bugün

ferhan şensoy'un kesinlikle örnek aldığı insan. karl valentin'le ilgili oyununda (bkz: içinden tramvay geçen şarkı) kendisinin bol bol kulakları çınlatılmıştır.
evet diyen hayır diyen
baal
cesaret ana ve çocukları
sophoklesin antigonesi
üç kuruşluk opera
yuvarlak kafalar sivri kafalar
(bkz: me-ti nin özdeyişleri kitabı)
Marksist tiyatro kuramcisi, yazarı, uygulayıcısı,oyucusu, şair...tüm bunları büyük başarıyla gerçekleştirmesi nedeniyle tam bir tiyatro adamı olarak anılır. 20. yy tiyatrosunu temelden sarsmış yanılsamacı tiyatronun karşısına epik diyalektik tiyatro düşüncesini öne sürmüştür.Böylelikle tiyatro'nun evrim halkasının ucunu kapatmıştır.
(bkz: Sezuan ın iyi insanı)
duvara tebeşirle yazılan
"savaş istiyoruz!"
en önce vuruldu bunu yazan
halbuki gerek yoktu, yagmurlarla nasıl olsa silinecekti.
Başlıa oyunları arasında; Adam Adamdır 1927,Üç Kuruşluk Opera 1928,Baden Baden Didaktik 1929,Düğün gecesi 1926,Dilenci Yada Ölü Köpek 1919,Şeytan Taşlama 1919,Fil Yavrusu 1924,sayılabilir
madem iyisin
anladık iyisin,
ama neye yarıyor iyiliğin.

seni kimse satın alamaz,
eve düşen yıldırım da
satın alınmaz
anladık dediğin dedik,
ama dediğin ne?
doğrusun, söylersin düşündüğünü,
ama düşündüğün ne?
yüreklisin,
kime karşı?
akıllısın,
yararı kime?
gözetmezsin kendi çıkarını,
peki gözettiğin kimin ki?
dostluğuna diyecek yok ya,
dostların kimler?

şimdi bizi iyi dinle:
düşmanımızsın sen bizim
dikeceğiz seni bir duvarın dibine
ama madem bir sürü iyi yönün var
dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine
iyi tüfeklerden çıkan
iyi kurşunlarla vuracağız seni
sonra da gömeceğiz
iyi bir kürekle
iyi bir toprağa.
epik tiyatronun başlatıcısı olan üstad. muhterem bir insandır, değeri geç anlaşılmıştır.
şu yaşananlardan sonra kalıma şu dizeleri gelen şair;

"duvara tebeşirle yazılan
savaş istiyoruz!
en önce vuruldu
bunu yazan".

çok mu saçma şeyler yazmıştı? bunun cevabını vicdanlar veriyor. hayır!
--spoiler--
Büyük sıçrayışı gerçekleştirmek isteyen, birkaç adım geriye gitmek zorundadır.
--spoiler--
*
(bkz: üç kuruşluk opera)
yabancılaşmanın teorisyenidir. sinemanın kendisine karşıdır.okullarda bütün sene öğrencilere brecht´in''kuhlte wampe''adlı on dakkalık filmi gösteriliyo başka bi dalga yok!
epik tiyatronun kuramcısıdır. 4. duvar denilen ve tiyatroda seyirci ile oyuncu arasına çekilen seti yıkan alman tiyatro adamıdır. epik tarzı yaratırken bir çok kişiden etkilenen brecht özellikle çin geleneksel tiyatrosu, frank wedekind, mayerhold ve materyalizm'den etkilenmiştir. hitler almanya'sından ayrılmak zorunda kalan brecht sırasıyla isviçre, danimarka, finlandiya ve abd'de bulundu. abd'de charlie chaplin ile yakın dostlukları oluştu ve chaplin'in pandomim sanatına dayalı oyunculuğu tiyatro anlayışını etkiledi. 1947 yılında abd'de komünist parti ile ilişkisi konusunda sorguya alındı. 1 yıl sonra abd'den ayrıldı. tiyatro yazarlığı ve yönetmenliği yanında düz yazı ve şiir çalışmaları da bulunan brecht'in önemli oyunları arasında ;

carrar ana'nın tüfekleri
cesaret ana ve çocukları
sezuan'ın iyi insanı
şvayk'ın hitlerle tarihi karşılaşması

sayılabilir.14 Ağustos 1956 yılında kalp krizi sonucunda vefat eder.

özellikle "generalim tankınız ne güçlü", "bekleyeceğim seni" ve "duvara tebeşirle yazılan" şiirleri okunulasıdır.
çok zordur
öfke duyduğumuz insanlara
bir şeyler öğretebilmek
fakat asıl
öfke duyduklarımızın
ihtiyacı vardır buna.
*
bencillikten arinmiş hümanizmanın cağimizdaki en büyük temsilcisi olan yazar-sahne insani- yönetmen ve herşeyden önce insan olan alman kişi.
tiyatroya; marxist kuram'ı sokan insandır. kafkas tebeşir dairesi bunun güzel bir örneğidir. ve şöylesine de duygu yüklü bir adamdır;

O gün mavi eylül ayında
Sessiz körpe bir erik ağacı altında
Tuttum onu, sessiz beyaz aşkı
Kolumda kutsal bir düş gibi.
Ve üstümüzde güzel yaz göğünde
Bir bulut vardı, çoktan gördüğüm
Çok beyazdı ve çok yukarılarda
Ve başımı kaldırıp baktığımda, değildi orda.

Bertolt Brecht
(bkz: sorular)
"yabancılaşma " kuramını tiyatroya uyarlayan marksist alman tiyatro yazarı.
kar başlıyor yağmaya
burada kimler kalacak?
eskisi gibi gene
taşlarla yoksullar.
bertolt brecht
"insan insan olduğundan,
acıkan karnı doymalıdır.
boş laflarla karın doymaz,
yiyecek ekmek olmadan.

marş sol ki üç,
marş sol ki üç,
arkadaş yerini bil,
işçinin sınıf cephesine gir;
çünkü sende bir işçisin."

bertolt brecht (işçinin sınıf cephesi isimli şiirinden alıntı)
(bkz: işçinin sınıf cephesi)
zulümler yağmur gibi yağmaya başlayınca

"dur!" diyen olmaz artık,

cinayetler üst üste yığılmaya başlayınca görülmez

oluverirler

çekilen acılar dayanılmaz olunca duyulmaz artık

hiçbir çığlık.

çığlıklar da yaz yağmuru gibi yağar.

bertolt brecht
epik tiyatronun yaratıcısı, devrimci bir kişiliktir.
BiR iŞÇiNiN HEKiME ÇEKTiĞi SÖYLEV adlı şiiri yazmıştır:

Biliriz nedir bizi hasta eden!
Söylenir bizi senin iyileştireceğin
hastalandığımız zaman.

Diyorlar ki, sen, tam on yılda
öğrenmişsin hastalar iyi etmesini
halkın parası ile yapılan
güzel okullarda.
Dünyanın parasını dökmüşsün
olmak için bilgi sahibi.
Senin elinde öyleyse iyileştirmek bizi.

Ne dersin, elinde mi?

Seni gelince görmeye,
çıkartıyorlar üstümüzdekileri,
zor değil hastalığımızın nedenini anlamak,
şöyle bir bak üstümüze başımıza,
o saat öğrenirsin her şeyi.
Çünkü elbisemizi yıpratan neyse,
odur vücutlarımızı da yıpratan.

Rutubetten diyorsun, vücudumuzdaki ağrı.
Duvarlarımızda ki leke de ondan.
Söyle öyleyse bize:
Rutubet neden?

Ezdi bitirdi bizi
çok çalışmak, az yemek.
Sense öğüt verirsin,
dersin, kanlı canlı olun!
Suda büyüyen kamışa
demeye benzer bu:
çık başka yerde yaşa.

Ne kadar vakit ayırırsın bizim için?
Baksana, evinde bir halın var,
en azından beş bin muayene eder.

Haklı çıkarmak için kendini
bunda benim suçum yok
diyeceksin ister istemez.
Bizim evin duvarındaki
ıslak lekeye git sor:
o da bundan başka bir şey demez.
kucaklıyoruz birbirimizi.
benim ellerim zengin kumaşa değiyor,
seninkilerse abaya.
kucaklaşmamız telaşlı
sen gidiyorsun iyi bir yemeğe
benim peşimde celladın adamları
havadan sudan söz ediyoruz
ve süren dostluğumuzdan.
iyi ki baska bir şeyden sözetmedik
yoksa çok tatsız olurdu.
bertolt brecht
© copyright 2005 - 2026