1. 1.
    Suphi bir acayip adam
    Suphi benim canım ciğerim
    Kimse bilmez nereli olduğunu
    Suphi bir acayip adam
    Suphi susar akşam oldumu
    Bir cebinde das Kapital
    Bir cebinde das Kapital
    Bir cebinde kenevir tohumu
    Suphi bir acayip adam
    Suphi benim canım ciğerim.

    Fırtınadan arta kalmış bir teknede
    Tevekkül içinde, görkemli sakalı
    Ve iğreti parkasıyla
    Gizlediği macerasıyla
    Bir acayip adam yaşardı
    Akşamları susardı
    Ben konuşsam kızardı
    Bir sürgün kasabasıydı
    Bir eski zamandı, Hazirandı
    Çocuktum evden kaçmıştım
    Gelip ona sığınmıştım
    Küçücük bir koydu sığdı
    Burayı keşfeden belki oydu
    Uzaktan kasabanın ışıkları yanardı
    içim anneyle dolardı ağlardım
    Suphi şöyle bir göz atardı
    Gizli bir Cigara sarardı ağlardı
    Sonra barışırdık ben flüt çalardım
    Cigara sönerdi ağlardık
    Nerden geldiğini bilmezdim
    Kimsesizdi belki kimliksizdi
    Onun macerası onu ilgilendirirdi
    Kimseye ilişmezdi
    Bir şeylere küfrederdi hep
    Tedirgin bir balık gibi uyurdu
    Bazen kaybolurdu arardım
    Yağmurun altında dururdu
    Bir kalın kitabı vardı cebinde dururdu
    Hergün okurdu ben bir şey anlamazdım
    Kapağını seyreder duymazdım
    Sakallı bir resimdi kimdi
    Ne kadar mütebbessimdi
    Sordum bir gün Suphi ye
    Söylediklerini niye anlamıyorum diye;
    Bildiklerini, dedi, yüzleştir hayatla
    Ve sınamaktan korkma,
    Doğruyla yanlışı o zaman ayıra bilirsin
    Ve onu anlayabilirsin
    Sonra gülerdi
    Günlerim yüzlerce ayrıntıyı merak etmekle geçerdi
    Sonra yine akşam olurdu Suphi susardı
    Ben konuşsam kızardı tekneye martılar konardı
    Yüreğim Suphi ye yanardı ağlardım
    Suphi denize tükürürdü gökyüzünü tarardı ağlardı
    Sonra barışırdık ben flüt çalardım
    Yıldız kayardı ağlardık.

    Bir sürgün kasabasıydı
    Bir eski zamandı hazirandı
    Çocuktum evden kaçmıştım
    Gelip ona sığınmıştım
    Bir gün aksilik oldu annem beni buldu
    Suphi kaçıp kayboldu
    Kasaba çalkalandı olay oldu
    Ben sustum kanım dondu
    Polisler onu bulduğunda tekti felaketti
    Herkes meydanda birikti
    Karakoldan içeri girerken sanki mağrur bir tüfekti
    Ansızın dönüp bana baktı,
    Anladın mı, dedi
    Anladım dedim, anladım
    Ve o günden sonra;
    Hiç bir zaman, hiç bir yerde, hiç ağlamadım...
    9 ... olric
  2. 2.
    ayrıca yusuf hayaloğlu'na ait bir şiir, ahmet kaya tarafından bestelenmiş bir şarkıdır
    5 ... olric
  3. 3.
    'sakallı bir resimdi, kimdi? ne kadar mütebessimdi...' diye bahsedilen kimse karl marx'ın kendisidir.
    2 ... fikrimfirarda
  4. 4.
    yusuf hayaloğlu şiiridir.

    Fırtınadan arta kalmış bir teknede,
    Tevekkül içinde;
    Görkemli sakalı ve iğreti parkasıyla,
    Gizlediği macerasıyla,
    Bir acayip adam yaşardı.
    Akşamları susardı,
    Ben konuşsam kızardı...

    Bir sürgün kasabasıydı,
    Bir eski zamandı, Haziran'dı.
    Çocuktum, evden kaçmıştım,
    Gelip ona sığınmıştım...

    Küçücük bir koydu, sığdı,
    Burayı keşfeden belki de oydu.
    Uzaktan, kasabanın ışıkları yanardı,
    içim anneyle dolardı, ağlardım..
    Suphi şöyle bir göz atardı,
    Gizli bir cıgara sarardı, ağlardı.
    Sonra barışırdık,
    Ben flüt çalardım, cıgara sönerdi,
    Ağlardık...

    Nereden geldiğini bilmezdim,
    Kimsesizdi,
    Belki kimliksizdi...
    Onun macerası onu ilgilendirirdi;
    Kimseye ilişmezdi...

    Bir şeylere küfrederdi hep,
    Tedirgin bir balık gibi uyurdu.
    Bazen kaybolurdu, aradım,
    Yağmurun altında dururdu.

    Bir kalın kitabı vardı,
    Cebinde olurdu, her gün okurdu.
    Ben bir şey anlamazdım,
    Kapağını seyreder, duymazdım.
    Sakallı bir resimdi, kimdi;
    Ne kadar mütebessimdi!Sordum bir gün Suphi'ye:
    Söylediklerini niye anlamıyorum, diye.
    Bildiklerini, dedi, yüzleştir hayatla,
    Ve sınamaktan korkma!.
    Doğru ile yanlışı,
    ancak o zaman ayırabilirsin
    Ve O'nu anlayabilirsin...Sonra gülerdi.
    Günlerim, yüzlerce ayrıntıyı
    Merak etmekle geçerdi.
    Sonra yine akşam olurdu, Suphi susardı,
    Ben konuşsam kızardı.Tekneye martılar konardı,
    Yüreğim Suphi'ye yanardı, ağlardım.
    Suphi denize tükürürdü,
    Gökyüzünü tarardı, ağlardı.
    Sonra barışırdık,
    Ben flüt çalardım, yıldız kayardı,
    Ağlardık...Bir sahil kasabasıydı,
    Bir eski zamandı, Haziran'dı.
    Çocuktum, evden kaçmıştım,
    Gelip ona sığınmıştım...

    Bir gün bir aksilik oldu,
    Annem beni buldu!
    Suphi kaçıp kayboldu.
    Kasaba çalkalandı, olay oldu;
    Ben sustum, kanım dondu!..

    Polisler onu bulduğunda tekti,
    Felâketti..
    Herkes meydanda birikti.
    Karakoldan içeri girerken
    Sanki mağrur bir tüfekti!..
    Ansızın dönüp bana baktı,
    Anladın mı? dedi
    Anladım, dedim; anladım...
    Ve o günden sonra
    Hiç bir zaman,
    Hiç bir yerde,
    Hiç ağlamadım...
    2 ... ece kscg
  5. 5.
    ahmet kayanın şarkılarındaki karakterlerden suphiyi anlatan şarkıdır,suphi kendisini temsil etmektedir.
    1 ... bahtsiz medeni
  6. 6.
    neyzen tevfik için söylenmiş ve cuk oturmuş lakap..
    2 -2 ... gunes dogudan dogar
  7. 7.
    ahmet kaya'nın çok can yakıcı parçalarından biridir.
    1 ... euzerque
  8. 8.
    çok tehlikeli sözlere sahip şarkı,şiir.

    "Gelip ona sığınmıştım
    Küçücük bir koydu, sığdı"

    nasıl ya..
    -4 ... dominick
  9. 9.
    .... sordum bir gün suphi'ye:
    söylediklerini niye anlamıyorum, diye. bildiklerini, dedi, yüzleştir hayatla, ve sınamaktan korkma; doğru ile yanlışı,
    ancak o zaman ayırabilirsin ve o'nu anlayabilirsin...
    1 ... placebo effectt
  10. 10.
    mustafa suphi'ye gönderme yaptığını düşündüğüm yusuf hayaloğlu şiiri. ahmet kaya'da güzel yorumlamış, hatta bir dönem filmini çekmeye niyetlenmiştir, ancak bu plan gerçekleşmemiştir.
    3 ... katiolanherseybuharlasiyor