bugün

insani hayallere surukleyen bir nazan oncel sarkisi.

Beyoğluna götür beni
Kitaplara bakalım
Sokaklarda gitar çalalım
Tatil için para yapalım
Oturalım bir yerde
Bir iki laf edelim
Sinemaya gidelim sonra
Karanlıkta öpüşelim
Mesela acı yok
Ağrı yok sızı yok
Cepte para çok
Hadi gel gidelim yaraları saralım
Hadi gel gidelim anıları yazalım

Afrikaya götür beni osi bisra mandela
Çöllerde dolaşalım develerle mesela
Avrupaya agel benle
Uyuruz köprülerde
Bir tutsam gaftan tişört
Bi şarap şişesinde
Bir bilet alalım
Trenlere binelim
Çufçuf gidelim
Hadi gel gidelim
Yaraları saralım
Hadi gel gidelim
Acıları yazalım
Kıyılara götür beni kıyıları yaşayalım
Takalara binelim balıkçılık yapalım

Kapı kapı gezelim maceraysa eğer
Hayat acılardan geçer battı balık yan gider
Mesela acı yok ağrı yok sızı yok sözde neşe
Hadi gel gidelim yaraları saralım
Hadi gel gidelim tutuşalım yanalım
beyoğlu' yum ben, rüzgarlar, öğrenciler, yağmurlar kadar eski. dünyanın ilk günleri, ilk sakinleri gibi eski.
(bkz: ahmet ümit)
(bkz: beyoğlu rapsodisi)
o güzel binalarıyla sanki avrupada veya baska bir yerdeymişsiniz izlenimi veren güzel ilçe.
geçmişin mimarisine ve günümüzün zibidisine sıkça rastlanır, güzel mekandır herşeyiyle.
beyoğlusemtinin isminin nerden geldiği konusunda çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan ilkine göre, islamiyeti kabul edip burada oturmaya başlayan PontusPrensinden adını alıyor semt. Diğerine göreyse, Bey Oğlu diye anılanVenedikPrensinin burada oturmasından geliyor semtin adı. Son bir rivayet de, burada oturan Venedik elçisine, yazışmalarda, Beyoğludiye hitap edilmesinden semtin bu adla anıldığını söylüyor.
Beyoğlunda gezersin gözlerimi süzersin ....
Diye şarkısı olan istanbul ilçesi.
beyoğlu vakkonunda kapanmasından sonra biraz daha yabancılaşmış olduğunu düşündüğüm mekan
beyoğlu dünya üzerinde milyonlarca defa aynı şekilde gezseniz bile tükenmeyecek,sıkınılamayacak sonusza dek gezilip tozulabilecek tek yerdir. dünyanın en güzel şehirleri olarak geçinen paris,roma falan halt etmiştir istanbul hiç bişeyi olmasa beyoğluyla bile diğer şehirlere açık ara fark atar!
(bkz: inci pastanesi) (bkz: profiterol)için birebir başka yerde şubesi bulunmamaktadır
isminin bile karizma olduğunu düşündüğüm mekan
beyoğlu başlı başına bir olaydır demek hata olur. beyoğlu mükemmel bir karışım noktasıdır. eminönü gibi kadıköy gibi değildir. insanlar kaynar bütün gün içinde. "milyon kişi gelip gidiyormuş!" denir geyik sohbetlerinde.

yerlisi yabancısı zengini fakiri her telden insana rastlanır(dı)- dı 'sı eskiden daha bir kozmopolitti şimdilerde çok fazla tek tipleşmeye başladı- esnafı ayrı candır, işportacısı, zabıtası ayrı(zabıtlarda eskisi gibi değil aslında).

bir gün boyunca sokakta geçirebilir hayatınızın en güzel günü olabileceği gibi sonu bir avuç toprak altı olabilecek aşırı dozu, manastır bakireliğini, ressamı, hüssamı ayrı ayrı tek bir kokuda taşıyabilen bir yerdir beyoğlu.
tek başına bir şehir.
gerçekten kendini özlettiren bir ilçedir kendisi.
eskiden * insanların oraya giderken en güzel kıyafetlerini giydiği o zamanlar istanbulun en özel ilçelerinden olan mekan
istanbul'un en şuh ilçelerinden biri.
istanbulda hayatimin cogunun gectigi ilce. guzeldir, her kosesinde ayri bir tat vardir. kendi basina bir sehir olabilir, oyleymis zaten fetihten once.
batinin kapisidir, doguda.
(bkz: cihangir), (bkz: sıraselviler), bi de (bkz: pera)
üzerinde son yapılan biçimsel değişikliklerden sonra üç karış makyajlı ve başını armut* modeli şeklinde örten tesettürlü kızlarımıza dönen, yapacak hiçbir şeyi olmayan çaresiz kadın.
1...4567
© copyright 2005 - 2026