Onu gercekten seviyor muyum,
ondan vazgecebılır mıyım,
ona aşık mıyım,
ve bunların otesınde hazırlıgı ılk senede gecemeyıp unıversıteye 6 sene katlanabılır mıyım hiç ama hiç bilmiyorum. .
hayat beni nereye götürür?
daha ne gibi zorluklar çıkar karşıma?
nasıl mücadele ederim?
ve benim içinde olduğum bedenim ne kadar taşıyabilir ruhumu?
bende bilmiyorum.....
(bkz: kanguru)
bu kelime hayatımızda olmasaydı ne yapardık bilmiyorum.
bilemiyorum kelimesiyle aynı değildir mesela. bi gerçekten bilmemek var bide isteyipte bilememek var bazı şeyleri.
boğazımı yakan sigara mı yoksa hayatın kahpeliğinden mi
bilmiyorum
artık bu dünyadan göçüp gitmek istemek
varlığımı inkar etmek mi demek
bilmiyorum
tek bildiğim bir şey var ki
bilinmezliğin dipsiz çukurunda çürümem...
ısrarla bilmiyorum dersen o zaman kötü. "öğren" demezler mi adama?
söyleyeni yerine göre ilahlaştıran kelime.
Gittiğin yerlerden zehirli masallar getirdi rüzgar bana. Dudakların benim dudaklarıma değdiği an güzeldi, yalan dolan tenlerde kirlendi. Kirlendik.
Öyle aşklar yaşadımki hepsi senden bir parça. Zamana yalvardı acılar, ben hep sakıncalıyı seçtim. Susarak, yıpratarak, acıtarak, çıldırarak büyüttüm umarsız gözlerimde sevdanı. Sersem rüzgarlara aldanmama sebep sensin. Tanımadığım tenle terlememe sebep sen!
Saf alkol içeriyor ruhum, hiç olmazsa bugün ölmüyorum senin için... gül desenli gecelerimize açılan müzik kutuları uzaklarda çalıyor, duymuyoruz sesini... elimdeki son mürekkebi içiyor kağıtlar... saçlarımda yağmur, avuçlarımda gece... hiç yaşlanmasak, hiç ölmesek derdik... öldürdük bizi bizde, köşebaşında tanıdığım adam gençleşti benle... ben hep sakıncalıyı seçtim, hep yanlışı... fazla mesaiye kalmış olmalı yüreğimin doğrulukları...
Nereye gider, nerde susup beklerim bilmiyorum... yıllardır aradığım neydi, fazla mı durağandı hayat ya da durağan mıydım ben hayata bilmiyorum... Kabullenemedim paslanmış yağ tenekeleri sıradanlığında bir aşkı ve ben üç yanlışın götürdüğü tek bir doğru olmayı seçtim...
Gittiğin yerlerden zehirli masallar getirdi rüzgar bana... ellerin benimken güzeldi... benim ellerim kimde? Bilmiyorum.
Ararsan yokum... günahlar işliyorum ve sana yalanlar hazırlıyorum... gidişimi öperek uyandır koynunda... gidiyorum...
Ben bu günahları sen yoksun diye işledim, taş yapar mı allah beni bilmiyorum...
magandalığın sınırlarını zorlayan şarkısı ile angaralı coskun...

lokasyon da genclik parkı filan olabilir.. eryaman'daki yapay gol olabilir.. bilemiyorum tam.

http://www.metacafe.com/w...nkaral_co_kun_bilmiyorum/
(bkz: bilmiyorum ne olacak)
(bkz: biz daha bu konulara geçmedik)
DEVEKUŞU YÜKE GELINCE, KUŞUM, UÇMAYA GELINCE, DEVEYIM DER.

bilmiyorumun tam manası budur işte. kendisine verilecek bir sorumluluğu hisseden birey, sorulan sorulara "bilmiyorum" der kolayca.
öğrenebilmek de insana özgüdür. onu da bilmezler.
cinayete sebebiyet verebilecek cevaptır. zira insan bünyesi ardarda aynı cevabı alınca su kaynatmaktadır.
" ah şu genç kızların bu "bilmiyorum"ları... öyle severim ki. en kesin biilgilerini "bilmiyorum"larının altına gizlediklerini sandıkları zaman alımları nasıl bir kat artar!"
bu aralar çok duyduğum ve anlamına bir de sözlükten bakayım dediğim kelime ve cevaptır.
o da bir marifet.
her konu hakkında -hiç bilmediği yada yeterince kavrayamadığı- yorum yapan insanların çoğaldığı zamanlarda söylenmesi erdem niteliği kazanmış kelime.
canı sıkkın, bezgin, yorgun bir haldeki kişinin, bildiği şeyler için dahi kullandığı kelimedir. alttan alttan "beni rahat bırak" mesajı içerir.
fransızcası 'je ne sais pas' dır.
(bkz: merak ediyorum)
köşe var ya hani onun kenarı..
karşınızdaki insanın karmaşık konuşmalarından ve davranışlarından dolayı, kendinize onunla ilgili sorduğunuz her sorunun cevabıdır. insanı çaresiz bırakır. işin en kötü yanıda karşınızdaki insan aksini istemedikçe bu soruların cevabı hep aynı kalacaktır.
her soruya verilebilecek alternatif, en kral yanıt.
(bkz: karizmatik cevaplar)
© copyright 2005 - 2026