiline şu cümleyi söylemiş insandır:

"biz üniversiteye gelen gençlere adem ile havvadan gelmediğini anlatmaya çalışıyoruz ancak o başörtüsüyle derste bunun tam tersini gözümüze gözümüze sokuyor"

(bkz: evrim teorisi)
**