bugün
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması11
- bacınızı üniversiteye gönderir miydiniz3
- tutuklanmamak için akp'ye katılmak12
- gece gece bana bi çakmak lazım diyen kız6
- hamama gitmek4
- parmak kılları4
- komşuya kahveye gitmek8
- kızlar naber8
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek13
- arkadaşlar kahve içiyorum5
- yar2
- rak2
- en tehlikeli insan tipleri6
- erdal beşikçioğlu16
- yağmurcu neden akpli8
- asgari ücretle çalışan yazarlar3
- ömer çelik'in ertuğrul özkök'e franco tepkisi4
- tüik'in temmuz enflasyonu6
- trivagoya bakmadın mı2
- taşaklardan birinin kayıp olması11
- nervio hamferdi10
- manifest4
- 3 ağustos 20263
- yeğen2
- şükürcülük2
- askeri ücretle evlenebilir mi12
- iş ilanı2
- mod geldi mod geldi4
- aklınıza gelen şarkı sözü10
- sinem dedetaş10
- çay içen kız13
- çok sıcak olması2
- yanlış ata oynamak3
- gammazların göze batması2
- smallville'deki konuk oyuncular6
- arıların biraz mallaşmış olması4
- protein ağırlıklı beslenince yaşanan kabızlık15
- bacanak3
- galatasaray10
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı2
- borsa4
- ateizm3
- 03 ağustos 2026 abd iran müzakereleri4
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- iş hayatı4
- isana3
- ali vefa10
- en son gelen mesaj2
- anın fotoğrafı14
prens adalarında hayat neden daha sakin diye merak edenlere bi tur verilesi çift tekerlekli her daim nostaljik götürgeç...
bir çocuğa verilebilecek en güzel ve en anlamlı hediyedir. bir bakıma hayatın özetidir. öğrenmesi uzun sürer. ama bir daha unutmazsınız. beyninizin bir yerinde daima durur. her zaman kalkması ve durması zordur. hayatta her zaman ilk adım atması, ilerlemeye çalışması zor olduğu gibi. yoksa sonra devamı geliyor. birde nerede durmanız gerektiğini bilmelisiniz. yoksa tepetaklak olursunuz.
birde işin bakım kısmı var. bisikletinizi alıp gözünüz gibi bakmazsanız sizi her an yarı yolda bırakabilir. onda hiç kusur bulamazsınız. sanki vücut ve organlar gibidir. özen göstermek gerekir.
ayrıca sürerken yaşamaktan zevk alırsınız. yüzünüze vuran rüzgar, yokuş çıkarken çektiğiniz acı, yokuş aşağı bıraktığınızda ise yerini sevince bırakır.
ve evet, bu kadar hissi sadece iki tekerlek üstündeki basit bir demir yığını hissettirmektedir. hayatta bu kadar basittir.
birde işin bakım kısmı var. bisikletinizi alıp gözünüz gibi bakmazsanız sizi her an yarı yolda bırakabilir. onda hiç kusur bulamazsınız. sanki vücut ve organlar gibidir. özen göstermek gerekir.
ayrıca sürerken yaşamaktan zevk alırsınız. yüzünüze vuran rüzgar, yokuş çıkarken çektiğiniz acı, yokuş aşağı bıraktığınızda ise yerini sevince bırakır.
ve evet, bu kadar hissi sadece iki tekerlek üstündeki basit bir demir yığını hissettirmektedir. hayatta bu kadar basittir.
-ilk bisiklet 1791'de yapıldı, tekerlekler üzerine oturtulmuş bir ata benziyordu, pedalları yoktu.
-1817'de ilk gidonlu bisiklet yapıldı.
-ilk pedallı bisiklette 1839'da yapıldı.
-1817'de ilk gidonlu bisiklet yapıldı.
-ilk pedallı bisiklette 1839'da yapıldı.
sizi geçmiş yıllara götüren vasıtalardandır bisiklet.
ileriki yıllarda sizin olan ya da başkasından bir turluk ödünç aldığınız bisiklete binmek, yüzünüze çarpan rüzgara inat daha hızlı sürmek, arada tek eli serbest bırakmak, hızlandığınızda bacaklarınızı pedaldan çekmek , karşınıza çıkan birine uzun uzadıya zil çalmak anımsatır size 4 tekerle başlayan serüveninizi.
ileriki yıllarda sizin olan ya da başkasından bir turluk ödünç aldığınız bisiklete binmek, yüzünüze çarpan rüzgara inat daha hızlı sürmek, arada tek eli serbest bırakmak, hızlandığınızda bacaklarınızı pedaldan çekmek , karşınıza çıkan birine uzun uzadıya zil çalmak anımsatır size 4 tekerle başlayan serüveninizi.
16 yasindayken omzumun cikmasina sebep olan illet.
bisiklet demek;
- Tekere çift lastik takmak, patlamaya kesin çözüm arayışının tezahürü...
- Ön kaldırmak...
- Bi tur versene abi demek ya da bi tur niyetine verdiğin bisikletten neredeyse ümidi kesmek...
- Arka teker, arka frenlerin sıklıkla kullanılıyor olmasından dolayı ön tekere nazaran daha fazla aşınır, 'kabaklaşır'. Hatta zamanla ön tekerin lastiği ile arka tekerin lastiği yer değiştirilmediği veya arka tekere yeni ya da bi bisikletçiden veya bi arkadaşta fazladan olan lakin kabaklaşmamış birazda olsa kullanılmış bi lastik temin edilmediğinde zaman sonra frene basa basa arkayı kaydıra kaydıra kabaklaşan tekerin enikonu içine sıçılarak şambrelin görülmesi ve halen inatla kullanmaya devam etmek...
- Süratli giderken, bi iki defa kontrollü frene basıp durmak varken, artistlik babında bi hareketi besmele belleyip, frene bi kez dokunup hızı bi nebze olsun yavaşlatmak biraz yol almak tekrar frene bi kez dokunup hızı bi nebzeden biraz daha fazla yavaşlatmak, taa ki durana kadar devam etmek...
- Siyah elektrik bantlarıyla bisikletin direksiyonu, direksiyona takılan boynuzlar başta olmak üzere bi iyicene bantlamak...
- Ayağı ekseriyetle arka tekerin arasına sıkıştırarak fren mahiyetinde kullanmak...
- Önüne bisikleti iyi kullandığına inandığın bi arkadaşını alıp, direksiyonu ona teslim edip sadece pedal çevirmek...
- Bisikletten hareket halindeyken, örnekse bi bacağı diğer tarafa almak, seleyi göti arka tarafa atarak terk etmek, inmek...
- Zincire paçayı kaptırarak dize kadar yırtmak...
- Zincirleri gereğinden fazla yağlamaktan dolayı paçaların olduğu gibi yağ olduğunu idrak etmek...Ve de anneden yenilen papara...
- Bi kaç arkadaşla, refleksleri ölçmeye yönelik, hareket halindeyken aniden direksiyonu birbirinin önüne kırarak düşürmeye çalışmak...
- Arka ve ön tekere 'kapak' takmak, zaman sonra ön tekerdeki kapağı, rüzgâr ve yapılan süratle beraber vuku bulan direksiyon hâkimiyetinin zayıflığından dolayı çıkarmak...
- Araç yoğunluğunun kısmen az olduğu bi yerde slalom yaparak kullanmak, yapılan slalomları kısa bi mesafe içerisinde yapmaya niyetlenildiği an büyük olasılıkla yere kapaklanmak...
- Tam bi araç şoförü gibi kendini hissedip bi araçın arkasında takip mesafesini ayarlayarak yol almak...
- Ayaklık ve de bi yere dayama imkânı yoksa kaldırıma, pedalı dengeli bi şekilde ayarlayarak koymak...
- Ekseriyetle arka tekere pet şişe sıkıştırmak...
- El pompasından korna yapmak...
- Daha önce bisiklet ile gitmediğin, gitmeye cesaret edemediğin bi yere bi iki arkadaşı da ikna ederek gitmek, başı göğe ermek...
- Ayakkabısız pedal çevirmek...
- Eriyen arka pabuçları neredeyse hiç erimemiş ön pabuçlarla değiştirmek...
- Ekseriyetle hızlı bi vaziyette giderken sanki bisiklete bi bok olmuşta, sanki bisikletten gelmemesi gereken bi ses geliyormuş ta hemen çakozlamış deneyimli kullanıcı ayağına yatıp ani bi frenle bisikletten inip bisikleti şöyle bi kolaçan etmek...
- Bisiklet sevdasına düşmek ve de buna müteakip bi bisiklet temin etmek, kullanmaya başlamak, zaman sonra o bisikletlerden bi tanesini kesin çaldırmış olmak...
vs.vs. demek
kaynak: (bkz: der ve uzaklasir genç adam)
- Tekere çift lastik takmak, patlamaya kesin çözüm arayışının tezahürü...
- Ön kaldırmak...
- Bi tur versene abi demek ya da bi tur niyetine verdiğin bisikletten neredeyse ümidi kesmek...
- Arka teker, arka frenlerin sıklıkla kullanılıyor olmasından dolayı ön tekere nazaran daha fazla aşınır, 'kabaklaşır'. Hatta zamanla ön tekerin lastiği ile arka tekerin lastiği yer değiştirilmediği veya arka tekere yeni ya da bi bisikletçiden veya bi arkadaşta fazladan olan lakin kabaklaşmamış birazda olsa kullanılmış bi lastik temin edilmediğinde zaman sonra frene basa basa arkayı kaydıra kaydıra kabaklaşan tekerin enikonu içine sıçılarak şambrelin görülmesi ve halen inatla kullanmaya devam etmek...
- Süratli giderken, bi iki defa kontrollü frene basıp durmak varken, artistlik babında bi hareketi besmele belleyip, frene bi kez dokunup hızı bi nebze olsun yavaşlatmak biraz yol almak tekrar frene bi kez dokunup hızı bi nebzeden biraz daha fazla yavaşlatmak, taa ki durana kadar devam etmek...
- Siyah elektrik bantlarıyla bisikletin direksiyonu, direksiyona takılan boynuzlar başta olmak üzere bi iyicene bantlamak...
- Ayağı ekseriyetle arka tekerin arasına sıkıştırarak fren mahiyetinde kullanmak...
- Önüne bisikleti iyi kullandığına inandığın bi arkadaşını alıp, direksiyonu ona teslim edip sadece pedal çevirmek...
- Bisikletten hareket halindeyken, örnekse bi bacağı diğer tarafa almak, seleyi göti arka tarafa atarak terk etmek, inmek...
- Zincire paçayı kaptırarak dize kadar yırtmak...
- Zincirleri gereğinden fazla yağlamaktan dolayı paçaların olduğu gibi yağ olduğunu idrak etmek...Ve de anneden yenilen papara...
- Bi kaç arkadaşla, refleksleri ölçmeye yönelik, hareket halindeyken aniden direksiyonu birbirinin önüne kırarak düşürmeye çalışmak...
- Arka ve ön tekere 'kapak' takmak, zaman sonra ön tekerdeki kapağı, rüzgâr ve yapılan süratle beraber vuku bulan direksiyon hâkimiyetinin zayıflığından dolayı çıkarmak...
- Araç yoğunluğunun kısmen az olduğu bi yerde slalom yaparak kullanmak, yapılan slalomları kısa bi mesafe içerisinde yapmaya niyetlenildiği an büyük olasılıkla yere kapaklanmak...
- Tam bi araç şoförü gibi kendini hissedip bi araçın arkasında takip mesafesini ayarlayarak yol almak...
- Ayaklık ve de bi yere dayama imkânı yoksa kaldırıma, pedalı dengeli bi şekilde ayarlayarak koymak...
- Ekseriyetle arka tekere pet şişe sıkıştırmak...
- El pompasından korna yapmak...
- Daha önce bisiklet ile gitmediğin, gitmeye cesaret edemediğin bi yere bi iki arkadaşı da ikna ederek gitmek, başı göğe ermek...
- Ayakkabısız pedal çevirmek...
- Eriyen arka pabuçları neredeyse hiç erimemiş ön pabuçlarla değiştirmek...
- Ekseriyetle hızlı bi vaziyette giderken sanki bisiklete bi bok olmuşta, sanki bisikletten gelmemesi gereken bi ses geliyormuş ta hemen çakozlamış deneyimli kullanıcı ayağına yatıp ani bi frenle bisikletten inip bisikleti şöyle bi kolaçan etmek...
- Bisiklet sevdasına düşmek ve de buna müteakip bi bisiklet temin etmek, kullanmaya başlamak, zaman sonra o bisikletlerden bi tanesini kesin çaldırmış olmak...
vs.vs. demek
kaynak: (bkz: der ve uzaklasir genç adam)
bisiklet olayına pek yakın birisi olamadım hiç. çocukken, sorunlu bir apartman çocuğu oluşumdan dolayı ve denge kurmayla ilgili genel sorunlarımdan dolayı asla tam olarak "süper" bir bisiklet sürücüsü olamadım. zaten sürmekten de keyif almadım, sadece çevremde hep "çocuk dediğin bisiklete biner" düşüncesi hakim olduğu için "e ben de çocuğum madem. bineyim şuna da keyif alayım, en azından alıyor gibi görüneyim" dedim. neyse, çocukluk soslu tipik bir "bizim çocukluğumuz farklı geçti" yazısı olmasın bu, o amaçla başlamadım yazıya.
benim derdim her yere bisikletle giden insanlarla. şimdi haklı olarak diyeceksiniz ki: "kardeşim sen nasıl konuşuyorsun? keşke herkes bisiklet kullansa, işimize/okulumuza bisikletle gitsek, böylece petrol endüstrisine darbe vurur, kapitalizmi de yeneriz" valla ne yalan söyleyeyim haklısınız. zaten bu düşünceyle ilgili kamuoyu yoklaması yapılsa hulki cevizoğlu anketleri gibi %99 ile çoğunluk "bisiklet süper eyoo" sonucu çıkar. ama atlanan bir nokta var. bu da zaten özü itibarıyla benim neden her yere bisikletle giden insanlarla bir derdim olduğu konusuna geliyor. şimdi sabah kalktık işe gideceğiz, duşumuzu aldık-giyindik evden çıktık ve bisiklete atladık. ulan hiç mi terlemeyeceksin. sonra gün boyu ekşi ekşi kokmaya, insanları rahatsız etmeye ne hakkın var? yani çıkıp da ter kokunuz yüzünden akciğerleri kristalize olmuş (bkz: bilimsel tabir kullanayım göze gireyim derken göte gelmek) birisi size kızsa, ona çıkıp da "ama ben kapitalizmii yeniyorum" deme hakkınız var mı? yani insanoğlu ter kokusuna çözüm bulmadıkça yahut zamanla ter kokusundan duyulan hoşnutsuzluk dozajı azalmadıkça bisiklet metropolü kurmak hayaldir. "maalesef böyledir" demek isterdim ama bisikletten tiksindiğim için sikimde değil açıkçası.
benim derdim her yere bisikletle giden insanlarla. şimdi haklı olarak diyeceksiniz ki: "kardeşim sen nasıl konuşuyorsun? keşke herkes bisiklet kullansa, işimize/okulumuza bisikletle gitsek, böylece petrol endüstrisine darbe vurur, kapitalizmi de yeneriz" valla ne yalan söyleyeyim haklısınız. zaten bu düşünceyle ilgili kamuoyu yoklaması yapılsa hulki cevizoğlu anketleri gibi %99 ile çoğunluk "bisiklet süper eyoo" sonucu çıkar. ama atlanan bir nokta var. bu da zaten özü itibarıyla benim neden her yere bisikletle giden insanlarla bir derdim olduğu konusuna geliyor. şimdi sabah kalktık işe gideceğiz, duşumuzu aldık-giyindik evden çıktık ve bisiklete atladık. ulan hiç mi terlemeyeceksin. sonra gün boyu ekşi ekşi kokmaya, insanları rahatsız etmeye ne hakkın var? yani çıkıp da ter kokunuz yüzünden akciğerleri kristalize olmuş (bkz: bilimsel tabir kullanayım göze gireyim derken göte gelmek) birisi size kızsa, ona çıkıp da "ama ben kapitalizmii yeniyorum" deme hakkınız var mı? yani insanoğlu ter kokusuna çözüm bulmadıkça yahut zamanla ter kokusundan duyulan hoşnutsuzluk dozajı azalmadıkça bisiklet metropolü kurmak hayaldir. "maalesef böyledir" demek isterdim ama bisikletten tiksindiğim için sikimde değil açıkçası.
Bazı insanların kızların bekaretini bozabilecek bir vibrator olarak algıladığı taşıma aracı.
üzerinde kilometrelerce yol katedilebilen ve ülke ülke gezilebilen, hatta dünya turu yapılabilen motorsuz, insan gücüyle çalışan taşıt.
türkiye'de de edirne'den kars'a 33 günde gidenler var.
http://www.mtbtr.com/forum/forum_topics.asp?FID=43
türkiye'de de edirne'den kars'a 33 günde gidenler var.
http://www.mtbtr.com/forum/forum_topics.asp?FID=43
6-12 yaş arası her çocuğun karne hediyesi olarak alınmasını istediği ulaşım(!) aracıdır.
haydar dümen'e ''hocam bisikletten düştüm bacağım kanadı kızlığım bozulmuş mudur?'' şeklinde sorular soran genç kızlarımızın ırz düşmanı olarak gördükleri alet.
kimi yörelerde teker olarak da adlandırılan götürgeç.
+ abi tekerin tekeri patladı.
- hı?
+ abi tekerin tekeri patladı.
- hı?
bazı insanların çocuk oyuncağı diye küçümsedikleri araç. tembelliklerini, çocuk oyuncağı bahanesi ardına sığındıranlara bazı siteler kapak olacaktır.
http://bisikletforum.com/ *
http://mtbtr.com/
ve bu sitelere 16 yaşından aşağı insanlar kabul edilmiyor. ya ben bilmiyorum ya da çocukluk yaşı 30 a filan çıktı.
http://bisikletforum.com/ *
http://mtbtr.com/
ve bu sitelere 16 yaşından aşağı insanlar kabul edilmiyor. ya ben bilmiyorum ya da çocukluk yaşı 30 a filan çıktı.
en ilkel haliyle 12. yüzyılda çin'de görülen, insan gücüyle ilerleyen pedallı ulaşım aracı. günümüzde başlıca üreticileri beldeyama, salcano, bianchi, specialized'dir.
aslında ağır ağır gidilen ancak bir köpek gördüğünde otomobil hızına ulaşan iki tekerlekli şehir içi aracı.
eskilerin "Seytan arabasi" olarak tanimladiklari, insan gucuyle hareket eden binek araci.
kalitelileri için
(bkz: TREK) *
(bkz: SCOTT) *
(bkz: AMOEBA) *
(bkz: SEDONA) *
(bkz: WHISTLE) *
(bkz: CANNONDALE) *
(bkz: GIANT) *
(bkz: CORRATEC) *
(bkz: KRON) *
(bkz: GEOTECH) *
(bkz: NISHIKI) *
(bkz: DRAG) *
kalite derken, kullanılan malzeme, bisikletin sağlamlığı, hafifliği, görüntüsü, donanımdaki parça uygunluğu, kadro boyu seçeneği ve fiyatlar göz önüne alınmıştır.
(bkz: TREK) *
(bkz: SCOTT) *
(bkz: AMOEBA) *
(bkz: SEDONA) *
(bkz: WHISTLE) *
(bkz: CANNONDALE) *
(bkz: GIANT) *
(bkz: CORRATEC) *
(bkz: KRON) *
(bkz: GEOTECH) *
(bkz: NISHIKI) *
(bkz: DRAG) *
kalite derken, kullanılan malzeme, bisikletin sağlamlığı, hafifliği, görüntüsü, donanımdaki parça uygunluğu, kadro boyu seçeneği ve fiyatlar göz önüne alınmıştır.
yokus yukari sakin bir sekilde cikarken, aniden zinciri kopabilen aractir. ayrica hayvan komsularca lastiklerinin indirilmesi din kitaplarinda geciyormus.
(bkz: velespit)
yaş kaç olursa olsun atlayıp dolaşılması gereken alet.
çocuk işi deyip de geçilmemeli; hatta belki ciddiye alınmalıdır. kullanılan kask olma ihtimali olan bir kazada gerçekten işe yarayacaktır, hele memleketimde motosikletliler ve bisikletliler ciddiye alınmazken.
çocuk işi deyip de geçilmemeli; hatta belki ciddiye alınmalıdır. kullanılan kask olma ihtimali olan bir kazada gerçekten işe yarayacaktır, hele memleketimde motosikletliler ve bisikletliler ciddiye alınmazken.
büyükada ile ilgili hayallerin , bir an iman gücü gelecek ve ben sürebilecekmişim gibi , hareket noktası.
^^önümde uzun bir yol var , benimle yürür müsün?^^ dediğinde şarkı , aklıma gelen ufukla birleşmiş herhangi bir su parçasına doğru yaprakları savura savura hareket etmek.
eğer isviçreli bilim adamları motor becerilerin unutulmadığını ve bununla birlikte artık cesaret de aşılayabildiklerine beni yolda yürürken sakız çiğnenebileceğine inandırdıkları gibi inandırabilirlerse , alıp görgüsüz bir çucuk gibi bir hafta bununla uyuyacağım.
o derece.
^^önümde uzun bir yol var , benimle yürür müsün?^^ dediğinde şarkı , aklıma gelen ufukla birleşmiş herhangi bir su parçasına doğru yaprakları savura savura hareket etmek.
eğer isviçreli bilim adamları motor becerilerin unutulmadığını ve bununla birlikte artık cesaret de aşılayabildiklerine beni yolda yürürken sakız çiğnenebileceğine inandırdıkları gibi inandırabilirlerse , alıp görgüsüz bir çucuk gibi bir hafta bununla uyuyacağım.
o derece.
(bkz: Hasim iscan gecidi)
iki kisilik olanlari surmesi cok daha zevkli olan alet.*
denize gittiğinizde çektiğiniz acıların sebebi olan yeni yapılmış asfalta düşüp heryerinizin yara bere olmasını sağlayan alet...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar