bugün
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı11
- seni hayata bağlayan şey8
- yuzırların süper güçleri8
- enteresan beddualar7
- dövmesi olan yazarlar6
- cumartesi gecesi intihar etmek5
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması10
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- nervio'nun kedi kumu5
- siz yazın ben yatıyorum3
- 20 haziran 2026 almanya fildişi sahili maçı4
- aç olmak ama ne yemek istediğini bilmemek5
- a milli futbol takımına bir bahane bırak2
- termodinamiğin ikinci kanununu silkmek5
- sevgilisini paylaşan adam3
- johnny deep barış akarsu benzerliği2
- keranenin darvinci açıklaması2
- vurduran erkek davranışları3
- salyangozun bıraktığı gümüşsü iz4
- 48 takım içinde 47 nci olmak2
- renault toros ile eğitim veren sürücü kursu2
- treni kaçırmak5
- gavat bir insan olmak3
- köle isaura2
- platonik aşk5
- 0 gol 0 puan2
- crrc corporation3
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- jd vance2
- ankara mı istanbul mu9
- kızın yanında güvercin avuçlayıp özgürsün demek3
- billy joel2
- berberlere zam gelmesi7
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- haiti3
- iç anadolu ağzı3
- markette taze fasulye 100 tl köylü satıyor 100 tl3
- öpüşemeyen zenon2
- yaz gribi3
- erkeklerin akılsızlıkları9
- sinekkaydı gezmenin bağımlılık yapması3
- teoman müziği bıraktı2
- gamba biber2
- sözlük düşünce çalılıkları sıklığı2
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- inek yalamış saç stili2
- aylık 362 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- 20 haziran 2026 hollanda isveç maçı3
- duş alıp yatağa çırılçıplak atlamak2
pedallarının çevrilmesi suretiyle hareket eden araç. çok kastım tanım için. hehe.
uktedir lan içimde. küçüklüğümde, sırf adı "titanic" diye bir bisiklet aldırmıştım babama bmx. ama ne bmx... o zaman, elimi havaya kaldırdığımda ancak ulaşabiliyordum selesine, gidonuna. çok kızdılar "aldırdın da binmedin" bilmem ne diye. dört tekerlekliydi ama tekerlekleri sağlam değildi. bir kez annem bindirmişti de 3-5 pedal sallayıp yere düşmüştüm. tekerleklerin bir boka yaradığı yoktu. şehrin orta yerinde, boyumdan büyük bisikletle, tekerleri sağlam değilken bisiklet sürmeyi öğrenmem beklenemezdi ki yahu. ama onlar bekliyorlardı, çocukluğumun en büyük moral bozukluklarındandı bu olay. babam da hiç uğraşmadı tekerleği değiştirmekle, vidasıyla bilmem nesiyle. o zaman benim kafam basmıyordu. ne yapılması gerektiğini bilseydim, ben tamir eder, yardırırdım.
sonra ne oldu? paslandı gitti o bodrumda. bisiklet sürmeyi de 11 yaşında mı ne, izmit'te öğrendim. anneannemin kiracıları vardı. onun çocukları yakın arkadaşlarımdı. bir tane bisikletleri vardı, frensiz falan. en az benim bisikletim kadar sorunluydu. ve yolun sonu yokuştu, az tırsmamıştım. dayım tutuyordu, ben sadece pedal çeviriyordum. gerçekten anlamadım, sonra bir baktım, dayım bırakmış, meğer yalnız gidiyormuşum.
"heyooo" demeye kalmadan yokuşa yaklaştığımı fark ettim, ustası olmadığım gidonu seksi bir hamleyle çevirdim, hem tekerleği yamulttum hem kendim yamuldum. o günden sonra o berbat yolda az biraz bisiklet sürdüm. evime döndüğümde, parktan arkadaşlarımın bisikletlerinde turladım biraz. dönüşlerde hala iyi değilim, çok iyi beceremem. bisiklet yavaşlamayagörsün, düşerim, dengede duramam. o yüzden bianchilerini vermeye pek yanaşmazlardı, acemi olduğumu bilirlerdi. ama şükür, hiçbir arkadaşımın bisikletine zarar vermedim izmit'teki hariç. gerçi o da manyağın tekiydi, bisikletini boyardı, tekerleğini değiştirirdi... çok da sikindeydi bozmam, pehey.
bugün kardeşime almışlar, binebileceği bir dört tekerlekli. duygulandım. selesine şöyle bir şaplak attım keratanın. hiç binebileceğim bir bisikletim olmadı, asosyal olsam da onunla turlar, eğlenirdim be sözlük. bir gün avrupa'ya yerleşirsem evden, arabadan önce bisiklet alacağım anasını satayım. hem daha ucuz, hehe. bisiklet yolu falan da var zaten, mis. yardır allah yardır.
ha dönüşlerde iyi değilim falan dedim ama yarış bisikletinde ortalığın anasını bellerim hehe. az mı yarış kazandım "dayım bunu amerika'dan getirdi olm, bisikletçi benim dayım, bizim evde şimdi süriyim diye verdi dokunmayın haa" bisikletiyle düz yolda, pehey...
uktedir lan içimde. küçüklüğümde, sırf adı "titanic" diye bir bisiklet aldırmıştım babama bmx. ama ne bmx... o zaman, elimi havaya kaldırdığımda ancak ulaşabiliyordum selesine, gidonuna. çok kızdılar "aldırdın da binmedin" bilmem ne diye. dört tekerlekliydi ama tekerlekleri sağlam değildi. bir kez annem bindirmişti de 3-5 pedal sallayıp yere düşmüştüm. tekerleklerin bir boka yaradığı yoktu. şehrin orta yerinde, boyumdan büyük bisikletle, tekerleri sağlam değilken bisiklet sürmeyi öğrenmem beklenemezdi ki yahu. ama onlar bekliyorlardı, çocukluğumun en büyük moral bozukluklarındandı bu olay. babam da hiç uğraşmadı tekerleği değiştirmekle, vidasıyla bilmem nesiyle. o zaman benim kafam basmıyordu. ne yapılması gerektiğini bilseydim, ben tamir eder, yardırırdım.
sonra ne oldu? paslandı gitti o bodrumda. bisiklet sürmeyi de 11 yaşında mı ne, izmit'te öğrendim. anneannemin kiracıları vardı. onun çocukları yakın arkadaşlarımdı. bir tane bisikletleri vardı, frensiz falan. en az benim bisikletim kadar sorunluydu. ve yolun sonu yokuştu, az tırsmamıştım. dayım tutuyordu, ben sadece pedal çeviriyordum. gerçekten anlamadım, sonra bir baktım, dayım bırakmış, meğer yalnız gidiyormuşum.
"heyooo" demeye kalmadan yokuşa yaklaştığımı fark ettim, ustası olmadığım gidonu seksi bir hamleyle çevirdim, hem tekerleği yamulttum hem kendim yamuldum. o günden sonra o berbat yolda az biraz bisiklet sürdüm. evime döndüğümde, parktan arkadaşlarımın bisikletlerinde turladım biraz. dönüşlerde hala iyi değilim, çok iyi beceremem. bisiklet yavaşlamayagörsün, düşerim, dengede duramam. o yüzden bianchilerini vermeye pek yanaşmazlardı, acemi olduğumu bilirlerdi. ama şükür, hiçbir arkadaşımın bisikletine zarar vermedim izmit'teki hariç. gerçi o da manyağın tekiydi, bisikletini boyardı, tekerleğini değiştirirdi... çok da sikindeydi bozmam, pehey.
bugün kardeşime almışlar, binebileceği bir dört tekerlekli. duygulandım. selesine şöyle bir şaplak attım keratanın. hiç binebileceğim bir bisikletim olmadı, asosyal olsam da onunla turlar, eğlenirdim be sözlük. bir gün avrupa'ya yerleşirsem evden, arabadan önce bisiklet alacağım anasını satayım. hem daha ucuz, hehe. bisiklet yolu falan da var zaten, mis. yardır allah yardır.
ha dönüşlerde iyi değilim falan dedim ama yarış bisikletinde ortalığın anasını bellerim hehe. az mı yarış kazandım "dayım bunu amerika'dan getirdi olm, bisikletçi benim dayım, bizim evde şimdi süriyim diye verdi dokunmayın haa" bisikletiyle düz yolda, pehey...
(bkz: Mor ve Ötesi)
Bisiklet
Mükemmel bir hava
Mükemmel bir ses
Mükemmel durumda sahibi hatasızdı
Hatasız yıprattı duygularını
Tek bir şans
Bir bisiklet taşıyordu aşkını
Nasıl bi'şey?
Uykusuz uzağa
Gözlerin mahmur
Bakıyorum ufkuna
Bas pedala bak gökyüzüne
Seni bekleyen başka bir adam var
Gözüm yollarda
Yolları sen aşarken
Bekledim ve gördüm ihtiyacım olanı
Biraz şans ve bir bisiklet
Kim tutunmuş zamana?
Pişman değilim asla.
Nasıl bi'şey?
uykusuz uzağa
gözlerin mosmor
bakıyorum ufkuna
Bas pedala bak gökyüzüne
Seni bekleyen başka bir adam var
Bisiklet
Mükemmel bir hava
Mükemmel bir ses
Mükemmel durumda sahibi hatasızdı
Hatasız yıprattı duygularını
Tek bir şans
Bir bisiklet taşıyordu aşkını
Nasıl bi'şey?
Uykusuz uzağa
Gözlerin mahmur
Bakıyorum ufkuna
Bas pedala bak gökyüzüne
Seni bekleyen başka bir adam var
Gözüm yollarda
Yolları sen aşarken
Bekledim ve gördüm ihtiyacım olanı
Biraz şans ve bir bisiklet
Kim tutunmuş zamana?
Pişman değilim asla.
Nasıl bi'şey?
uykusuz uzağa
gözlerin mosmor
bakıyorum ufkuna
Bas pedala bak gökyüzüne
Seni bekleyen başka bir adam var
eskişehirde sezonu 15 mayısta başlayıp 15 eylülde sona eren oturgaçlı götürgeç.
bir roman.
ilkokul 6. sınıfta okumuş olup, hala zihnimden izleri silinmeyen bir roman. bir de kimin yazdığını hatırlayabilsem...
ilkokul 6. sınıfta okumuş olup, hala zihnimden izleri silinmeyen bir roman. bir de kimin yazdığını hatırlayabilsem...
mor ve ötesinin "masumiyet ziyan olmaz" albümünün son şarkısı.
burak güven seslendirmiş olmasını dilerdim bu şarkıyı.
burak güven seslendirmiş olmasını dilerdim bu şarkıyı.
üzücü bir olaydır ki insanlar genelde çocukken kullanır bu aleti sonra yerini motosiklet araba ve binimum motorlu çevreye zarar veren araçlara bırakır. kullanımı kesinlikle yaygınlaştırılması ve belediyelerce bisiklet yollarının yapılması lazımdır.
(bkz: özgürlük)
çocukken sahip olmak için tüm benliğimle mücadele verdiğim alınamaz sahip olunamaz oyuncak.
şimdi bu hevesi çocuklarda göremiyorum. kimse bisiklet için yıllarca beklemiyor.
ikinci sınıfta istediğim bisiklet , ancak beşinci sınıfı bitirince alınmıştı.
her akşam eve çıkartıp silerdim.
şimdi bu hevesi çocuklarda göremiyorum. kimse bisiklet için yıllarca beklemiyor.
ikinci sınıfta istediğim bisiklet , ancak beşinci sınıfı bitirince alınmıştı.
her akşam eve çıkartıp silerdim.
tutkudur!
Alm. Das Fahrrad
10 yıldır sürmediğin araç. golf istiyorum artık.
mor ve ötesi'nin masumiyetin ziyan olmaz albümünden sözü müziği tatlı bir şarkıdır. bisiklete biner takarsınız kulaklığı hafif yüzünüze çarpar rüzgar. şarkıya eşlik ederek güneş batarken...
Bas pedala bak gökyüzüne
Seni bekleyen başka bir adam var.
Bas pedala bak gökyüzüne
Seni bekleyen başka bir adam var.
ufak çapta bir araba fiyatında,ilk gördüğümde aşık olduğum pro. yarış makinesidir.
binilir.
uzun zaman yolculuk eden kızları orgazm eden alettir.
100 tlden 14bin tlye(benim gördüğüm) kadar çıkabilen,kas gücüyle çalışan araç.türkiye de en çok eskişehir'de kullanılır 7den 70e.görmek lazım gelir.
toplumda yaşayan bazı asalaklar tarafından küçümsenen alet.şöyle ki:
-bisiklet ne amına koyayım,çocukmusun sen?
-motosiklet varken ne bisikleti bilader?
-bisiklete o kadar para verilmez.
şeklinde kurulan cümlelerle sizi tav edebilirler.aldırmayıp,asalaklığına verin.
-bisiklet ne amına koyayım,çocukmusun sen?
-motosiklet varken ne bisikleti bilader?
-bisiklete o kadar para verilmez.
şeklinde kurulan cümlelerle sizi tav edebilirler.aldırmayıp,asalaklığına verin.
son 2 yila yakin devamli samiyel patlamasi yuzunden kullanmadigim aractir.
özgürlüğü temsil eden araç. pek kullanmam kendisini. ama ne zaman görsem ruhumda uzaklaşma isteği uyandırır.
özellikle küçük şehirlerde, kasabalarda yaşıyorsanız ve yürüme mesafesiyle evinizin çarşıya uzaklığı 10-15 dakika sürüyorsa otomobil, motosiklet gibi rahat olduğu kadar insana fiziksel katkısı olmayan ve havayı kirleten araçlardan daha fazla tercih edeceğiniz, binen insanın bacaklarını çalıştırdığı için tembel işi olmayan araçtır. özellikle önünde bir sepet varsa ufak tefek alışveriş yaptığınızda işinizi fazlasıyla görür.
kışın bodruma veya bizim oralarda "odunluk" olarak tabir edilen yerlere kapatılır. bahar geldiğinde ise tozlarını siler, temizler, zincirlerini yağlar ve inmiş tekeri varsa şişirir kullanmaya başlarsınız. onla yeniden buluşmak geçen baharda sezonu bitmiş olan bir dizinin yeni sezondaki ilk bölümünü izlemek gibi olur. hava almak amacıyla veya öylesine binip dolaşmak için tercih edilebilir. tek başıma yürüyüş yapmayı sevmem ama bisikletimle tur atmaya bayılırdım.
tabi binerken dikkatli olmak gerekir. özellikle hızlı gittiğinizde gözünüze "ufak model bir sinek" girerse kontrolü kaybedebilirsiniz. *
kışın bodruma veya bizim oralarda "odunluk" olarak tabir edilen yerlere kapatılır. bahar geldiğinde ise tozlarını siler, temizler, zincirlerini yağlar ve inmiş tekeri varsa şişirir kullanmaya başlarsınız. onla yeniden buluşmak geçen baharda sezonu bitmiş olan bir dizinin yeni sezondaki ilk bölümünü izlemek gibi olur. hava almak amacıyla veya öylesine binip dolaşmak için tercih edilebilir. tek başıma yürüyüş yapmayı sevmem ama bisikletimle tur atmaya bayılırdım.
tabi binerken dikkatli olmak gerekir. özellikle hızlı gittiğinizde gözünüze "ufak model bir sinek" girerse kontrolü kaybedebilirsiniz. *
enteresan bir şekli de şudur ;
görsel
görsel
doğa dostu tek ulaşım aracı. ülkemizde keşke daha çok sahiplenilse belediyeler daha çok bisiklet yolları yapsa. ayrıca 1. dünya savaşı öncesi alman ordusu dünyanın ilk bisikletli piyade taburunu oluşturmuştur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar