bugün
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu32
- tuborg ice8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam25
- toplumsal çürüme7
- sözlüğün yeni tasarımı3
- gülşen in memeleri14
- kızıl saçlılar6
- windows xp deki çayırın son hali2
- ismet gürbüz saraca sudekiray2
- yol vermek4
- galatasaraylıya sormuşlar3
- perla harb2
- erdoğan'ın fon krizi açıklaması8
- mika raun vardı nerede şimdi7
- jason voorhees vs michael myers3
- pideler olmuş2
- yeşil göz4
- ese dezze11
- gençlere tavsiyeler3
- hamas denince akla gelenler11
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi3
- sudekiray silik yesin kampanyası6
- aşk10
- angel bhathal2
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
- cimri erkeklerden kadınların nefret ettiği gerçeği10
- hamileyken başka erkekle birlikte olan evli kadın8
- isabel mbomio2
- diziler toplumu etkiliyor2
- caitlin worthington3
- müslüman5
- iyi parti2
- fatma betül sayan kaya'nın 25 bin liralık gözlüğü4
- 20 yaşındaki gence 250 yıl hapis cezası verilmesi8
- hızlı ve çok okumak4
- keçi sakallı ispanyol asilzadesini oynamak4
- ben geldim naneler5
- sarı çıyan denince akla gelenler2
- fatma betül sayan kaya'nın ifadeye çağrılması7
- ağlayarak muhallebi yemek3
- kuzey tekinoğlu2
- örümcek adam2
- michael myers in kız kardeşi2
- fon soruşturmasında fatma betül sayan kaya3
- fie rose lindegaard2
- günah şehrine giderken dinlenecek şarkılar2
- tinto brass7
- terapi niteliğindeki şeyler13
- erlik5
etkileyici ve susturucu bir film, köy hayatına yapılmış en doğal ve en güzel yorumlardan biri.
yaşamı beş dilime bölerek yaşayan insanların minik dünyasında aşk, nefret, ölüm ve pişmanlık üzerine çok büyük şeyler söyleyen bir epik filmdir. erdem'in görsel dili her zamanki gibi muazzamdır.
-orda bir köy var uzakta o köy bizim köyümüzdür- ,yerli ve genelde yersiz olarak pasaj ya da cümle içine sıkıştırılan bu sözden fena halde sıkılmışa benziyor reha erdem. orda bir köy var, var da bize, doğru düzgün artistlik yapmadan bi anlatmadınız ki, belki ben hiç köye gitmedim. bana bi yaşat bakalım nasıl bi yerdir, insanlar nasıldır, ne yer ne içer, neye güler, hayatları ne derece monotondur ne derece eğlencelidir ne derece vesairedir?
tiyatro oyuncularını haddinden fazla kullanmasa imiş r. erdem, tam olarak gerçekleşebilirmiş aslında bahsettiğim şey. ama sevinç erbulak nevizade'de iki muhabbet çevirip de sete gelmiş gibi oynayınca ya da cüneyt türel'i dinlerken
-banka reklamı mı çıktı oğlum- derken buluverince kendimi, tam gerçeğe yaklaşırken uzaklaşıverdim her seferinde. köy yerinde alabildiğine klasik müziğin alttan dayatılması da buna eklenebilirdi ama bu noktada umarsızca kendimle çelişmek istiyorum. müzik çok yakışmış geçen bulutlara, ıssız tarlalara,gecenin körüne vb.
film bittikten sonra, -ee tamam da böyle bitmemeli ki- dedim. -nasıl yani- dedim. tamam da kardeşim güzel, hep bildiğimiz sonlar mı olacak? alışmışız ya...ama belki de tam da böyle bitmeli işte...hikayeler biraz yarım...biraz tamam... biraz acı...biraz komik...hayat mayat gibi... ayrıca sıfır müzik, sıfır profesyonel oyuncu olsa idi nasıl olurdu bi de öyle denemek lazım. film için söyleyeceğim son söz; alabildiğine evrensel ve verebildiğine mesaj kaygısından uzak. sevdim. sakin...kayaların üzerinde sessizce uzanan çocuklar gibi sakin...
"...uyan çocuk uyan artık,
çekeceksin elbet zorluk,
kaç aydır evde kaldın,
sazdan düdük yapıp çaldın..."
tiyatro oyuncularını haddinden fazla kullanmasa imiş r. erdem, tam olarak gerçekleşebilirmiş aslında bahsettiğim şey. ama sevinç erbulak nevizade'de iki muhabbet çevirip de sete gelmiş gibi oynayınca ya da cüneyt türel'i dinlerken
-banka reklamı mı çıktı oğlum- derken buluverince kendimi, tam gerçeğe yaklaşırken uzaklaşıverdim her seferinde. köy yerinde alabildiğine klasik müziğin alttan dayatılması da buna eklenebilirdi ama bu noktada umarsızca kendimle çelişmek istiyorum. müzik çok yakışmış geçen bulutlara, ıssız tarlalara,gecenin körüne vb.
film bittikten sonra, -ee tamam da böyle bitmemeli ki- dedim. -nasıl yani- dedim. tamam da kardeşim güzel, hep bildiğimiz sonlar mı olacak? alışmışız ya...ama belki de tam da böyle bitmeli işte...hikayeler biraz yarım...biraz tamam... biraz acı...biraz komik...hayat mayat gibi... ayrıca sıfır müzik, sıfır profesyonel oyuncu olsa idi nasıl olurdu bi de öyle denemek lazım. film için söyleyeceğim son söz; alabildiğine evrensel ve verebildiğine mesaj kaygısından uzak. sevdim. sakin...kayaların üzerinde sessizce uzanan çocuklar gibi sakin...
"...uyan çocuk uyan artık,
çekeceksin elbet zorluk,
kaç aydır evde kaldın,
sazdan düdük yapıp çaldın..."
The Times ve The Sunday Times'ın belirlediği yılın en iyi yüz filmi listesinde beşinci sırayı yakalamış film. Listedeki bir diğer Türk filmi ise 28. sıradaki Fatih Akın filmi; yaşamın kıyısında. *
http://sinema.gazetevatan...aber_id=813&haber=%20
http://sinema.gazetevatan...aber_id=813&haber=%20
hayatımda izlediğim en rezil türk filmlerinden.
çok huzursuz bir film. huzursuzluk dışında hiçbir duygu yaratmıyor.
film bitene kadar, ne izlediğiniz farkına varmadan, inanılmaz bir sürükleyiciliğe kapılırsınız, hatta zaman zaman sıkılabilirsiniz.
film biter, "ne oldu lan şimdi?" diye sorarsınız kendinize. işte tam o an da "dank" eder kafanızda bir şeyler.
aklınızın bir köşesine kazınır koskocaman harfler ile "reha erdem" diye...
film biter, "ne oldu lan şimdi?" diye sorarsınız kendinize. işte tam o an da "dank" eder kafanızda bir şeyler.
aklınızın bir köşesine kazınır koskocaman harfler ile "reha erdem" diye...
sABAH-ÖGLE-IKINDI-AKSAM-YATSI olarak belirlenmiş vakitlerdir.
--spoiler--
çocukların karşılarındaki insanlarda huzuru ve sevgiyi bulamadıkları zaman, her şeyi boş verip, huzuru ve sevgiyi kah uyuyarak kah birbirleriyle dertleşerek kah da birbirlerine şiir okuyarak doğanın içinde bulmaları inanılmaz derecede etkilemiştir beni.
genel olarak ise filmi uzun uzadıya yorumlamak yanlış olur diye düşünüyorum çünkü film aslında hiçbir şey anlatmıyor ki güzelliği de burada bence. köy hayatını şiirsel bir dille, olduğu gibi önümüze seriyor.
--spoiler--
çocukların karşılarındaki insanlarda huzuru ve sevgiyi bulamadıkları zaman, her şeyi boş verip, huzuru ve sevgiyi kah uyuyarak kah birbirleriyle dertleşerek kah da birbirlerine şiir okuyarak doğanın içinde bulmaları inanılmaz derecede etkilemiştir beni.
genel olarak ise filmi uzun uzadıya yorumlamak yanlış olur diye düşünüyorum çünkü film aslında hiçbir şey anlatmıyor ki güzelliği de burada bence. köy hayatını şiirsel bir dille, olduğu gibi önümüze seriyor.
--spoiler--
bazıları müziğin sık çalınmasından şikayetçi ama müzik eksilse filmden bu kadar tat alamazdık. Ayrıca görüntü yönetmeni florent herry' e teşekkürü borç bilirim. nitekim akira kurosawadan sonra bu kadar güzel görüntüler izlememiştik.
resim çizme gayretiyle benim bir sabahattin ali öyküsüne benzettiğim film.
insanın huzura erdiği zaman dilimi..
Cocuklarin bazen otun icinde bazen ahirda bazen tasin topragin icinde surekli yari uyur yari baygin halde olmalarina bi anlam veremedigim film. Ancak koy yasamindaki rutinlige cok hassas ve kimseyi incitmeden deginilmis. Ozellikle kiz cocugu yildiz'in daha cocukken anne rolunu ustlenip kardesine sahip cikmasi ve buna cok ince ayar veren yonetmenin ogretmenin eliyle calikusu romanini kiza vermesi cok etkileyiciydi. Gercek anlamda bir koy hayati bes vakit yasanmaktadir.
geç de olsa keyifle izlediğim bir film. kız çocukların baba düşkünlüğünü, erkek çocuklarının baba düşmanlığını, yani freud u anlatmış adam bize köy hayatı ile. hissettiren bir film.
reha erdem'in yazıp yönettiği çok hoş bir dram filmi. film kuş seslerinin neşesine rağmen vurucu, melankolik bir havada. sanatsal açıdan gayet başarılı buldum. izlenilmesi gereken filmlerden.
2 saat boyunca en temel içgüdüleri, ikili ilişkileri, rekabetleri, çekişmeleri müthiş naif bir dille anlatmış bir filmdir. bende ufak boyutlu bir tree of life etkisi bırakmıştır. son derece etkileyici.
https://youtu.be/i6t9-K_SvDI
2 saat boyunca en temel içgüdüleri, ikili ilişkileri, rekabetleri, çekişmeleri müthiş naif bir dille anlatmış bir filmdir. bende ufak boyutlu bir tree of life etkisi bırakmıştır. son derece etkileyici.
https://youtu.be/i6t9-K_SvDI
bir reha erdem klasiği.
Film kendine has bir zaman anlayışıyla başlar ve biter hatta böyle bir zaman seçiminin ortaya koyuluşunda filmin taşrada geçmesinin ve pastoral atmosferinin büyük etkisi var.
Üç çocuğun hayatından yola çıkan bir bakışla toplumsal ve bireysel analizler irdelemeler amaçlanır.
Reha erdemin filmlerinde genellikle olayların merkezine çocukları koyması olayları onların bakışıyla yansıtması kendine özgü bir anlayış.
Bu filmde temelde bir kıskankaçlık duygusu var film bunun üzerinden şekilleniyor.
- ama birçok inceleme-eleştri yazısında belirtildiği gibi: odipal bir kıskançlık sanılanın aksine yoktur-
Buna başka bir alternatif sunmak ya da en genel tabiriyle kıskançlık demek yeter sanırım.
Çocukların sahip olduğu Bu kıskançlık beraberinde öfke sonrasında da bir suçluluk duygusuyla sürekli doğaya sığınmaya bir bakıma kendilerini olaylardan soyutlamaya, psikolojik olarak yalıtılmaya iter.
Film kendine has bir zaman anlayışıyla başlar ve biter hatta böyle bir zaman seçiminin ortaya koyuluşunda filmin taşrada geçmesinin ve pastoral atmosferinin büyük etkisi var.
Üç çocuğun hayatından yola çıkan bir bakışla toplumsal ve bireysel analizler irdelemeler amaçlanır.
Reha erdemin filmlerinde genellikle olayların merkezine çocukları koyması olayları onların bakışıyla yansıtması kendine özgü bir anlayış.
Bu filmde temelde bir kıskankaçlık duygusu var film bunun üzerinden şekilleniyor.
- ama birçok inceleme-eleştri yazısında belirtildiği gibi: odipal bir kıskançlık sanılanın aksine yoktur-
Buna başka bir alternatif sunmak ya da en genel tabiriyle kıskançlık demek yeter sanırım.
Çocukların sahip olduğu Bu kıskançlık beraberinde öfke sonrasında da bir suçluluk duygusuyla sürekli doğaya sığınmaya bir bakıma kendilerini olaylardan soyutlamaya, psikolojik olarak yalıtılmaya iter.
görsel zenginlikleri, sinematografik görüntüleri, etkileyici müzikleri bir yana; bir filmdeki kuş cıvıltıları, rüzgarın ve yağmurun sesi, yaprakların rüzgarda sallanırken çıkardığı hışırtılar bile hüznü hissettirebilir mi bu kadar?
psikolojik tahliller ve günlük yaşantılara sığdırılan oysa özünde derinliğine toprak atılarak üstü örtülen ailevi mevzular tüm görsel ve işitsel şölenle kusursuzca harmanlanmış. bittikten sonra boş gözlerle ekrana baktırttı.
psikolojik tahliller ve günlük yaşantılara sığdırılan oysa özünde derinliğine toprak atılarak üstü örtülen ailevi mevzular tüm görsel ve işitsel şölenle kusursuzca harmanlanmış. bittikten sonra boş gözlerle ekrana baktırttı.
Beklentilerimin epey üzerinde çıkan reha erdem filmi. Filmle ilgili beğenmediğim tek nokta müzikleri. En az imamın yemek yeme sahnesi kadar rahatsız edici.
--spoiler--
uyan çocuk uyan artık
çekeceksin elbet zorluk
kaç aydır evde kaldın
sazdan düdük yapıp çaldın
ağaçların gölgeleri
yamaçların dereleri
hem gönlünü eğlendirdin
hem başını dinlendirdin
--spoiler--
--spoiler--
uyan çocuk uyan artık
çekeceksin elbet zorluk
kaç aydır evde kaldın
sazdan düdük yapıp çaldın
ağaçların gölgeleri
yamaçların dereleri
hem gönlünü eğlendirdin
hem başını dinlendirdin
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar