bugün
- ayağı şiir kokan kadın6
- mehmet ali alabora7
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar6
- gece ormanda bir seri katille köşe kapmaca oynamak3
- biraderine de sana da yeter artık6
- biraderizm felsefesi6
- gece tuvalette zıplayan fil görmek3
- kendisine şiir yazılan kadın olmak ister miydiniz8
- rafael leao24
- gece şahin içinde lapsekili tayfur dinlemek4
- türkiye14
- bir dinciyle tartışmak4
- günün sözü20
- sarapci koala69
- ruhani bir varlığa aşık olmak ister miydin3
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi23
- öldükten sonra 2865 te dirilmek4
- erkeklerin istediği tek şey17
- deniz göktaş5
- biraderlerin vurduyor olması12
- beşiktaş'ın bütün avrupa maçlarını evinde oynaması2
- pikap2
- 29 ağustos 2026 bayern münih stuttgart maçı2
- reenkarkarnasyon olsa tekrar kendin olur musun2
- en son ne zaman namaz kıldın13
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- sadece güzelliğe bakan erkek3
- sarapci diye nick alan akpli17
- zall için bir şarkı bırak2
- üşümeyi özlemek4
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- fener balı15
- gram altın5
- iş yerinde sözlükte takılmak14
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- şarapçı koala ile viski içmek5
- karı kıza para yedirir misiniz3
- 28 ağustos 2026 türkiye polonya voleybol maçı4
- erkeğin kalbine giden yol egosundan geçer3
- manifest11
- akepe3
- tanrı ile röportajlar3
- trafikte sinirlenip bağırmak5
- hiç erkeğe şiir yazan kadın olmaması2
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- fenerbahçe vs galatasaray26
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- sosyalizm her ülkede farklı tecelli eder6
- usualsuspect'e ayak atıp kaçmak6
bilgisayarlarda uzerine tıklanana kadar cıkıp duran sacma reklamlardan birinin sloganıdır.
(bkz: beyaz zenciler geliyor)
rita esas oğlana aşık mıydı neydi, okurken gözümün önüne niyeyse lisa bonet gelirdi, galiba öldü sonra, yani rita.
anlatımıyla ve anlatılanların çarpıcılığıyla okuru kendine çeken bir yapıt. Toplumun kokuşmuşluğunu, çelişkilerini, insanlığın sınırlarında gezinen normal kabul edilenleri gözler önüne seriyor. iliklerinize kadar hissedeceğiniz, adeta derine çekip soluyacağınız esrar gibi misantrophy müsveddesi. Hippi yaşamını tadacak, yeraltına inecek, çalışmayı, aşkı, aileyi, otoriteyi dibine kadar sorgulayacaksınız eğer bu eseri okursanız.
kitabı bitirdikten sonra kendinizi beyaz zenci gibi hissetmenize sebep olur. hayatınızı gözden geçirir, uğruna çabalayıp didindiğiniz şeyleri düşünür, içine zar zor sığmaya çalıştığınız kalıpları kırıp atabilir miyim diye sorgular, hayallere kapılırsınız. yarından tezi yok başka bir insan olacaksınızdır.
sabah kalkılır, işe, okula, veya yetişmeniz gereken her neresi varsa oraya doğru ağır ağır gidersiniz.
beyaz zenciler çok uzaktadır şimdi...
sabah kalkılır, işe, okula, veya yetişmeniz gereken her neresi varsa oraya doğru ağır ağır gidersiniz.
beyaz zenciler çok uzaktadır şimdi...
--spoiler--
o gene boyunca ılık bir bahar yağmuru yağdı. kaldırımdaki it boklarının, hani şu sadık, iyi dostlarımıza ait güzel atıkların arasından zikzaklar çizerek yürürken, ilkbaharın soyunma zamanı olduğunu düşünüyordum. durup sokaktaki ışığın güzeliğine, karanlığın yumuşak aurasına hayran oluyordum. kentin doğusuna doğru ilerlerken tüm duygularım şiirselleşmişti. her şeyi, evlerin cephelerini, arabaları, telefon kulübelerini, sosis satan büfeleri, tramvay raylarını gerilerdeki bir başka şeyin ifadesi, bir ruhun belki de tanrı'nın manifestosu olarak düşünüyordum. insan yaratıcılığnın eseri- evet tamam.ama nereden geliyordu bu düşünceler, itkiler? ve niçin aramızdan yalnızca bazılarına doğuştan armağandı engin düş gücü, arayıp bulma tutkusu? çünkü böyleydik biz; çok uzaklarda, çılgınlığın savanlarında çıktığımız, yaşam boyu sürecek olan safaride, varlığına derinden inandığımız altın gergedanın peşinden koşan bir çete...
--spoiler--
bir yanda hayatı, düzeni eleştiren,umursamazlık barındırırken diğer yanda da yaşamın ayrıntılarındaki gizi ve güzelliği yakalamış ruhların romanı.
o gene boyunca ılık bir bahar yağmuru yağdı. kaldırımdaki it boklarının, hani şu sadık, iyi dostlarımıza ait güzel atıkların arasından zikzaklar çizerek yürürken, ilkbaharın soyunma zamanı olduğunu düşünüyordum. durup sokaktaki ışığın güzeliğine, karanlığın yumuşak aurasına hayran oluyordum. kentin doğusuna doğru ilerlerken tüm duygularım şiirselleşmişti. her şeyi, evlerin cephelerini, arabaları, telefon kulübelerini, sosis satan büfeleri, tramvay raylarını gerilerdeki bir başka şeyin ifadesi, bir ruhun belki de tanrı'nın manifestosu olarak düşünüyordum. insan yaratıcılığnın eseri- evet tamam.ama nereden geliyordu bu düşünceler, itkiler? ve niçin aramızdan yalnızca bazılarına doğuştan armağandı engin düş gücü, arayıp bulma tutkusu? çünkü böyleydik biz; çok uzaklarda, çılgınlığın savanlarında çıktığımız, yaşam boyu sürecek olan safaride, varlığına derinden inandığımız altın gergedanın peşinden koşan bir çete...
--spoiler--
bir yanda hayatı, düzeni eleştiren,umursamazlık barındırırken diğer yanda da yaşamın ayrıntılarındaki gizi ve güzelliği yakalamış ruhların romanı.
ingvar ambjornsenin kitabın türkçe yayım haklarını ayrıntı yayınlarına iki adet lületaşı pipo karşılığında vermiştir.
imkansızın kıyısında eğri ve öfkeli bir hayat yaşayanların kitabıdır. toplumdan dışlanmayıp toplumu dışlayanları anlatır.
kahkaha atarken göz yaşı akıtmak gibi değil de dolu gözlerle gülümsemek gibi bir kitap.
beyaz kölelerdir. zenciler daha çok köle olarak görülen bir ırktır batıda ve amerika'da. bu sebeple kölelik eden beyazlar kendine beyaz zenci der.
işçi sınıfı lan işte bildiğiniz.
işçi sınıfı lan işte bildiğiniz.
beyaz zenci farklı bir kelime bütünü oluşturuyor ama siyah beyaz olmuyor mesela. a. goyim tüplü televizyon gibi oluyor. hoş değil bu durum.
wigger de denir kendilerine.
bir ingvar ambjörnsen romanı. yamulmuyorsam şuan 11. baskıdadır. ayrıca künyesinde şöyle bir bilgi yer almaktadır (ki bana göre kitapta işlenen olaylar haricinde en ilgi çekici şeylerden biridir):
"bu kitabın türkçe yayım hakları yazar tarafından ayrıntı yayınları'na iki adet lületaşı pipo karşılığında verilmiştir."
"bu kitabın türkçe yayım hakları yazar tarafından ayrıntı yayınları'na iki adet lületaşı pipo karşılığında verilmiştir."
üniversiteye başlayınca kütüphaneden alıp okuduğum ilk kitaptı, tavsiye ederim bu kitap üniversite hayatımı şekillendirmemde çok yardımcı oldu.
Yeraltı edebiyatındaki kült kitaplardan biri. Okudukça sizde o arkadaş grubunda olmak onlarla eğlenmek istiyorsunuz.
ingvar ambjornsen tarafından kaleme alınan yeraltı edebiyatı türündeki romandır. Konusu itibariyle yeraltı edebiyatı; otobanda ters yönde gidenlerin, her türlü paradigmaya savaş açanların, kaybedenlerin ve aykırıların edebiyatıdır. Sonuç olarak kitabın ismi ait olduğu edebiyat türüne gayet uygun seçilmiş. Roman; başkahraman Earling Haefs ve yakın arkadaşları Charlie ile Rita'nın etrafında geçmektedir. Karakterlerin bugünleri ve geçmişleri, uyuşturucu ile seks bağımlılıkları bilhassa sefaletleri oldukça akıcı bir şekilde okura aktarılmış.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar