bugün

konya da bir fastfood lokantasi.
insana benzeyen semttir. Tüm güzelliği, karmaşıklığı ve çirkinliği ile insandır. istiklali makyajlı gündüz insanı, arka sokakları insanın derin yaralarıdır. Misafirler onları görmez. Tanıdıkça açılır yaraları. Ah ne çok özledim.
Ankarada sıcak bir ortamı olan daha çok motorcuların takıldığı bi cafedir.
Kanuni devrinde, Alvaryo Gritti adında Venedik elçisinin Taksim tarafında bir sarayı vardı. Kendisine yazılan tüm resmi evraklarda Beyoğlu diye hitap kullanılırdı. Bugünkü Beyoğlu ismi ondan gelmektedir.
Eski tadı kalmayan istanbul'un güzide ilçelerindendir.
içinde taksim gibi bir merkezi bulunduran eskinin semtidir.
Karşının çocuğu olduğmdan pek sevmiyorum.
okulumun oldugu ilçedir, ayrica tatil vermeyen nadir ilçelerdendir.
Mekandan yaka paça atılırken 'sen benim kim olduğumu biliyor musun?' Diyecek hırbodur.
istanbul Beyoğlu’na Bağlı Pangaltı- Dolapdere-Piyalepaşa hattı otel vadisine dönüşüyor.
zamanında istanbul un kalbinin attığı yermiş. butikler, restoranlar, film yıldızları...
şimdilerde ise sidik kokan sokaklarıyla, adım başı çomarlarıyla uzak durulması gereken muhit. ölüm riski yüksektir.
birçok yeşilçam figüranından dinledim eski beyoğlunu. ne güzelmiş be.
--spoiler--

eskiden takım elbisesi olmayan beyoğlu'na girmezdi.

--spoiler--

https://scontent-cdg2-1.x...0cbdbc8bd&oe=56BBD905
taksim'in biraz daha estetize edilmiş, entelektüel kıvama bürünmüş halidir.
Beyoğlunda gezersin şarkısını istemsizce söyleyen yazarlar burda mı .
beter olsunlar nefret ediyorum Türk esnasından suratsız herifler.
her zaman renkli.

(bkz: pera)
istanbul denilince ilk akla gelen semtlerden birisi olan Beyoğlu akp döneminde bütün nostaljisini yitirip tamamen yandaş otellerin bozgununa uğramıştır.
özellikle 1958 yılına ait fotoğraf hayran bırakmıştır..

sokak lambaları özellikle dikkatimi çekti..

zaman yolculuğu bulunsa da gitsek amına koyayım ya..

istanbulda bir ilçedir bu arada..
1800ler'in sonunda çok daha estetik.
görsel
turkuaz lokantası/1930'lar.

görsel
ta bizans periyodundan bu yana istanbul dışı kabul edilen, yabancıların oturduğu bölge.

osmanlı zamanında da değişmedi.

önce ceneviz, sonra venedik ve nihayet diğer batılılar da bölgeye yerleşti.

bölgenin kozmopolit ve garplı yapısı nispeten 1955'e dek devam etti.

garplı dediysek de o doğulu esintiler taşıyan bir garptır. latin yahut cermen kökenli hıristiyanlara göre pera(beyoğlu) avrupa'nın taşra yerleşimleri gibiydi. onda eklektik özellikler görüyorlardı.

kaynak: ilber ortaylı, (bkz: istanbul dan sayfalar).
kafanız yukarı doğru bakarak gezdiğinizde türkiye'de olduğunuzu unutturan yer.
(img:#1602021)
görsel
ferhan şensoy'un şarabi için yazdığı şiir:

beyoğlu'nda gezerim
gözlerimi süzmeden
şarapları içerim
hiç doktora sormadan

beyoğlu'nda şarabi
hoşgeldin feran'ağbi
yüreğim pek harabi
boş ver be feran'ağbi
şarap verin hanıma
orda hanım yok ağbi
hassiktir be sezai

beyoğlu'nda gezerim
burada geçmiş hayatım
şarapları içerim
hiç elimde olmadan

beyoğlu sakinleşti
sıyrıldı maskesinden
tramvay bomboş geçti
istiklal caddesi'nden
boş masada hayalin
kimseye görünmeden
şarap verin hanıma
orda hanım yok ağbi
hassiktir be sezai

balo sokağa sızarım
hiç kimseyi üzmeden
bir intihar biçimi
hiç de faça vermeden

beyoğlu'nda gezerim
burada geçmiş hayatım
şişe aç be sezai
burada bitsin hayatım.
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026