bugün
- sözlükte erkekleri istemiyoruz16
- beyazsemsiyeliyabanci48
- togg'a lpg taktırmak7
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi7
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır7
- ilk aşkınız2
- instagram'a sürekli hikaye atan kadın2
- yıldırım'ın başkan olmasından mutlu olan cimbomlu2
- soğuk suyla duş alan insan2
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak7
- türkçe'nin edebi bir dil olmadığı gerçeği6
- kaşlarını alan erkek2
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak2
- albin kurti2
- akp'li kayseri belediyesi'nin villa parseli satışı3
- günaydın şarkısı3
- yorgun mermi22
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- aziz yıldırım13
- 7 haziran 2026 belde ara seçimleri2
- kürt fıkraları2
- kızının düğününde oynayan baba6
- monica bellucci ile 1 hafta vs 50 bin dolar6
- a milli futbol takımı'nın arizona'ya gelmesi2
- sydney sweeney'in memeleri4
- gammazlama yapmamak12
- günün şiiri8
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- fetöcü olduğunu beklemediğiniz kişiler3
- anne hathaway2
- hangi yazarla evlenmek isterdiniz10
- d'i s c o film2
- bugün mükemmel bir gün olacak2
- haysenin1212
- gammaz beni çaylak yapmaz ki gammaz beni çsy9
- satranç haram yasaklansın7
- gina carano11
- bu köyden olsam ne olacak8
- aşık olmak7
- 7 haziran 2026 türkiye venezuela maçı2
- diamond bosphorus'un tüm sözlüğe yürümesi6
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- doktorlara saygının kalmamasının temel nedenleri7
- anın görüntüsü21
- yapay zeka moderatörü15
- mılli yazılım f-16 ların kabiliyetini artıracak9
- en gey özelliğiniz15
- güzel ayaklı bir kızla evlenebilirim4
- heyt bea3
- sevişmek istediğiniz kadın yazarlar7
Rodrigo Cortés'E "bir tabut ve tabut'un içindeki bir adamla 95 dakikalık bir film çekebilir misin?" diye sormuşlar. o da bu soruya : "a.ına bile korum" diye cevap vermiş duyduğum kadarıyla.
muhteşem bir psikolojik gerilim filmi. bürokrasiye, savaşa, kapitalizme, amerika'ya vs giydiren, empati kurmanın dibine vurdurtan, insanı psikolojik olarak dağıtan ve klostrofobik insanların kesinlikle izlememesi gereken bir film.
--spoiler--
film'de siz de paul ile birlikte çaresiz kalıyorsunuz. düşünsenize! toprak altındasınız, elinizde bir tane çakmak, bir tane kalem, bir tane bozuk fener, bir tane de kısıtlı şarjlı cep telefonu var. 90 dakika da süreniz. yoksa mortingen. onunla empati kurunca travma yaşamanız içten bile değil.
dona ve o personel müdürüne sülale boyu dümdüz gidiyorsunuz! ara sıra paranoyaklaşıyorsunuz. hatta bir ara "paul" tel'de "benim adımı nereden biliyorsunuz?" dediğinde dedim ki "bu işin için de bir iş var"(hani tanıdığı biri falan mı yaptırdı gibi.) ama sonunda yine (gerçi bir an çıktığını hayal ettiği sahne'de ben de çıktığını sandım. hayal ettiğini anlayınca ben de yıkıldım. o holikopter sesleri, ışık hüzmesi falan..) şaşırdık. ben çıkmasını hem umut hem tahmin etmiştim ama olmadı. adam o kadar uğraştı. tabuttan yılan kovdu, o kadar telefon görüşmesi yaptı, içeri kum girmesin diye o kadar çaba harcadı vs. ama o öldü biz de öldük. ama biz hala küfredebiliyoruz. neye mi? kapitalizm'e (o personel müdürü olacak o.ospu çocuğuna), bürokrasi'ye, kendilerine sürekli kahraman diyen, yalandan kahraman ve kurtarma hikayeleri uyduran amerikan ordusuna ve askerlerine, savaşla alakasız insanların kafasına sıkan, kafasını kesen, tabut'ta ölüme terkeden şerefsizlere (ha adamın bazı lafları haklı tabi; "11 eylül de benim suçum değildi ama çocuklarım öldü. saddam da burada değildi ama siz buradasınız" gibi. ama öldürmek için amerikan askerlerini kurban seçseler daha haksız olmazlardı) , dona denen kaltağa...vs.
bu arada kum'un sesi, en sonda geldiğini sandığımız yardımın uğultulu sesleri, kurtarma tim komutanı dan'in "üzgünüm paul, çok üzgünüm" deyişi hala kulaklarımda.
--spoiler--
son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden. herkes izlemeli. ilk başta söylediğim gibi klostrofobisi olanlar hariç.
"senin ailen de açlıktan ölseydi sen de birilerini öldürürdün"
muhteşem bir psikolojik gerilim filmi. bürokrasiye, savaşa, kapitalizme, amerika'ya vs giydiren, empati kurmanın dibine vurdurtan, insanı psikolojik olarak dağıtan ve klostrofobik insanların kesinlikle izlememesi gereken bir film.
--spoiler--
film'de siz de paul ile birlikte çaresiz kalıyorsunuz. düşünsenize! toprak altındasınız, elinizde bir tane çakmak, bir tane kalem, bir tane bozuk fener, bir tane de kısıtlı şarjlı cep telefonu var. 90 dakika da süreniz. yoksa mortingen. onunla empati kurunca travma yaşamanız içten bile değil.
dona ve o personel müdürüne sülale boyu dümdüz gidiyorsunuz! ara sıra paranoyaklaşıyorsunuz. hatta bir ara "paul" tel'de "benim adımı nereden biliyorsunuz?" dediğinde dedim ki "bu işin için de bir iş var"(hani tanıdığı biri falan mı yaptırdı gibi.) ama sonunda yine (gerçi bir an çıktığını hayal ettiği sahne'de ben de çıktığını sandım. hayal ettiğini anlayınca ben de yıkıldım. o holikopter sesleri, ışık hüzmesi falan..) şaşırdık. ben çıkmasını hem umut hem tahmin etmiştim ama olmadı. adam o kadar uğraştı. tabuttan yılan kovdu, o kadar telefon görüşmesi yaptı, içeri kum girmesin diye o kadar çaba harcadı vs. ama o öldü biz de öldük. ama biz hala küfredebiliyoruz. neye mi? kapitalizm'e (o personel müdürü olacak o.ospu çocuğuna), bürokrasi'ye, kendilerine sürekli kahraman diyen, yalandan kahraman ve kurtarma hikayeleri uyduran amerikan ordusuna ve askerlerine, savaşla alakasız insanların kafasına sıkan, kafasını kesen, tabut'ta ölüme terkeden şerefsizlere (ha adamın bazı lafları haklı tabi; "11 eylül de benim suçum değildi ama çocuklarım öldü. saddam da burada değildi ama siz buradasınız" gibi. ama öldürmek için amerikan askerlerini kurban seçseler daha haksız olmazlardı) , dona denen kaltağa...vs.
bu arada kum'un sesi, en sonda geldiğini sandığımız yardımın uğultulu sesleri, kurtarma tim komutanı dan'in "üzgünüm paul, çok üzgünüm" deyişi hala kulaklarımda.
--spoiler--
son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden. herkes izlemeli. ilk başta söylediğim gibi klostrofobisi olanlar hariç.
"senin ailen de açlıktan ölseydi sen de birilerini öldürürdün"
güncel Önemli Başlıklar
