bugün

hissizlik, hareketsizlik, isteksizlik gibi kavramları çağrıştırıyor bana. insanın kendisini boşlukta hissetmesi kadar tehlikeli bir duyguyu henüz tanımıyorum. bu insandan korkulur.
sessizlik.
doldurulması gereken ya da insanın dalıp gitmesi için içi boş daire.
space tuşunun yardımı ile ele geçen anlatım için gerekli aralık.

(bkz: uzay)
bazen sadece alışkanlıktır boşluk.
kaybetmek alışkanlığımız olmuş;
biz hep o uzaktan bakanız zaten.
neyse dostlar. kötü bir duygudur.
SILADAN GURBETE MANZARALAR-2

Burasını yol ayrımı say
iki endaze gurbet
Bir fersah sıla
Genzime kaçtı şimdiden kaçak bir sevdağdan arta kalan annem ruhlu cennet
Uzak dur benden öyleyse şehirdeki evimin önüne düşen pencere manzaralı cehennem
Yol,
Ayrım
Ve ben
Nedir hele soluk soluğa kalmışsın bir nefes al da anlat hancı
Ben nerelere gidem?

ViranŞairi
BOŞLUKLAR

Biz boşluklara tutunuyoruz
Boşluklarda seviyor ve seviliyoruz
Özlemek bir yana dursun
Yana yana çekilmiş bir fotoğrafımız dahi yok
Sen tutunuyorsun bir boşluğa
Ben senin boşluğunda
Boşu boşuna büyüyor ve büyütüyoruz boşluklarımızı
Oğlumuz Umut da olmasa
Bizi bu boşluk zor tutar
zar atmaktan vazgeç artık
Hep yek, hep yenik başlamak neden?
Bakıyoruz ki balkonumuz da menekşemiz çiçek açmış mevsimi değilken
Sonra tekrar tutunuyoruz el ele boşluğumuza
Yeniden yeniden...
Ancak bizi boşluklar avutur
Biz ancak boşluklarda avunuruz
Sen, ben, oğlumuz Umutla.

ViranŞairi
insanı tüketen duygudur. Bir amaca hizmet etmemek, bir acıya bağlanmamak yahut bir kadere inanmamak içten içe çürütür. Buna boşluk diyoruz biz boş boş yaşayanlar ve bu nedenle yaşamamızın bir anlamı yoktur. Çünkü yaşan bir şey ifade etmiyordur. Tüm boşlukta umutlarını boşaltmış boş insanlara selam olsun. Boşdaşlarım boşluklarınızı doldurun...
Göründüğünün tam tersine, evren çok az sayıdaki maddî cisimlere göre çok daha büyük oranda bir boşluktan oluşmuştur: nitekim gökcisimleri, yıldızlar arası boşluk’ta tek tek kalmışlardır. Maddenin en küçük düzeyinde, yani “atomda da elektronlarla çekirdek arasında oldukça büyük bir boşluk yer alır. llkçağ’dan beri “Aristoteles gibi bilginler, «doğanın boşluktan nefret ettiğini» öne sürerlerdi. Bu eski fizik biliminin açıklayamadığı bazı olayları bir nedene bağlamak için yarattığı ünlü bir deyim olmuştur.

Kaynak: http://www.yeniansiklopedi.com/bosluk/#ixzz2ORFR3whK
bitmeyen ama beni bitirecek olan bir şey.
görselde de izlenebileceği üzere ablamızın içi boşlukla dolu. netekim doldurulmuş.

http://fc02.deviantart.co.../emptiness_by_Santina.jpg
kavram olarak bahsedilince-ki başka ne şekilde bahsedilir bilemiyorum (belki space tuşu)-, insanın içini yavaş yavaş doldurur ve bu süreç insanın içini boşlukla dolu hale getirir.
boşlukları doldurmak, çoktan seçmeliye göre daha zor değil midir?
son 5 aydır içimin, bilinçli ya da bilinçsiz, boşlukla doldurulduğunu hissediyorum. hayır hayır içim boşaltılmıyor. boşlukla doldurulmak, boşaltılmaktan yeterince farklıdır.
örnek ile açıklamak gerekirse; küçük yaşta tüm kalbinizle sevdiğiniz, hayata en büyük bağlantınız olan annenizi kaybetmeniz, içinizde yaşamayanın bilemeyeceği büyüklükte bir boşluk oluşturur.
diğer taraftan uzun bir depresyon döneminde, insanın içi sinsice, tabiri caiz ise saman altından boşluk ile dolar. bu boşluğa kimileri negatif enerji, kimileri de albert einstein gibi şeytan adını verir. yani tanrının olmadığı yer... ayrıca şeytan demek, kulağa pek bir afili geliyor.
ben buda, muhammed, isa öğretileri aşılamaya çalışan bir misyoner değilim ama izniniz ile öğüt vermek istiyorum;

sizi boşluğa sürüklendiğinizi hissettiren mekandan, ortamdan, eşten, dosttan uzaklaşın. en azından bir süreliğine...

edit: yazım yanlışı
insanı her türlü manyaklığa sürükleyebilecek, uzun süre maruz kalındığında kişiyi bunalıma sokan ruh hali.
insanların neresinin ağrıdığını bilemediğinde ağrıdığını sandığı yer (bkz: boşluğum ağrıyor)
çok güvendiğiniz esprinize gülünmediği anlar.
teorinin pratiğe dökülemediği anlar...
okul bitince mezun öğrencinin uzun bir süre içine gireceği psikolojik vaziyet, çıkmak zor.*
hissedildiğinde hayata dair iç burkan detaylardandır.
her gün gelen günaydın mesajınızın bir sabah gelmemesi.
iki kelime arası bırakılan ara olarak da bilinen ama daha çok havayla özdeş, içte olduğunda sıkıntı veren ruh hali...
ya sen onun içindesindir. ya o senin içindedir. ikisinin tarifi de birdir: boşluktayım!
hayko cepkin' in klavyenin yoğunlukta olduğu, sakin olmam lazım albümünden güzel, hoş bir parça.
herdem araştırılası, kara delik...
Yokluk; uçurum , bitiş...
görsel
© copyright 2005 - 2026