bugün
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- sözlükteki yazarların çok ahlaklı olması6
- anın görüntüsü23
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- galatasaray büyüklüğü7
- türkçeye sistemli saldırı7
- konuşurken yanlışlıkla tükürmek6
- muhallebi köpürtmek4
- her yerden engelleyen kız6
- tayt6
- travelerin aşık olduğu evli adam3
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı18
- ispartalı kızlar9
- arkadaşlar bakar mısınız7
- gey ve şey kavgası5
- sözlükte ortamın çok gergin olması5
- hoşlanılan kızın evli bir adama aşık olması2
- kendi gölgesinden korkan insan2
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- kaş bıyık alınca yüze gelen güzellik6
- aşık olmuş kızın suratına nah çekmek2
- kırdığımız kalbi tamir etmek4
- popo liposuction6
- ellerim bos gonlum hosu israil'e göndermek2
- hoşlanılan kızın ıspartalı çıkması5
- güne acı bir gerçek bırak7
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- anadol2
- küpe4
- ben divayım5
- hangi manifest kızısın6
- traveler vs iock6
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var8
- öbür sözlükten gelen yazarlar8
- ioçk hırkası3
- fatma betül sayan kaya69
- cumartesi günü yapılabilecekler3
- travelerin içince pisleşmesi3
- from gold from dust28
- parcalandim toparlanamiyorum36
- hazaryada kağan neden yavudiliği seçti3
- meksika açmazı macerası7
- libidonun anlden pik yapması2
- arsa kapatmak3
- kız görünce değişen erkek4
- oyum ak partiye4
- nureddin zengi tugayları2
- emevi dini2
- gs'nin 8 şampiyonluğu iptal edilecek7
bilgisayarlarda uzerine tıklanana kadar cıkıp duran sacma reklamlardan birinin sloganıdır.
(bkz: beyaz zenciler geliyor)
rita esas oğlana aşık mıydı neydi, okurken gözümün önüne niyeyse lisa bonet gelirdi, galiba öldü sonra, yani rita.
anlatımıyla ve anlatılanların çarpıcılığıyla okuru kendine çeken bir yapıt. Toplumun kokuşmuşluğunu, çelişkilerini, insanlığın sınırlarında gezinen normal kabul edilenleri gözler önüne seriyor. iliklerinize kadar hissedeceğiniz, adeta derine çekip soluyacağınız esrar gibi misantrophy müsveddesi. Hippi yaşamını tadacak, yeraltına inecek, çalışmayı, aşkı, aileyi, otoriteyi dibine kadar sorgulayacaksınız eğer bu eseri okursanız.
kitabı bitirdikten sonra kendinizi beyaz zenci gibi hissetmenize sebep olur. hayatınızı gözden geçirir, uğruna çabalayıp didindiğiniz şeyleri düşünür, içine zar zor sığmaya çalıştığınız kalıpları kırıp atabilir miyim diye sorgular, hayallere kapılırsınız. yarından tezi yok başka bir insan olacaksınızdır.
sabah kalkılır, işe, okula, veya yetişmeniz gereken her neresi varsa oraya doğru ağır ağır gidersiniz.
beyaz zenciler çok uzaktadır şimdi...
sabah kalkılır, işe, okula, veya yetişmeniz gereken her neresi varsa oraya doğru ağır ağır gidersiniz.
beyaz zenciler çok uzaktadır şimdi...
--spoiler--
o gene boyunca ılık bir bahar yağmuru yağdı. kaldırımdaki it boklarının, hani şu sadık, iyi dostlarımıza ait güzel atıkların arasından zikzaklar çizerek yürürken, ilkbaharın soyunma zamanı olduğunu düşünüyordum. durup sokaktaki ışığın güzeliğine, karanlığın yumuşak aurasına hayran oluyordum. kentin doğusuna doğru ilerlerken tüm duygularım şiirselleşmişti. her şeyi, evlerin cephelerini, arabaları, telefon kulübelerini, sosis satan büfeleri, tramvay raylarını gerilerdeki bir başka şeyin ifadesi, bir ruhun belki de tanrı'nın manifestosu olarak düşünüyordum. insan yaratıcılığnın eseri- evet tamam.ama nereden geliyordu bu düşünceler, itkiler? ve niçin aramızdan yalnızca bazılarına doğuştan armağandı engin düş gücü, arayıp bulma tutkusu? çünkü böyleydik biz; çok uzaklarda, çılgınlığın savanlarında çıktığımız, yaşam boyu sürecek olan safaride, varlığına derinden inandığımız altın gergedanın peşinden koşan bir çete...
--spoiler--
bir yanda hayatı, düzeni eleştiren,umursamazlık barındırırken diğer yanda da yaşamın ayrıntılarındaki gizi ve güzelliği yakalamış ruhların romanı.
o gene boyunca ılık bir bahar yağmuru yağdı. kaldırımdaki it boklarının, hani şu sadık, iyi dostlarımıza ait güzel atıkların arasından zikzaklar çizerek yürürken, ilkbaharın soyunma zamanı olduğunu düşünüyordum. durup sokaktaki ışığın güzeliğine, karanlığın yumuşak aurasına hayran oluyordum. kentin doğusuna doğru ilerlerken tüm duygularım şiirselleşmişti. her şeyi, evlerin cephelerini, arabaları, telefon kulübelerini, sosis satan büfeleri, tramvay raylarını gerilerdeki bir başka şeyin ifadesi, bir ruhun belki de tanrı'nın manifestosu olarak düşünüyordum. insan yaratıcılığnın eseri- evet tamam.ama nereden geliyordu bu düşünceler, itkiler? ve niçin aramızdan yalnızca bazılarına doğuştan armağandı engin düş gücü, arayıp bulma tutkusu? çünkü böyleydik biz; çok uzaklarda, çılgınlığın savanlarında çıktığımız, yaşam boyu sürecek olan safaride, varlığına derinden inandığımız altın gergedanın peşinden koşan bir çete...
--spoiler--
bir yanda hayatı, düzeni eleştiren,umursamazlık barındırırken diğer yanda da yaşamın ayrıntılarındaki gizi ve güzelliği yakalamış ruhların romanı.
ingvar ambjornsenin kitabın türkçe yayım haklarını ayrıntı yayınlarına iki adet lületaşı pipo karşılığında vermiştir.
imkansızın kıyısında eğri ve öfkeli bir hayat yaşayanların kitabıdır. toplumdan dışlanmayıp toplumu dışlayanları anlatır.
kahkaha atarken göz yaşı akıtmak gibi değil de dolu gözlerle gülümsemek gibi bir kitap.
beyaz kölelerdir. zenciler daha çok köle olarak görülen bir ırktır batıda ve amerika'da. bu sebeple kölelik eden beyazlar kendine beyaz zenci der.
işçi sınıfı lan işte bildiğiniz.
işçi sınıfı lan işte bildiğiniz.
beyaz zenci farklı bir kelime bütünü oluşturuyor ama siyah beyaz olmuyor mesela. a. goyim tüplü televizyon gibi oluyor. hoş değil bu durum.
wigger de denir kendilerine.
bir ingvar ambjörnsen romanı. yamulmuyorsam şuan 11. baskıdadır. ayrıca künyesinde şöyle bir bilgi yer almaktadır (ki bana göre kitapta işlenen olaylar haricinde en ilgi çekici şeylerden biridir):
"bu kitabın türkçe yayım hakları yazar tarafından ayrıntı yayınları'na iki adet lületaşı pipo karşılığında verilmiştir."
"bu kitabın türkçe yayım hakları yazar tarafından ayrıntı yayınları'na iki adet lületaşı pipo karşılığında verilmiştir."
üniversiteye başlayınca kütüphaneden alıp okuduğum ilk kitaptı, tavsiye ederim bu kitap üniversite hayatımı şekillendirmemde çok yardımcı oldu.
Yeraltı edebiyatındaki kült kitaplardan biri. Okudukça sizde o arkadaş grubunda olmak onlarla eğlenmek istiyorsunuz.
ingvar ambjornsen tarafından kaleme alınan yeraltı edebiyatı türündeki romandır. Konusu itibariyle yeraltı edebiyatı; otobanda ters yönde gidenlerin, her türlü paradigmaya savaş açanların, kaybedenlerin ve aykırıların edebiyatıdır. Sonuç olarak kitabın ismi ait olduğu edebiyat türüne gayet uygun seçilmiş. Roman; başkahraman Earling Haefs ve yakın arkadaşları Charlie ile Rita'nın etrafında geçmektedir. Karakterlerin bugünleri ve geçmişleri, uyuşturucu ile seks bağımlılıkları bilhassa sefaletleri oldukça akıcı bir şekilde okura aktarılmış.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar