bugün
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı25
- depresyon6
- ölümden korkuyor musunuz24
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler8
- pazar gecesi sözlükte 900 online yazar olması5
- her biji amed8
- uçan arabalar neden çıkmadı6
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- habire1219
- yapay zeka şeytani görevlerin yüzde 97 sini yaptı2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı12
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- türk düşmanı piçler9
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- konuşmak istemiyorum4
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- 0 0 719
- anın görüntüsü23
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- sıfır atık vakfı11
- sözlükteki sinsi köpekler8
- house of bijan2
- vedat muriqi5
- borsa istanbul daki fon krizi7
- incir2
- lilith fahişe mi sorunsalı3
- 20213
- sarışın kızlar4
- ne mutlu türküm diyene3
- muhteşem yüzyıl3
- tinder'ın eşleşme algoritması3
- flört döneminde atılacak şarkılar2
- sözlükte yaşanacak deseler inanmayacağınız şeyler2
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- duygusal dalgalanma2
- meriç keskin3
- türkiye türklerindir3
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- true ile sevişmek5
- delilik3
- evrene enerji gönderen müslüman9
- cop318
pedallarının çevrilmesi suretiyle hareket eden araç. çok kastım tanım için. hehe.
uktedir lan içimde. küçüklüğümde, sırf adı "titanic" diye bir bisiklet aldırmıştım babama bmx. ama ne bmx... o zaman, elimi havaya kaldırdığımda ancak ulaşabiliyordum selesine, gidonuna. çok kızdılar "aldırdın da binmedin" bilmem ne diye. dört tekerlekliydi ama tekerlekleri sağlam değildi. bir kez annem bindirmişti de 3-5 pedal sallayıp yere düşmüştüm. tekerleklerin bir boka yaradığı yoktu. şehrin orta yerinde, boyumdan büyük bisikletle, tekerleri sağlam değilken bisiklet sürmeyi öğrenmem beklenemezdi ki yahu. ama onlar bekliyorlardı, çocukluğumun en büyük moral bozukluklarındandı bu olay. babam da hiç uğraşmadı tekerleği değiştirmekle, vidasıyla bilmem nesiyle. o zaman benim kafam basmıyordu. ne yapılması gerektiğini bilseydim, ben tamir eder, yardırırdım.
sonra ne oldu? paslandı gitti o bodrumda. bisiklet sürmeyi de 11 yaşında mı ne, izmit'te öğrendim. anneannemin kiracıları vardı. onun çocukları yakın arkadaşlarımdı. bir tane bisikletleri vardı, frensiz falan. en az benim bisikletim kadar sorunluydu. ve yolun sonu yokuştu, az tırsmamıştım. dayım tutuyordu, ben sadece pedal çeviriyordum. gerçekten anlamadım, sonra bir baktım, dayım bırakmış, meğer yalnız gidiyormuşum.
"heyooo" demeye kalmadan yokuşa yaklaştığımı fark ettim, ustası olmadığım gidonu seksi bir hamleyle çevirdim, hem tekerleği yamulttum hem kendim yamuldum. o günden sonra o berbat yolda az biraz bisiklet sürdüm. evime döndüğümde, parktan arkadaşlarımın bisikletlerinde turladım biraz. dönüşlerde hala iyi değilim, çok iyi beceremem. bisiklet yavaşlamayagörsün, düşerim, dengede duramam. o yüzden bianchilerini vermeye pek yanaşmazlardı, acemi olduğumu bilirlerdi. ama şükür, hiçbir arkadaşımın bisikletine zarar vermedim izmit'teki hariç. gerçi o da manyağın tekiydi, bisikletini boyardı, tekerleğini değiştirirdi... çok da sikindeydi bozmam, pehey.
bugün kardeşime almışlar, binebileceği bir dört tekerlekli. duygulandım. selesine şöyle bir şaplak attım keratanın. hiç binebileceğim bir bisikletim olmadı, asosyal olsam da onunla turlar, eğlenirdim be sözlük. bir gün avrupa'ya yerleşirsem evden, arabadan önce bisiklet alacağım anasını satayım. hem daha ucuz, hehe. bisiklet yolu falan da var zaten, mis. yardır allah yardır.
ha dönüşlerde iyi değilim falan dedim ama yarış bisikletinde ortalığın anasını bellerim hehe. az mı yarış kazandım "dayım bunu amerika'dan getirdi olm, bisikletçi benim dayım, bizim evde şimdi süriyim diye verdi dokunmayın haa" bisikletiyle düz yolda, pehey...
uktedir lan içimde. küçüklüğümde, sırf adı "titanic" diye bir bisiklet aldırmıştım babama bmx. ama ne bmx... o zaman, elimi havaya kaldırdığımda ancak ulaşabiliyordum selesine, gidonuna. çok kızdılar "aldırdın da binmedin" bilmem ne diye. dört tekerlekliydi ama tekerlekleri sağlam değildi. bir kez annem bindirmişti de 3-5 pedal sallayıp yere düşmüştüm. tekerleklerin bir boka yaradığı yoktu. şehrin orta yerinde, boyumdan büyük bisikletle, tekerleri sağlam değilken bisiklet sürmeyi öğrenmem beklenemezdi ki yahu. ama onlar bekliyorlardı, çocukluğumun en büyük moral bozukluklarındandı bu olay. babam da hiç uğraşmadı tekerleği değiştirmekle, vidasıyla bilmem nesiyle. o zaman benim kafam basmıyordu. ne yapılması gerektiğini bilseydim, ben tamir eder, yardırırdım.
sonra ne oldu? paslandı gitti o bodrumda. bisiklet sürmeyi de 11 yaşında mı ne, izmit'te öğrendim. anneannemin kiracıları vardı. onun çocukları yakın arkadaşlarımdı. bir tane bisikletleri vardı, frensiz falan. en az benim bisikletim kadar sorunluydu. ve yolun sonu yokuştu, az tırsmamıştım. dayım tutuyordu, ben sadece pedal çeviriyordum. gerçekten anlamadım, sonra bir baktım, dayım bırakmış, meğer yalnız gidiyormuşum.
"heyooo" demeye kalmadan yokuşa yaklaştığımı fark ettim, ustası olmadığım gidonu seksi bir hamleyle çevirdim, hem tekerleği yamulttum hem kendim yamuldum. o günden sonra o berbat yolda az biraz bisiklet sürdüm. evime döndüğümde, parktan arkadaşlarımın bisikletlerinde turladım biraz. dönüşlerde hala iyi değilim, çok iyi beceremem. bisiklet yavaşlamayagörsün, düşerim, dengede duramam. o yüzden bianchilerini vermeye pek yanaşmazlardı, acemi olduğumu bilirlerdi. ama şükür, hiçbir arkadaşımın bisikletine zarar vermedim izmit'teki hariç. gerçi o da manyağın tekiydi, bisikletini boyardı, tekerleğini değiştirirdi... çok da sikindeydi bozmam, pehey.
bugün kardeşime almışlar, binebileceği bir dört tekerlekli. duygulandım. selesine şöyle bir şaplak attım keratanın. hiç binebileceğim bir bisikletim olmadı, asosyal olsam da onunla turlar, eğlenirdim be sözlük. bir gün avrupa'ya yerleşirsem evden, arabadan önce bisiklet alacağım anasını satayım. hem daha ucuz, hehe. bisiklet yolu falan da var zaten, mis. yardır allah yardır.
ha dönüşlerde iyi değilim falan dedim ama yarış bisikletinde ortalığın anasını bellerim hehe. az mı yarış kazandım "dayım bunu amerika'dan getirdi olm, bisikletçi benim dayım, bizim evde şimdi süriyim diye verdi dokunmayın haa" bisikletiyle düz yolda, pehey...
Gündemdeki Haberler